Anansi Çocukları

7,6/10  (9 Oy) · 
22 okunma  · 
7 beğeni  · 
610 gösterim
Karanlık, korkutucu ve büyülü dünyalara eğlence, mizah ve samimiyetle bambaşka bir tat kazandıran Neil Gaiman, bu kez okurunu, yeryüzü üzerinde söylenegelen tüm öykülerin sahibi örümcek-tanrı Anansi'nin ve çocuklarının macerasına kulak vermeye çağırıyor.

Her şey Şişko Charlie'nin, ölen babasının aslında bir tanrı olduğunu öğrenmesiyle başlar. Bu yetmezmiş gibi Şişko Charlie, Örümcek adında gizemli bir kardeşi olduğunu da öğrenir. Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır; insanlar için de, tanrılar için de...

Neil Gaiman, 1960 yılında İngiltere'de doğdu. Bugüne kadar pek çok fantazya romanı ve çizgi roman yazmıştır. Sandman serisi, Yıldız Tozu, Amerikan Tanrıları, Kıyamet Gösterisi, Yokyer ve Koralin ve Gizli Dünya yazarın öne çıkan eserlerinden başlıcalarıdır. Hugo, Nebula, Bram Stoker ve Newbery Medal gibi pek çok ödül kazanan yazar, hayranları tarafından edebiyat dünyasının 'rock yıldızı' olarak görülmektedir. (Hâlâ 1.80 boyundadır ve siyah tişörtler giymektedir.)

Neil Gaiman'ın Anansi Çocukları romanı, British Fantasy Society'nin verdiği En İyi Roman ödülüyle Locus dergisinin verdiği En İyi Fantazi Romanı ödülüne değer bulundu.

(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Temmuz 2013
  • Sayfa Sayısı:
    384
  • ISBN:
    9786053752981
  • Orijinal Adı:
    Anansi Boys
  • Çeviri:
    Murat Özbank
  • Yayınevi:
    İthaki Yayınları
  • Kitabın Türü:
Hatice Çakır 
05 May 16:58, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

Dünya mitolojisini çok iyi bilen ve her kitabıyla hayal gücümüzü zenginleştiren Neil Gaiman, bu kez okurları başlangıçta tüm öykülerin sahibi olan Kaplan ile bu öyküleri ondan çalan ve şarkılarla dünyayı daha güzel, huzurlu kılan Örümcek'in arasındaki düşmanlığın doğuşuna götürüyor.

Kaplan'ın korkunç ve kaba kuvvete dayanan öykülerini zeka, kurnazlık ve mizahla değiştiren Örümcek, bu husumeti çocuklarına da miras bırakıyor ne yazık ki... Kitaptaki karakterler, iyiler ve kötüler olarak bu düşmanlıkta taraflarını seçerek gizemli, biraz karanlık, fakat kesinlikle gülünç maceralara atılıyorlar.

Eleştirilecek tek şey, çok tekrarlanan "Şişko Charlie" adı olsa da bir süre sonra alışıyorsunuz.

Bu kitabı okuduktan sonra örümceklere farklı gözle bakacak hatta belki ara sıra onlarla konuşacaksınız !

Nes 
17 Ara 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 6/10 puan

Öncelikle şunu belirtmek istiyorum; kitapların ön yüzlerinde “New york times bestseller” yazısını görmekten nefret ediyorum. Burası New York değil ve orada manyakçasına satmış olması da beni alakadar etmiyor. Bunun yerine bizim kitap sitelerimizin çok satanlarını yazsalar çok daha mantıklı olur diye düşünüyorum çünkü girip gerçekten çok mu satmış diye bakmıyoruz. Harbiden mi çok satmış yoksa laf olsun diye mi yazılmış haberimiz yok. Bu nedenle bana tamamen saçma geliyor. İkincisi ise bu sefer gözüme sokulmaya çalışılmamış olsa da çevirmen isminin kapağa basılması. Sanıyorum ki bu ismi yazılan çevirmenler epey iyi oldukları ve ya ünlü oldukları için yazılıyor. Yine de emin değilim.

Yazarın tarzını bu kitapla biraz daha benimsediğimi söyleyebilirim. Kesinlikle farklı bir anlatım biçimi ve orijinal konuları olduğunu düşünüyorum lakin fazla uzatılmış bir öyküden de öteye gidemiyorlar benim için. Kitabın anlatımında beni en çok rahatsız eden şey kesinlikle Şişko Charlie idi. Hayır, karaktere sinir olmadım. Beni sinir eden bu ismin milyarlarca kez tekrarlanmış olmasıydı. Milyarlarca demem size abartı gibi gelebilir ama inanın kitap bittiğinde milyarlarca kez “Şişko Charlie” okumuş gibi hissediyorsunuz kendinizi ve bazen fenalık da geçirebiliyorsunuz. Hatta öyle ki bazen ctrl+f yapıp acaba kaç defa bu isim kullanılmış diye bakmak istedim.

Diğer bir konuya gelecek olursak; kapağa bile isminin yazıldığı pek mükemmel çevirmenimizin beni ilk olarak küçük bir kahkahaya, ilerleyen sayfalarda ise gülmeyle karışık bir küfür savurmaya itmiş olması paha biçilemezdi. Peki, neden böyle bir şey diyorum? İlk olarak sizi “Valla” kelimesi karşılıyor, bunu atlatıyorsunuz ve ardından “Allah taksiratını affetsin” cümlesi ile istemsiz olarak gülmeye başlıyorsunuz. Hani diyorum; keşke sonlara doğru olan sayfalarda “Aman Tanrım” kalıbı yerine “Aman Allah’ım” çevirisini de yapsaymış. Yazık olmuş. Bildiğim kadarıyla bu tip durumlarda “Tanrı günahlarını affetsin” gibi bir kalıp kullanılıyor ama çevirmen bunu tercih etmemiş. Aslında bakarsanız bu cümleyi yazarın kullanmış olması da saçma. Neden saçma olduğuna gelecek olursam, tanıtıma bir gönderme yaparak, spoiler vermeden açıklayabilirim. Şişko Charlie ölen babasının bir tanrı olduğunu öğreniyor ve bu cümle de ölen babası için sarf ediliyor.

Sitelerde dolaştığınızda Neil Gaiman şöyle, Neil Gaiman böyle gibi şeylerle karşılaşabilirsiniz ama arkadaşlar Neil Gaiman farklı bir hayal gücüne sahip, mükemmel arkadaşları olan, çok güzel imkânlara ve destekçilere sahip olan bir yazardan fazlası değil. Bunu kitabın son bölümünde görebiliyorsunuz. Açıkçası bizim ülkemizde de bu şekilde kendisine inanılan insanlar ve çevresi olan birileri mükemmel işler başarabilir ve pek tabi bunun biraz da imkânsız olduğunun farkındayım. Unutmadan kitabın ithaf kısmını açtığınızda, okuyan kişiye ithaf edildiğini de görebiliyorsunuz. Evet, bu fikir oldukça hoş ve kendinizi bir nebze de olsa özel hissettiriyor.

Sonuç olarak; bazen sanki bir sunum okuyormuşsunuz gibi hissetmenize neden olan anlatımı, çok fazla isim tekrarı, çeviri karmaşası, değişik bir kurgusu, farklı bir fikri olan bir kitap “Anansi Çocukları”. Başlangıç kısmı fazla uzatılmış gibi gelen, olaylar hızlanmaya başlamasıyla birlikte sonunu tahmin ettiğiniz ve bu tahmininizin (en azından benim için) doğru olduğunu anladığınız bir kitap. Anlatım biçiminin değişikliği ve konunun farklılığı sebebiyle okumanızı öneririm. Bunların dışında pek de önerecek bir şeyim yok. Okumayı düşünenlere Şişko Charlie ile mutluluklar dilerim.

Hazal 
 28 Oca 22:59, Kitabı okudu, 7 günde, 9/10 puan

Şimdi Şişko Charlie adında bir çocuk var. -gerçek adı Charlie Nancy- Ha bir de, sandığınız gibi şişko değil. Ben bunu arka kapak yazısında ilk okuduğumda gerçekten yine bir çocuk hikayesi okuyacağız sandım ama Şişko Charlie aslında koskoca bir adammış. Ve dediğim gibi babası bir tanrı. (Yeryüzünde ki bütün hikayelerin sahibi olan Anansi) Tabii ki Charlie'nin bundan haberi yok. O babasıyla ilgili çocukluğundan kalma kötü anılara sahip ve annesinin ölümünden sonra babasıyla tamamen ilişkisini kesip başka bir ülkeye taşınmış. Güzel, iyi bir kızla nişanlı ve normal bir işte çalışan sıradan bir insan kendisi. Hatta görüp görebileceğiniz en sıradan karakterlerden. Şöyle ki, Şişko Charlie tam düğün hazırlıkları sırasında babasının ölüm haberini alıyor. Sonuçta babası değil mi? İstemese de mecbur gidiyor cenaze törenine. Gidiyor gitmesine de o günden itibaren bütün hayatı değişiyor Charlie'nin. Çocukluğunun geçtiği mahallede ki eski komşuları sayesinde babasının bir tanrı olduğunu ve aslında Örümcek adında bir kardeşi olduğunu öğreniyor. İlk başlarda her mantıklı insanın yapacağı gibi inanmıyor tabii ki ama içine bir kurt düşüyor neticede ve bir akşam kardeşini çağırıyor...

İşte o günden sonra hiç bir şey eskisi gibi olmuyor Charlie için. Şimdi Charlie'yi bir gözünüzün önüne getirin. İçine kapanık, iyimser, hatta çoğu zaman görmezden gelinebilecek kadar silik bir karakter. Vee Örümcek onun tam tersi. Hatta çoook daha fazlası. Ayrıca Charlie'nin aksine büyü yeteneğine sahip. Ve bu kardeş, İşi ve nişanlısı da dahil olmak üzere Charlie'nin hayatına bir "el atmaya" karar veriyor. Sanırım olacakları tahmin edebiliyorsunuzdur.

Kitaptan 1 Alıntı

Kitapla ilgili 1 Haber