20. Yüzyıl Siyasi Tarihi 1914-1995

9,2/10  (14 Oy) · 
32 okunma  · 
10 beğeni  · 
1.166 gösterim
Günümüz dünyasını milletlerarası münasebetlerin yapısını ve niteliğini oluşturan gelişmelerin başlangıcı, 1914-18 arasında cereyan etmiş olan Birinci Dünya Savaşı’nın sonuçlarına kadar gitmektedir. Fakat Birinci Dünya Savaşı da durup dururken patlak vermiş olan bir milletlerarası buhran değildir. Bu savaş, 1789-1815 arasında Avrupa’yı alt üst etmiş olan ve bundan da daha mühim olarak insanın siyasal yaşayışında tesirlerini günümüze kadar sürdüren çeşitli siyasal fikir akımlarını ortaya çıkarmış bulunan Fransız İhtilâli’nden sonra kendisini gösteren gelişmelerin bir sonucu olmuştur. Yani, Birinci Dünya Savaşı’nın kökleri, 1815-1914 arasının siyasal ve diplomatik gelişmelerinde yatmaktadır. Dolayısıyla 20. yüzyılı iyi anlayabilmek için 19. yüzyılın siyasî ve sosyal olaylarını çok iyi tahlil etmemiz gerekir.

Ülkemizin siyasî tarih alanında en tanınmış simalardan biri olan Prof. Dr. Fahir Armaoğlu, 20. Yüzyıl Siyasî Tarihi kitabıyla tüm dünyada cereyan eden 20. yüzyılın en önemli siyasî ve sosyal olaylarını/liderlerini derli toplu ve kronolojik olarak anlatmıştır. Dünya tarihinin seyrini değiştiren Liberalizm, Nasyonalizm ve Sosyalizm akımlarının doğuşundan Birinci Dünya Savaşı’na; İkinci Dünya Savaşı’ndan Soğuk Savaş Dönemi’ne; bloklardaki yapı değişikliklerinden Ortadoğu ve Asya’daki gelişmelere; Yumuşama sürecinden dünya politikasında Ortadoğu’ya kadar birçok olay; Napolyon’dan George Washington’a, Mustafa Kemal Atatürk’ten Churchill’e, Hitler’den Stalin’e, Yasser Arafat’tan Saddam Hüseyin’e, Gorbaçov’dan Turgut Özal’a kadar birçok lider yine yüzlerce Türkçe, Fransızca, İngilizce belge ve kaynak eser kullanılarak incelenmiş ve tarih severlerin beğenisine sunulmuştur.

Zamanımızda yaşanan siyasî olayları daha iyi anlamak adına 19. Yüzyıl Siyasî Tarihi kitabıyla çıktığımız tarih yolculuğuna; 20. Yüzyıl Siyasî Tarihi kitabıyla devam ediyoruz.

Kitap tarihi olayları basit bir dille anlatıyor. Çok fazla şu yılda bu oldudan ziyade tarihi olayların oluşmasını sağlayan faktörleri, oluşturdukları etkileri, birbirleri arasındaki bağlantıları anlatıyor. Soğuk bir anlatımdan ziyade yazar kendi yorumlarını da katıyor.

Ahmet G. 
11 Kas 2015, Kitabı okumadı, Beğendi, 9/10 puan

20.yy siyasi tarihini bir solukta okuyabileceğiniz bir eserdir. Tarihi anlatımın sıkıcı değil akışkan olduğu, yüreklerde tesir bırakacak romantik bir tarihi eserdir. Tavsiye edilir.

Muhammed Y. Altun 
 11 Tem 18:40, Kitabı okudu, 15 günde, 9/10 puan

Fahir Armaoğlu'nun 19. Yüzyıl Siyasi Tarihi ve 20. Yüzyıl Siyasi Tarihi kitapları gerek konularının birbirini tamamlaması gerekse içerik düzenlemeleri ve üslupları bakımından aynı olması nedeniyle fazla ayrıntıya girilmeden yapılacak bir incelemenin iki kitap içinde geçerli olabileceğini düşünüyorum.
İki kitabı da Timaş Yayınları'ndan okudum.Kağıtları çok kötüydü, altını çizdiğim yerler arka sayfaya da geçiyordu. Allahtan anlatım çok iyiydi de kağıda rağmen okuyabildim. Kitap çok yalın bir şekilde yazıldığı ve fazla ayrıntıya girmeden çerçeve bilgiyi verdiği için yakın tarih hakkında bilgisi az olanların başlangıç kitabı olabilir. Son iki yüzyılda çok fazla olay var bunlar iki kitapla öğrenilemez ama bu kitapları okuduktan sonra sahip olunan genel bilginin yardımıyla ayrıntıyı öğrenmenin kolaylaşacağını düşünüyorum. İkinci kitabın ilk yüz sayfasında 19. yüzyılı kısmen özetlediği için dileyen sadece 20. yüzyılı okuyabilir ama bu, iki kitabı da okumanın yerini tutmayacaktır.İlk kitap 19. yüzyıla girerken Avrupa'nın içinde bulunduğu durum ve Fransız İhtilali ile başlıyor ve Birinci Dünya savaşı'na kadar anlatıyor. İkinci kitap ise Sovyetler Birliği'nin dağılmasına kadar gidiyor. 20. Yüzyılın karmaşıklığından ve Soğuk Savaş döneminin getirdiği kutuplaşmadan olsa gerek ikinci kitapta yazarın yorumları ilk kitaptakinden fazlaydı. Yazar 1998'de vefat etmiş. Kitapları okuduktan sonra "keşke yaşasaydı da bugüne kadar yaşananları da yazsaydı" dedim içimden. Herhalde diğer okurlarda böyle düşünmüştür.

Kitaptan 1 Alıntı

Kedisevin 
19 Ağu 11:55, Kitabı okudu, Puan vermedi

1894-95 Çin-Japon savaşı, Uzak Doğu politikası açısından bir takım gerçekleri ve neticeleri ortaya çıkarmıştır. Şöyle ki:
1. Japonya bu savaş ile Uzak Doğudaki kuvvetler dengesine dahil olmaktaydı. Batıya açıldıktan kırk yıl sonra bir büyük kuvvet olarak ortaya çıkan Japonya, Uzak Doğu politikasının bundan böyle hesaba katılması gereken bir unsuru oluyordu.
2. Bu tarihe kadar Uzak Doğu'da sömürgecilik faaliyetinde sadece Avrupalılar rol almıştı. Şimdi Avrupa sömürgeciliğinin arasına bir de bir Asyalı devlet katılmaktaydı. Bu ise, Uzak Doğuda, Avrupa ile Japonya ve Amerika ile Japonya arasında uzun sürecek bir rekabet ve mücadele devresinin açılmasıydı.
3. Japonyanın Batıya açıldıktan sonra kısa sürede gösterdiği bu başarı ve Batı teknolojisi ile Batının seviyesine çıkması, Asyada sarı ırk milliyetçiliğini başlatacaktır. Japonya örneği Asya milletlerine Avrupa seviyesine çıkmada sarı ırkın yeteneği konusunda bir güven duygusu ve inancı vermiştir.

20. Yüzyıl Siyasi Tarihi, Fahir Armaoğlu20. Yüzyıl Siyasi Tarihi, Fahir Armaoğlu