Atlantis Efsanesi

0,0/10  (0 Oy) · 
1 okunma  · 
0 beğeni  · 
287 gösterim
Atlantis efsanesi her zaman kaybolmuş parlak bir medeniyetin yeryüzünde konumlandırılmasıyla ilişkilendirildi. Bu, yalnızca uzak bir geçmişte sular altında kalmış bir adanın değil, yitip gitmiş olağanüstü bir dünyanın, ideal bir mekân ve toplumun da arayışıydı. Atlantis cennete dönüş özleminin nesnesi olup çıktı. Sulara gömülmüş büyük bir medeniyet imgesi, Batı'nın muhayyilesinde adeta demir attı. Batı, bir ütopyadan hayalet adaya, bir çöküş imgesine uzanan, son derece zengin ve çelişkili simgeleri Atlantis'e atfetmekten hiç vazgeçmedi.

Bugüne dek yeryüzünün hemen her bölgesinde konumlandırılmaya çalışılan Atlantis karşısındaki bu büyülenme, 40 bini aşkın esere esin kaynağı oldu. Platon'un Kritias'ından alınan büyük esin Bacon'ın felsefi ütopyasıyla, Lovecraft, Conan Doyle ve Pierre Benoit'nın yapıtlarında da yankı buldu. Kayıp dünyalar çizgi roman alanında başarı kazanırken, filmlere de konu oldu ve Atlantis'le ilgili pek çok video oyunu üretildi. Her mit gibi Atlantis de kendi hayatını yaşamaya başlayıp, "her dönemin kültürel eğilimlerini yansıtan imgeleri üreten bir makine"ye dönüştü. René Treuil, Batı kültürünün ve zihniyetinin bir parçası haline gelmiş bir kurgu olarak Atlantis'i anlatıyor.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Temmuz 2013
  • Sayfa Sayısı:
    96
  • ISBN:
    9786053608783
  • Çeviri:
    Devrim Çetinkasap
  • Yayınevi:
    İş Bankası Kültür Yayınları
  • Kitabın Türü: