Aşırı Gürültülü ve İnanılmaz Yakın

8,5/10  (11 Oy) · 
24 okunma  · 
10 beğeni  · 
660 gösterim
"Göz kamaştırıcı fikirlerle dolu, zeka fışkıran bir roman."
-The New York Times-

11 Eylül'de babasını kaybeden Oskar, birkaç sene sonra mavi bir vazonun içinde bir anahtar bulur. Anahtar babasına aittir ait olmasına da, New York şehrindeki 162 milyon kilitten hangisini açmaktadır?

Amerikalı yazar Jonathan Safran Foer, Günther Grass'ın Teneke Trampet'inden, Paul Auster'ın Ay Sarayı'ndan ve Italo Calvino'nun yazınındaki muzip dinamizmden izler taşıyan Aşırı Gürültülü ve İnanılmaz Yakın'da insanlık deneyimini şaşırtıcı tesadüfler, derin acılar, büyük yalnızlıklar, iç içe geçmiş hayatlar ve sınırsız bir yaşama sevinci merceğiyle konu ediyor. Amerika'da büyük ilgi gören ve ses getiren roman, akıcı dili, zengin anlatımı ve çığır açan tekniğiyle içinde yaşadığımız zamanların bir klasiği.

"O gece babam beni yatırır ve kitap hakkında konuşurken bu meseleye bir çözüm düşünüp düşünemediğini sormuştum. "Hangi mesele?" "Fazlasıyla önemsiz olmamız meselesi." "Pekala, bir uçak seni alıp Sahra Çölü'nün ortasına bıraksa ve sen orada, bir cımbızla bir kum tanesini yerinden bir milimetre oynatsan ne olur?" demişti. "Muhtemelen susuzluktan ölürdüm," demiştim. "Hayır, tam o anda, tek kum tanesini oynattığında demek istedim. Ne anlama gelirdi bu?" demişti. "Bilmem. Ne?" demiştim. "Düşün bakalım," demişti. Düşünmüştüm. "Herhalde bir kum tanesini oynattığım anlamına gelirdi." "Ki o da Sahra'yı değiştirdiğin anlamına gelirdi." "Yani?" "Yani mi? Yani, Sahra uçsuz bucaksız bir çöldür. Ve milyonlarca yıldır var. Ve sen onu değiştirdin!" "Doğru!" demiştim yerimde doğrularak. "Sahra'yı değiştirdim!" "Anlamı?" demişti. "Ne? Söyle." "Eh, Mona Lisa'yı yapmaktan veya kanseri tedavi etmekten bahsetmiyorum. Sadece bir kum tanesini bir milimetre oynatmaktan bahsediyorum." "E?" "Bunu yapmasaydın insanlık tarihi şöyle gidecekti" "Hı-hı?" "Ama yaptın. Yani?" Yatakta ayağa kalkmış, yıldızları göstermiş ve bağırmıştım: "İnsanlık tarihinin gidişatını değiştirdim!" "Doğru." "Evreni değiştirdim!" "Değiştirdin." "Ben, Tanrı'yım!" "Sen ateistsin." "Ben, yokum!" Yatağa, kollarına atlamıştım ve kahkahalarla gülmüştük."

Aşırı Gürültülü ve İnanılmaz Yakın, kayıplara, arayışlara, insan ilişkilerine, yalnızlığa, kalabalıklara, acıya ve coşkuya, içinde yaşadığımız şehirlerin labirentlerine, asla adresine ulaşamayan mektuplara, gece yarısı anlatılan masallara, rüyalara ve gerçeklere, söylenen ve asla söylenememiş sözlere dair çarpıcı, eğlenceli, sürprizli ve birazcık da sihirli bir roman.

"Foer okurun elini insanlığın ve insan ilişkilerinin üstün güzelliğinin tam kalbine yerleştiriyor. Okuyun, hayatın nabzını hissedeceksiniz."
- Philadelphia Inquirer-
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Şubat 2010
  • Sayfa Sayısı:
    394
  • ISBN:
    9786055903053
  • Orijinal Adı:
    Extremely Loud And Incredibly Close
  • Çeviri:
    Algan Sezgintüredi
  • Yayınevi:
    Siren Yayınları
  • Kitabın Türü:
sümeyye kip 
 22 Tem 21:36, Kitabı okudu, 3 günde, Beğendi, 7/10 puan

Kitabı gerçekten beğendiğimi belirteceğim. Çoğunuzunda okurken "ne ilginç kitapmış yahu" diyeceğinizi düşündüğüm bir kitap. Eser arka kapaktanda anlaşılacağı üzere, 11 eylül'de bombalanan yerler ve ölen insanlardan birini yani tatlı Oskar'ın babasını konu ediniyor. Aslında o ölümden sonra hayatı değişen Oskar'ı desek daha doğru olur. Kitabı daha iyi anlamanıza ve daha derinden hissetmenize yardımcı olması açısından sizden şuan birşey yapmanızı isteyeceğim. 10 yaşında küçük bir çocuksunuz. Ve biliyorsunuz ki o yaştaki neredeyse her çocuk için babaları bir kahramandır. O bir idoldür. En iyi savaş tekniklerini o bilir, en ünlü dergilerin kapaklarını o süsler, en pratik matematik sorusu çözen odur, diğer tüm babaları yenebilir, en iyi i oyunları o öğretir, en iyi futbolu o oynar. Sonra birden gelen bir telefonla siz ona bir veda bile edemeden ölüm haberini aldığınızı. Onunla en son ne konuşmuştunuz? Onu üzecek şeyler söylemiş miydiniz? Onu sevdiğinizi söyleme fırsatınız olmuş muydu? İşte tüm bunlar tam olarak minik Oskar'ı anlatıyor buradan da kitabın dram ağırlıklı olduğunu anlayabiliyorsunuz. Kitapta Oskar için hayat ikiye ayrılıyor. Babasından önce ve babasından sonra... Kitabın eleştirebileceğim kötü yanları da var. Bu kitabı tanımlamak için 10 kelime seçme şansım olsa içlerinde kesinlikle "kafa karışıkılığı" da olurdu. Çünkü bazı yerleri dikkatle okumadığınız takdirde kafanız karışabilir. Kimin kim olduğunu, karakterlerin orada ne kast ettiğini anlamayabilirsiniz. Bu yüzden dinç bir kafayla ve dikkat vererek anlaşılabilecek bir kitaptı. Kitapta Oskar'ın kendine özgü, farklı bir çocuk olduğunu hemen anlıyordunuz. Bir şeyler size üzüntü verdiğinde "botlarınızın ağırlaşması" gibi, gün içinde başınızdan geçenleri fotoğraflayıp bir günlüğe yapıştırarak tutabileceğiniz bir "başıma gelen şeyler günlüğü" gibi, ölmüş kelebek kanatlarından oluşan "koleksiyonlarınız"gibi, kimseye anlatamadığınız şeyler için her seferinde kendinizi hırpalayarak "tenim çabuk morarır"larınız gibi, ya da herkesin gözyaşları ile beslediği "gözyaşı denizleri" gibi veya elinizden düşmeyen "tef"leriniz gibi bambaşka bir karakterdi Oskar. Kitabın son sayfaları da çok etkileyiciydi. Belli bir noktada ağlayacak kadar oldum diyebilirim. Sizde kendine özgü bir karakter olan ve acısını kendisinden bile gizleyen minik Oskar'la tanışmak istiyorsanız bu kitabı kaçırmayın derim. Detaylı yorumlar için ;
http://yorumatolyesi.blogspot.com.tr/...einanilmazyakin.html

NigRa 
31 Tem 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 9/10 puan

Hafif bir tebessümle birlikte okunan, su gibi akıp giden bir kitap. Oscar'ın botları ağırlaştıkça,benim de yüreğim ağırlaştı okurken. Bir ipucunun peşinde dokunulan onlarca hayat, onlarca hikaye...

İlay Yüksel 
20 Oca 13:50, Kitabı okudu, 8 günde, 9/10 puan

12 Eylül'ü küçük bir çocuğun dilinden dinleyin... Mükemmel...

Kitaptan 16 Alıntı

sümeyye kip 
22 Tem 21:47, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 7/10 puan

Ona söylediğim bütün yalanları anlatmak istedim. Sorun değil, çünkü bazen iyi bir şey yapmak için kötü bir şey yapman gerekir demesini istedim.

Aşırı Gürültülü ve İnanılmaz Yakın, Jonathan Safran Foer (Sayfa 363)Aşırı Gürültülü ve İnanılmaz Yakın, Jonathan Safran Foer (Sayfa 363)
sümeyye kip 
22 Tem 21:41, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 7/10 puan

Hayatına bir sürü insan girer ve çıkar. Binlercesi! Girebilsinler diye kapıyı açık tutman gereklidir! Ama bu aynı zamanda gitmelerine izin vermek de demektir.

Aşırı Gürültülü ve İnanılmaz Yakın, Jonathan Safran FoerAşırı Gürültülü ve İnanılmaz Yakın, Jonathan Safran Foer
sümeyye kip 
22 Tem 21:38, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 7/10 puan

Geçmişe ihtiyacım yok diye düşünüyordum. Geçmişin bana ihtiyaç duyabileceği aklıma gelmemişti.

Aşırı Gürültülü ve İnanılmaz Yakın, Jonathan Safran FoerAşırı Gürültülü ve İnanılmaz Yakın, Jonathan Safran Foer
2 /