Azil Deha ve Delilik Arasında Seyreden Bir Hayat...

8,1/10  (106 Oy) · 
317 okunma  · 
73 beğeni  · 
2.162 gösterim
"Önemli olan, Tanrı'nın bir enstrüman yaratmış olmasıdır. İnsan denen bir enstrüman. Ancak yarattığı müzik enstrümanını çalamayan bir usta gibi, Tanrı da insandan doğru sesi çıkaramamıştır. Bu yüzden, Tanrı hariç bütün güçler insanı çalmış ve özellikle de şeytan en güzel melodilerini onunla bestelemiştir."

Sahip olduğun her bilgi, içinde çürüdüğün bir hücredir.

Azil, içinizdeki derin uçuruma; düşünme, fark etme ve görme uçurumuna düşmek için bir fırsat. Ayaküstü düşebilirseniz ne âlâ! Aksi takdirde Hakan Günday'ın bir sonraki romanını bekleyecekseniz...
(Arka Kapak)

Teknoloji, insanların davranışını, ahlakını, sosyoekonomik ilişkilerini, asla geri dönülmeyecek bir biçimde değiştiriyor.
Söz konusu değişim, insanlığın amacından sapmasına ve doğadışı, adsız bir türün yeşermesine neden oluyor.
İnsanlığın bin çabayla iki bin yılda yarattığı asgari ahlak, elli yılda televizyon tarafından çiğneniyor. Ve on yıldır da internet tarafından yutuluyor.

Bireyin yalnızlığı, toplum dışına çıkmasıyla sonuçlanıyor.
Toplum dışına itilen (ya da bunu kendi tercih eden) birey, kendi doğrularını yaratıp onlarla yaşamaya başlıyor.
Zamanla toplum ile birey arasında genişleyen ahlak farkı, ikisinin de hastalanmasının temel nedeni oluveriyor.

Hakan Günday "Azil"de içinde yaşadığımız toplumsal yapıya yönelen eleştirisini, modern insanın "hiç"leşme sorunsalını, gerçek, hayal, kâbus arasındaki geçişler ile zaman ve mekân geçişlerini, yer yer sertleşen ifadelerle öyle ustalıkla aktarıyor ki, okuyucuyu adeta tokatlıyor.

Yazdıklarıyla uçları zorlayan genç yazar Hakan Günday her ne kadar yeraltı edebiyatı yapmadığını söylese de, insanı rahatsız ve tedirgin edici, hem sisteme karşı olan hem de sistemle iç içe geçen karakterlerine ustalıkla can veriyor.

Günday, ana karakteri Asil'in psişik özelliğine ve dünya algısına uygun bir dili de büyük bir beceriyle kullanıyor.

Roman boyunca çok sayıda felsefi tanımlama ve tespit, ana karakterin üslubuyla sıralanıyor.
(Tanıtım Yazısından)
  • Baskı Tarihi:
    Ağustos 2012
  • Sayfa Sayısı:
    215
  • ISBN:
    9789759917975
  • Yayınevi:
    Doğan Kitap
  • Kitabın Türü:
Elif Kimya Salt 
30 Kas 2016 · Kitabı okudu · 5 günde · 7/10 puan

Bir Hakan Günday kitabını daha okuduklarım listesine ekledim. Adam her kitabıyla bende biraz daha hayranlık oluşturuyor. Hakan Günday ın müthiş bir zekası var. Öyle dahi,deli, psikopat karakterler yaratıp bambaşka hikayeler anlatıyor ki altüst ediyor okuyucusunu. Canınız sıkkınken, kafa dağıtmak için okunabilecek bir yazar değil. Aksine bütün düşünceleri kafanızdan atıp okumalı,sadece kitaba odaklanmalısınız. Azil, dehalık ve delilik arasında gidip gelen,hayatı çelişkilerle dolu Asil in, tanrıyı, varoluşu, sistemi, iyiliği, kötülüğü sorgulamasını ve kendiyle olan mücadelesini anlatıyor. Tam sorun çözüldü diye düşünürken sonraki sayfada sizi şaşırtacak başka bir gerçekle karşılaştırıyor ve başka bir sorunun ortasında bırakıyor. İlk defa bir kitaptan bu kadar çok alıntı paylaştım. Çünkü aforizmalarla ve onlarca altı çizilecek sözlerle dolu. Hakan Günday aile,inanç,ırk, siyaset...hakkındaki her düşüncesini Asil e tercüme ettirmiş gibi. Okunmaya değer bir kitap.

NigRa 
23 Ara 2016 · Kitabı okudu · 11 günde · Beğendi · 8/10 puan

Azil, Hakan Günday'ın okuduğum 4.kitabı. Sanırım artık Hakan Günday yazmasa da bir metnin yazara ait olduğunu anlayabilirim. Bir Hakan Günday kitabında bulunan öğeleri sıralamak gerekirse;

-Karamsarlık ve bıkkınlık,çoğu zaman intihar fikri.
-Hayata ve insanlara,topluma karşı serzeniş,
-Genellikle toplumdan kendini soyutlamış,toplumda yaşayan insanlarla arası iyi olmayan,yalnızlığı seven karakterler,
-Alkol ve sigara alışkanlığı,
-Toplumun genelince benimsenmiş genel kurallar bütününe kinaye ve eleştiri,
-Çoğunlukla evden kaçış,kötü yaşam tarzı,
-İnsanları sürekli gözlemleyen ve sanki insanların zihnini okurcasına genellikle hangi harekete ne şekilde tepki vereceğini bilen tipler.
- Bol bol bu konu en güzel bu şekilde ele alınabilirdi dedirten tokat etkisi yaratan çeşitli konulardaki aforizmalar.

İşte Azil'de de yukarıdakilerin toplamından biraz biraz mevcuttu. Hakan Günday'ı gerçekten çok beğeniyorum. Toplumsal konulara,sosyal ilişkilere,insanların paraya olan bağlılıklarına ve ikiyüzlülüklerine yaptığı dokundurmalar çok yerli yerinde.Herkesin gizlediği kötü yönleri görüp,nefretini kağıda kusuyor gibi sanki,okurken çevrenizdeki herkesi irdeleyip tutarsızlıklarından nefret edebilirsiniz. Neyse ki bu his bir süre sonra geçiyor ve kendimizi kandırmaya devam ediyoruz. :)

Azil için en güzel özet aslında kitabın kapağında yapılan "Deha ile delilik arasında seyreden bir hayat... " cümlesi. Azil deli olduğundan hepsini uyduruyor mu yoksa dahi olduğundan mı delirmiş okurken içinden çıkmak mümkün değil. Hakan Günday'ın yarattığı aykırı karakterlerden birisi olarak mümkün olan tüm aykırılıklar mevcut kendisinde. Kafasında yaşayan başka bir Azil'le uzlaşma çabasını izliyoruz kitapta, tek bir bedende yaşayan bazen anlaşan bazen birisinin diğerine baskın geldiği iki Azil var gibi. Ya da Azil öyle olduğuna inanıyor.

Benim en etkilendiğim kısım " Ne kadar kötüsün?" belgeseli ile ilgili olan kısım oldu. Hakan Günday'ın kötü finallerine göre(genelde sanki konuyu nasıl toparlayacağını bilememiş ve geçiştirmiş gibi biten final kısımları) bu kitabındaki finali daha iyi toparlamıştı.

Sonuç olarak kitabın sonunda yazarın not düştüğü kısımdan bir alıntı yapmak istiyorum.

"Delirenler, affedilmez ve terk edilir. Bu da, suçu olmayan bir insana verilebilecek en büyük cezadır. Deliren habercilerin sonu, intihar değilse, linçtir. Benzersiz zihinlerini yönetmeyi öğrenip, hayatta kalanlarsa, peygamber olarak bilinir.
...
İnsanlık tarihi, kutsal olanları anlatır. Tarih, insanlık rahmine düşmüş peygamberleri anlatır. Azledilenlerin tarihini anlatansa, Asil’in hayatıdır. Çünkü hepsinin laneti aynıdır: Düşünmek. Çünkü hepsinin alın yazısı aynıdır: Düşünüyorum, öyleyse, varlığımı yok edebilirim."

M. 
29 Eyl 2016 · Kitabı okudu · 3 günde · 10/10 puan

Asil... Romanımızın baş kahramanı. Bazen bir deli, bazen bir dahi. Kitap felsefik olarak başlıyor, 50.sayfadan sonra hikayeye giriyor. Merhamet ve acımasızlık hat safhada. 2 ayda 2 kitap yazan, bazende medyumluk yapan bir karakter var karşımızda. Hakan Günday kalitesi diye bir gerçek mevcut artık hayatımda. Ve benim için yazar bu kitapta nirvanaya ulaşmış vaziyette. Hangi ruh hali içinde yazıyorsun bu kitapları Günday?
Okuyacaksanız eğer önce Ziyan'ı, sonra Azil'i okumanızı öneririm.
Son olarak:"Asil, yaşayan bir delidir. Anımsamadığı için geçmişi, önemsemediği için geleceği yoktur."

Burcu Belen 
12 May 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Hakan Günday'ın yaratıcı gücüne yine hayran kaldım. Azil okuyucuyu derinden düşündüren, düşündürürken hatta zihne acı veren bir kitap. Zihninizi zorluyor. Asil ile birlikte delilikle dehalık arasında sizde gidip geliyorsunuz. Son cümlesinde kitaba bir süre tebessümle bakakalmış buldum kendimi :)

"Delirenler affedilmez ve terk edilir."

"Azledilenlerin tarihini anlatansa,Asil'in hayatıdır. Çünkü hepsinin laneti aynıdır:Düşünmek. Çünkü hepsinin alınyazısı aynıdır: Düşünüyorum, öyleyse, varlığımı yok edebilirim."

Hakan Günday'ın farklı tarzı ve konulara yaklaşımı, sizi düşünmeye ve etrafınızdaki farklı insanlara daha dikkatli bakmanıza yardımcı oluyor. Alışılmamış farklı hikayeler arayanların okuması gereken bir yazar...

Derya Yalınkılıç 
11 Oca 2016 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 8/10 puan

Yazar hayal gücünü fizik ve astrofizik bilgilerini harmanlayarak oluşturmuş kitabı. Alışılmışın dışında bir kurgusu var. Yer yer toplumsal olayları eleştirmiş. Yoğun bir anlatımı var. Cümlelerin üzerinde uzun uzun düşünerek okudum. Kimi zaman gerildim ama keyif alarak okudum :)

Burak Bardak 
27 Ara 2016 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 6/10 puan

Oldukça karamsar ve bir o kadar da kendi içine çeken bir kitap.
Ayrıca, Hakan Günday, kesinlikle bir tarza, üsluba sahip bir yazar, ve yer altı edebiyatında ileride daha çok adını duyacağımıza eminim.

Burak Erdoğdu 
10 Ağu 2015 · Kitabı okudu · 4/10 puan

Hakan Günday'ın Kinyas ve Kayra'saına hayran kalmış,Piç 'ini samimi bulmuş,Daha ve Az'ı beğenmekle beraber kendisini tekrar etmekle suçlamış birisiyim.Yeraltı Edebiyatı zor bir edebiyat türü.Hakan Günday aslında her cümleyi bu kadar vurucu yapmaya bu kadar süslemeye çalışmamalı.Konusunu çeşitlemeli.Artık Sorunlu çocuk ve baba ilişkisinden başka konular da işleyebilmeli.Her yazarın tarzı ve çizgisi olmalı evet bu Hakan Günday kitabı dedirtmeli ancak bu kadar aynı olmamalı.Her cümle bazen zorlama da olsa aforizma dolu olmamalı.Mesaj kaygısı kurgunun önüne geçmemeli.Montaigne 'nin Kafka'nın ve nice düşünürün hiç kurguya yer vermeyen safi aforizmadan ibaret eserleri mevcut.Aforizmadan kurguya yer vermemiş.Harika bir yeteneği var ancak keşke doğal kalabilse ve daha fazla aforizma üretmeliyim kasıntısına gark olup gitmese ...

Murat Kaya 
27 Şub 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 7/10 puan

Kurgu itibariyle şaşırtıcı, çarpıcı."Delilik ile dahilik arasında gidilip gelinen bir ruh hali var". Gündelik yaşamın dışında olaylara derin bir sosyopat haliyle bakış var.Bu tam bir çılgınlık, manyaklık diyebileceğiniz çok farklı ruh halleri var. Tutunamayanların psikolojik tahlili gibi....Bu türün okuyucuları için bulunmaz bir yapıt.

Mujurey 
29 Tem 2016 · Kitabı okudu · 8 günde · 8/10 puan

Hakan Günday'ın iyilerinden. Belki de en iyisinden. Malafa ve Zargana'dan sonra düşen çıtayı alıp ikiye kıran bir kitap. Felsefe, bilim ve sosyoloji ile dolu. Ya çok sevilecek ya da nefret edilecek kitaplardan.

Bu kitabı sevmemdeki ana unsur sanırım belirsizlik oldu. Muammanın içinde Azil ile sahneler ve mekanlar arasında sürüklenmek, bir filmin içindeymişim gibi hissettirdi. Kitabın bilmeceli yanı, yazarın okuyucuyu olayların gerçekliğiyle sınamasıydı.

-Spoiler-

Kurallar;
-Aynı zihinde yer alan karşıt düşünceler birbirini yok eder ve ışığa dönüşürler.
-Her şey ve herkes ışık yayar. Sonuç, nedenlerin aydınlattığı noktada, nedense sonuçların aydınlattığı noktadadır.
-Her düşünce bir diğerini doygunlukları ve aralarındaki uzaklık ölçüsünde çeker.
-Düşünceler mükemmel, ancak davranışlar kusurludur.
-Düşünceler ışık hızında hareket eder.
-Zaman, var olan bütün etkenler ölçüsünde değişkendir.
-Davranışa dönüşen düşünceler daima geçmişe aittir.
-Düşünceler, duyguların çekim alanlarına girince bükülürler.

Bu kuralların yanı sıra, kitabın içinde yazılan kitaplar da Günday'ın kaleminden çıksa çok güzel olabilecek malzemeye sahip. Özellikle kargo paketi hırsızının psikolojisi çok güzel anlatılmıştı. Ve bir de sosyal deneyler vardı. İnsanların gerçekten ne kadar kötü olabileceğini ispat edebilmek için çarpıcı fikirler. Bu bölüm beni biraz karamsarlığa sürüklemedi değil.
Romanın felsefi yanından sonra olay örgüsüne geçiyoruz bir anda. Çok hızlı gelişiyor her şey ve bu yüzden muhteşem bir akıcılık söz konusu. Kitabın sonlarına doğru sayfaların arasına giren Yahya'nın daha fazla satır sahibi olmasını isterdim. Bu yüzden kitabın sonunun aceleye getirilmiş olduğunu düşünüyorum. Evet, Azil için olması gereken son buydu: Toplum tarafından linç edilmek. Ama Hakan Günday'ın "doğru" sonlar getiren bir yazar olduğunu düşünmüyorum. Biraz daha farklı olabilirdi.

-Spoiler-

Genel olarak bir kez daha Hakan Günday'ın başarılı olduğunu düşünüyorum. Sevilmesi her ne kadar zor bir yazar gibi görünse de en azından yaratıcılığı takdir etmemek, haksızlık olur.

2 /

Kitaptan 132 Alıntı

Sadettin TANIK 
26 May 2015 · Kitabı okudu · 6/10 puan

İnsanlığın sonu nerede durması gerektiğini bilememekten gelecek.

Azil, Hakan GündayAzil, Hakan Günday
Mehmet Avcı 
24 Eyl 2014 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Düşünceler mükemmel, ancak davranışlar kusurludur.
Bir insanı sevdiğini düşünmek, ona bunu söylemek ve ardından sarılmakla anlatılamayacak kadar mükemmeldir.

Azil, Hakan Günday (Sayfa 31)Azil, Hakan Günday (Sayfa 31)
Elif Kimya Salt 
29 Kas 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · 7/10 puan

Güneşin söndüğünü sekiz dakika sonra anlarsın. O sekiz dakika boyunca hayatın sonsuza dek süreceğini sanırsın.

Azil, Hakan Günday (Sayfa 69)Azil, Hakan Günday (Sayfa 69)
Elif Kimya Salt 
26 Kas 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · 7/10 puan

Tek başına işlenen suç göktaşıdır.Sırtında sadece sahibine yer vardır.

Azil, Hakan Günday (Sayfa 13)Azil, Hakan Günday (Sayfa 13)
ozakiabi 
11 May 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

"Hiçbir şey sonsuz değildir. Özellikle de zaman..."

Azil, Hakan GündayAzil, Hakan Günday
Cansu Bıçak 
21 Oca 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

"Çelişki seni öldürür. Çelişki işkencedir. Çelişki buz tutmuş bir göldür. Çelişki buz tutmuş gölün çatladığı andır. Çelişki, göldeki çatlağa saplanıp donmaya başlamandır. Çelişki, yardım istemek için açtığın ağzına dolan sudur. "

Azil, Hakan GündayAzil, Hakan Günday
NigRa 
16 Ara 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

Tanıklık ettiğim dünya, şiddet kullanılarak yönetiliyordu. Ancak kimse bunu itiraf etmiyordu. Hatta şiddet kelimesi bile gömülmüştü. Onun yerine başka bir kelime kullanılıyordu: Para. Çok daha nazik. Çok daha yasal. Çok daha ahlaki. Çağdaş uygarlıkta şiddetin anlamı paraydı.

Azil, Hakan GündayAzil, Hakan Günday