Ağrı'nın Derinliği

8,5/10  (10 Oy) · 
41 okunma  · 
10 beğeni  · 
746 gösterim
Bu kitap ne sadece Ermenilere ne de sadece Türkleredir. "Ağrı'nın Derinliği," evsiz kalmanın, evinden uzak düşmenin acısını bilen, tahmin edebilen herkese yazılmıştır.

Aidiyetimizin bize ezberlettiklerinin ötesinde bir "biz" olabilir mi?
İçine hapsolmadığımız, dışına atılmadığımız bir "ev", bir "biz" kurulabilir mi?

Ece Temelkuran, Ermeni ve Türk milliyetçiliklerine yakından bakarken, toplumların "biz"lerini kurma aşamasında neleri, nasıl dışarıda bırakmış olabileceklerini anlatıyor.

Her kitabında "ötede duranları" yakına getirmeyi amaçlayan yazar, bu kez de Ermeni meselesi gibi "çekinceli" bir konuyu odağına alıyor...
Irem 
31 Mar 2015, Kitabı okudu, Puan vermedi

Ağrı dağına hep aynı yandan bakmak bazen sıkıcı olabiliyor. Ece Temelkuran bir de diğer yanından Ermenistan tarafından bakıyor ve bize aslında ne kadar benzediğimizi anlatıyor.

Kitaptan 10 Alıntı

Eksik bir yasımız var bizim. Birlikte yapmamız gereken bu, birlikte tutamadığımız bir yası tutmalıyız.

Ağrı'nın Derinliği, Ece TemelkuranAğrı'nın Derinliği, Ece Temelkuran
seher 
22 Şub 11:13, Kitabı okudu, Beğendi, 8/10 puan

Türkiye’nin dört bir yanından ışıklar görünür.Van’da sarı tütünlü filtresiz sigarasını yakar biri, İran’ın ışıklarına karşı. Urfa’da biri, Suriye ışıklarına bakarak paketler karşıya geçireceği bayram hediyelerini. Hakkari’de bir çocuk yüksek bir tepeye çıksa koşarak, ‘Welcome To Kurdistan’ yazısını görebilir ve İzmir’de bir kadın rakı kadehi elinde efkar gönderir ‘denize dökülüp’ karşı kıyıya geçenlere, geçemeyip ruhları Ege Denizi’nde yüzenlere…Ama hepsi, ertesi gün kendisine bu kadar yakın o memleketlerle ilgili öfkeli ve uzak manşetler okur gazetelerde.Çünkü üç tarafı denizle, beş tarafı kederle çevrilidir bu toprağın. Belki gidenler kalanlardan kalabalıktır; muhakkak ölenler yaşayanlardan…Çünkü en yakınımızdakileri uzaklara itmek üzerinedir yan yana yaşama geleneğimiz. Biz her gece ışıklarını gördüklerimize bir kere bile bakmamaya alışmışız. En yakınımızdakilerdir bizim en uzak komşularımız…”

Ağrı'nın Derinliği, Ece Temelkuran (Sayfa 26)Ağrı'nın Derinliği, Ece Temelkuran (Sayfa 26)
seher 
23 Şub 10:21, Kitabı okudu, Beğendi, 8/10 puan

'Bir politik bir oyun elbette.Örneğin Avrupa ve Türkiye için konuşacak olursak......Eğer AB, Türkiye'yi aslında Müslüman olduğu için AB 'ye almak istemiyorsa bunu söylemek yerine Ermenileri kullanıyorsa bu ikiyüzlülüktür.Bu oyunun içinde üç oyun vardır:Avrupa'nın Türkiye'ye oynadığı oyun, Avrupa'nın kendi halkına ve Ermenilere karşı oynadığı oyun,Türkiye'nin kendi halkına karşı oynadığı oyun.'

Ağrı'nın Derinliği, Ece Temelkuran (Sayfa 156 - Varujan Srabyan)Ağrı'nın Derinliği, Ece Temelkuran (Sayfa 156 - Varujan Srabyan)
seher 
22 Şub 16:52, Kitabı okudu, Beğendi, 8/10 puan

'Devlet olamayan halkların hepsi için böyledir bu.Tiyatro dili kimliği korur.Devlet olmuş halklar bunu anlayamaz. Felsefi bir kategori olarak tiyatro, kendi zamanının kahramanını yaratır.İnsanlar onun etrafında birleşirler. O, kahraman katarsisi yaratarak halkı için o döneme ait soruların cevaplarını bulur. '

Ağrı'nın Derinliği, Ece Temelkuran (Sayfa 76 - Armen Elbekyan)Ağrı'nın Derinliği, Ece Temelkuran (Sayfa 76 - Armen Elbekyan)
gzd 
21 Şub 12:56, Kitabı okudu, Puan vermedi

Hep öyledir,bilirsiniz,ne zaman ortak bir zorluk olsa kadınlar hep daha fazlasını kaldırır

Ağrı'nın Derinliği, Ece Temelkuran (Sayfa 75)Ağrı'nın Derinliği, Ece Temelkuran (Sayfa 75)
seher 
22 Şub 11:09, Kitabı okudu, Beğendi, 8/10 puan

Hikâyeleri ayrılınca insanların, etleri de kesilir birbirinden. En keskin bıçaktan bile daha keskin yarar insanları hikâyeler. Bütün yeryüzünde insanlar birbirlerini en çok hikayeler için öldürürler.

Ağrı'nın Derinliği, Ece Temelkuran (Sayfa 5)Ağrı'nın Derinliği, Ece Temelkuran (Sayfa 5)
seher 
23 Şub 19:42, Kitabı okudu, Beğendi, 8/10 puan

Ben senin bir zamanlar öldüğünü ispatlamanı istemiyorum. Ben, benim ülkemin senin bir zamanlar bu topraklarda yaşadığını hatırlamasını istiyorum. Bu daha önemli. Bu bize daha çok gerekli şimdi.

Ağrı'nın Derinliği, Ece Temelkuran (Sayfa 312)Ağrı'nın Derinliği, Ece Temelkuran (Sayfa 312)
seher 
22 Şub 18:38, Kitabı okudu, Beğendi, 8/10 puan

'Küçükanım ,Ararat sizin için bir yükseklik meselesidir bizim içinse bir derinlik meselesi !'” –

Ağrı'nın Derinliği, Ece Temelkuran (Sayfa 103 - silva gabudikyan-)Ağrı'nın Derinliği, Ece Temelkuran (Sayfa 103 - silva gabudikyan-)
seher 
23 Şub 19:38, Kitabı okudu, Beğendi, 8/10 puan

Gazetecilik yaparken, Kürt meselesi, siyasi hükümlüler, açlık grevleri, siyasal İslam, milliyetçilik ve daha bir sürü sorunlu konuyla uğraşırken şunu gördüm: En sert olanları, en sekter olanları, kimse öldürmez. Onlar karşılıklı bir oyunun parçasıdır. Öldürülenler, bu oyunun parçası olmak istemeyenlerdir. Onlar oyunun varlığına, dolayısıyla kavga eden tarafların varlığına karşı bir tehdittir. Bu yüzdendir ki hep onlar kurban seçilirler.
Her siyasi suikast, hedef aldığı insanla birlikte onun temsil ettiklerini de öldürür. Musa Anter ölür, Kürt meselesinin çözümünde bir dil yok olur. Uğur Mumcu vurulur, devlet-siyaset-mafya üçgenindeki karanlık ilişkileri araştıran gazetecilik biter. Ve başkaları, sonra başkaları… Sonunda Hrant ölür ve Türkiye tarihini sorgulamak için aralanan kapı kapanır.

Ağrı'nın Derinliği, Ece Temelkuran (Sayfa 225)Ağrı'nın Derinliği, Ece Temelkuran (Sayfa 225)
seher 
22 Şub 16:59, Kitabı okudu, Beğendi, 8/10 puan

'Özgürlük bazen kudurmuş bir ırmak gibidir; çamur da getirir. O dönemlerde insanlığın derin bilgisine inanmak gerekir.Peygamberler o ırmağın köpükleri söndüğünde ortaya çıkarlar. İnsanlığın kalıcı anlamını kudurmuş nehrin çamurundan korumak gerekir.''

Ağrı'nın Derinliği, Ece Temelkuran (Sayfa 76)Ağrı'nın Derinliği, Ece Temelkuran (Sayfa 76)