Ben Bir Gürgen Dalıyım

9,1/10  (41 Oy) · 
78 okunma  · 
33 beğeni  · 
1.329 gösterim
Metinlerini varoluş ve yokoluş üzerine kurarak varoluşçuluğu taşraya taşımasıyla özgünlük kazanan, sade dilinden yükselen müzikle giderek hayatı yazıya, yazıyı ise büyülü bir hayata benzeten bir yazar... Yazma serüvenini hayatı kelime kelime genişletmek olarak adlandıran Hasan Ali Toptaş, metinlerini birer senfoniye de dönüştürerek, dışarıyla içerinin, görünenle iç dünyanın, gerçeklikle rüyaların, somutla soyutun çarpışmasından doğan tekinsiz bir atmosfere çağırıyor okurunu. Tam bir yazı ustalığıyla, Türkçenin imkânlarını sonuna kadar zorlayarak, edebiyatın büyülü dünyasına kapılar açarak... ben de, neden olmasın belki uçarım diye, hemen kanat çırpmaya başladım. Daha doğrusu, ne kadar yaprağım varsa hızla açıp kapadım. Böyle yapınca, ilkin, yemyeşil bir hışırtıya boğuldum tabii. Öyle ki, ellerindeki baltalarla üzerime yürüyen adamlar bile bu hışırtıyı duyunca bir an için duraksadılar. Derken, onların şaşkın bakışları altında, tıpkı bir kuş gibi yerden havalandım ben ve boşlukta, tıpkı bir kuş gibi uçmaya başladım.
  • Baskı Tarihi:
    Ocak 2009
  • Sayfa Sayısı:
    98
  • ISBN:
    9789750506390
  • Yayınevi:
    İletişim Yayınları
  • Kitabın Türü:
Selman Ç. 
 20 Kas 2016 · Kitabı okudu · 1 günde · Beğendi · 10/10 puan

Gürgen ağacının dilinden anlatılan, insanoğlunun vahşiliğini, acımasızlığını içiniz yana yana okuyorsunuz. Şu zamana kadar ağaçların da dilleri, düşünceleri vardır diye bir düşünce gelmemişti aklıma. Ancak bu kitabı okuduktan sonra açıkçası çok derin düşüncelere daldım. Kitapta ağaçlar aslında her şeyin farkında ve sonlarını beklemekteler. Ancak gürgen ağacı kesildikten sonra ne olacaklarını düşünüyor ve düşündürüyor. Gerçekten acayip bir şekilde etkiliyor insanı. Eğri büğrü ağaçların odun olacağını düşünüyor, kendisinin ise odun olmak yerine dimdik bir şekilde büyüyerek en azından pencere, beşik, gitar, oyuncak vs. olabileceğini hayal ediyor. Ama ne olduğunu ben söylemiyim siz okuyun. Gürgen ağacının olacağı şey için çıktığı yolculukta başına gelen, yaşadığı olaylar da bir o kadar etkileyici ve düşündürücü.

Burada dik durmak, öldükten sonra (kesildikten sonra) ne olacağını düşünmekten kasıt, insan oğluna verilen mesaj, ne olursa olsun dik durmaktan vazgeçme, öldükten sonra da hayatta kalabilmenin yollarının olduğu (işe yarar bir şeylerin bırakılması, düşünceler ile, yaptıklarımız ile varolmak vs.)

Hasan Ali Toptaş hayranım sana. Bana, belki de kırk yıl düşünsem aklıma gelmeyecek şeyleri düşünebilme fırsatı verdiğin için.

Yasemin Bektaş 
2 saat önce · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 10/10 puan

Genç bir gürgen ağacının ağzından dinlediğim acılı bir masal bu, kim bilir belki de gerçeğin ta kendisi. Bencilliğe yüz tutmuş ruhlarımızın karşısında bir haykırış. İnsanı anlattı gürgen ağacı. İnsanın anlayabildiği, anlayamadığı yahut anlam veremediği yönlerini, insanın kusurlarını, vurdumduymazlığını, bencilliğini, çıkarcılığını, acılarını ve de acımasızlığını anlattı ağaç diliyle. Rüzgarı, dağı, tepeyi, düzlüğü, kuşları bizden daha iyi anlayarak, duyarak ve hissederek anlattı tüm ağaçların çaresizliğini. O anlattı Hasan Ali Toptaş da kelimelere döktü, satırlara işledi tek tek.Yine o yalın fakat kendine has, derin anlamlı cümleleriyle. Orman bir orkestra oldu, bir şiir oldu. Ben de hüzünlenerek, acılı gürgen ağacını dinledim durdum... İnsanın hayattaki yerini, nelere sebep olduğunu ve nelere engel olabileceğini söyledi.

Ne olursa olsun hayat denen uzun ince bir yolda eğilmeden, doğrudan, dik durmaktan vazgeçmeyen büyüklere, büyüyecek olanlara yazılmış bir masal okudum. Bir türlü rahat bırakılmayan bu canlıları, ormanı, ağaçları... Kirlettiğimiz bütün temiz, doğaya ait ne varsa bunları düşündüm. Hangi emeller uğruna yapılıyor bu işkenceler? İnsanoğlu kendi kuyusunu kazmayı çok seviyor. Geleceği, kendimizi, çocuklarımızı düşünmeden çöplüğe çevirdiğimiz doğa ve onu bir hiç uğruna hiçbir gerekçesi olmadan yok edişimiz.

İnsan dünyayı bir çiçek tarlasına çeviremez miydi? Olurdu elbet. Her şeye gücü yeten insan İstese bunu da başarabilirdi! Peki hayatımız nasıl bir imzayla son bulacak? Geriye anlamlı ne bırakacağız? Belki de buna göre bir yaşam sürmemiz gerekiyor.
Gürgen ağacı kaderini sessizce, çaresizce insanoğlunun eline bıraktı ve bir insanın kaderine eşlik etti... elinde olmadan istemeden! Ölüm bir yok ediliş, bir son olmadı onun için. Ama o yaşadığı, yaşayacağı ne olursa olsun kendi imzasını kendi attı.
Geriye bir gürgen dalı bıraktı...

haribu 
19 Ara 2015 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 9/10 puan

Bu bir masal...Bir varmış bir yokmuşu olmasa da ,insanların yaşadıklarını ,yaptıklarını ,acılarını acıttıklarını gürgen ağacının dilinden anlatan, büyükler için bir masal...Sayfaları akıp giden kısacık;"hayır bitmiş olamaz,böyle bitmiş olamaz ,"isyanıyla okuyacağınız bir masal...
İçinde umudun ,umutsuzuğun ,hayallerin hayal kırıklıklarının ,bekleyişlerin...günlerce aylarca bekleyişlerin olduğu bir masal...

Okuduğum ilk Hasan Ali TOPTAŞ kitabı.Yazarın gerçek hayatı,duyguları,yaşantıları bir gürgen ağacı vasıtasıyla anlatmasına hayran oldum...Ah o sonlar yok mu,beni en çok son sayfalar etkiledi,son dört sayfa da ağzım açık kaldı diyebilirim...

Her satırını severek okudum...Mutlaka okuyun...

Rıfat ÇELEBİ 
23 Kas 2016 · Kitabı okudu · 2 günde · 7/10 puan

İnsanlardan ve ölümden kaçma , ölüm korkusu, ölüm karşısındaki çaresizlik bir gürgen ağacının dilinden aktarılıyor. Gürgen, beklemenin ve belirsizliğin azabını bulaştırıyor sayfalarda. Okuru, gürgen dalının peşinden  kuş ve balta sesli ormandan alıp bulutların üstüne oradan  çocuk ve hayvan sesleriyle bezeli bir köye, oradan hapishaneye götürüyor. Kokuya, renge ve güzelliğe sağır insanoğluna onurlu bir ölüm için düzgün ve dik yaşamanın gerekliliğini anlatıyor gürgen dalı. Kitapta gürgen olsun, mahkum olsun dik yaşayan herşey onuruyla göçüyor bu dünyadan, geride bıraktığı bir dalıyla, ismiyle ve anılarıyla yaşamaya devam ediyor.Velhasıl dik yaşayan hiçbir şey ölmüyor,sadece başka bir surete bürünüyor. Kitapta toprağın bağrına  yalnızca körpe bir gürgen dalı, köknarlar, çamlar, ağaçlar değil;gençliğinin baharında delikanlılar da düşüyor bir bir; askerler, dağsümbülleri...Ölen herşeyle beraber hayaller, ümitler gömülüyor toprağa. Kitabın sonunda insanın, Ege toprağında dik yaşayıp, onuruyla ölen bir gürgen olası geliyor.Sonra insan, düşman oluyor tüm baltalara ve cellatlara. Yazar dağlara, taşlara seslenerek bitiriyor kitabını. Ben de insanoğluna seslenerek bitirmek istiyorum incelememi :
Ey doğanın ahengini hoyratça baltalayan insanoğlu! Ey bir gürgene ölümü diletecek kadar zalim insanoğlu! Ey ilişkilerine kan bulaştıran insanoğlu! Yeşilden uzak gri ve tonlarına aşina gözlerinle; kuş seslerinden uzak gürültülerle uğuldayan kulaklarınla;topraktan uzak betonla örülü dünyanda mutlu musun? Ektiğin kin, nefret, düşmanlık tohumlarıyla mutlu musun? Çığlıklarla doldurup kanla boyadığın bu dünyada mutlu musun? Doğayla barış insanoğlu! Kendinle barış insanoğlu! İnsanla barış insanoğlu!
Şimdi sana gelecek olursak Ey Selman Ç.; beni Hasan Ali  Toptaş okumaya teşvik ettiğin 1000kitapta sen de mutlu musun? Senin yüzünden bak, neler yazdım...
İyi okumalar, saygılar...

Nergiz 
27 Kas 2016 · Kitabı okudu · 2 günde · Puan vermedi

Ben Bir Gürgen Dalıyım ile Hasan Ali Toptaş'a başlamış oldum. Genel olarak hayvanlar yada cansız varlıklar üzerinden insanlığa bir şeyler anlatılmaya çalışılmasını zevkle okurum. Keza bu kitapta öyleydi. Hatta bazı cümleleri vardı ki diğer sayfaya geçmeden önce üzerinde düşünmüşlüğüm oldu. Hayatta ki acımasız gerçekleri böylesine yüze vurulması bir düşündürüyor insanı. Yazarın anlaşılır dili zaten kitabın akıcılığıyla bütünleşiyor. Fazla konusuna girmeden kitabı tavsiye ederim. Keyifli Okumalar.

Kitap her yerde okunur 
23 Kas 2016 · Kitabı okudu · 22 günde

"... Çünkü, yüzyıllardır çözülemeyen acayip bir bilmeceydi insan. Derinlerden daha derin bir sırdı ya da, ucu bucağı olmayan, içi pisliklerle, içi eşsiz güzelliklerle dolu, alabildiğine karanlık ve karmakarışık bir evrendi."

Kitabı böyle sessiz sessiz değil, bağıra bağıra okumak istedim, hatta bazı bölümlerini sesli okudum.
Böyle bir nefeslik bir hikaye , ama sonra alınan her nefeste acıyla hatırlanacak bir hikaye...

Hasan Ali Toptaş öyle samimi yazmış ki , bu kısa hikayeyi; bitirince "ben doyamadım ki bir daha okurum " diyorsun.
Okurken bu dünyadan sıyrılıp , anında kitaptaki o masalsı aleme akıveriyorsun ...
Kitabın sonlarına doğru da pat diye , insanların ideolojileri ve inandıkları uğruna birbirlerine eziyet ettiği , birbirlerini öldürdüğü dünyanın içinde buluveriyorsun kendini...

Sümeyye Ev 
02 May 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

"..ben de, neden olmasın belki uçarım diye, hemen kanat çırpmaya başladım.. daha doğrusu ne kadar yaprağım varsa hızla açıp kapadım.. böyle yapınca ilkin yemyeşil bir hışırtıya boğuldum tabi.. Öyle ki ellerinde baltalarla üzerime yürüyen adamlar bile bu hışırtıyı duyunca bir an duraksadılar.

ve ben onların şaşkın bakışları altında tıpkı bir kuş gibi yerden havalandım ve boşlukta tıpkı bir kuş gibi uçmaya basladım.."

sonra mı?
sana vardım.
#HasanımAli

Zeynep Şentürk 
06 Kas 2016 · Beğendi · 10/10 puan

Hayran olunacak bir dil. Hasan Ali Toptaş'tan okuduğum ilk kitaptı son da olmayacak eminim. Imgeli bir dili var ama onlar ne müthiş imgelerdi öyle. Çocuk kitabı belki ama büyüklerde okuyup imgelerle mest olmalı bence :)

Şeyma 
12 Oca 15:55 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 10/10 puan

Ben Bir Gürgen Dalıyım, ilk anda çocuk kitabı izlenimi uyandıran ama aslında çocuklardan ziyade yetişkinlere söyleyecek çokça sözü olan, sayfalarındaki resimlerle ve içindeki sürprizlerle şirin mi şirin bir kitaptı. :) Ormandan insanların dünyasına uzanan bir yolculuğa çıkarıyor Hasan Ali Toptaş bizi. Bir gürgen ağacının dilinden insanoğlunun acımasız yüzü ortaya seriliyor. Gereksiz yere kesilen ve hırpalanan ağaçlar, doğada yapılan inanılmaz derecedeki tahribatlar daha tatlı bir dille anlatılamazdı sanırım.

Kesilen bir ağacın sonrasında başlayan yaşam serüvenine ve insanların elinde nasıl bir şeye dönüşeceğine tanıklık ederken diğer yandan iyiliğin de kötülüğün de, güzelliğin de çirkinliğin de her şeyin ama her şeyin insanda var olup yine insanda bittiğini görüyoruz. Bir çiçekle bahar gelmez ama her bahar bir çiçekle başlar deriz ya hani, işte bir insanın da pek çok güzelliğe vesile olabileceğini, bunun yanı sıra bir insanın aynı zamanda pek çok kötülüğe de sebebiyet verebileceğini anımsıyoruz kitaptaki satırları okurken. Kitabın kurgusunun iyi olması kadar baskı kalitesi ve iç sayfalarının tasarımı da son derece kaliteli. Kitap, içindeki güzel mesajlarla bir yandan ruhunuzu doyururken, diğer yandan da gözünüze hitap ediyor. Alın, hem kendinize hem de çevrenizdeki miniklere okuyun, okutun. :) Şiddetle tavsiye edilir.

Kitapta en çok hoşuma giden kısmı buraya bırakıyorum;

"Yani, insan bir savaş alanıydı. Ceket, gömlek, pantolon ya da etek giymiş, kravat takmış, tıraş olmuş, kokular sürmüş bir savaş alanı. Gülümseyen bir savaş alanı. Öpen hatta, okşayan, konuşan, susan, çiçekler alıp çiçekler veren bir savaş alanı...
Peki, bir barış bahçesi olamaz mıydı aynı insan?
Şöyle, güllerin kuş cıvıltılarına, kuş cıvıltılarının güllere karıştığı, mutlu yüzlerle dolu rengârenk bir barış bahçesi?"

mukavvadan adam 
29 Ara 2016 · Kitabı okudu · 6 günde · Beğendi · 10/10 puan

İlk okuduğum hasan ali toptaş kitabı. Kısa ve güzel bir kitap gürgen ağacının başına geleceğinden habersiz, ilerki safhada ne olurum telaşıyla geçiyor hikaye...
köknar ağacının kötü sonu, onun azminden vazgeçememesi...
Ama müthiş bir son...
Okuyun.. :((

2 /

Kitaptan 32 Alıntı

Yasemin Bektaş 
10 saat önce · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Boş yere hayallere kapılıp şu insan denen yaratığa bel bağlamamalıydım. Çünkü, yüzyıllardır çözülemeyen acayip bir bilmeceydi insan. Derinlerden daha derin bir sırdı ya da, ucu bucağı olmayan, içi pisliklerle, içi eşsiz güzelliklerle dolu, alabildiğine karanlık ve karmakarışık bir evrendi.
Öyle ki, onca kafa patlatmasına rağmen, binlerce yıldan bu yana kendisi bile çözemiyordu kendini...

Ben Bir Gürgen Dalıyım, Hasan Ali Toptaş (Sayfa 28 - Everest Yayınları)Ben Bir Gürgen Dalıyım, Hasan Ali Toptaş (Sayfa 28 - Everest Yayınları)
Selman Ç. 
19 Kas 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Zaten, bir zamanlar bana ak sakallı meşenin anlattığına göre, adına savaş denen şey, yeryüzünün herhangi bir noktasında başlayıp herhangi bir noktasında bitmezdi.
Her şey gibi, o da insanda başlayıp insanda biterdi. Bu yüzden, cepheler falanca dağda ya da falanca ovada değildi. Toprağı titrete titrete yürüyen tanklar, art arda gümbürdeyen toplar ve durup dinlenmeden kurşun kusan tüfekler insanoğlunun içindeydi. Hatta, henüz icat edilmemiş silahlar da insanoğlunun içindeydi.

Yani, insan bir savaş alanıydı. Ceket, gömlek, pantolon ya da etek giymiş, kravat takmış, tıraş olmuş, kokular sürmüş bir savaş alanı. Gülümseyen bir savaş alanı. Öpen hatta, okşayan, konuşan, susan, çiçekler alıp çiçekler veren bir savaş alanı...
Peki, bir barış bahçesi olamaz mıydı insan? Şöyle, güllerin kuş cıvıltılarına, kuş cıvıltılarının güllere karıştığı, mutlu yüzlerle dolu rengarenk bir barış bahçesi?

Ben Bir Gürgen Dalıyım, Hasan Ali Toptaş (Sayfa 97 - Everest Yayınları)Ben Bir Gürgen Dalıyım, Hasan Ali Toptaş (Sayfa 97 - Everest Yayınları)
Yasemin Bektaş 
6 saat önce · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Zaten, bir zamanlar bana ak sakallı meşenin anlattığına göre, adına savaş denen şey, yeryüzünün herhangi bir noktasında başlayıp herhangi bir noktasında bitmezdi.
Her şey gibi, o da insanda başlayıp insanda biterdi.
Bu yüzden, cepheler falanca dağda ya da falanca ovada değildi.
Cepheler, bütün acımasızlıklarıyla insanoğlunun içindeydi.

Ben Bir Gürgen Dalıyım, Hasan Ali Toptaş (Sayfa 97 - Everest Yayınları)Ben Bir Gürgen Dalıyım, Hasan Ali Toptaş (Sayfa 97 - Everest Yayınları)
Rıfat ÇELEBİ 
22 Kas 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · 7/10 puan

Az önce gölgemde terlerini kurutup karınlarını doyuran iki adam,şimdi hızla balta savuruyordu gövdeme.

Ben Bir Gürgen Dalıyım, Hasan Ali Toptaş (Sayfa 63 - Everest  Yayınları)Ben Bir Gürgen Dalıyım, Hasan Ali Toptaş (Sayfa 63 - Everest Yayınları)
Rıfat ÇELEBİ 
22 Kas 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · 7/10 puan

İnsanların birbirlerine duydukları güvensizliğin elle tutulur halidir kilit.

Ben Bir Gürgen Dalıyım, Hasan Ali Toptaş (Sayfa 73 - Everest Yayınları)Ben Bir Gürgen Dalıyım, Hasan Ali Toptaş (Sayfa 73 - Everest Yayınları)

...kilit, insanın utancı demektir her şeyden önce... İnsanoğlunun nereye ulaştığının göstergesi demektir. İnsanların birbirine duydukları güvensizliklerin elle tutulur hâlidir kilit. Birbirlerine duydukları saygının derecesidir. Bu yüzden, bir çeşit utanç belgesidir her kapıda. Hatta, her dolapta, her çekmecede, her çantada, her kasada, her kutuda... Gene de insanların yüzü kızarmaz onları görünce.

Ben Bir Gürgen Dalıyım, Hasan Ali Toptaş (Sayfa 73)Ben Bir Gürgen Dalıyım, Hasan Ali Toptaş (Sayfa 73)
Selman Ç. 
19 Kas 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Boş yere hayallere kapılıp şu insan denen yaratığa bel bağlamamalıydım. Çünkü, yüzyıllardır çözülemeyen acayip bir bilmeceydi insan. Derinlerden daha derin bir sırdı ya da, ucu bucağı olmayan, içi pisliklerle, içi eşsiz güzelliklerle dolu, alabildiğince karanlık ve karmakarışık bir evrendi.
Öyle ki, onca kafa patlatmasına rağmen, binlerce yıldan bu yana kendisi bile çözemiyordu kendini... Bu yüzden, onun ne zaman ne yapacağı hiç belli olmazdı.

Ben Bir Gürgen Dalıyım, Hasan Ali Toptaş (Sayfa 28 - Everest Yayınları)Ben Bir Gürgen Dalıyım, Hasan Ali Toptaş (Sayfa 28 - Everest Yayınları)
a leaf 
27 Mar 2015 · Kitabı okudu · 8/10 puan

....savaş denen şey, yeryüzünün herhangi bir noktasında başlayıp herhangi bir noktasında bitmezdi. Her şey gibi, o da insanda başlayıp insanda biterdi.

Ben Bir Gürgen Dalıyım, Hasan Ali ToptaşBen Bir Gürgen Dalıyım, Hasan Ali Toptaş
Derya Berber Tali 
06 Nis 2016 · Kitabı okudu · 10/10 puan

Ak sakallı meşenin dediği gibi,insanın zalimliğine ağaçlarla kuşlar,böceklerle otlar,hayvanlarla taşlar değil,ancak insan karşı koyabilirdi.

Ben Bir Gürgen Dalıyım, Hasan Ali Toptaş (Sayfa 57)Ben Bir Gürgen Dalıyım, Hasan Ali Toptaş (Sayfa 57)
Selman Ç. 
19 Kas 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Güzelliği yaratanlar nerede tükenebilir, kimlerce tüketilebilir ki?
Ama, çirkinlik başka...

Ben Bir Gürgen Dalıyım, Hasan Ali Toptaş (Sayfa 47 - Everest Yayınları)Ben Bir Gürgen Dalıyım, Hasan Ali Toptaş (Sayfa 47 - Everest Yayınları)
4 /