Korkuyu Beklerken

Korkuyu Beklerken Oğuz Atay

Kitap 8.4/10 ·  37 Oy · 9 Yorum  ·  149 okunma  ·  33 beğeni

Kitabın Basım Bilgileri

  • Kitabın Adı:
    Korkuyu Beklerken
  • Alt Başlık:
    Bütün Eserleri 4
  • Yazar:
  • Baskı Tarihi:
    2010
  • Sayfa Sayısı:
    202
  • İSBN:
    9789754701586
  • Kitabın Türü:
  • Dil:
    Türkçe
  • Yayınevi:
    İletişim Yayıncılık

Sponsorlu Bağlantı Reklamları Kapat

Kitap İstatistikleri

149 okur okudu. · 33 okur beğendi.
5 okur okuyor. · 2 okur yarım bıraktı.
9 yorum · 37 puanlama · 29 alıntı
0 haber · 0 fiyat · 998 gösterim
46 okur okumayı planlıyor.

Paylaş

ya da direk bağlantıyı paylaş

Kitap ile İlgili Haberler

Henüz ilgili bir haber eklenmedi.

Kitap Hakkında Bilgi

Oğuz Atay'ın hikayeleri, gündelik hayatı kavrayış derinliği, anlatım zenginliği ve okuru alıp götürmedeki enerjileri bakımından romanlarından geri kalmaz. Kitaba adını veren hikayenin korkuyu beklerken kendini evine hapseden kahramanı, Atay'ın edebiyat güzergahındaki farklılığının en büyük kanıtlarından. Yazarın bu kitaptaki ilk hikayeyle varettiği "beyaz mantolu adam" da öyle.
(Tanıtım Bülteninden)

Korkuyu Beklerken Kitabından Alıntılar Alıntı Ekle

1.

''...Beni anlamıyorlardı zararı yok.
Zaten beni daha kimler anlamadı...''

Korkuyu Beklerken, Oğuz Atay
2.

Yalnızlığı yaşayan insanların, kendi içlerinde başlayıp biten eğlenceleri vardır.

Korkuyu Beklerken, Oğuz Atay
3.

"Acaba iyi bir şey olacak mı? Hayır, dedim kendime. İyi şeyler birdenbire olur; bu kadar bekletmez insanı. Sürüncemede kalan heyecanlardan ancak kötü şeyler çıkar. Ya da hiçbir şey çıkmaz. "

Korkuyu Beklerken, Oğuz Atay
4.

"Her şeye yeniden başlamak mümkün değildi. İstesem de mümkün değildi. Nerede kaldığımı unuttuğuma göre, baştan başlamak için de birtakım yetenekler gerekliydi; daha talihli doğmuş olmak gerekliydi mesela."

Korkuyu Beklerken, Oğuz Atay
7.

Pencereye yaklaştım, başımı yukarı kaldırarak gökyüzüne baktım. Ay oradaydı. Bildiğim ay. Hayır, ben adam olmazdım. Gerçek bir acı duyduğumdan bile kuşkum vardı.

Korkuyu Beklerken, Oğuz Atay (Sayfa 65)
8.

Beni babama çok benzetirlerdi. Ona benzediğim için adam olamadım, serseri oldum artık eve çamurlu ayakkabılarımla gireceğim, hiçbir dediğinizi yapmayacağım, çünkü yoruldum, çünkü her şeyi birbirine karıştırdım, çünkü bu dünyada gizli mezhep bile sonunda gelip Beni buldu fakat sevebileceğim bir kadın, bol para, insan yakınlığı beni hiç bulmadı. Ben de üç yıl dört ay önce acılaştım, huysuzlaştım, hiçbir şeyi beğenmez oldum para kazanamayacağımı, insanları sevemeyeceğimi anlayınca uzaklara gittim, kimse beni bulamasın diye. Onlar da beni ciddiye aldılar, gelmediler; sadece gizli mezhebi gönderdiler. Mezhepler, resmî dinden ayrılmış ve din kitaplarınca, papazlarca, hocalarca filan uygun görülmeyen... hayır onlar tarikatlardır; mezheplerin yalnız gizlileri kötüdür, bugün din ve dünya işleri ayrılmıştır, fakat kanun var diye suçlar ortadan kalkmamıştır. Her suçun bir cezası vardır ve insanlara karşı işlenen suçların çok cezası vardır; iki aydan başlar, dokuz aya kadar, on aya kadar, bir yıla kadar, ebediyete kadar.

Korkuyu Beklerken, Oğuz Atay
9.

Ben yalnızlığı istemekle suçlanıp yalnızlığa mahkum edildim. Bu karara bütün gücümle muhalefet ediyorum. Ben yalnızlığa dayanamıyorum, ben insanların arasında olmak istiyorum. İnsanların düşmana da ihtiyacı vardır…

Korkuyu Beklerken, Oğuz Atay
10.

Sevgili babacığım,
Belki hatırlamazsın ama bugün sen öleli tam iki yıl oluyor. Ne yazık ki bu süre içinde ben daha iyi ve daha akıllı olamadım; bu fırsatı da kullanamadım.

Korkuyu Beklerken, Oğuz Atay (Sayfa 171)
Bütün Alıntıları Göster

Korkuyu Beklerken kitabını satın alabileceğiniz siteler Fiyat Ekle

Henüz fiyat bilgisi eklenmedi.

Korkuyu Beklerken Kitabı yorumları Yorum Ekle

1.

Korkuyu Beklerken
Güzel kitapların en güzel yanı isimleridir
Boşluğa düşmenin , hiçbir şey yapamamanın korkusu
Yaptıklarınızın anlaşılmaması
daha kötüsü yanlış anlaşılması
Kara mizahın en iyi örneklerinden biridir
Ağlanacak halimize gülelim bence de
zaten o kadar göz yaşını nerden bulacağız
Kitap ise mutlaka okunacaklardan

Kitabı okudu, 10 üzerinden 8 puan verdi ve kitabı beğendiği kitaplara ekledi.
2.

Depresyondayken okunmaması gereken kitap. Karamsar , insanın acizliğini, yalnızlığını, çaresizliğini yüzüne vuran kendisini kötü hissettiren hikayelerden oluşuyor. Bu kitabın kötü olduğu anlamına gelmiyor, aksine kişiyi çok güzel analiz ediyor. Ancak beni mutsuz etti bu kitap.

Kitabı okudu, puan vermedi.
3.

Bu adam için ne yorum yapılabilir ki? Kitabın son cümlesine atıfla; Biz hala seni okuyoruz sayın yazar, sen hala yazıyor musun acaba?

Kitabı okudu, 10 üzerinden 9 puan verdi.
4.

Atay'ın romanlarındaki alaycılığı öykülerinde de bulabilirsiniz. Bildiğiniz gibi Atay post-modern edebiyatı önceden sezmiş ve eserlerinde kısmen uygulamıştır. Özellikle Beyaz Mantolu Adam buna örnek gösterilebilir. Ayrıca hangimiz birilerini utunmadı ki zihnimizin çatı aralarında.
Ben burdayım ey okuyucum diyen yazara, bizde burdayız deme zamanıdır artık.

Kitabı okudu, 10 üzerinden 9 puan verdi ve kitabı beğendiği kitaplara ekledi.
5.

Müthiş benzetmeler barındıran;
ironiye çokça yer veren;
insanımızın kendisini bir türlü tanıyamadığını ve insanımızın karışık iç dünyasını anlatan;
8 güzel öyküyü barındıran, okunmaya değer güzel bir eserdir.

Kitabı okudu, puan vermedi ve kitabı beğendiği kitaplara ekledi.
6.

Burdayım sevgili yazarımız :)

Kitabı okudu, 10 üzerinden 8 puan verdi.
7.

Beyaz Mantolu Adam- Bir öykü içinde belki 45-50 kişiyle karşılaşıyoruz, kahramanımız karşılaşıyor. Onların içinde sadece bir iki kişi bu garip, tuhaf, konuşmayan adama hoşgörü gösteriyor. İnsanlar hırpalıyorlar bu beyaz mantoyla dolaşan adamı. Alaycılıkla, küçümseyerek, yok sayarak, döverek, söverek öfke kusma hali. Sanki intikam alır gibi. Kendini birinin omuzuna basarak yükseltmeye çalışan insanın acizliğini gösteriyor bir yandan da Oğuz Atay. Biz de sokakta bu adamla karşılaşsak farklı mı davranırdık? Hepimiz bir şekilde aynı mıyız yoksa? Sevgisizlik damıtılarak genlerimize mi işledi? Beraberce izin mi verdik buna?
Unutulan : Oğuz Atay’ın bu öyküsünde dili öncelikle dikkatimi çekti. Yani duygudan önce tekniğine odaklandım. Son zamanlarda kafama takılan bir konuydu zira. Dilinin kıvraklığa hayran kaldım. Ben dilinden, tanrı anlatıcıya geçişlerdeki becerisi. Kısa bir öyküdeki örgüsü. Azla çok şey anlatabilmek. Sonra duyguların peşine takıldım. Kadının hissettikleri, intihar eden adamın düşünceleri, alt katta her şeyden habersiz sevgili. Kelimelere gizlenmiş yaşam öyküleri.

Korkuyu beklerken : Bir aydın eleştirisi olarak düşündüm öyküyü. Evinde korkuyla bekleyen, pısırık, bir şeyler yapmaya çalışan ama yapamayan küçük burjuva aydın tipi. Halktan kopuk. Yaşamdan kopuk. Yaşamına anlam katmaya çalışıyor ancak anlamı yaratamıyor. Oyalanıyor sürekli. Bir sürü gereksiz işle uğraşıyor. Kimseyle doğrudan bir iletişim içinde değil. Bilgileri yüzeysel ve yaşam pratikliği içinde yararsız.
Baş yıkıcı ve kazıcı köyden kente göç eden işçi sınıfı. Topraktan kopamamış. Çırak ve market sahibi, iş bilir tüccar zihniyetini yansıtıyor. Her işi yapan ve gittikçe büyüyen Yeni Türkiye fırsatçılarından. Market sahibi muhtar adayı. Tüccarlar siyasete de el atıyor. Amca, teyze klasik Türk ailesi temsilcileri. Beklentisiz. Ev, düzenli bir yaşam yeterli onlar için. Ölü diller uzmanı; üniversitelerdeki hocaları temsil ediyor. Bilgili ama ilgisiz aydın tipi. Nişanlandığı kız; kişiliksiz, evlenerek evinin kadını olup bir kimlik kazanma gereksinimde olan kadın tipi. Ubar-Metenga’yı düşündüm de aklıma “dış güçler” olabilir mi geldi. Herhangi somut bir şeye girişmeden baskı yaratan. Sonra sahte olması tabii ki soru işareti!

“Ben buradayım sevgili okurum, sen neredesin acaba?” sorusuna bağırarak “buradayım. Seni didik didik etmeye çalışmanın zevkini, heyecanını, korkusunu yaşıyorum sevgili Oğuz Atay” demek istedim.

Kitabı okudu, puan vermedi ve kitabı beğendiği kitaplara ekledi.
8.

“Ben buradayım sevgili okuyucum, sen neredesin acaba?” sorusunu bi yazıda okuyup peşine düştüğüm bi kitaptı Korkuyu Beklerken. Uzun zaman oldu sayfalarını çevireli ama adı her geçtiğinde buruk bi tebessümle "Evet, nerede olduğumuzu anlamak için okunmalı." dediğim öyküler toplamı: "Beyaz Mantolu Adam" "Unutulan" "Korkuyu Beklerken" "Bir Mektup" "Ne Evet Ne Hayır" "Tahta At" "Babama Mektup" "Demiryolu Hikâyecileri – Bir Rüya"
Her ne kadar son öykü ön plana çıkmışsa da (sorudan kaynaklı olarak) ilk öyküsü "Beyaz Mantolu Adam" canlılığını hala korur benim zihnimde.
Bireyin şu garip hayat içinde kendini var etme çabasını, dramını, isyanını birbirinden etkileyici öykülerle, leziz bi üslupla yani yine ustalığını ortaya koyarak anlatıyor Oğuz Atay.

Kitabı okudu, puan vermedi.
9.

Öykü sevmeyenlerin bile Oğuz Atay kaleminden severek okuyacağı bir eser. Kitap parça parça öykülerden oluşuyor. Öyküler arasında bir bağlantı yok ama her birinde Oğuz Atay'ın kendine özgü yalnızlığı, karamsarlığı iliklerinize kadar işliyor. O havaya kendinizi kaptırıveriyorsunuz...

Kitabı okudu, 10 üzerinden 8 puan verdi ve kitabı beğendiği kitaplara ekledi.