hasret, Şahika & Feraye'yi inceledi.
8 dk. · Kitabı okudu · 8/10 puan

Kitabi dehşetle okudum kadinin değerinin olmadigi bir yasam savaşın içler acisi hali mecburiyetler iki kardeşin kaderi ve bir kişinin bile koca aileyi yok etmedeki yaptiklari gercekten savrulan hayatlarin hikâyesi..

Ferman Mammadov, Bilimin Öyküsü'ü inceledi.
12 dk. · Kitabı okudu · 57 günde · Beğendi · 9/10 puan

Her okur için bilimi sevdiren kitap olacağını düşünüyorum. Dünden bugüne bilimin ilerleyişi, bilime, hayata, yaşam tarzımıza yön vermiş önemli buluşların kronolojik sırası sunulmuştur. Tüm konular bağlantılı, saf, temiz ele alınmış ve tam bir objektiflik gözetilmiştir. Sade, akıcı ve açıklayıcı bir şekilde yazıldığından, her okura hitap edebilecek kitap olduğunun garantisini dahi verebilirim. Her konu ayrı bölüm olarak yazılmıştır, ki bu da karışıklığı engellemiştir. Bir çok kitapta okuyup da tam olarak anlayamadığım bilimsel konuları (evrim,termodinamik yasaları, mutasyon, genom ve genom projesi gibi vb.) bu kitapta daha açıklayıcı şekilde buldum ve anlamış oldum.

Bilim tarihi adına en iyilerden ve en faydalılarından sayılabilir. Eleştireceğim ve olumsuz diyebileceğim bir tarafı yok. Yazarın bilgisini ve konulara ne kadar vakıf olduğunu okuyan herkes görecektir. Böyle bir çalışmayı alkışlıyorum.

Aysenur saklıca, Tehlikeli İlişkiler'i inceledi.
57 dk. · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 10/10 puan

Kitap çok iyiydi.. Bunca zaman nasıl okumamışım.. Ve ben kesinlikle anladım ki Evlenip zamanla birbirine aşık olan çiftlerin olduğu Kitapları Okumayı seviyorum :) Şiddetle tavsiye ederim ;)

Serpil Ağ, Denemeler'i inceledi.
1 saat önce · Kitabı okudu · 6 günde · Beğendi · 10/10 puan

Denemeler adlı kitap ile kızımın vasıtası ile tanıştım. Bugünler de klasiklere olan eğilimimi fark eden çocuklarım sayesinde, isimlerini duyduğum ama eserlerini okuma fırsatına nail olamadığım yazarlar ile tanışmaktayım. Montaigne de yeni tanıdığım bir yazardır. Kendini keşfeden bir insanın yaşantısı, kendini keşfedemeyenlere göre efsane görülür. Toplum, böyle insanları baş tacı eder. Montaigne'de kendini keşfedenlerdendir. Fransız asıllı olan Montaigne, deneme akımının kurucusu olarak addedilir. Çünkü " Denemeler " adlı eserinde kesin bir yargıya varmadan, kişisel düşüncelerini sanki kendi kendisiyle konuşuyormuş gibi bir üslup ile aktarır okuyucuya. Kısaca dogmacılığın tam tersidir bir bakıma. Denemeleri tercüme eden Sebahattin Eyüpoğlu da, Denemeleri okuyan herkesin, şu iki dersi aldığına dem vurur. Doğanın istediği gibi düşün ve yaşa; hiçbir kitabın, hiçbir dogmanın kölesi olma.
Montaigne Denemeleri kendi ve yakınları için kaleme alsa da, esere hâkim olan unsur insanın ta kendisidir. Amaç okuyucuya bir şey öğretmek değil anlatmak olsa da, her cümlede yazarın kendisi vardır. Ayrıca satırlar arasında ilerledikçe, etkin oldukları dönemlerde isimleri yer etmiş Seneca, Horatius gibi filozofların sözlerine de rastlayacaksınız. Bu sözler ile kendi düşüncelerini harmanlayarak aktarmış okura. Öyle ki, Montaigne'in sözleri ve filozoflara ait alıntılar ışığında, okuduğum her bir satırda kendi ruhumun bir yansımasını gördüm. Sanki okuduğum satırların müsebbibi Montaigne değil de, benim kalemimden dökülen yazılardı. Montaigne de benim gibi, olaylar karşısında kendisi ders almadığı halde, başkalarına ders verenlere kızıyor. İnancı ve ideoloji uğruna cana kıyanlara öfkeleniyor. Bütün okurlara bahşettiği hoşgörüsünü sadece o tarz insanlardan men ediyor. Olması gerekende bu değil midir? Montaigne'in amacı da edinmiş olduğu bilgiler ışığında, okura yol gösterebilmek. Ama anlayana... Herkes başkalarıyla uğraşacağı çabayı kendini eğitmeye harcasaydı, dünya daha bir yaşanılabilir ve harika bir yer olmaz mıydı? " Bakmasını bilen anılarımda her şeyi söylediğimi, gösterdiğimi görür. " der, Montaigne. Bende ekliyorum ki, Denemeler'de anlatılmak istenileni anlamak isteyen anlar. Bazen hissettiklerimiz o kadar derin ve yoğundur ki, duygularımızı telaffuz edebilmek için uygun kelimeler bulamayız. Bu yüzden değerli okur arkadaşlar, hissettiklerimi hissedebilmek adına Denemeleri okumanızı tavsiye ederim.

Mehmet Karataş, Ene 'Sus Ey Nefsim''i inceledi.
2 saat önce · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 10/10 puan

İnsan Allah'a yaklaştıkça nefsinden uzaklaşır. Uzun zamandır okuduğum en iyi roman; insanın nefsiyle olan mücadelesi çok iyi anlatılmış.

Yaren, Güneş Yine Doğar'ı inceledi.
2 saat önce · Kitabı okudu · 7 günde · Puan vermedi

Öncelikle bu kitabı okuma sebebimi söylemek istiyorum. Okuma sebebim kitabın eski olması ve içindeki o sarı sayfalarıydı. Böyle eski kitapları çok severim ben. Bu kitap 1971 basımıydı. Kırk beş yıllık bir kitap... Tabi ki eski olduğu için birçok yazım hatası vardı ama böylesine hatıra dolu eski bir kitabın bu hatalarını her türlü affederim.
Girişte Hemingway 'i anlatıyordu çeviren kişi. O kadar övüyordu ki! Fakat överken şunu da diyordu "Hemingway ilk okunuşta anlanmaz. Birkaç kez okuyunca onu anlayabilirsiniz." Gerçekten de öyleymiş ki bana klasik bir roman gibi geldi. Ben yazarları anlamaya karşı büyük bir ilgi besliyorum. Bu yüzden tekrar okuyacağı illerdeki zamanlarda.
Hemingway, maceracı bir insanmış. Sürekli bir yerleri gezermiş. Durağan ve her günü aynı olan bir hayat ona ters geldiği için şeker hastası olunca ve doktor sıkı bir perhiz verince maceracı ruhu bunu kabul etmemiş ve intihar etmiş. Bu gezgin ve maceracı ruh romana çok güzel işlenmiş. Romanı okurken keşke bende böyle farklı ülkeleri gezsem demedim değil :))
Güneş Yine Doğar, bana bizim kültürümüzün diğer kültürlerden ne kadar farkı olduğunu gösterdi. Bunu kötü ya da iyi anlamda söylemiyorum. Kendi kültürümüz üzerine kurduğumuz bir dünya var ve ben bu dünyada yaşadığımı fark ettim. Bu farklı kültürü çok garipsedim. Mesela abartmadan söylüyorum. Sürekli şarap içiyorlar. Her sayfada şarap ya da likör kelimesi geçiyordu. Yazar kitabı kendi yaşadığı olaylardan yazmış. Yani böyle bir hayatları var demek ki. Sonra başka bir şeyi daha gördüm. Restoranlarda dine göre sıra veriliyordu. Şu zamanda Avrupa da var mı bilmiyorum ama eskiden varmış. Demek ki onlarda kendilerini içten içe ayırıyorlar. Romanda çizilen kadın portresi ise çok farklı geldi bana. Gezgin, macera delisi ve ne istediğini bilmeyen bir Brett... Açıkçası bu gamsız karakteri maymun iştahlı olması sebebiyle pek sevemedim. Uzun lafın kısası okursanız bir şey kaybetmezsiniz ve doğanın tasvir edilişine hayran kalırsınız. Güzel bir kitaptı.

Ayşegül BENGÜ, Yitik Kalpler İstasyonu'yu inceledi.
2 saat önce · Kitabı okudu · 11 günde · 7/10 puan

10 yazardan 10 farklı hikaye... her hikaye içinde diger karakterleri küçük ayrıntıda veriyor. Büyük beklenti olmadan okunulabilecek bir eser.

Yavuz selim zık, Sol Ayağım'ı inceledi.
2 saat önce · Kitabı okudu · 2 günde · 9/10 puan

Kitabı okurken müthiş duygu yoğunlu yaşadım.. Kitaptan etkilenmeniz için ana karaktere karşı azıcık empati kurmanız bile yeterli.. alzheimer hastası olsam bile bu kitabı daha unutamam artık !

Sevgi İkinci, Keşke Bugün Kendimle Karşılaşmasaydım'ı inceledi.
2 saat önce · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 9/10 puan

Kitabı okurken çevirinin de başarısıyla sanıyorum Herta Müller'in özgünlüğünü, biraz karamsar gibi ama çokça hayat dolu olduğunu, zeki yorumlarıyla müthiş bir gözlemci ve aynı zamanda şiirsel tatlı, akıcı bir dil kullandığını görüyorsunuz. Zevkle okunacak bir edebiyat eseri.

Clementine Mathieu, Burada Gömülüdür 2. Cilt'i inceledi.
2 saat önce · Kitabı okudu · 2 günde · 10/10 puan

Üstadın tüm şiirleri adına derlenen ikinci kitabıydı ben şimdi incelemeden çok bir söylem dile getirmek istiyorum ...

Üstad, her ne kadar ' ölsem kimsenin umurunda olmayacak ' desende şiirin ve benim umrumdasın... Ama; ' her ölüm kendini bekler ' üstad ve ' hayatın kaymağını ölüm yiyor '. hem biliyormusun üstad, bende senin gibi ' evin en yalnız çocuğuydum, uykusuzdum , yorgun hani çocuktum ve üstadım ' bunlar burada gömülü olsun da sen , sen ne olursun üstad ' Gülüşünü hiç eksiltme yüzünden, Şimdi kalkar bir çay demlerin sana , Sonra oturur tanımlayamaya çalışırız seninle ölümü de hayatı da ... ' bende bir muska gibi sözlerini kalbime küpe ederim ... ' yaşamdan başka ölüm yoktur ' ve iyi çocuk ol ... Acınla büyü .. ' Hem biliyormusun üstad güzel insanlar var , Güçlü kadınlar güzel gülümseyen hani ... Unutma bizi üstad ,en azından ben seni unutmicam..

Ahmet Erhan' a geç kalmamanız ümidi ile ..