Aşksız İnsanlar

10,0/10  (1 Oy) · 
2 okunma  · 
1 beğeni  · 
657 gösterim
Cumhuriyet dönemi öykümüzün büyük ustalarından Oktay Akbal, adeta içine doğduğu İkinci Dünya Savaşı yıllarının İstanbul'u, İstanbul'un küçük insanları ve o insanların kocaman iç dünyaları ile okuru tanıştırıyor ve alıp götürüyor..
(Arka Kapak)
  • Baskı Tarihi:
    Mart 2010
  • Sayfa Sayısı:
    250
  • ISBN:
    9786054183944
  • Yayınevi:
    Cumhuriyet Kitapları
  • Kitabın Türü:
Rogojin 
 11 Mar 15:17, Kitabı okudu, 2 günde, 10/10 puan

Bazen ne okuyacağıma karar veremeyince kütüphaneme gidip rafları karıştırıyorum. Canımı en çok sıkan şeylerden biri orada yarıda bıraktığım ve bu yüzden hikâyelerinin geri kalanını ve nihayetini bilemediğim eserleri görmek oluyor..meselâ Murakamiler, meselâ Orhan Pamuklar, Yaşar Kemaller, ya da çok severek başladığım ama işte sonra bıraktığım Ursula K. Le Guinler...dün gece de aynı şey oldu, bari uyumadan birkaç sayfa okusam diye rafları dolaşırken elim Oktay Akbal'ın çok seneler önce aldığım bu kitabına dokundu. Elime aldım kitabı, sayfaları çevirdim. En sevdiğim şeylerden biri sararmış sayfalardır. Akbal'ın kitabı sararmış sayfalarıyla beni çağırıyordu...ben de davete icabet ettim. Kimbilir neden senelerce okumamış ve onu rafların arkalarında bir yerlere öylesine sıkıştırıvermiştim?

Az önce kitabı ara ara, kısa uykularla dinlene dinlene bitirdim. Çok beğendim Oktay Akbal'ın bu eserini. Bu kısa hikâyeler kitabın sararmış sayfalarıyla birbirine öylesine uyuyor ki... Yazar bize kısa kısa bir çok hikâyeyle hem 70 sene önce gencecik bir yazarın sevinçlerini, acılarını anlatıyor; hem de bizi kendisiyle beraber farklı semtlerde, bulvarlarda, otobüs duraklarında, parklarda dolaşmaya çağırıyor. Akbal'ın hikâyelerinde Sait Faik havası seziliyor; aynı onunki gibi bir insan sevgisi, hayat sevgisi seziliyor. Sait Faik hikâyelerin birinde, biz kelimelerin üzerinden geçerken kendi hikâyesini yazıyor üstelik. Bütün hikâyelerde şehrin kalabalığını, adlarını sanlarını bilmediğimiz insanları görüyor, onları takip ediyor, merak ediyor ve hep beraber koca bir hikâyenin içerisinde dönüp duruyoruz. Yazarın üslûbu kesinlikle çok güzel, çok lezzetli, edebî; hayali ya da gerçek olsun her kelimesini samimiyetle yazan bir yazar Oktay Akbal. Hikâyelerde olaylar yok gibi, ama hisler, duygular sürekli, hep beraber akıyor, bir an olsun durmuyor, sürekli olarak o duygu akışına dahil ediliyoruz. Böyle yaparak Akbal bizi bir yandan yolda yürürken kimlerin aşksız insanlar olduğunu yüzlerinden hallerinden tahmin etmeye, bir yandan hayata olan tepkisini ve küskünlüğünü evinin dış yüzeyini bir gazete manşeti gibi kullanarak gösteren bir emekliyle beraber hayata bakmaya, bir yandan yeni kiraladığı dairesine çıkarken apartmanda elektrik olmadığı için yüzünü göremediği bir kadına gönlü kayan bir gence duygudaş olmaya çağırıyor; bizler de Akbal'la beraber şehrin çeşitli sokaklarında binalara, özellikle de akşamları ya da geceleri bakıp hikâyelerini hissetmeye çalışıyor ya da en sevdiğim hikâyesinde olduğu gibi ücra bir köşedeki bir otobüs durağının duvarına hayattan çektiklerini, acılarını gizli gizli yazan, yazar için adı sanı bilinmeyen ama artık dost kabul edilen bir gizli şairi bulmak, ona rastlamak için umutla o durakta bekliyoruz...

Bu güzel, ince; edebiyatla, hayatla dolu eseri herkese öneriyorum.

Kitaptan 6 Alıntı

Rogojin 
13 Mar 10:51, Kitabı okudu, İnceledi, 10/10 puan

"Aşksız bir insan nasıl yaşar, nasıl yer, nasıl dolaşır, neler düşünür diye merak ederdim. Herhalde böyle bir insan şehrin uçsuz bucaksız caddelerinde gölgesini arkasına takarak gezmez, Unkapanı Köprüsü'nden mavnaları seyretmez, parklarda avarelikten hoşlanmaz, aşk filmlerini sevmezdi. O, işini gücünü bilen, caddelerde hep hızlı hızlı koşan, tramvayları doldurup taşıran, ayakları çıplak çocuklara sadaka vermeyen bir insandı. Yalnız kendi içinde yaşar, başka birşey bilmezdi."

Aşksız İnsanlar, Oktay Akbal (Sayfa 9 - "Aşksız İnsanlar" adlı hikâyesinden alıntıdır/1948)Aşksız İnsanlar, Oktay Akbal (Sayfa 9 - "Aşksız İnsanlar" adlı hikâyesinden alıntıdır/1948)
Rogojin 
15 Mar 07:09, Kitabı okudu, İnceledi, 10/10 puan

"O eylül sabahları güneşin doğuşunu görmeden yataklarından fırlayan insanların uyku dolu gözlerini, donuk, mahsun yüzlerini seyretmek ne tuhaftı! İskelenin yavaş yavaş doluverdiğini hiç farketmezdim. Adım başında bir sigara dumanı gözüme, bildik sesler içime dolardı. O yaşlı yazarı, o bütün yaz mevsimi boyunca sabah ve akşamları, güvertede karşılıklı oturduğumuz kötü kadın rolleriyle ün almış film artistini, yakasına pembe bir gül takarak iskelenin üzerinde dolaşan esmer delikanlıyı görürdüm. İngilizce, Fransızca, Almanca konuşanlar; gözlük, pardösü, şapka taşıyanlar; ayakta durup kitap okuyanlar; benim gibi denizi seyredip kendi dünyalarını yabancı bakışlardan saklamak isteyenlerle karşılaşırdım. Hepsi de burnun ötesinde yandan çarklının dumanının görünmesini, sesinin duyulmasını beklerdi."

Aşksız İnsanlar, Oktay Akbal (Sayfa 43)Aşksız İnsanlar, Oktay Akbal (Sayfa 43)
Black Mamba 
05 May 21:01, Kitabı okudu, Beğendi, Puan vermedi

Tebessüm
Gülen,daima gülmek isteyen bir yüz.Neden hep gülümsemek istiyor? O acı gülümseyişi hafif bıyıkların altındaki ince dudağa çizen nedir?

Aşksız İnsanlar, Oktay Akbal (Sayfa 65 - Can)Aşksız İnsanlar, Oktay Akbal (Sayfa 65 - Can)
Black Mamba 
06 May 21:43, Kitabı okudu, Beğendi, Puan vermedi

Zaman
''...Barış insanları artık uçup gitmiş, içimizden yerine konulamaz bir şey kopmuştu...''

Aşksız İnsanlar, Oktay Akbal (Sayfa 90 - Can)Aşksız İnsanlar, Oktay Akbal (Sayfa 90 - Can)
Rogojin 
13 Mar 10:48, Kitabı okudu, İnceledi, 10/10 puan

"Artık gelen otobüs beni istediğim yere götüremezdi. Ne sinemaya, ne kahveye gidebilir, ne de avarelik ardında dolaşabilirdim. Bu birkaç satır bana tanımadığım, bilmediğim, ama yakın olan bir insanın iç dünyasını açmış, sonra kapanıvermişti. O gün bulvar boyunca serseri gibi gezip durdum. Bir kanepeye oturup onu, bu satırları yazan kimseyi düşündüm. Neydi, kimdi? Bunları ne zaman yazmıştı? Nasıl sevmiş, niçin sevdiğinden bu tarife sığmaz nefreti duymuştu? Bu satırları yazarken eli titremiş miydi ?"

Aşksız İnsanlar, Oktay Akbal (Sayfa 70 - "Bulvardaki Durak" adlı hikâyesinden alıntıdır)Aşksız İnsanlar, Oktay Akbal (Sayfa 70 - "Bulvardaki Durak" adlı hikâyesinden alıntıdır)
Black Mamba 
03 May 22:40, Kitabı okudu, Beğendi, Puan vermedi

Yıllar
Günler aylar yıllar her zaman olduğu gibi farkına varmadan geçip gitti. Çocukluğumun bütün şarkıları değişti. Biz birçok evlere taşındık durduk. Ben her yıl biraz daha dünyayı, insanları tanıdım. Yeryüzünün kaç bucak olduğunu öğrendim.

Aşksız İnsanlar, Oktay Akbal (Sayfa 31 - Can)Aşksız İnsanlar, Oktay Akbal (Sayfa 31 - Can)