Atları Bağlayın Geceyi Burada Geçireceğiz

6,9/10  (26 Oy) · 
48 okunma  · 
14 beğeni  · 
965 gösterim
Cesaretimiz var mı her şeyi bir anda öylece bırakıp gitmeye? İnsan her nereye giderse gitsin kendini de beraberinde götürmez mi? Varlığından güç aldığımız arkadaşlar ne zaman yük haline geldi? Hepimiz başarılı olmak zorunda mıyız bu hayatta? Her seferinde duvara tosladığımız halde hâlâ yeni ilişkiler kurmaya, var olanı kurtarmaya çalışmak hayal kırıklıklarına bağımlı hale gelmemizle açıklanabilir mi? Melisa Kesmez, heyecanlı ve mütevazı sesinin her satırda hissedildiği kısa öykülerinde soruları müzikle, dramla, şiirle yoğuruyor, cevapları ise nüktedanlığı da elden bırakmayarak veriyor.

"Aklımızın devre dışı, sadece kalbimizin olduğu" yeniyetmelikten zaman mefhumunun olmadığı balık krakerli ve kaygısız çocukluk yıllarına, yüzyıllık dostla oturulan öğle rakısından patrona son çare olarak yazılan istifa maillerine, sevdiğimiz "o" olmayı çoktan bırakmış uzatmalı evliliklerden gel demese de gittiğimiz, gitmek istediğimiz sevgililere, eski sevgililere, aileye, aldatmalara, aldatılmalara; üzerimize haddinden fazla gelen ancak bir türlü vazgeçemediğimiz "modern dünyamızın" tüm inceliklerine dokunuyor, yalın ama coşkulu, naif ama kararlı, fısıldıyor kulaklara: Atları Bağlayın, Geceyi Burada Geçireceğiz.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Ocak 2014
  • Sayfa Sayısı:
    140
  • ISBN:
    9789755706573
  • Yayınevi:
    Sel Yayıncılık
  • Kitabın Türü:

Kısa hikayelerden oluşan çerezlik bir kitap, bazı kelimeleri çok kullandığındığını fark etmeden edemedim. Birde sigara ve rakıya çok düşkün sanırım kendisi hemen hemen bütün hikayelerde yer vermiş. Okumasanız da bir şey farketmez yani.

Ahmet Yaban 
27 Ağu 21:03, Kitabı okudu, 4/10 puan

Melisa Kesmez in okuduğum ilk kitabı. Yazar bir çok kadından kısa kısa hikayelerle kitabı yazmış. İçen,seven,aldatan,aldatılan...her tür kadından bir iz bir yara var. Tabi klasik sorunumuz olan edebi değer bakımından zayıf bir kitap. Ama okunabilir ve akıcı

"Kitapların içinde sakinleşirdi ruhum... okumak iyi gelirdi bana. Gerçek dünya beni içine almadığından olacak, orada bulduğum kurmaca alemlerde daha mutlu daha gerçektim. "
Bu kitaptaki kısa kısa hikayeleri ve yazarın gündelik, içten ve bizden ifadelerini , benzetmelerini o kadar çok sevdim ki, bundan sonra Melisa ne yazmışsa okurum dedim. Çünkü ben Melisa oldum, Melisa ben oldu.
En çok da "Balık Kraker" ve "İyiyiz" isimli hikayelerine bayıldım:)

Ahmet Kara 
12 Tem 2015, Kitabı okudu, 10/10 puan

Kitabın içerdiği (yanlış saymadıysam) 25 hikayenin büyük kısmını büyük bir keyifle okudum. Yazarın dilinden, akıcı üslubundan çok etkilendiğimi belirtmeliyim.

Özetle, Melisa Kesmez'i keşfettiğim kitaptır.

UĞURCAN KOÇ 
13 Haz 06:40, Kitabı okudu, 1 günde, Beğendi, 8/10 puan

Yaklaşık 140 sayfalık bir kitap için 25 öykü biraz fazla olmuş bence. Yazarın rakısever biri olduğu da buram buram kokarken, bu kadar fazla öykü bir süre sonra kafa yapıyor resmen. Ancak bazı öyküler çok başarılı. Okuduktan sonra tat bırakacak cinsten. Keyifli okumalar.

Sinan Tütüncüler 
07 Eyl 22:41, Kitabı okudu, 28 günde, Beğendi, 8/10 puan

Bir kadın hikâyeleri resitali seyrettim kitabı okurken. Aslında giriş cümlesi şöyle de olabilirdi; Bir kadının hikâye resitalini seyrettim kitabı okurken. Kitabı yazanın bir kadın olmasından öte, hemen hemen ortak bir çizgisi olan kadın karakterlere sahip hikâyeleri içermesinden dolayı, hikâyelerin tamamını bir kadınla özdeşleştirmek mümkün.

Melisa Kesmez’in ilk eseri olan hikâye kitabı “Atları Bağlayın Geceyi Burada Geçireceğiz”den aklımda kalan ilk soru şu oldu; Kitabın ismi neden bu? Çünkü kitapta bu isimde bir öykü yok. Zannedersem, Melisa Kesmez, bir gecelik bir soluklanmaya eşlik edecek bir kitap olacağına işaret etmiş bu isimle.

130 sayfa ve 25 öyküden oluşan kitap, bir solukta olmasa bile, bir gecelik soluklanmada, bir iki duble rakı, birkaç sigara, birkaç damla gözyaşı ile Ahmet Kaya, Sezen Aksu, Zeki Müren ve Müslüm Gürses şarkıları eşliğinde okunabilecek bir kitap. Ben kitabı bir gecede bitirmedim. Beğendiğim kitapları sindirerek okuyabilmek için uzatmaya çalışıyorum. Bu şekilde okumanın bir faydası var mı bilmiyorum ama okuduğu kitapları çabuk unutan birisi olarak, bu hüzünlü hikâyelerin beni erken terk etmesini istemedim. Merak ediyorsanız, hikâyelerde geçen şarkıları, o hikâyeleri okurken özellikle dinledim.

Nerede okuduğumu hatırlamıyorum ama ünlü bir yazarımız bir söyleşisinde –Murathan Mungan olabilir- kısa öykü yazmanın en zor yazım tarzlarından birisi olduğunu dile getirmişti. Melisa Kesmez, bu zorluğu kolaya çeviren bir tarzla kaleme almış öykülerini. Öyküleri genel olarak derleyecek olursak, yazar tüm öyküleri karakterlerin gözünden aktarmış. 25 Hikâyenin 22’sinde esas karakter kız çocuğu, ergen kadın ya da yetişkin kadın. 2 karakterin cinsiyeti belirgin değil ama kadın olduğu hissediliyor. Bir karakterin ise erkek olduğundan neredeyse eminim. Görüldüğü üzere birkaç küçük istisna dışında, kitap bir kadın öyküleri kitabı.

Kadın derken, şehirli, orta sınıf, marjinal, kaybeden, derdi olan ve bu derdi kendi ile sınırlı olmayan kadınları kast ediyorum. Hikâyelerin birçoğunda boşanmış veya erken yaşta ölmüş anne-babası olan, yine kendisi boşanmış, ayrılmış ya da ilişkisi iyi gitmeyen ana karakter mevcut.

Hikâyelerin ortak bileşeni hüzün. Hikâyelerde bir Türk melodramı havası da yok değil ama bu hava hikâyeleri o kadar bizden yapıyor ki. Bu hikâyeler içinde beni en çok etkileyen, kitabın ilk hikâyesi olan “Balık kraker” oldu. Annesi ile babası ayrılmış iki çocuğun –ki kahramanımız iki çocuktan abla olanı- annesi ile birlikte ayrıldıkları eve, babalarını görmek için yaptıkları kısa ziyareti içeriyor. Hikâyelerin ana gövdesini içeren hüznün aralarına serpiştirilmiş mizah kırıntıları, hikâyeleri daha bir samimi, içten ve bizden hale getiriyor.

Hikâyeler kadın ana karakterler kadar güçlü kadın yan karakterler de içeriyor. Özellikle anneler, halalar, anneanneler. Bu karakterler, bazen hikâyede bir gölge olarak var olsalar da, ağırlıkları kendisini fazlası ile hissettiriyor. Örneğin “Kıpırtısız” isimli hikâyede, kızı tarafından evden kovulan annenin hikâyede yer aldığı sahne çok dar. Sadece apartman merdivenlerinde adımlarını ve sonra sokakta pencereden seyredilen kayboluşunu seyrediyoruz. Ama hikâyenin içine öyle bir yerleşiyor ki, hikâyenin karakteri bile onun gölgesinde kalıyor.

Hikâyeleri çekici yapan, kısa ama derin senaryoları değil sadece. Bu kadar kısa hikâyelerde, hayatın detayına giren cümleler, tespitler ve gözlemler okuyanı şaşırtıyor. Taşınmak için toplanan bir evin ortasındaki kolilerin üzerinde gezinen kedi, kadını terk edilmiş evdeki kornişten kopan perde, içinde yapma bir çiçek olan plastik çakmak, kocayı kızdıran lavabonun içindeki domates kabukları, vitrinin içindeki kolonya şişesi, bıçak ucuna saplanıp ikram edilen elmalar, hikâyelerin içine sızmış ama bir kadına ait olduğu aşikâr kadın gözlemleri.

Hikâyelerin oturduğu toplumsal zemin, Türkiye’nin muhafazakar ve giderek muhafazakarlaşan yapısına uyumsuz. Ama bu Türkiye’de böyle bir toplumsal dokunun olmadığını göstermez. Bu nedenle, bazı eleştirilerde gözlemlediğim “uçuk hikâyeler” tanımını, açıkçası bu kitap için uygun bulmuyorum. Metropol hikâyeleri olduğunu kabul etmek mümkün ama hikâyelerin içine, özellikle yan karakterlerle giren taşra öğeleri de mevcut. “Halam” hikâyesindeki hala, “Sevgili Müslüm Baba”daki baba, “Ceyda’nın Dizleri”ndeki Memet, “Sarı Elmalar”daki baba, “Anneannemin Takma Dişleri”ndeki anneanne taşra rüzgârlarını taşıyorlar hikayeye.

Ama elbette tüm bunlara karşın, kaderlerini elinde tutmaya çalışan, hayatın dişlileri içinde yer alan ve doğal olarak o dişliler tarafından ezilen özgür ruhlu ama ruhları yaralı kadınlar hâkim hikâyelerde. Bu özgürlüğe içki, özellikle rakı içmek de dâhil.
Hayatımda bu kadar anason kokusu hissi veren bir kitap hatırlamıyorum. Öykülerde sık sık yer alan rakı, kitaba fazlası ile sinmiş. Ve o koku hikâyeleri daha da bir bizden ve hüzünlü yapmış.

“Atları Bağlayın Geceyi Burada Geçireceğiz” çok severek ve etkilenerek okuduğum bir kitap oldu. Kısa öykü tarzında Türk hikâyeciliğine ciddi katkı suna bir eser olduğunu düşünüyorum.

Arzu Bozdemir 
26 Nis 19:19, Kitabı okudu, Puan vermedi

Hikayeler yarım kalmış havası veriyor evet yinede sonları hepimizin hayatında var olan gerçeklere yada hayallere yada ümitlere çıktığını tahmin etmek gülümsetiyor.

Şeyma İşter 
21 Kas 19:56, Kitabı okudu, 11 günde, 10/10 puan

Kitapta 25 öykü var, birbirinden güzel. Hepsi 3-4 sayfa kadar. Okurken kendizi "ya evet ben de böyle hissediyorum ama senin kadar güzel anlatamamıştım Melisacım" derken bulacaksınız :) Genel olarak mutsuz aşkları, kaybedenleri, umutsuz yolculukları kadınların dilinden anlatıyor. O kadar naif bir dili var ki yer yer gülümsetiyor sizi. İçerisindeki bir çok cümle aforizma gibiydi, altı çizilecek yığınla cümle vardı. Melisa Kesmez okumak sanki hüzünlü bir akşam hiç tanımadığınız birinin siz içini dökmesi gibiydi...Bazen Bahar 'ı okumak için sabırsızlanıyorum

cansu tekcan 
06 Eyl 2015, Kitabı okumadı, 1/10 puan

Uzun bir süre merakla beklediğim bir kitaptı fakat okuyunca tamamen hayal kırıklığına uğradım diyebilirim, hikayelerden oluşuyor ilk hikaye dışındaki bütün hikayeler gerçekten uzak, yapay, marjinallik vurgusu çabasındaydı. Aynı fikirde olduğum konularda bile rahatsız oldum, fikirler ancak bu kadar sırıtarak yerleştirilirdi hikayeye. Okuyucuyu içine almaktan uzak, yazar kendince kendi derdini anlatmış ve kendiyle sınırlı kalmış, keşke hiç okumamış olsaydım dedim.

Cem KÖROĞLU 
10 Mar 15:25, Kitabı okudu, 3 günde, 8/10 puan

Melisa Kesmez'in 2 kitabı (bazen bahar) arasında kapak haricinde bir fark olmasa da içerik olarak ikisini de çok samimi buldum. Çoğunluğu ikili ilişkiler üzerine kısa hikayeler derin konular. Her duyguya yer verilmiş kitapta.

2 /

Kitaptan 38 Alıntı

Hayat işte. Evde hayal kuruyor, sonra sokağa çıkıyor ve hepsini tek tek gömüyorsun bir yerlere. Hayatın aklındaki ile alakası yok.

Atları Bağlayın Geceyi Burada Geçireceğiz, Melisa KesmezAtları Bağlayın Geceyi Burada Geçireceğiz, Melisa Kesmez

İnsan aya da gitse bazı şeyleri farkında olmadan götürüyor yanında. Sen o yana bakmazken bavuluna gizlice sızıyor bir şeyler. Anason kokusu oluyor bu bazen, bazen bir Ahmet Kaya şarkısı.

Atları Bağlayın Geceyi Burada Geçireceğiz, Melisa Kesmez (Sayfa 23)Atları Bağlayın Geceyi Burada Geçireceğiz, Melisa Kesmez (Sayfa 23)

“Bazen öyle bir insanla kesişiyor ki yolun, ömrünün yarısını onsuz geçirdiğin için öfkeleniyorsun kendine.”

Atları Bağlayın Geceyi Burada Geçireceğiz, Melisa Kesmez (Sayfa 28)Atları Bağlayın Geceyi Burada Geçireceğiz, Melisa Kesmez (Sayfa 28)

Hayat işte. Evde hayal kuruyor, sonra sokağa çıkıyor ve hepsini tek tek gömüyorsun bir yerlere.

Atları Bağlayın Geceyi Burada Geçireceğiz, Melisa Kesmez (Sayfa 14 - Sel)Atları Bağlayın Geceyi Burada Geçireceğiz, Melisa Kesmez (Sayfa 14 - Sel)

Rahat bıraktığımızda doğa nasıl da güzel bakıyor başının çaresine. Biz hiç elimizi sürmeden, ne büyük işler başarıyor tek başına.

Atları Bağlayın Geceyi Burada Geçireceğiz, Melisa Kesmez (Sayfa 17)Atları Bağlayın Geceyi Burada Geçireceğiz, Melisa Kesmez (Sayfa 17)

Evini değiştirmek, yatağını değiştirmek gibiydi bir nehrin. Sancısı büyüktü. Yine de galiba bazı insanlar yolda olmak için geliyorlardı hayata. Dikiş tutturamayan, bir yerde uzun süre kalamayan, doğuştan huzursuz insanlardık biz.

Atları Bağlayın Geceyi Burada Geçireceğiz, Melisa Kesmez (Sayfa 102)Atları Bağlayın Geceyi Burada Geçireceğiz, Melisa Kesmez (Sayfa 102)

Dedim ki: ‘Kalbinin bir ucunu bir başkasınınkine teyellemek istiyor insan. Hepsi hepsi bu.’
Dedi ki: ‘Yaşlanıyorsun’

Atları Bağlayın Geceyi Burada Geçireceğiz, Melisa KesmezAtları Bağlayın Geceyi Burada Geçireceğiz, Melisa Kesmez
4 /

Kitapla ilgili 1 Haber




Burası çok ıssız