8,4/10  (254 Oy) · 
716 okunma  · 
194 beğeni  · 
3.333 gösterim
Az...

Küçük bir kelime, büyük bir roman. Diyebilirsin ki, bir insanı, fotoğraflarından ve hakkındaki haberlerden ne kadar tanıyabilirsin? Haklısın. Belki de çok az... O zaman şöyle demeliyim: Seni az tanıyorum... Az... Sen de fark ettin mi? Az dediğin, küçücük bir kelime. Sadece A ve Z. Sadece iki harf. Ama aralarında koca bir alfabe var. O alfabeyle yazılmış onbinlerce kelime ve yüzbinlerce cümle var. Sana söylemek isteyip de yazamadığım sözler bile o iki harfin arasında. Biri başlangıç, diğeri son. Ama sanki birbirleri için yaratılmışlar. Yan yana gelip de birlikte okunmak için. Aralarındaki her harfi teker teker aşıp birbirlerine kavuşmuş gibiler. Senin ve benim gibi...

11 yaşında bir tarikat şeyhinin oğluyla evlendirilen korucu kızı Derdâ ile hapisteki bir gaspçının aynı yaştaki oğlu "mezarlık çocuğu" Derda'nın bir mezarlıkta kesişen hayatlarının, bu iki çocuğu kırk yıl boyunca her tür şiddetle yontup birbirlerine hazırlayışının, (bütün anlamlarıyla) Yazı'nın bu iki çocuğu birleştirmesinin hikâyesi. Çocuk şiddeti, hayatın şiddeti, aşkın şiddeti, inancın şiddeti, hırsın şiddeti üzerine, A'dan Z'ye şiddet üzerine, dilin ve yazının şiddetiyle bir roman...
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Temmuz 2012
  • Sayfa Sayısı:
    360
  • ISBN:
    9786050900682
  • Yayınevi:
    Doğan Kitap
  • Kitabın Türü:
ihtiyar 
10 Şub 19:02, Kitabı okudu, 5 günde, Puan vermedi

Bu kitabı okurken, bazı bölümleri okuduğunuzu zannediyorsunuz oysa okumuyor yaşıyorsunuz. Sanki Derda yanınızda, yada siz Derda'nın yanındasınız. Anlatım gücü buna neden olduğu kadar güncel konularda buna katkı sağlıyor, küçük yaşta evlendirilen kız çocukları çok yakın, korsan kitap çok yakın, mezarlıklarda ki çocuklarda çok yakın, yazarın sık sık kullandığı küfürlerde çok yakın, Oğuz Atay'da çok yakın... İçimizde her şey... İçimizdekileri kağıda döken Hakan Günday ve elbette onun hayal gücü... Kitabın ilk bölümünden daha çok etkiledim. Yazarın okuduğum üç kitabı içinde; Kinyas Kayra halen favorim sonra Az...

"Az dediğin, küçücük bir kelime. Sadece A ve Z. Sadece iki harf. Ama aralarında koca bir alfabe var. O alfabeyle yazılmış onbinlerce kelime ve yüzbinlerce cümle var. Sana söylemek isteyip de yazamadığım sözler bile o iki harfin arasında. Biri başlangıç, diğeri son. Ama sanki birbirleri için yaratılmışlar. Yan yana gelip de birlikte okunmak için. Aralarındaki her harfi teker teker aşıp birbirlerine kavuşmuş gibiler. Senin ve benim gibi..."

Bu minval üzerine bu kitap hakkında söylenecek AZ şey var!!!

Nur-AL 
29 Kas 2015, Kitabı okudu, 26 günde, Beğendi, 8/10 puan

"Az" deyip geçmemeli, kitabın ismi her ne kadar "Az" olsada içeriği o kadar çok ki.. Kitap ilk sayfalarından başlayarak hemen içine alıp hapsetiyor insanı. 6 yaşında bir kız çocuğunun ölümü ve öğretmeninin intihar girişimi ile başlayıp 11 yaşındaki Derdâ'nın acılarla çaresizliklerle örülmüş Türkiye'den İngiltere'ye varan hayatını anlatıyor. Kitabın ilk yarısında kız çocuğu Derdâ'nın 11 yaşından 16 yaşına kadar yaşadıkları anlatılıyor. Geri kalan yarısında ise erkek çocuğu Derda'nın 11 yaşından başlayıp yetişkin biri olup, Derdâ ile yollarının tekrar kesişmesini anlatıyor. Yazar bu iki ana karaktere her ne kadar aynı ismi vermişsede romanında, aradaki farkı a (Derda) ve â (Derdâ) ile okurlar için ortaya koymuş.

Hakan Günday'a ait okuduğum ilk kitap bu ve ne kadarda doğru bir seçim yapmışım. Yazarın "Az"da kullandığı dil/üslup gerçektende romanın dahada etkileyici olmasına neden oluyor. "Az" konusuyla, ana-karakterleriyle, hissettirdiği duyguyla ve çocuk psikolojisine çektiği dikkatle ister istemez okurları etkileyecek türde bir kitap. Kitabın konusu, kurgusu ve psikolojik öğretilerini çok başarılı buldum.

Sanırım kitapla alakalı daha fazla detaya girmem okumayı düşünenler için hoş olmaz, herkes okuduğunda o lezzeti kendi almalı kitaptan diye düşünüyorum :)

Keyifli okumalar herkese..

Şükran Güngör 
01 Tem 2015, Kitabı okudu, 7 günde, 8/10 puan

Kitabı okudum bitirdim kapağını kapattım ve aklıma yakın zamanda izlediğim bir filmden - Bulut Atlası- replik geldi ve kitabı bize özetlediğine karar verdim.
"Hayatlarımız bize ait değildir. Rahimden mezara kadar yaşamış ve yaşayan başka insanlara bağımlıyız. İşlenen her suçla, yapılan her iyilikle kendi geleceğimizi doğururuz." Sonmi 451
Kitabı okurken "Bu kadar da rastlantı olmaz" diyorsunuz ama bu zincirleme olaylar sizi bir an olsun düşmeyen temposuyla kitaba daha çok bağlıyor.
Yazarın ilk okuduğum kitabıdır ve üslubunu da gayet başarılı ve özgün bulduğumu da söylemeden geçemeyeceğim.
Ayrıca kitabın bir noktadan sonra Oğuz Atay'a bağlanması da kitaba ayrı lezzet katmış diye düşünüyorum.

Elif Kimya Salt 
13 Eki 08:00, Kitabı okudu, 7/10 puan

Bu kitabı ikinci okuyuşum. Normalde bu kadar kısa sürede aynı kitabı tekrar okumam ama Hakan Günday ve birkaç yazarın kitapları istisna. Kitapta iki ayrı karakter anlatılıyor. Biri Derda, diğeri Derda. 11 yaşında zorla evlendirilen kızımız Derda ve 11 yaşında hapsedilen oğlumuz Derda. Mekan olarak da kırsal bölgelerden mezarlıklara gecekondu tarzı evlerden apartmanlara gibi yerler seçilmiş. Tabi eleştirilecek yerler de var.Kitapta çok fazla tesadüf var türk sinemasını andırıyor ve olayları birbirine bağlama çok zoraki olmuş. Oğuz Atay lı kısımları da sevemedim ben. Güneydoğuyu, töre-aşiret konulu kötü televizyon dizilerinden alışkın olduğumuz şekilde anlatmış. Kürtlerle ve Müslümanlarla ilgili kısım hiç inandırıcı değil. Tarikatlar, korucular,köylüler sahici gelmiyor. Romanda Kürtler örgütüyle, tarikatçısıyla, köylüsüyle kriminal ve kötü kişiler olarak anlatılmış. Bunlar dışında muhteşem bir kitap. Dili yalın ve akıcı, olaylar kışkırtıcı ve heyecanlı. Kısaca; "Eğer bu dünyada bir yerlerde, insanlar çocukları bombalıyorsa, bunu bilmeye gerek yoktu. O dünya zaten yanmış çocuk eti kokardı. eğer bir yerlerde, başka çocuklar açlıktan geberip gidiyorsa, bunu bilmeye gerek yoktu. O dünyanın zaten açlıktan nefesi kokardı."

Gözde 
31 Mar 13:33, Kitabı okudu, 4 günde, Beğendi, 10/10 puan

Hayatımda iyi ki okumuşum, yine okurum diyeceğim yegane bi kaç kitaptan biri. Beni psikolojik ve duygusal anlamda çok etkiledi. Özellikle başka yazarın hayatına duyulan saygı ve karakterlerin yaşadıkları beni benden aldı. Kesinlikle hayatınızda okunması gereken bir kitap. Sıkmıyor adeta size yakıp kavurup geçiyor... Hayatımızda ne kadar AZ nefesimiz kaldığını bilmiyoruz, o yüzden geç olmadan AZ AZ okuyun ama yine de okuyun :)

zeynep uzun 
28 Tem 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

Hakan Günday'ı hiç bilmiyordum ta ki kitapçım bana önerene kadar. Kitaba başta pek sıcak bakmamıştım. Genelde kitapları arka kapaklarını okuyarak seçerim. Bir okudum ve kesinlikle bu kitabı almalıyım dedim. Gerçekten de aldığıma değdi. Okurken sanki ben yaşıyormuşum gibi hissettim Derda'nın yaşadıklarını.. İnsanı içine içine çeken bir kitap. Severek okudum..

Yaşlı Çocuk 
25 May 17:05, Kitabı okudu, Beğendi, 8/10 puan

Hayatımda iyi ki okumuşum, yine okurum diyeceğim yegane bi kaç kitaptan biri. Beni psikolojik ve duygusal anlamda çok etkiledi. Özellikle başka yazarın hayatına duyulan saygı ve karakterlerin yaşadıkları beni benden aldı. Kesinlikle hayatınızda okunması gereken bir kitap. Sıkmıyor adeta sizi yakıp kavurup geçiyor...

Muharrem Armağan 
26 Kas 09:18, Kitabı okudu, Beğendi, 8/10 puan

Hakan Günday okuduğum en objektif yazarlardan birisi, okurken kesinlikle şu ya da bu düşünceyi destekliyor diyemezsiniz ama şu da bi gerçekçi tüm romanlarında iyi insan yani sonunda üzülebileceğiniz insan bazen çok az olur bazen de hiç olmaz ya da şöyle desek daha doğru olur ya iyi olamayacak kadar çok şey yaşar karakterler ya da çogu karakter zaten en başından kötüdür ve bu da Hakan Günday'ın sevilmesinin en büyük nedeni sanırım çünkü hayata baktığımızda da aslında iyi insan bulmak Hakan Günday'ın kitaplarında ki kadar zordur tabi hakan Günday'ın karakterleri kadar duygusuz yada kötü diyemem insanlara ama genelde yapılan kötülüğe ses çıkarmayanlarla dolu her yer ve bu da insanı kötü yapmıyor gibi görünsede iyi olmadığı da kesindir. Kitapta en çok hoşuma giden konuysa Oğuz Atay'ın işlenmiş olması ve tutunamayanları daha önceden okumuş olmamdı.Bu kitabı okuduktan sonra muhtemelen Oğuz Atay'ın kitaplarını da okumak isteyeceksiniz.

merve tan 
03 Şub 16:08, Kitabı okudu, Beğendi, 8/10 puan

Bir kitap aynı zamanda çok sıkıcı ve merak uyandırıcı olabilir mi ? Oluyormuş. Kitabın içeriğinde uyuşturucu, fuhuş, mafya kısacası karanlık dünyaya ait ne varsa hepsi işlenmiş kitapta. Bir de çok küfürlü bir dili var. Bu yüzden çok sıkılarak okudum. Arada midemin kaldırmadığı bir çok şey vardı. Ama bir o kadar da merak ederek okudum. İki aynı ismi paylaşan karakterlerin çocuk yaşlarından beri yaşadıkları türlü acılar ve sonunda yaşlandıklarında kesişen hayatları ilgi çekiciydi.

Hakan Günday ilk defa okudum. Yazar aralarda çok kopuk anlatmış. Bir paragraftan diğerinde geçerken bile yıllar geçmiş oluyor. Bu sebeple duyguyu bazen alamıyorsunuz ama içeriği dolu dolu bir kitaptı. O karanlık dünyaları midem kaldırır diyorsanız okuyun derim, bakış açısı oluşturma adına güzel bir kitap.

Adar Zargana 
26 Şub 2015, Kitabı okudu, 9/10 puan

Oğuz ATAY hayranlarının bu kitabı okumamaları çok büyük kayıp. ben çok beğendim. Hakan Günday ın da kalemi çok sağlam ve özellikle romanlarında çocukları ve çocuk piskolojisini ön plana çıkarıyor. çocukları çok seviyor olmasından kaynaklanıyor herhalde :)

5 /

Kitaptan 81 Alıntı

eso.okur 
09 Eyl 2014, Kitabı okudu, Beğendi, 8/10 puan

Çünkü Oğuz Atay'ı da okudum. Seni de tanıdım...
Diyebilirsin ki bir insanı fotoğraflarından ve hakkındaki haberlerden ne kadar tanıyabilirsin? Haklısın belki de çok az... O zaman şöyle demeliyim... Seni az tanıyorum... Az...
Sen de fark ettin mi? Az dediğin küçük bir kelime. Sadece A ve Z. Sadece 2 harf. Ama aralarında koca bir alfabe var. O alfabeyle yazılmış onbinlerce kelime ve yüzbinlerce cümle var. Sana söylemek isteyip de yazamadığım sözler bile o iki harfin arasında. Biri Başlangıç, diğeri son. Ama sanki birbirleri için yaratılmışlar. Yan yana gelip de birlikte okunmak için. Aralarındaki her harfi teker teker aşıp birbirlerine kavuşmuş gibiler. Senin ve benim gibi.
Bu yüzden, belki de, az çoktan fazladır. Belki de az, hayat ve ölüm kadardır! Belki de, seni az tanıyorumi demek, seni kendimden çok biliyorum demektir. Bilmesem de öğrenmek için her şeyi yaparım demektir. Belki de az her şey demektir. Ve Belki de benim sana söyleyebileceğim tek şeydir.

Az, Hakan Günday (Sayfa 349)Az, Hakan Günday (Sayfa 349)

"Ve herkes görünene aldanmaya hazırdı.
Çünkü görünene aldanmak, hayatı dayanılır kılmanın ilk şartıydı."

Az, Hakan GündayAz, Hakan Günday
Mine 
21 Eyl 2014, Kitabı okudu, 3/10 puan

Herkesin öyle bir hikâyesi yok muydu? Başlayıp da bitiremediği. Çünkü kimsenin dinlemediği... İçine atmak, diye bir şey varken, anlatmaya ne gerek vardı?

Az, Hakan Günday (Sayfa 285)Az, Hakan Günday (Sayfa 285)
mavera 
19 Nis 20:26, Kitabı okudu, Puan vermedi

Ölseydi bir sorun yoktu. Ama ne yazık ki hayatta kaldı..

Az, Hakan Günday (Sayfa 21)Az, Hakan Günday (Sayfa 21)

Diyebilirsin ki, bir insanı, fotoğraflarından ve hakkındaki haberlerden ne kadar tanıyabilirsin? Haklısın. Belki de çok az...
O zaman şöyle demeliyim: Seni az tanıyorum... Az...
Sen de fark ettin mi? Az dediğin, küçücük bir kelime. Sadece A ve Z.
Sadece iki harf. Ama aralarında koca bir alfabe var.
O alfabeyle yazılmış onbinlerce kelime ve yüzbinlerce cümle var. Sana söylemek isteyip de yazamadığım sözler bile o iki harfin arasında.
Biri başlangıç, diğeri son. Ama sanki birbirleri için yaratılmışlar.
Yan yana gelip de birlikte okunmak için. Aralarındaki her harfi teker teker aşıp birbirlerine kavuşmuş gibiler.
Senin ve benim gibi.

Az, Hakan Günday (Sayfa 349)Az, Hakan Günday (Sayfa 349)
Nur-AL 
25 Eki 2015, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 8/10 puan

"O günden sonra Derda, hücre hücre öldü ve gün gün yaşlandı. Çünkü derdi korku değil, korkuyu beklemekti. Ve korkuyu beklemek, korkudan beterdi. Bir zamanlar, birinin yazdığı gibi..."

Az, Hakan Günday (Sayfa 222)Az, Hakan Günday (Sayfa 222)
elif dinç 
28 Mar 2015, Kitabı okudu, Puan vermedi

Bu hayatta kimseye hiçbir şeyi tam olarak anlatamayacağını anlamıştı. Biri için ölüm kalım meselesi olan, diğerinin gözünde toz kadardı.

Az, Hakan GündayAz, Hakan Günday
Hüseyin Erol 
02 Tem 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 9/10 puan

...Aslında, oyundaki roller, sokaktaki insanların gündelik yaşantısının bir paradosiydi. Sadece bir canlandırma. Herhangi bir kasabanın düşman işgalinden kurtuluşunu temsili olarak canlandırılmaktan farklı değildi. Yalnız bu parodide, sahibe hayatı, köle de insanı simgeliyordu. Ve bütün insanlar hayat tarafından dövülür, nadiren de ödüllendirilirdi. Bu kadar basit.

Az, Hakan Günday (Sayfa 96 - Doğan Kitap)Az, Hakan Günday (Sayfa 96 - Doğan Kitap)
Büşra Ekmen 
06 Ara 2014, Kitabı okudu, Puan vermedi

Manzaradan değildi cam kenarını sevmesi. Yanında bir kişinin az olması demekti. Öğreniyordu Derda... Ne kadar az, o kadar iyi...

Az, Hakan GündayAz, Hakan Günday
Nur-AL 
28 Eki 2015, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 8/10 puan

İnsanlardan geriye kalanlara mezar taşı denir. Göğsünün üstünde inip kalkan kitabın bir mezar taşı olduğuna inandı ve kırpmaktan vazgeçip gözlerini kapadı.

Az, Hakan Günday (Sayfa 244)Az, Hakan Günday (Sayfa 244)