Atatürk Bir Milletin Yeniden Doğuşu

8,8/10  (19 Oy) · 
62 okunma  · 
21 beğeni  · 
1.530 gösterim
"Bu kitap çağdaş Türkiye'yi yaratan ve tarihin akışını değiştiren büyük önder hakkındaki birçok bilgi eksiğini giderecek bir araştırma ürünüdür.
"İşte, şimdiye kadar yayınlanmış en kapsamlı 'Atatürk' incelemesi...'Atatürk büyüleyici ve gizemli bir kişilik olarak belleklerde kalıyor."
-The Times-
"Son zamanlarda yayınlanmış yaşam öykülerinden pek azı Lord Kinross'un 'Atatürk'ü kadar başarılıdır. Bu yapıt şan ve şerefin insan biçimine girmiş unutulmaz anıtıdır."
-Sunday Telegraph-
(Arka Kapak)
  • Baskı Tarihi:
    Aralık 1994
  • Sayfa Sayısı:
    592
  • ISBN:
    9789754050356
  • Orijinal Adı:
    The Rebirth Of A Nation
  • Çeviri:
    Necdet Sander
  • Yayınevi:
    Altın Kitaplar
  • Kitabın Türü:
nejla güldalı 
 10 Oca 22:39, Kitabı okudu, 13 günde, Puan vermedi

Bu kitapla öğrendiğim, gerçek tarihimizi çok iyi bilmediğim oldu. Atatürk’e olan hayranlığım bir kez daha arttı. O benim gözümde zaten bir dehaydı ancak verdiği mücadeleyi bu kadar detaylı görmek gerçekten etkileyici idi. Böyle bir dehanın bize nasip olması gerçekten büyük şans. Her insan gibi onun da zaafları zayıf yönleri olması onun dehasından hiçbir şey kaybettirmiyor.
Zülfü Livaneli’nin dediği gibi;" Mustafa Kemal ne Batı taklitçisidir ne de Doğu mistiği. O, Türkiye Cumhuriyeti'ni kendi toplumsal özü, yani Anadolu kültürü üzerinden inşa etmeye çalışmış bir devrimcidir." Bu kitapta bu devrimcinin canhıraş mücadelesini okudum.
Hasta yatağında bile ülke menfaatlerini düşünmüş kaç lider gelmiştir dünyaya?

mustafa tamer akder 
31 May 2015, Kitabı okudu, 10/10 puan

Zihin yapısıyla , düşünce şekliyle cağından üstün ve cevresinden çok üstün yalnız bir adam. Ne Atatürk değince put gibi tapan , adını olur olmadık yerde kullanıp sadece şekil olarak yaşatmaya , adından bir koyunun etinden , sütünden ve derisinde yararlanır gibi belirli zümrelere kısıtlayıp ; kokoşların , kaypakların , kendi çıkarlarına göre hareket edenlerin , Atatürk'ü belirli kalıplar halinde öğrenen melek gibi gösterilmeye çalışılan bir adam ne de dedelerinin milleti kandıran sisteme çomak sokan , cahillikleriyle emperyalizm'e köle olmuş arap toplumundan biri olmamazı engellediği için kendine yediremeyen yobazların , uzun süre boyunca kadınların değersiz bir eşya gözüyle , cinsellik objesi olarak bakan cahillerin kadınları birey olarak erkeklerin seviyesine çıkaran buna bozulan ben merkezçillerin ve çocuğunun imam olsun hayaliyle yaşayan bir kadının Atatürk'e laf atmak için kendine savunamayacak bir kadının namusuna laf atabilecek kadar alçalan insanların şeytan gibi gösterilmeye çalışan insandı. Atatürk hayatında tecrübelerle şüpheler içerisinde yaşayan , kendi zekasına yakın insanların olmasından dolayı kendi hatalarını fark edemeyen , egosunu başarılarından ve zekasından dolayı çok yüksek , kadınlara bakışını doğu kültürünü etkisinden kurtaramamış , ülkesini canından çok seven (Son bölümlerle çok daha iyi anlayacaksınız bu sözümü.) , okuduğu 3997(üç bin dokuz yüz doksan yedi) kitapları kendi zihniyle şekillendirip sentezleyebilen ve en önemlisi yalnız bir insandı. Bu kitapta rasyonel bir şekilde yazıldığını ve 5 yıllık bir araştırmanın sonucunda çıktığını ön kısımdaki teşekkürlerden ve arka kısımdaki kaynakçadan çok rahat anlayabilirsiniz.

Eren BİÇER 
13 Tem 2015, Kitabı okudu, Beğendi, Puan vermedi

Bir yabancının gözünden Atatürk ve Milli Mücadele dönemi oldukça anlaşılır, hikaye tadında, belgelere dayandırılarak tasvir edilmiş. Murat Bardakçı'ya göre ısmarlama bir esermiş. Ne olursa olsun Atatürk'ü tanımak isteyen bir insanın mutlaka okuması gerekn bir eser.

Atatürk hakkında okuduğum kitapların en iyilerinden biri. çok emek verilmiş, detaylı bir araştırma yapılmış. yaklaşık yirmi sayfalık not çıkardım kitaptan. okudukça Ulu Önder'e olan hayranlığım daha da arttı. tekrar tekrar okumak gerekiyor.

Kader Babayiğit 
02 Mar 2016, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

Mustafa Kemal Atatürk'ü doğru anlatan bütün kitapların hayranıyım. Buda onlardan bir tanesi. Tarihe ışık tutmuş bu eser, kesinlikle okunması gereken baş yapıtlardan.

İnvictus 
 17 Mar 2016, Kitabı okudu, Puan vermedi

Yazarın bazı noktalarda katılmadığım görüşleri ve yorumları olsada, Atatürk'ün hayatına subjektif olarak değil de objektif olarak değerlendirerek , yabancı bir gözle bakabilmek açısından okuduğum bir kitap.

murat arıtürk 
15 Haz 2016, Kitabı okudu, 77 günde, Beğendi, 10/10 puan

Her Türk vatandaşının bu kitabı mutlaka okuması gerektiğini, Atatürk'ün bize bir armağan olduğunu idrak etmemiz gerektiğini düşünüyorum.

Burak CAN 
08 Oca 2016, Kitabı okuyor, Puan vermedi

Okumakta olduğum bir eser bittiğinde yorumumu tamamlayacağım.

Kitaptan 126 Alıntı

nejla güldalı 
10 Oca 11:58, Kitabı okudu, İnceledi, Puan vermedi

İstanbul’a özel olarak kısa bir ziyaret yapan Yugoslavya Kralı Aleksandr, Gazi’ye, bir kahraman karşısında duyulan hayranlıkla bağlandı ve ileride bir savaş çıkacak olursa onun emirlerine bir er gibi boyun eğeceğini bildirdi. Birlikte yedikleri yemekten sonra Gazi’ye, aralarında dostluk kurmayı candan istediğini söyledi ve eğer bazı Avrupa devletlerinin sözüne kanmış olsaydı, Anadolu’ya Yunanlılar yerine Yugoslavların asker çıkarmış olacağını itiraf etti. Gazi, buna, “Geçmiş olsun, majeste,” dedi. “Yoksa Yunan ordusu yerine denize Yugoslav ordusu dökülecekti.”

Atatürk, Lord Kinross (Altın Kitaplar Yayınevi)Atatürk, Lord Kinross (Altın Kitaplar Yayınevi)
nejla güldalı 
06 Oca 12:26, Kitabı okudu, İnceledi, Puan vermedi

Mustafa Kemal Atatürk
“Zavallı annem vücudunu, bütün millet için amaç olan İzmir’in kutsal topraklarına
bırakmış bulunuyor. Burada yatan annem, zulmün, baskının ve bütün milleti felaket uçurumuna götüren keyfi bir yönetimin kurbanı olmuştur.
... Mütareke zamanında Anadolu’ya geçtiğim vakit, annemi ıstıraplı bir halde İstanbul’da bırakmak zorunda kalmıştım. Yanımda kendisinin beraberime verdiği biri vardı. Onu Erzurum’dan İstanbul’a gönderdiğim zaman, annem bu adamın yalnız olarak geldiğini öğrenince, benim için halife ve padişah tarafından verilmiş olan idam kararının yerine getirildiğini sanmış ve kendisine inme inmiş. Annem, üç buçuk yıl, bütün gece ve gündüzleri gözyaşları içinde geçirdi. Bu gözyaşları ona gözlerini kaybettirdi. En sonra pek yakın zamanlarda onu İstanbul’dan kurtarabildim, ona kavuşabildim ki, o artık manen ölmüş, yalnız maddeten yaşıyordu. Annemin kaybına şüphesiz çok üzülüyorum. Fakat bu üzüntümü gideren ve beni avutan bir nokta vardır ki, o da anamız vatanı mahveden, çökerten yönetimin artık bir daha geri gelmemek üzere yok edilmiş olmasıdır.
... Annemin mezarı önünde ve Tanrı’nın huzurunda ant içiyorum, milletin bu kadar kan
dökerek kazanmış olduğu egemenliğin korunması ve savunması için gerekirse annemin yanına gitmekten asla çekinmeyeceğim.”

Atatürk, Lord Kinross (Altın Kitaplar Yayınevi)Atatürk, Lord Kinross (Altın Kitaplar Yayınevi)

Sultanların kullandığı bir sözü o da benimsemişti: 'İçerken verilen ferman ayıkken uygulanmaz.'

Atatürk, Lord Kinross (Sayfa 538)Atatürk, Lord Kinross (Sayfa 538)
nejla güldalı 
29 Ara 2016, Kitabı okudu, İnceledi, Puan vermedi

Mustafa Kemal, Türk ordusunun ülkeyi yalnızca düşmandan değil, aynı zamanda yobazlıktan ve düşünce üzerindeki baskılardan da kurtardığı zaman görevini başarmış sayılacağını anlattı. Türkiye’nin ana sorunu, Batı dünyasından geri kalmış olması ve Türkleri “muasır medeniyet seviyesine” ulaştırmak zorunluluğuydu.

Atatürk, Lord Kinross (Altın Kitaplar Yayınevi)Atatürk, Lord Kinross (Altın Kitaplar Yayınevi)
nejla güldalı 
03 Oca 14:32, Kitabı okudu, İnceledi, Puan vermedi

Padişah, Rauf Bey’e anlamlı anlamlı baktı ve biraz sertlikle, “Beyefendi, bizim millet koyun sürüsü gibidir,” dedi. “Başında bir çoban ister. İşte o çoban da benim.”

Atatürk, Lord Kinross (Altın Kitaplar Yayınevi)Atatürk, Lord Kinross (Altın Kitaplar Yayınevi)

Dine inandığını yine de söylüyordu, fakat akıl süzgecinden geçen bir inançla. Müslümanlık onun gözünde mantık, muhakeme, bilim ve bilgiyle uyumluluk içinde 'doğal bir din'di. 'Milletin kalbine yöneltilmiş zehirli bir hançer' olan yobazlığa bütün gücüyle karşıydı. Çağdaş bir görünüşün Müslümanlığa aykırı olduğunu ileri sürenleri azarlıyordu. Camilerde cuma günü verilen vaazların bilim kurallarına uygun olması gerekliydi; vaizler uygarlık dünyasının siyasi ve sosyal koşullarını yakından izlemek zorundaydılar. Bundan sonra vaazlar, halkın anlayabilmesi için, eski bir ölü dille değil, Türkçe olarak verilecekti.

Atatürk, Lord Kinross (Sayfa 451)Atatürk, Lord Kinross (Sayfa 451)
nejla güldalı 
02 Oca 16:43, Kitabı okudu, İnceledi, Puan vermedi

Chateaubriand
“Büsbütün unutulmaktansa hiç doğmamış olmayı yeğlerim.”

Atatürk, Lord Kinross (Altın Kitaplar Yayınevi)Atatürk, Lord Kinross (Altın Kitaplar Yayınevi)
nejla güldalı 
02 Oca 15:34, Kitabı okudu, İnceledi, Puan vermedi

Kireçtepe savaşında takviye birlikleri getirmek için cephe gerisinde at üzerindedir.
Geçebilecekleri tek yol, denizle sırt arasında, düşman filosunun ateşine açıktır. Askerler bu boğaza gelince dururlar. Mustafa Kemal’e, “Düşman ölüm saçıyor, kuş bile geçirmiyor,” derler. O hemen, “Böyle geçebilirsiniz,” diyerek kurmay başkanı ve yaveriyle ileri doğru atılır ve ötekilere de peşinden gelmelerini emreder. Askerler tek sıra halinde onun peşinden koşarlar ve çok kayıp vermekle beraber, mevzii yeniden ele geçirirler.

Atatürk, Lord Kinross (Altın Kitaplar Yayınevi)Atatürk, Lord Kinross (Altın Kitaplar Yayınevi)
nejla güldalı 
03 Oca 18:45, Kitabı okudu, İnceledi, Puan vermedi

Mustafa Kemal, şehrin eşrafını karargâha toplayarak: “Düşman bizi öldürmek isteğinde değildir,” dedi. “Düşmanın niyeti bizi mezarımıza diri diri gömmektir.

Atatürk, Lord Kinross (Altın Kitaplar Yayınevi)Atatürk, Lord Kinross (Altın Kitaplar Yayınevi)
nejla güldalı 
02 Oca 13:31, Kitabı okudu, İnceledi, Puan vermedi

Mustafa Kemal Atatürk
“Tarih ne güzel bir ayna! İnsanlar, özellikle ahlakça geri kalmış soylardan gelenler, kutsal davalar karşısında bile kötü duygularını açıklamaktan kendilerini alamazlar. Büyük tarih olaylarına katılanların davranış ve tutumları, ahlaklarının gerçek niteliğini ortaya çıkarır.”

Atatürk, Lord Kinross (Altın Kitaplar Yayınevi)Atatürk, Lord Kinross (Altın Kitaplar Yayınevi)