8,3/10  (14 Oy) · 
53 okunma  · 
13 beğeni  · 
1.033 gösterim
Türk klâsik edebiyatının en yaygın nazım şekli olmak bakımından her divanda yıgm yığın örneği bulunur gazellerin. Bir medeniyet birikiminin estetik boyutta kaynakları arasında sayılmak, işte o kesretin sonucudur. Beyitlerin asırlar boyunca birer sarraf titizliğiyle işlenmiş dizeleri, aslında bizim klâsik edebiyat maceramızın paradigmasını da yansıtır biraz. Ve Osmanlı gazelinin tarihi, biraz da Türk'ün tarihidir; orada Göktürklerden, Uygurlardan, Selçuklulardan süzülerek genlerimizde taşıdığımız bir kültür birikimi okunur çoğu kez.Elinizdeki kitapçıkta değişik şairlere ait on beş gazel ile iki berceste, yine o şairlerin zamanlarına ait araştırmalarla şerh edilmeye çalışılmıştır. Biz, anladığımızı yazdık ve elden geldiğince objektif kalmaya çalıştık. Okuyucu, belki de bizim hissettiklerimizi duyacak, bizim görmediklerimizi seyredecek o dizelerde. Öyle de olmalıdır, diyoruz biz. Çünkü şiir hakikatte bilgi edinmek yahut anlamak için değil, hissetmek içindir. Ezcümle, bu sayfanın devamında size kadim zaman ustalarının çağlarına has duyuş, düşünüş ve ifade edişlerini anlatabilmeyi istedik "ve gazel yeniden" dedik.
  • Baskı Tarihi:
    Ekim 2004
  • Sayfa Sayısı:
    151
  • ISBN:
    9789758950126
  • Yayınevi:
    Kapı Yayınları
  • Kitabın Türü:
Salih Çermik 
12 Oca 14:04 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Denemelerden oluşan bir kitap. Yorucu ama asla sıkıcı değil. Yoruculuğu da denemelerin içindekiler, yani derinlikler. Dili şiir gibi ama düz yazı. İskender Pala klasiği...

Deneme tarzı sevenler için bu kitap çok iyi.Öncelikle yazarın dilini ağır bulanlar olabilir fakat ben okurken o kadar zor gelmedi.

Divan edebiyatından bazı beyitleri alarak bunları deneme tarzında ifade eden yazar, -günümüzde- anlaşılamıyor denilen divanı bizlere anlatmak için gayretler sarf ediyor..

Saygı ve selam ile, iyi okumalar.

Penbegül Yılmaz 
04 Şub 2016 · Kitabı okudu · 7 günde · Beğendi · 8/10 puan

Kitapta Osmanlı devletinden bahsedilmektedir. Daha doğrusu 700. yıl kavramı daha çok geçmektedir, kitapta. Osmanlıdaki kültürün bugününe yansıyışı resmedilmektedir sanki. Deyimlerin o günkü manaları. O günkü olan hikayelerin, bugüne göre düşünülmesi. Muhtemeldir ki tarih tekerrürden ibarettir. Yani sözü deyimiyse tarih sürekli kendini tekrar etmektedir. Yıllar önce olan kültür bugün de yerini almaktadır. Yazarımızda o günlerdeki eserlerden kesitlerle, deyimlerden açıklamalarla bugüne bir bakış atmıştır. O günkü beyitlerin de bazıları yorumlanmış şekilde kitapta mevcuttur.

Sabit NA 
19 Oca 2016 · Kitabı okudu · 2 günde · Puan vermedi

Çok edebiyatla iç içe olmayan okuyucular için sıkıcı gelebilecek farklı ve zor bir denemeler kitabı yazarın.

Halit ErdoĞan  
08 Ağu 2014 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

çok güzel bir kitap herkese tafsiye ederim

Kitaptan 6 Alıntı

Salih Çermik 
12 Oca 14:04 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

Aşk bir bedeni hastalık olsaydı yalnızca, hastanelerde tedavi ederlerdi onu; oysa Bimarhanelerde tımara çekilir aşk son ucunda.

Ayine, İskender Pala (Sayfa 25 - Kapı Yayınları - 17. Baskı)Ayine, İskender Pala (Sayfa 25 - Kapı Yayınları - 17. Baskı)

Aşk
Gönlüm! Aziz Dostum!...
Nerelerdesin, ya dön artık yurduna; ya iki satır yaz bize...

Ayine, İskender Pala (Sayfa 16 - Kitâb-ı Aşk (Sf. 78))Ayine, İskender Pala (Sayfa 16 - Kitâb-ı Aşk (Sf. 78))

"Zaman bir çizgi... Sonu yok... Başı da olmadığı gibi. Herkese bölüştürüldü bir parçası ezel gününde; acıdan ve sevinçten nakış çizelim, desen işleyelim diye üstüne. Rengi hiç olmadı, tezgâhta hiç dokunmadı..."

Ayine, İskender PalaAyine, İskender Pala