Merhaba sevgili okur. 1000Kitap'a hoş geldiniz.

1000Kitap, kitap üzerine kurulu özgür ve özgün bir sosyal ağdır.

Tamamen ücretsiz ve herkese açıktır.

Kitap okuma alışkanlığınızı geliştirir.

Bir okurun ihtiyaç duyabileceği birçok özelliğe sahiptir ve kullanımı çok basittir.

Bir sonraki okuyacağınız kitabı seçebilmeniz için size yardımcı olur.

Kaydol

Zaten üye misiniz?
Giriş yap · Şifremi unuttum
Emire Nişli, bir alıntı ekledi.
4 dk., Kitabı okudu, Puan vermedi

Kükürtlü kibrit mavi aleviyle parladığında odaya şöyle bir göz attım, aynı anda da beklenmedik, korkunç bir görüntüyle karşılaştım. Keşke rüzgârın saldırısı kibrit alevini püf diye söndürseydi. O zaman belki gözlerim bu görüntüyle karşılaşmaz, tüylerim diken diken olmazdı. Korku içinde çığlık attım, kapıya doğru birkaç adım geriledim, büyük bir şaşkınlık ve ürpertiyle gözlerimi kapadım.
Odanın ortasında bir tabut duruyordu.

Korkunç Bir Gece, Anton Çehov (Cem Yayınevi)Korkunç Bir Gece, Anton Çehov (Cem Yayınevi)
Emire Nişli, bir alıntı ekledi.
7 dk., Kitabı okudu, Puan vermedi

Saçma inançlara pabuç bırakacak bir insan olmadığım halde korkudan ne arkama, ne de iki yana bakabiliyor, ha bire yürüyordum… Başımı arkaya çevirsem “ölüm” denen şeyi hortlak kılığında karşımda görüvereceğimi sanıyordum.

Korkunç Bir Gece, Anton Çehov (Cem Yayınevi)Korkunç Bir Gece, Anton Çehov (Cem Yayınevi)
Mevlüt, bir alıntı ekledi.
9 dk.

Unutmayalımki insanlar bizi beynimizle değil sözcüklerimizle anlamaya çalışırlar.

Uygulamalı Diksiyon & Güzel Konuşma, Ümit Kalkan (Sayfa 15)Uygulamalı Diksiyon & Güzel Konuşma, Ümit Kalkan (Sayfa 15)
yener bayrak, bir alıntı ekledi.
12 dk., Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 10/10 puan

“Polisler, “Parayı mı yırttı!” dediler. “He” dedim. Aaaa bak o zaman iş değişirmiş. Onun için şikayet edebilirmişim. Türk parasına hakaretten. Ulan üç kuruşluk değerim yokmuş gerçekten. Adam bana demediğini, etmediğini bırakmadı da Türk parasını yırttı diye suçlu sayıldı bir tek…”

Antabus, Seray ŞahinerAntabus, Seray Şahiner
Cacavs, Kanlıdivane - Kanytelis'i inceledi.
13 dk., Kitabı okudu, 2 günde, Beğendi, 9/10 puan

Mersin'den yola çıkıp Erdemli'yi geçtikten sonra, Kızkalesi'ne birkaç km kala, yolun kuzeyinde yer alır Kanlıdivane (Kanytelis). 19. yüzyıl ortalarında Fransız gezgin Victor Langlois tarafından keşfedilmiş ve 1970'li yıllarda yapılan kazılarla ortaya çıkarılmıştır. Doğal bir çökük olan 30 metre derinliğindeki geniş bir obruk etrafında kurulan kent hakkında pek fazla yayın yoktur. Kendimin de defalarca gezdiği ve bu mekan hakkında en detaylı ve doyurucu bilgiyi bu kitapta buldum. Mersin sevdalısı kişilerin katkılarıyla hazırlanan yayında kullanılan metinler ve resimler son derece etkileyici. Bir nefeste okudum ve sık sık da referans kitabı olarak kullanıyorum.

Eyy müslüman edep nedir ? Diye sorarsan
Bilki edep her edepsizin edepsizligine katlanmaktir.
Mevlana..

Her şey sende gizli
Gülebildiğin kadar mutlusun.
Üzülme, bil ki ağladığın kadar güleceksin,
Sakın bitti sanma herşeyi,
Bil ki sevdiğin kadar sevileceksin...
Can Yücel

Emire Nişli, bir alıntı ekledi.
16 dk., Kitabı okudu, Puan vermedi

Bir taneydi benim sevgilim, onun gibisi yoktu! Ben elini öperken o da başını göğsüme dayamıştı. İşte o zaman, ancak o zaman gür saçlarının baştan çıkarıcılığını fark edebildim. Bu saçları öptüm, bir anda yüreğim ısındı, içime kor parçaları düştü sandım. O sırada Varya başını kaldırıp yüzüme baktı, bana da dudaklarını öpmekten başka bir şey kalmadı.

Korkunç Bir Gece, Anton Çehov (Cem Yayınevi)Korkunç Bir Gece, Anton Çehov (Cem Yayınevi)
Döngüsel, Milena'ya Mektuplar'ı inceledi.
25 dk., Kitabı okudu, 10/10 puan

Dönüşüm ile başladı Kafka yolculuğum. Dava, Mavi Oktav Defterleri, Aforizmalar derken, bir de bu mektuplar girdi listeme. En son Orhan Veli’nin Nahit Hanım’a yazdığı mektupları okumuştum. O zamana kadar bu tür eserlere ilgim azdı, fakat işin içine Orhan Veli girince okumadan edemedim. Şimdi bir de Kafka’nın yazdıkları gelmiş önüme. Durur muyum hiç? Böylesine bir zihin, aşkı nasıl anlatır acaba, merak etmez miyim hiç?
Öncelikle, bu mektuplar Kafka’nın diğer eserlerinden oldukça farklı.

Özellikle Dava’da yaşadığım, kitabın içine bir türlü girememeyi bu kitapta yaşamadım. Zaten konu aşk olunca içine girememek mümkün mü? Değil elbette. Üzerine bunca yazı yazılmış bir konuyu, her devirde farklı ifadelerle anlatılanı bir de Kafka anlatırsa, şüpheye düşerim. Kitaba aşk romanı gözüyle değil altından muhakkak başka çözümlemeler çıkacak düşüncesi ile yaklaşırım.

Yanıldım, yanılmama sebep Kafka’nın, bu yazıları yayınlamak için yazmamış olmasındandı belki. Basılmasını isteseydi bu kadar açar mıydı içini, bu kadar samimi dökebilir miydi hislerini satırlara? Bilmiyorum. Bir mantık kurardı sanıyorum, karmaşıklaştırır, dolandırır, şaşırtır, sonra da öylece bırakıverirdi okuru.
Evet, Milena’ya Mektuplar.

İnternette en çok alıntısı yapılan kitaplardan biri bence. Bir kitap sitesinde tam 450 alıntısına rastladım. Her satırını işaretlemiş kimileri. Kıyamamışlar kaybolmalarına. Sanki kitapta kaybolacaklar, sanki herkesin içine işleyen satırlar aynıymış gibi. Böylece alıntı arşivleri biraz daha kabarmış. (Bu alıntı konusuna bir ara tekrar değinmek istiyorum.)

Çok konuştum da bir türlü kitaba gelemedim. Milena, Kafka’nın öykülerini Çekçe’ye çeviren bir gazetecidir. Aralarındaki ilişki bu şekilde başlar. Dönemin iletişim aracı telgraftır, şimdiki gibi telefonlar, internetler yoktur. Bu yüzden belki de dayanıklıydı ilişkiler. Mektupların birbirlerine ulaşma süresi uzun olduğu için, içinde yazılanlar da iyice sindiriliyordu. Gönderilen bir mektuptaki yanlış anlamayı önlemek için yine uzun bir süre beklemek gerekeceğinden oldukça dikkatli yazılıyordu. Özen gösteriliyordu. Sevilen kişi çok uzakta olsa bile telefon var, olmadı uçak var, atlar gidilir, kalbi alınır. Ama öyle mi o zamanda? Bu kadar kolay mı her şey? Hayat kolaylaştıkça zorlaştırdık aslında, değersizleştirdik değerleri.

Evet, yine uzaklaştım. Dönelim Kafka’ya. Tanıştıkları sırada Milena evli, Kafka ise nişanlıdır. Mektuplaşmaları Kafka’nın hastalığı ilerleyip de ölene kadar devam eder. Zaten onları ayıran şey de ölümdür.
Aşkı, Kafka’dan okumak apayrı bir zevkti.

Milena’nın verdiği cevaplar az çok anlaşılsa da, bunlar yazarın yorumlamalarından ibaret, hislerinin satırlara yansıması. Onu böylesine etkileyen kadını merak ediyorum ister istemez. Yorumlanmış halini değil de bizzat elinden çıkan satırları görmek istiyorum. Yanlış hatırlamıyorsam sadece bir tanesi vardı kitabın sonunda. O da yeterli gelmiyor, daha çoğunu istiyor insan.

Emire Nişli, bir alıntı ekledi.
35 dk., Kitabı okudu, Puan vermedi

Ben onuruna düşkün bir adamım. Dün yaptığımız aile toplantısında kaynatamın değerli, para eder nesi varsa saklamaya karar verdik. Adamcağızın tüm varlığı tabutları olduğu için (Bildiğin gibi kendisi kentimizin en iyi tabut ustasıdır) bunların en değerlilerini seçtik. Bir dost olarak bize yardım etmeni istiyorum, desteğini bizden esirgeme, malımızı, onurumuzu kurtar! Bunu bizden esirgemeyeceğini umarak, aziz dostum, geri isteyinceye dek odanda kalması için bir tabut gönderiyorum.

Korkunç Bir Gece, Anton Çehov (Cem Yayınevi)Korkunç Bir Gece, Anton Çehov (Cem Yayınevi)

Dünyada kimsenin yaptğı yanında klmaz Allahım ne olur geçsin artık ne olur ya dayanamiyorum ya

Canım yanıyor ya inanın çok zor ya anlatamıyorum içimde kocaman yyara var

Reşat KARAKAŞ, bir alıntı ekledi.
42 dk., Kitabı okuyor, Beğendi

"Eh hepimiz hayatımızı kazanmak zorundayız."
"Öyle," dedi Tom. "Ama keşke başkasının hakkını almadan kazanmanın bir yolunu bulsaydın."

Gazap Üzümleri, John Steinbeck (Sayfa 230 - Sel)Gazap Üzümleri, John Steinbeck (Sayfa 230 - Sel)
Emire Nişli, bir alıntı ekledi.
46 dk., Kitabı okudu, Puan vermedi

Keder sessizliğinin de ayrı bir güzelliği vardır.

Korkunç Bir Gece, Anton Çehov (Cem Yayınevi)Korkunç Bir Gece, Anton Çehov (Cem Yayınevi)

Dostoyevski
Mutsuz olmak, ama her şeyi bilmek.
Mutlu olup aptalca yaşamaktan daha iyidir...

Dostoyevski