8,6/10  (269 Oy) · 
1.497 okunma  · 
206 beğeni  · 
5.493 gösterim
Reşat Nuri Güntekin 1928 yılında yayınlanan bu eserinde; çalışkan başarılı fakat zaaf gösterenlere karşı acımasız olan Zehra Öğretmen ile babası Mürşit'in bakış açılarından dramatik yaşam öykülerini anlatıyor.

Yazar, cumhuriyet öncesinde yeni mezun, idealist genç bir mülkiyelinin iş ve sosyal yaşamdaki çatışmalarını ve uyumsuz ilişkilerini anlatırken, dönemin memuriyet yaşamına, köhne yapısına ait önemli ipuçları da veriyor. Şehirden kasabalara sürüklenirken, ardında birer birer ilkelerini de bırakan genç adam hatalı bir evlilikle korkunç bir sona doğru sürükleniyor.

Acı ve sefaletle dolu ortamdan tesadüfle sadece kızı Zehra'yı kurtarabiliyor. Acımak; aile içi ilişkileri ve sorumluluklarını, adeta ders verir gibi gözler önüne seriyor.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Ocak 2013
  • Sayfa Sayısı:
    160
  • ISBN:
    9789751026569
  • Yayınevi:
    İnkılâp Kitabevi
  • Kitabın Türü:
Büşra 
05 Eki 17:47, Kitabı okudu, 5 günde, 10/10 puan

Daha önce de beni duygulandıran, gözlerimi dolduran kitaplar olmuştu fakat kalbimi böylesine sızlatan bir kitap olmamıştı. Reşat Nuri'yi keşfetmek için çok geç kaldığımı fark ettim Acımak sayesinde.

Neredeyse yüz yıl önceden başlıyor hikaye. Zehra isimli genç ve oldukça azimli bir öğretmenin babasının günlüğünü okumasına tanıklık ediyoruz. Kitabın ilk yarısında Zehra ile birlikte babasına öfkelenirken sonraki yarısında da onunla birlikte acıyorsunuz yaşananlara.

Bu kitaba verilecek daha uygun bir isim olamazdı kesinlikle. Acımak... Bir de Aytmatov'un Beyaz Gemi'sinde hissetmiştim böylesine yoğun bir acıma duygusunu.

Toplumumuzdaki aile yapısını çok doğru ve acı bir şekilde eleştirmiş Güntekin. Başkaları hakkımızda ne düşünür kaygısı, yaşam standartlarını çevreye uydurma isteği, bitmek bilmeyen tatminsizlikler, iletişimsizlik...

Kitabın akıcı bir dili ve güzel bir olay örgüsü var. Her ne kadar bilmediğim kelimeler çok olsa da her sayfanın altında kelimeler açıklandığı için okurken anlam bütünlüğü bozulmadan ilerleyebiliyorsunuz. En sevdiğim kitapların başında gelecek bundan sonra Acımak şüphesiz.

mithrandir21 | Uğur D. 
 16 May 14:18, Kitabı okudu, 5 günde, Beğendi, 10/10 puan

Reşat Nuri Güntekin o kadar güzel yazarmış ki bu zamana kadar kitaplarını okumayarak ne kadar çok yanlış yaptığımı üzüle üzüle fark ettim. Kitabını okurken insanın adeta hafiflediği, o eski kelimelerin bile insana hiçbir şekilde ağır gelmediğini hissediyorsunuz. Dilinin hafif olduğu sürükleyici bir roman. Finali ise ayrı güzel, ayrı bir hüzünlü.

Acımak bana göre okura güzel bir hayat dersi vermekle beraber, eş seçiminin, insanları tanımanın ne kadar önemli olduuğunu anlatıyor.

EMRE YAMAN 
12 Mar 11:47, Kitabı okudu, 7 günde, 8/10 puan

Tat Kaçıran = Spoiler

Bir okulda öğretmen olan Zehra'nın hayatını anlatan eser. Zehra babasının öleceği haberini alır. Babasının küçükken yaptıklarından dolayı gitmek istemese de karar değiştirip gitmeye karar verir. O daha yoldayken babası vefat eder. Babasına öfkesi hala geçmediği için hemen geri dönmek ister. Babasının eşyaları arasında bir günlük bulur ve okumaya başlar. Bu bölümden sonrası babasının aslında neler düşündüğü, neler yaşadığı ve neler yaptıklarıyla ilgilidir. Bir geri dönüş yaşanır. Zehra bu yazılanlardan muhteşem şekilde etkilenir.

Kitap aslı bakımından aile içi yaşananlar, kişilerin sorumlukları, bakımından her kesime ders veriyor. Anlamını bilmediğimiz sözcükler için her sayfanın altında anlamı verilmiş. Kitabın isminin neden 'Acımak' olduğunu muhteşem bir son ile anlıyoruz.

Yasemin Bektaş 
26 Kas 01:02, Kitabı okudu, 4 günde, Beğendi, 10/10 puan

Çok öncelerden okumuş olmama rağmen iki okuma arası hissettiklerim çok farklı ve daha duyguluydu. Edebi anlamda aldığım tat da daha güzeldi. Acımak bilmeyen disiplinli bir Zehra öğretmen, eziyet çekmiş annesi ve kötü bir babası... Eski Türkçe kelimelere rağmen oldukça akıcı hem yazarın anlatımı hem anlatılanı bir mektup,günlükten okuyor olmak akıcılığı daha da artırıyor. Acıma duygusunu Zehra öğretmenle birlikte bir kez daha tadıyorsunuz okurken.

Sümeyye Nevra Yıldız 
16 Şub 22:24, Kitabı okudu, 3 günde, 10/10 puan

Kitabı yıllar önce okumuştum. Sahafta bulunca da almamazlık yapmadım ve yeniden okumaya karar verdim. Kitabı düşününce hafızamda hep bir sandık beliriyordu ve okumaya başlayınca da nereden çıkacak bu sandık demeye başladım. Başlıca Türk yapıtlarında olduğu gibi bu kitabı da okumaya devam ederken sonunu kestirmek mümkün ama kitabı bir kenara atmanıza neden olacak ölçüde de değil tabi ki. Kitap anlamını bilmediğim bir sürü kelime içeriyordu. Birazını bağdaştırarak birazını da kitabın arkasındaki mini sözlükten bakarak okudum. Son derece akıcı bir kitaptı.
Kitabın başlarında mükemmel bir kişilik olan Zehra'yı tanıyoruz. Zehra'ya göre insanlar iyiler ve kötüler olarak ayrılır. Zehra, iyileri ödüllendirirken kötüleri de cezalandırıyor. Kitabın akıbeti ilerledikçe de insanın bazı kötü bulduğu kişilerin aslında onların iyiliklerine mani olan nedenlerden ötürü kötü olarak addedildiğini görüyoruz. Bir kişinin kötü olmasının ardındaki nedenleri görüp buna acıyoruz haliyle kitabın son sayfasını kapatırken.

güzin tanyeri ışık 
18 May 17:19, Kitabı okudu, 2 günde, Puan vermedi

Tanzimat sonrası Türk Edebiyatı'nda hatıra defterinin kurgu tekniğindeki önemi konulu tez çalışmam çok yakında! :) Ne diyelim, bu eski ustaların eserlerinde esas karakter sandığımız karakterin "esas esas karakter"e ait bir defter bulmasıyla katmanlanan hikayelerden bana fenalık gelmiş olsa da, Zehra'nın dönüşümü beni etkiledi açıkçası. Sanırım beni asıl etkileyen bu dönüşümü mümkün kılan şey, yani Zehra'nın farkındalığı olan bir karakter olması. Aynı şeyi Martın Eden'de de görmüştüm. Öngörüsü ve farkındalığı olan karakterler beni büyülüyor. Bu özellikler olmadan devinim ne romanlarda ne gerçek hayatta mümkün olamaz sanırım. Bir de hatıra defterleri olmadan tabii =p

Sinem Güven 
16 Eyl 2015, Kitabı okudu, 2 günde, Beğendi, 10/10 puan

Derin bir nefes alınıp kitaba başlanmalı ve bitirildiğinde o nefes bırakılmalı . Bir çırpıda okunabilrcek bir kitap . Eğer okumadıysanız okuyun derim . Kitabın son sayfasına geldiğinizde gerçekten acıyacaksınız hemde kalbinizden gerçek bir acı .

Ayşen BÜLBÜL 
04 Oca 17:18, Kitabı okudu, 1 günde, Beğendi, Puan vermedi

2016 yılının okuduğum ilk kitabı :) Yorumunu birazcık geç yaptım gerçi . Reşat Nuri yine bir öğretmen figürüyle karşımıza çıkıyor. Zehra öğretmen her yönden mükemmel bir öğretmendir lakin acımak duygusundan yoksundur. Bunun en büyük sebebi babasıdır. Bir baba kız ilişkisine şahit olacağınız çok güzel bir kitap. 160 sayfa elinize aldığınız an biteceğini göreceksiniz. Bir babanın hayallerini ve hayal kırıklıklarını okurken ben de yaşadım. Kız çocuklarının babalarına olan düşkünlüklerinden mi bilmem içim cız etti diyebilirim. Bir baba evladına sarılamadan veda etmemeli şu hayata.

Muhammed Yılmaz 
 26 Eki 17:14, Kitabı okudu, 5 günde, Beğendi, 8/10 puan

Çocuklara okutulması gerektiğini düşündüğüm kitap. Böylece "Acımak" duygusu aşılanabilir bir nebze. İnsanlara neden ön yargı ile davranılmaz, bir insanın hayatının neden kötü olduğunu, bize farklı bir açıdan gösteren (anlatan) kitaptır. Yıllardır görüyordum evin orasında burasında, açıp okumamıştım bir kez bile. ince olduğu için pek hikaye yoktur sanıyordum, yanılmışım. Elinizde varsa ve okumadıysanız okuyun derim.

Ceren Acer 
04 Tem 2015, Kitabı okudu, 9/10 puan

Çok akıcı, etkileyici, hüzün kokan Acımak romanını da çok çabuk bitirmiştim. Reşat Nuri Güntekin kalemi bambaşkadır zaten. Reşat Nuri Türk Edebiyatının ölümsüz, eskimeyen yazarlarından biridir. Acımak romanının etkisinden ise, çıkmak o kadar da kolay değildir. Herkesin kütüphanesinde bulunması gereken, çok kıymetli, başyapıt niteliğini fazlasıyla hak eden bir romandır.

5 /

Kitaptan 48 Alıntı

Sadettin TANIK 
20 Kas 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 9/10 puan

İnsanlar hiçbir vakit ıstırap çektikleri zamandaki kadar güzel olmuyorlar.

Acımak, Reşat Nuri GüntekinAcımak, Reşat Nuri Güntekin
Mâsiva 
10 Haz 04:36, Kitabı okudu, Puan vermedi

Akşam oldu mu şehir,bir kocaman kabristana dönüyor,yüreklere bir kasvettir çöküyor.

Acımak, Reşat Nuri GüntekinAcımak, Reşat Nuri Güntekin
Büşra Emre 
25 Oca 2015, Kitabı okudu, Beğendi, Puan vermedi

Benim için sevmek bir başka insanın vücudundan, ruhundan bir parça hükmüne girmek, onunla beraber gülüp ağlamak, ıstıraplarını paylaşmak demekti.

Acımak, Reşat Nuri GüntekinAcımak, Reşat Nuri Güntekin
BİROL COŞKUN 
29 Nis 2015, Kitabı okudu, Puan vermedi

Uğranılan haksızlıklara ve hakaretlere koyun gibi tahammül etmemek insanlığın başlangıcıdır evlat.

Acımak, Reşat Nuri GüntekinAcımak, Reşat Nuri Güntekin
eso.okur 
06 Nis 2015, Kitabı okudu, 8/10 puan

Bir insan için zaaftan mahrumiyet de büyük bir zaaf değil midir? Hatta zaafların en büyüğü...

Acımak, Reşat Nuri GüntekinAcımak, Reşat Nuri Güntekin
Mâsiva 
12 Haz 22:47, Kitabı okudu, Puan vermedi

...bir köşede kendimi unutturmaktan,bir parça başımı dinlemekten gayrı arzum yoktu.

Acımak, Reşat Nuri GüntekinAcımak, Reşat Nuri Güntekin
Aysel 
06 Ara 2014, Kitabı okudu, Beğendi, 8/10 puan

"Evet, dibi görünmeyen kuyulara atılan taş nasıl çıkardığı sesle onların derinliğini gösterirse, başkalarının elemi de bizim yüreklerimize düştüğü zaman çıkardığı sesle bize kendimizi, insanlığımızın derecesini öğretir..."

Acımak, Reşat Nuri GüntekinAcımak, Reşat Nuri Güntekin
5 /