Ah Beyoğlu Vah Beyoğlu Salah Bey Tarihi 2

8,0/10  (1 Oy) · 
5 okunma  · 
1 beğeni  · 
469 gösterim
Yeryüzünün belli başlı mitolojik kentlerinden biri İstanbul, kentin şahdamarı Beyoğlu. Her yiğidin harcı değil böyle zorlu bir konuyu kuşatmak. Salah Birsel'in boşuna en ünlü kitabı olmamıştır: "Ah Beyoğlu Vah Beyoğlu", yayımlandığı 1976 yılından bu yana, edebiyatımızın kült kitaplarından biri sayılagelmişse, bunun en somut nedeni bir benzerinin kaleme alınamamış olmasından geliyr. "Ah Beyoğlu Vah Beyoğlu", yalnızca bir semtin, bir caddenin panoramik tarihi olarak sınırlanamaz. Aynı zamanda bir dönemin çok renkli tanığıdır. Daha da önemlisi: Türk Edebiyatı'nın en keyifli yazılarından biri.
(Arka Kapak)
  • Baskı Tarihi:
    Nisan 2013
  • Sayfa Sayısı:
    240
  • ISBN:
    9789755701721
  • Yayınevi:
    Sel Yayıncılık
  • Kitabın Türü:
Bahar Acar 
07 Eyl 18:16, Kitabı okudu, 101 günde, Beğendi, 8/10 puan

Edebiyatseverlerin keyifle okuyacağı bir kitap... Hem edebiyatı hem İstanbul'un eski hallerini, yaşayışlarını merak edenler için daha da keyifli bir kitap... Bambaşka üslubuyla, sevdiğimiz yazarların boylarını poslarını, huylarını 'suylarını' anlatıyor bize Salah Birsel. Güzel okumalar dilerim...

Sibiryalı Bir Güneş Subayı 
 18 Eyl 18:03, Kitabı okudu, 17 günde, Puan vermedi

Sait Faik'in sonradan 'Havuz Başı' adını alan öyküsünün ilk 'Havuz Kenarı' olduğu, Türkiye'de yayınlanan ilk Kafka öyküsünün "Komşu" olduğu gibi birçok yazar, eser ve mekanla ilgili ilginç bilgilere sahip olan Salah Birsel kitabı. Edebiyat tarihiyle ilgilenler için bulunmaz bir eser. Ayrıca "Salah Bey Tarihi" adını verdiği beşlemenin ikinci kitabı.

Kitaptan 5 Alıntı

Bahar Acar 
07 May 14:05, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 8/10 puan

Bu kitap Beyoğlu'nu anlatır.
Adım başında pık pık gülmeler, kuğurmalar, gürlemeler, vakvaklamalar, koşturmalar, ahlamalar, kargılar, ifildemeler, çakçaklanmalar.
Kimisi tiz tiz dükkanlara dalar.
Kimisi açık kapılarından koygun sıcaklar fışkıran meyhanelere, sinemalara, çalgılı gazinolara kurulur.
Burada kimsenin avuruna zavuruna bakılmaz.
İncikli boncuklu kadınlar, cas cas yanan bobstiller, bastonlu abuzettinbeyler, afi kesen pırpırlılar, alengirli kızlar Beyoğlu Caddesi'ni güvercin göğsüne. bakla çiçeğine, böcek kabuğuna, gül kurusuna, turna gözüne ve ördek başına boyar.
Nedir, bu kitap daha çok da Beyoğlu kahvelerini dile getirir.
Yeri üst köşe olan ozanlar, ressamlar, gazeteciler, tiyatrocular, demek isteriz ki güzel yazanlar, güzel konuşanlar çok varır, çok gelir.
Bu kitaba, bir edebiyat tarihi gözüyle bakılsa yeridir.
Çünkü bu kitapta elden geldiğince, yazarların sanat anlayışından, edebiyat dergilerinden ve şiir akımlarından da açılmıştır.
Unutulmaması gereken şey şudur: Kahveler tarihi, bir yerde edebiyat tarihinden başka bir şey değildir.
Bir başka deyişle, bu kitap bir edebiyat kuşağının tarihidir.

Ah Beyoğlu Vah Beyoğlu, Salâh Birsel (Sayfa 7 - Sel Yayıncılık, 6. Baskı, Nisan 2009)Ah Beyoğlu Vah Beyoğlu, Salâh Birsel (Sayfa 7 - Sel Yayıncılık, 6. Baskı, Nisan 2009)

İki Tehlikeli Adam
Bedri Rahmi, Mari'nin heykellerine büyük bir değer gösterir. Söylenenlere inanmak gerekirse, "Karadut" şiirini de onun için yazmıştır:
Karadutum, çatal karam, çingenem
Nar tanem, nur tanem, bir tanem
Ağaç isem dalımsın salkım saçak
Petek isem balımsın ağulum
Günahımsın, vebalimsin.
Dili mercan, dizi mercan, dişi mercan
Yoluna bir can koyduğum
Gökte ararken yerde bulduğum
Daha ne olacaktın bir tanem
Gülen ayvam, ağlayan narımsın
Kadınım, kısrağım, karımsın.

Gelin görün ki nergis boyunlu Mari -Bedri Rahmi onun resmini de çizmiştir- daha gençliğinin ilk yıllarında dünyaya allahaısmarladığı çekecektir.

Ah Beyoğlu Vah Beyoğlu, Salâh Birsel (Sayfa 124 - Sel)Ah Beyoğlu Vah Beyoğlu, Salâh Birsel (Sayfa 124 - Sel)

Bir gün Yakup Kadri ve arkadaşları Lebon'da otururlarken içlerinden biri:
- Cemal Paşa frankofil'dir. Enver Paşa germanofil'dir.* der. Süleyman Nazif'in Dahiliye Nazırı Halil Bey'i hiç sevmediğini bilen bir başkası:
- Ya Halil Bey nedir?
Süleyman Nazif:
- O mu? O, sadece fildir.

*frankofil: Fransızcasever, germanofil: Almansever

Ah Beyoğlu Vah Beyoğlu, Salâh Birsel (Sayfa 42 - Sel)Ah Beyoğlu Vah Beyoğlu, Salâh Birsel (Sayfa 42 - Sel)

Sait Adında Bir Balık
Bir gün iki yazar Parmakkapı'da karşılaşmışlar. Bir süredir, bir tartışmadan ötürü araları şeker renktir. Orhan Kemal yolunu değiştirmek isterse de yapamaz:
- Merhaba.
Sait'de belki yolunu saptırmayı geçirmiştir aklından. O da yapamamıştır:
- Merhaba.
- Nasılsınız?
Sait pompalı kahkahalarından birini atar:
- Teşekkür ederim efendim. Siz nasılsınız?
Sonra da Orhan'ın koluna girer:
- Bok. Nasılsınızmış... Bu ne kibarlık?

Küskünlük işte o an bu küfürlü deyişle ortadan kalkıvermiştir.

Ah Beyoğlu Vah Beyoğlu, Salâh Birsel (Sayfa 139 - Sel)Ah Beyoğlu Vah Beyoğlu, Salâh Birsel (Sayfa 139 - Sel)

Baylan
Elif Naci, Çallı'nın öğrencisi, Peyami Safa'nın da Vefa Lisesi'nden sınıf arkadaşıdır. Peyami bir resim yapar okulda. Resim öğretmenleri Şevket Dağ'dır. Peyami resimden on alır. Elif Naci'de altı. Ama edebiyat öğretmenleri İbrahim Necmi Dilmen de Elif Naci'ye on, Peyami'ye altı verir.
Elif Naci, Güzel Sanatlar Akademisi'ni bitirdikten sonra Çallı'nın kadehdaşı da olur. İçki de ondan aşağı kalmaz. Bir gün bir dostları şöyle der:
- Elif Naci'nin Çallı'nın öğrencisi olduğu belli. Maşallah iyi içiyor.
Çallı:
- Vallahi ben ona resim yapmasını öğrettim, o rakı içmesini öğrenmiş.

Ah Beyoğlu Vah Beyoğlu, Salâh Birsel (Sayfa 208 - Sel)Ah Beyoğlu Vah Beyoğlu, Salâh Birsel (Sayfa 208 - Sel)