Tutunamayanlar

Tutunamayanlar Oğuz Atay

Kitap 8.8/10 ·  333 Oy · 75 Yorum  ·  1143 okunma  ·  348 beğeni

Kitabın Basım Bilgileri

  • Kitabın Adı:
    Tutunamayanlar
  • Alt Başlık:
    Bütün Eserleri 1
  • Yazar:
  • Baskı Tarihi:
    2011
  • Sayfa Sayısı:
    724
  • İSBN:
    9789754700114
  • Kitabın Türü:
  • Dil:
    Türkçe
  • Yayınevi:
    İletişim Yayınları

Kitap İstatistikleri

1.143 okur okudu. · 348 okur beğendi.
96 okur okuyor. · 169 okur yarım bıraktı.
75 yorum · 333 puanlama · 376 alıntı
2 haber · 3 fiyat · 14.546 gösterim
1.109 okur okumayı planlıyor.

Paylaş

ya da direk bağlantıyı paylaş

Kitap Hakkında Bilgi

Türk edebiyatının en önemli eserlerinden biri olan Tutunamayanlar'ı Berna Moran, " hem söyledikleri hem de söyleyiş biçimiyle bir başkaldırı" olarak niteler. Moran'a göre "Oğuz Atay'ın mizah gücü, duyarlılığı ve kullandığı teknik incelikler, Tutunamayanlar'ı büyük bir yeteneğin ürünü yapmış, yapıttaki bu yetkinlik Türk romanını çağdaş roman anlayışıyla aynı hizaya getirmiş ve ona çok şey kazandırmıştır." Küçük burjuva dünyasını zekice alaya alan Atay "saldırısını, tutunanların anlamayacağı, red edeceği türden bir romanla yapar." Tutunamayanlar, 1970 TRT Roman Ödülü'nü kazanmıştı.
(Tanıtım Bülteninden)

Tutunamayanlar Kitabından Alıntılar Alıntı Ekle

3.

''Kitapçıların ve çiçekçilerin bazı özellikleri olmalıdır Olric. Gelişigüzel insanlar bu mesleklerin içine girmemeli. Kitaplar ve çiçekler özel itina isteyen varlıklardır. Ne yazık, bu meslekler de artık olur olmaz kimselerin elinde, sattıklarıyla ilgileri olmayan kişilerin. Durmadan kitaplara ve çiçeklere eziyet ederler, onlara nasıl davranılacağını bilmezler. Bana kalırsa, bir “kitapları koruma derneği” kurmalı ve kitaplara kötü muamele edilmesini önlemeli...''

Tutunamayanlar, Oğuz Atay (Sayfa 576)
4.

Bütün hayatımızı yersiz çekingenliklerle mi geçireceğiz Olric? Cesareti yalnız kafamızda mı yaşayacağız?

Tutunamayanlar, Oğuz Atay (Sayfa 357)
7.

Felsefe kitapları okumayı denedi. Bir süre sonra, iki kere ikinin dört olduğundan kuşkulanmaya başladığı için bıraktı.

Tutunamayanlar, Oğuz Atay
10.

Şu anda, sana güzel bir söz söyleyebilmek için, on bin kitap okumuş olmayı isterdim" dedi: Gene de az gelişmiş bir cümle söylemeden içim rahat etmeyecek: "Seni tanıdığıma çok sevindim kendi çapımda..."

Tutunamayanlar, Oğuz Atay
Bütün Alıntıları Göster

Tutunamayanlar kitabını satın alabileceğiniz siteler Fiyat Ekle

# Site Basım Fiyat
1 Siyasal Kitap İletişim Yayınları ·  2011 ·  724 syf ·  %28 İndirimli ·  25.92
2 Kitapyurdu İletişim Yayınları ·  2011 ·  724 syf ·  26.35
3 Kitapvekitap.com İletişim Yayınları ·  2011 ·  724 syf ·  %22 indirim ·  29.64

Tutunamayanlar Kitabı yorumları Yorum Ekle

1.

"Hayatım hayatımın romanı olsun.." diyerek başlayalım..

En çok yarım bırakılan kitaplar arasında 1, En çok okunacak kitaplar arasında 3. sırada olması bile bir çelişki teşkil etmiyor mu? Meraklanıp, kitaba başlayıp, kitaba tutunamayanlar: (Selim olsa hepinizden tiksiniyorum derdi :)) )

Kitap hakkında fikir ve naçizhane tavsiyelerime gelirsek:
1. Kitaba korku ile başlamayın ( "Yok bu kadar insan iyi kitabı neden yarım bıraksın ki?" gibi)
2. Hiçbir olumsuz yorum sizi yıldırmasın;
3. Kitabın kalınlığı, sayfa sayısı gözünüzde dağ olmasın;
4. Kitaba başlamadan önce akıcı bir roman olacak diye düşünmeyin;
5. Ve sonda yeni ve hiç bilmediğin türden kapılar açmak senin elinde..

İlk başlarda okuduğumda biraz afallamıştım. Bir çok okurun dediği "anlaşılmamazlık, akıcılık" kısmı bende yoktu. Ama bunlar güzel günlerimdi. Kitap bir yerden sonra karmakarışık olmaya başladı. Karakterler belleğimde kayboldular. Kitabın gelgitleri beni yormaya başladı. Okuduğum kısımların üzerinden iki kere geçmek zorunda olduğum bile oldu.

Sonra yavaş yavaş taşlar yerinde durmaya başladı.
* Okumadığım zamanlarda okumak için içimden gelen talep;
* Her an Selim`in yerine kendimi koymam;
* Bir okumaya başladım mı ne kadar çok okuduğuma kendimin bile şaşması, vs.vs.

Bir süre sonra kendinizden geçiyor, ara sıra Turgut çokça Selim oluyorsunuz. Altını çizdiğiniz alıntıları okudukça anlıyorsunuz ki aslında bu çaba boşuna değildi.

Kitabı akıcı bir roman olarak değil, piskolojik ve felsefik yönden ele alırsak daha az hata yapmış olur, daha çok okumak için yol kat etmiş oluruz.

*En sıkıldığım nokta (1 ay o bölüm yüzünden aksadım) Günseli`in Selim hakkında konuştuğu bölümdü. İlk kez kitapta o bölümde sıkıldım. Paragraf boyunca bir tek virgül, nokta işaretine rastlamadım. Bu beni yıldırmadı desem yalan olur.

Bundan başka,
* "Tutunamayanlar Ansklopedisi" ilginçti;
* Karekter analiz ve seçimi başarlıydı;
* Yazarın kelime cambazlığı harükuladeydi;
* Alıntılar mükemmeldi;
* Olric fikri orjinaldi benim alemimde (en azından isim konusunda)

*En akıcı nokta: Selim`in günlükleriydi. Selimi en iyi anladığımız kısımlar o kısımlardı çünkü.

Bir puanı- Günseli`nin anlatım biçimi ve bir de bende saklı kalacak bir sebep yüzünden kesiyorum. Bunlardan başka okumanız için elinizde mükemmel bir roman mevcut.

Hiçbir şey için değilse bile, merakımı giderdiğim için bile değer diye düşünüyorum.:)
Mükemmel bir dibe vuruş hikayesi için kolları sıvayın derim.
Tabiri caiz ise:
"Ben iç dünyama dönüyorum. Orada hayal kırıklığına yer yok." diyenlerin romanı.

"Tanrı, tutunamayanlardan rahmetini esirgemesin..."
Kitaba ve hayata tutunmanız dileği ile..

Kitabı okudu, 10 üzerinden 9 puan verdi ve kitabı beğendiği kitaplara ekledi.
2.

Kitabın başlarını çok sıkıcı bulduğum ve anlamını bilmediğim bir çok kelimeyle karşılaştığım için hiçbir şey anlamadım.İnşallah yanlış bir karar vermemişimdir.

Kitabı yarım bıraktı, puan vermedi.
3.

Kitap hepimizin bir özelliğinden bahsediyor, ve emin okuyan herkez biraz empati kurmuştur. Oğuz Atay'ın kitaplarını yarıda bırakma sebeplerini çözemedim. Böyle bir yazar birdaha türkiye'ye gelir mi bilinmez... son derece halkulade bir kitap özellikle son sayfalarda kitap bitmesin diye azar azar okudum. her gece. Selim Işık içimizden biriydi aslında Turgut Özben'de öyle, veya ta kendimizdik. Yusuf Atılgan ve Oğuz Atay'ın Kitaplarında üstü kapalı olarak belirttikleri bir kural var ''Bizim kitapları gündüz okumanız yasaktır.yasalara uyun ve gece okuyun bu kitapları bu sizin yararınıza, bizim kitapları gece okurken hayata olan bakış açınız değişir ve geceler sizin olur''

Kitabı okudu, 10 üzerinden 9 puan verdi ve kitabı beğendiği kitaplara ekledi.
4.

"...Kelimeden önce de yalnızlık vardı ve kelimeden sonra da var olmaya devam etti yalnızlık…"
-kelime ve yalnızlık hayatın tadı tuzu
kucaklamak isterdi ölümü ve sonsuzu.-
Bazı kitaplar o kadar lezzetli geliyor ki bunu muhakkak bir daha okumalıyım diyorsun..İşte Oğuz Atay'ın kitabı başucu kitabı o kadar derin ve güzel geldi ki sanırım 2,3 kez yine okuyabilirim..Felsefi dokusu ve kelimelerin büyüsüne hapsolup içerisinde uzun zaman kalmak istediğiniz kutsal bir kitap...

Kitabı okudu, puan vermedi.
5.

Çoğu zaman beynimizde hızla akıp giden düşüncelerimizi takip edemediğimiz anlarımız olmuştur. Biri ötekini kovalarken diğerini hep unutturmuştur. Eğer insanın aklından geçen bütün düşüncelerinin yazıya nasıl geçtiğini öğrenmek istiyorsanız Tutunamayanlar bu tarz için biçilmiş kaftan.
Kitap sitede en çok yarım bırakılanlar listesinde başı çekiyor. Ama bu birincilik beni şaşırtmadı çünkü kolayca akıp gidebilecek türden değil. Psikolojik analizlerin yoğunluğu ve Oğuz Atay'ın mizahi kalemiyle bir girdabın içine sürükleniyor insan.
Kitap hayata tutunmaya çalışan Turgut karakterinin yakın arkadaşı Selim'in intihar haberini gazeteden öğrenmesiyle başlıyor. Selim. Selimlik! Yani tutunamayan karakter. Olric var düşüncelere eşlik eden ve daha nice karakter Selim'in hayatından geçen.
Alışılmadık cümleler ve sıçramalar karışıklık yaratabilir okuyucuda. Beni en çok zorlayan ve aynı zamanda nasıl geçti, ne oldu dediğim bölüm yaklaşık seksen küsür sayfalık noktasız geçen cümleler idi. Sakin ve dikkatli bir şekilde okumak gerektiğini düşünüyorum. Kurala uydum ve bende sadece geceleri okuyabildim kitabı. İlginç geldi ve beni içine çektikçe çekti. Selim'i ve Turgut'u aynı anda anlayıp Olric'e eşlik edebilmek tutunmamı sağladı kitaba. Bittiğinde durup sordum kendime bu kitabın rengi ne diye? Bana göre kahverengiydi. Yer yer açık yer yer koyu ama bütün tonlarını barındıran bir kahvelik.
İçimizden geçip giden Selimliğin cümlesiyle bitiriyorum yorumumu: ''Beni aldattılar; gene de suçluyum. İnsanların en verimli olduğu çağda tükendim.Her anı, ne yapmam gerektiğini düşünerek geçirdiğim için çabuk yoruldum. Bana müsaade.''

Kitabı okudu, 10 üzerinden 9 puan verdi ve kitabı beğendiği kitaplara ekledi.
6.

Kitabı yediyüz küsür sayfasına bakarak yorumlamak kadar yanlış olan, kitabın dünyasına dahil olamadığı için kitabı suçlamaktır.

Dikkatli okumak lazım. Alt metinlerin ne olduğunu keşfetmek lazım. Yoksa sizin için sadece yediyüz küsür sayfa olarak kalır.

Kitabı okudu, puan vermedi.
7.

İsyan, Olric okurken aynı duyguları hissedebiliyorsanız tutunmaya çabalayanlardansınız.. Ama bu kitabın adı sıkça duyulsa da okunması sabır gerektirdiği için genellikle yarım bırakılan kategoride yer alması beni hep şaşırtmıştır. Bir solukta okunacağına yavaş yavaş cümleleri dikkatle algılanarak okunduğunda keyif verecektir.

Kitabı okudu, 10 üzerinden 10 puan verdi ve kitabı beğendiği kitaplara ekledi.
8.

Hayatımda hiçbir kitabı ikinci kez okuma ihtimalim olmadı. Emekli olduktan sonra aklımda kalan ve izini taşıdığım tüm kitapları tekrar okumayı planlıyorum..Ama Tutunamayanlar; 22 yaşımda okudum,, ( kafam çok karışmıştı o zamanlar ! ) 29 yaşımda tekrar elime aldığımda kitapta yer alan Selim ile sürekli kavga ede ede okudum..Gerçekten birinci okumamda bu kitaptan bir şey anlamadığımı fark ettim. Kesinlikle emekli olduğumda üçüncü kez okuyacağım..Yaşama tutunamamanın ne olduğunu anlatmaya çalışıyor size, anlamaya çalışın..

Kitabı okudu, puan vermedi.
9.

İki kelimeyle 'Muhteşem Ötesi' bir kitaptı. Itiraf etmeliyim ki 724 sayfalık bir kitap olması başta gözümde baya büyük geldi. Ama okur okumaz her sayfasında ayrı bir duygu ve beyin fırtınası yaşadım. Olayların mizahiligine bayıldım. Bir 724 sayfa daha olsaydı herhalde tereddütsüz okurdum...

Kitabı okudu, 10 üzerinden 10 puan verdi.
10.

Oğuz ATAY denildiğinde durup düşünmek ve anlamak için okumak gerek. Her kitaplıkta olması gereken 40 yıl öncesinde yazılmış olmasına rağmen bir çok benzer ruh hallerine tanık olduğunuz anlamlı ve güzel bir kitap. Selim ve Turgut'un dostlukları, Farklılıklarını hayatının her anında önce kendisi sonra yakın çevresi ve arkadaşlarının gördüğü bir insan : Selim. Arkadaşının ölümünden sonra, arkadaşını tanıyan insanlarla bağlantı kurmaya çalışan ve en yakın dostunu daha iyi anlamaya çalışan bir insan : Turgut. Kitaplığınızda mutlaka olmalı. Çok satanlardaki üslubu beklemeyin. Tutunamayanlarla ortak noktalarınızın olduğunu okudukça göreceksiniz. Size hitap edeceği bir zaman dilimi mutlaka olacaktır hayatınızın bir aşamasında.

Kitabı okudu, 10 üzerinden 8 puan verdi ve kitabı beğendiği kitaplara ekledi.
Bütün Yorumları Göster