Asılacak Kadın

7,6/10  (12 Oy) · 
55 okunma  · 
8 beğeni  · 
888 gösterim
Her gerçeğin iki yüzü vardır; bir görünen, bir de görünmeyen. Olayların yalnız görünen yüzüne bakıp bir yargıya varmanın kolaycılığına kaçanların acımasızlıkları, bir insanın yaşamını bile alabilir elinden. Kemikleşmiş önyargılarını aşamayan bir toplumda, kadının cinsel açıdan sömürülüp unufak edilmesi öyle başka şekillerde algılanabilir ki...

Pınar Kür'ün gerçek bir olaya dayanarak kaleme aldığı Asılacak Kadın, işte böylesi bir acımasızlığı gözler önüne seriyor. Doğduğu günden itibaren yaşamı hep başkaları tarafından belirlenen, hasta bir adamın sapkın güdülerini bedeni üzerinde tatmin ettiği Melek... Onu bu hale düşürenler ve kurtarmaya çalışanlar...

Asılacak Kadın, kimsesizliğin talihsizlikle birleşerek katmerlendiği, cahilliğin çaresizlikle kol kola yürüdüğü bir yaşamın ürpertici öyküsü...
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Kasım 2012
  • Sayfa Sayısı:
    134
  • ISBN:
    9789752891173.
  • Yayınevi:
    Everest Yayınları
  • Kitabın Türü:
Umut Çalışan 
13 May 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

Ezelden beridir adını duyardım. Filmi falan da varmış. Ön yargı ne kadar kötü bir şey. Ben hep adına bakarak fettan bir kadının fantezilerle dolu dünyasından bahseden bir kitap olduğunu düşünür dururdum. Meğersem alakası yokmuş. Kadının ezilmesinden, toplumun ahlaksızlığına, adaletin adaletsizliğine yağdırıp duran bir kitapmış. Anlatım tekniği (özellikle birinci bölüm) çok güzel. Gerçek bir olaydan esinlenildiği söylenmekte olan bu kitabın vakti zamanında müstehcen olduğu gerekçesi ile toplatılması (ya da toplatılmaya kalkılması tam bilmiyorum) tam bir rezalet. Bu kitabı okuyup tahrik olduğunu, birilerinin tahri olabileceğini düşünerek toplatılmasını isteyen bence sapığın en önde gidenidir.

Esengül Ersoy 
27 Ağu 14:08, Kitabı okudu, 1 günde, Puan vermedi

Pınar Kür’ün 15 yıllık emeğin ürünü dediği Asılacak Kadın, kaleme alındığında yazar 21 yaşındaydı. Ve onun bu kitabı yazmasına vesile olan unsur; asılmış kadın portresindeki yaşanmış gerçek olayın ta kendisiydi.

Selim İleri’nin Edebiyatımızda Sevdiğim Romanlar Kılavuzu adlı kitabında, Asılacak Kadın hakkında yazılan yazıyı okuduğumda listeme almış, kütüphanede ilk gördüğüm an bu fırsatı değerlendirmeliyim düşünmüştüm.

Evet, fırsatı değerlendirdim. Fakat pek de memnun kaldığımı söyleyemem. Konu olarak çok cazip bir kitap. Fakat üslup olarak pek de çekici olduğunu söyleyemem. Çünkü yazarın üslubu, çok dikkat dağıtıcı. Okurken motivasyon sıkıntısı yaşadım.

4 bölümden oluşan bu kitap, ilk olarak bir haberle başlıyor. Ardından bu haberdeki olayın ne olduğuna dair hakimin düşüncelerine yer verilmiş. Sonraki bölümde olayın failleri hakkında aydınlatıcı bir bölüme geçilmiş ki, bu bölümün okunması pek de verimli değildi. Çünkü noktalama işaretleri kullanılmamış, kimi cümleler büyük harflerle, kimi cümlelerse italik olarak yazılmıştı. (Yayınevi hatasıdır demeyeceğim, 38 sayfa boyunca aynı hata yapılmaz, değil mi?) Daha ilk sayfalardan gözü yoran paragraf yoksunluğu. Gibi gibi yorumların ardından son bölümde de olayın diğer faili hakkında geniş kapsamlı bir bölüme yer verilmiş.

Kitabın konusu; kadın, kadın cinsiyetçiliğinde cinselliğin ve cinsel ilişkinin bariz ön planda olması, kadının masumluğumu, kadının suçluluğu üzerinde yaşanmış bir olaydan yola çıkılmış bir ana fikir.

Kitabın özellikleri böyle olunca okumakta sıkıntı yaşadım ve yarım bırakma isteğime rağmen okumayı tamamladım. Kitabı beğendim mi? Konuyu beğendim, fakat üslubu beğenmedim. İlk ve son Pınar Kür okuyuşum oldu.

Bu kitabı okuyacaklarım listeme eklediğimde aldığım bir yorumda şu soruya yer verilmişti. “İdam anlamında mı yoksa sarkıntılık etmek anlamında mı?”

Cevabım ise şu: “İdam anlamında bu isim verilmişti. Peki kadın asılmalı mıydı? Hakime göre… Ve aslında teoride asılması gereken bu kadının hayatına bakarsak asılması gerekiyor muydu?”

Hiçbir şey göründüğü gibi değildir… (Bu sözü yazarken, kendimi Sevil Atasoy gibi hissettim.) :))

Mujurey 
31 Tem 21:38, Kitabı okudu, 3 günde, 6/10 puan

"Ezilmişliği meslek edinmiş olanlar için" diyerek açılış yapıyor kitap.

İlk defa 1979 yılında basılmış ve başından bir çok olay geçmiş. 1985 yılında toplatılmış, 1986 yılında baş rolünde Müjde Ar'ın oynadığı bir sinema filmi yayınlanmış ve daha sonra kitap tekrardan basılmıştır. Pınar Kür'ün gazetede okumuş olduğu bir haberden esinlenerek yazdığı söyleniyor. Bu çok daha rahatsız edici.

Bilinç akışı -karakterlerin düşüncelerini olduğu gibi aktarma- tekniği ile yazılmış ve bu konu için çok daha etkileyici bir yöntem olmuş. Üç karakterin ağzından ayrı ayrı yazılmış ve her bölüm bir bulantı oluşturuyor. Yazar, olacak olanı, olmuş olanı anlatıyor ve daha fazlası için umut vermiyor. Her karakter üzerinden bir çok analiz yapılabilir. Çünkü karakterler çok bariz, sınırlı düşüncelere sahip. Okunması için çok kimseye önerebileceğimi sanmasam da benim için farklı bir deneyim oldu.

Kitaptan 7 Alıntı

Hakan Karakullukcu 
31 May 2015, Kitabı okudu, Puan vermedi

Bir tokat yemiş gibiydim. Beylik bir söz bu. Tokat yemişe dönmek. Evet ama, bu bildiğimiz, beylik tokatlardan değildi. Çok yersiz, çok akla gelmedik bir tokattı. Diyelim ki bir arkadaşınıza nasılsın dediniz ya da sokakta bir adama yol sordunuz. Beklediğiniz basit bir yanıttır. Ya 'iyiyim' diyecektir karşınızdaki ya da sorduğunuz yolu anlatacaktır. Peki, ya bunları yapacağına güm diye bir yumruk sallarsa? Siz bir sorunun yanıtını beklerken yüzünüze bir tokat inerse? Böyle bir şeydi işte.

Asılacak Kadın, Pınar KürAsılacak Kadın, Pınar Kür
Mujurey 
29 Tem 20:00, Kitabı okudu, İnceledi, 6/10 puan

"Bak yalnızca, iyi bak. Buraya gömülen senin köleliğin. Kö-le-li-ğin."

Asılacak Kadın, Pınar Kür (Sayfa 49)Asılacak Kadın, Pınar Kür (Sayfa 49)
Mujurey 
31 Tem 12:49, Kitabı okudu, İnceledi, 6/10 puan

"İçimi çok derin, çok büyük, sanki gövdeme sığmayacak denli büyük bir kızgınlık kapladı. Çocukken çayırlarda baharın ilk papatyalarını yolan arkadaşlarıma duyduğum kızgınlık. Öylesine delice, öylesine çaresiz."

Asılacak Kadın, Pınar Kür (Sayfa 137)Asılacak Kadın, Pınar Kür (Sayfa 137)