Beyaz Kale

7,4/10  (83 Oy) · 
362 okunma  · 
44 beğeni  · 
1.730 gösterim
17. yüzyılda Türk korsanlarınca tutsak edilen bir Venedikli, İstanbul'a getirilir. Astronomiden, fizikten ve resimden anladığına inanan bu köle, aynı ilgileri paylaşan bir Türk tarafından satın alınır. Garip bir benzerlik vardır bu iki insan arasında. Köle sahibi, kölesinden, Venedik'i ve Batı bilimini öğrenmek ister. Bu iki kişi, efendi ile köle, birbirlerini tanımak, anlamak ve anlatmak için, Haliç'e bakan karanlık ve boş bir evde, aynı masanın iki ucuna oturur, konuşurlar. Hikâyeleri ve serüvenleri, onları veba salgınının kol gezdiği İstanbul sokaklarına, Çocuk Sultan'ın düşsel bahçelerine ve hayvanlarına, inanılmaz bir silahın yapımına, "Ben neden benim?" sorusuna götürecektir. Hikâyelerin günden geceye doğru ilerlemesiyle, gölgeler yavaş yavaş yer değiştirir.

Orhan Pamuk Beyaz Kale'de, Doğu ile Batı arasındaki benzerliklere ve farklılıklara bakarken, milli ve bireysel kimliklerimizin gerisinde yatan yapaylığı ortaya çıkartarak, iki kültürün ortak paydasını vurguluyor. Okur İstanbul manzarası eşliğinde izlediği bu yarı gerçek yarı hayal hikâyede, kendi varoluşunun özünü aramaya davet ediliyor.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Eylül 2013
  • Sayfa Sayısı:
    152
  • ISBN:
    9789750826306
  • Yayınevi:
    Yapı Kredi Yayınları
  • Kitabın Türü:
Mert Can Yazıcı 
06 Tem 10:17, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

Okuduğum ilk Orhan Pamuk şaheseri.

Olay,karakterler, dil ve kurgu kusursuzdu. Ayna karşısında birbirleriyle ve kendileriyle konuştukları bölümde gerilimi yaşadım ve benim sanat eserlerinden en büyük beklentim bu zaten.

Burda incelemeleri biraz okudum, kitapta bence Doğu- Batı bahane. Orhan Pamuk bunu kitabında da 2 kere belirtmiş zaten. Benim için esas olay Hoca ve Kölenin paradoks tadında değişimleri.

İlk defa bir kitabı bitirdiğim gibi başa dönüp neredeyse tamamını bir daha okudum, okudukça şaşırdım.

Tek eleştirim Orhan Pamuk'un kitabın sonunda bahsedilen kitabı hocanın mı, kölenin mi yazdığını ben de bilmiyorum demesi. Niye dedin bunu abi?

nejla güldalı 
28 Eyl 11:41, Kitabı okudu, 6 günde, Puan vermedi

Hoca ve İtalyan kölesinin birbirlerine ikiz kadar benzemelerinin ve bilime olan ilgileriyle başlayan ve zamanla birbirlerinin hayatını en ince detayına kadar öğrenerek iki ayrı insanın, iki ayrı bedenin tek vücuda dönüşmesi. İnsan üzerinden doğu batı sentezi. İki kahramanın hikayesi tarihle harmanlanarak verilmiş.

Gülay 
23 Nis 2015, Kitabı okudu, Puan vermedi

Konusu ve anlatımı açısından farklı bir kitap.Doğu ve Batı kültürüne sahip olan insanın iç hesaplaşmaları, geçmişleri bu kitapta birleşiyor. Osmanlı İmparatorluğu döneminde bilime nasıl yaklaşıldığı hakkın da az çok bilgi veriyor.Ayrıca yazar kitapta efendi köle ilişkisini çok güzel işlemiş.

Metin Tran 
 14 Kas 20:53, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

Türk edebiyatının ilk POSTMODERN ANLATISI (Roman değil, zira roman moderne işaret eder. Postmodern romana anlatı demek daha doğru) Beyaz Kale’dir. Kahramanlar üstünden Doğu ve Batının farklı kültürler olarak karşılaştığı bir anlatıdır.

Peki Beyaz Kale’yi postmodern anlatı yapan öğeleri nelerdir. İlk belirleyici unsur üstkurmacadır. Bunu anlatının muhtelif yerlerinde yazarın okura yaptığı seslenişlerden anlıyoruz.
Yayıncı Faruk Darvinoglu üstünden ansiklopedistlere(bizde ilk ansiklopedist, aynı zamanda romancı olan Ahmet Mithat'tır) gönderme yapar ki bu da (gönderme) postmodern anlatının önemli bir unsurudur.

Minyatürler üstünden modern romanın kuvvetli bir unsuru olan gerçeklik sorgulanır. Gerçeğin eski ve yeni hali vurgulanır. Okura ulaşılamayan bir hakikatin olduğu hissi verilir.

Venedikli köle üstünden Don Kişot’taki tutsak öyküsü parodileştirilir. Ye yer Evliya Çelebiye benzeyen üslubunu pastiş unsuru olarak değerlendirebiliriz. Metinlerarasılık bağlamında bakarsak, Beyazkale kahramanlarının öykündüğü bir yığın tarihsel, mitolojik karakter bulabiliriz. Mesela Katip Çelebi-kitaplar-Artık Hoca ve seyahati. Seyahatname’deki bir çok motif aynen çıkar karşımıza.

Zaten yazar kitabın sonunda Beyaz Kale üzerine diye kaleme aldığı metinde uzun uzun yararlandığı, deforme (Postmodern anlatı için yararlandığu) ettiği kaynakları verir.

Anlatıda ayna imgesi Hoca ve İtalyan kölesinin benzerliğini vurgulamak içindir. “Odaya giren inanılmayacak kadar bana benziyordu.” “Bakışlarımı üzerimde hissederken aramızdaki benzerliği fark etmemesi beni tedirgin ederdi. Bir iki kere de benzerliği sezdigini, ama bunun farkında değilmiş gibi davrandığını düşündüm.” “Birlikte yazdığımız gibi birlikte aynaya da bakacak mıydık?” “Aynaya bakarken nasıl görünüşünü seyrediyorsa insan, kendi düşüncesinin içine bakarak da özünü seyredebilirdi.”

Kemal Basmacı 
21 Eyl 23:52, Kitabı okudu, 1 günde, 10/10 puan

Hayatında hiç Orhan Pamuk okumamış insanların, kulaktan dolma bilgileriyle en çok salladıkları romandır bu. 21 ay sonra ikinci kez okumaya başlıyorum. Okuma durumuna 'tekrar okuyorum' seçeneği eklenmeli.

Erhan Kurupınar 
13 Nis 2014, Kitabı okudu, Beğendi, 9/10 puan

4.murat döneminde geçen Efendi-köle ilişkisini konu alan zarif bir roman.Ayrıca osmanlı toplumunun bilime bakışı da ortaya konuyor.

Mehtappp 
 27 Ara 2015, Kitabı okudu, 6 günde, 7/10 puan

1985’te yayımlanan tarihi roman Beyaz Kale, 1990’da ABD’de ödül almıştır. Yazarın üçüncü kitabıdır. Konu olarak, Venedikli bir köle ile onu satın alan Hoca arasındaki ilişkiden doğu-batı kültürü (özellikle bilim açısından) ele alınmış. Osmanlıda avcı olarak bilinen IV. Mehmet döneminde geçer.(Kanuniden sonra tahtta en uzun süre kalan padişahtır.) Köle ile Hoca görünüş olarak birbirlerine ikiz derecesinde benzemektedir ancak fikri olarak ayrılırlar. Hocanın kölesinden de öğrendikleriyle astronomi, yıldızlar vb. çalışmalarla padişahı etkileme çabaları(padişah 7 yaşında tahta geçtiğinden onu kandırabileceğini düşünmektedir), orduları bozguna uğratacak silah tasarım çalışması(yıllar sürüyor) ve dönemde yaşanan veba salgını…Tüm bunların sonucunda “Ben neden benim?” sorusuna aranan yanıt.

Kitabın son sözünde yazar, hikayeyi oluşturma sürecini ve yararlandığı kaynakları ele almış.

Dili açısından anlaşılır ancak pek sürükleyici değildi. Biraz sıkıldım okurken. Yazarın kendisini sevmemekle birlikte yazı dilini merak ettiğimden okudum. Araştırmalarım sonucunda özellikle “Kara Kitap” ve “Benim Adım Kırmızı” romanları en beğenilenlermiş. Okursam bunlara devam edeceğim. Orhan Pamuk okumayı düşünüyorsanız daha iyi kitaplarından başlayın derim. Okurken sıkılmış olsam da Nobel ödüllü yazarın anlatım tarzını beğendim.

Bir de kitabın son sözünde yazar, hikayeyi oluşturma sürecini ve yararlandığı kaynakları ele almış.

Ayşen BÜLBÜL 
09 Eyl 2015, Kitabı okudu, 2/10 puan

İç hesaplaşmaların dolu olduğu bir kitap. Sevmedim . Ön yargılarımdan kurtulmak adına okumuştum yazarın kitabını ama çok sıkıldım. Yazarın kalemini sevemedim.

Melike Sezer 
21 Nis 2015, Kitabı okudu, Puan vermedi

Ciddi bir boyutta kafa karıştırıcı bir kitaptı. Yine de daha ilk sayfalarından Orhan Pamuk'un kullandığı kelimelerden tutun, cümlelerindeki o kendine has havasına hayran kaldığımı belirtmeden edemeyeceğim. Kitabı genelde kahramanları için okurum ama bu defa yazar için, uslübu için, okudum ki arkadaki Beyaz Kale Hakkında bölümünde Orhan Pamuk da buna benzer bir şeyler söylüyordu. İlk Pamuk kitabımdı, sonuncusu olmaz.

Efe Keser 
19 Eyl 2014, Kitabı okudu, 8/10 puan

''İnsanın kim olduğunun ne önemi var.Önemli olan yaptıklarımız ve yapacaklarımızdır.'' cümlesi kitabı özetler.Kitap bittiğinde ben hoca olmuştum.

2 /

Kitaptan 15 Alıntı

Öznur 
01 May 2015, Kitabı okudu, 5/10 puan

"Aynaya bakarken nasıl görünüşünü seyrediyorsa insan, kendi düşüncesinin içine bakarak da özünü seyredebilirdi."

Beyaz Kale, Orhan Pamuk (Sayfa 71)Beyaz Kale, Orhan Pamuk (Sayfa 71)
ayamak 
19 Oca 2015, Kitabı okudu, Puan vermedi

Kaybettiğimiz hayatı ve düşleri yeniden ele geçirmek için, onları yeniden düşlemek gerektiğini herkes bilir.

Beyaz Kale, Orhan PamukBeyaz Kale, Orhan Pamuk
AYŞE ŞİMŞEK 
13 May 2015, Kitabı okudu, Puan vermedi

Çevrelerinde acılarını ve hazlarını paylaşacak kimse olmadığı zamanlar daha da hüzünlü bir güzelliğe bürünen bu hastaları sevgiyle selamlıyorum.

Beyaz Kale, Orhan PamukBeyaz Kale, Orhan Pamuk
Mine Can 
05 Ağu 2015, Puan vermedi

''Kehanet bir soytarılıktır ama aptalları etkilemekte güzel güzel kullanılabilir.''

Beyaz Kale, Orhan Pamuk (Sayfa 100)Beyaz Kale, Orhan Pamuk (Sayfa 100)
Mine Can 
05 Ağu 2015, Puan vermedi

İnsanın, en küçük ayrıntısına kadar tanıdığı birisinin büyüsüne, korkulu bir rüyayı sever gibi kapılacağını ileri sürdüm.

Beyaz Kale, Orhan Pamuk (Sayfa 75)Beyaz Kale, Orhan Pamuk (Sayfa 75)
Mine Can 
05 Ağu 2015, Puan vermedi

Aptal oldukları için başlarının üstünde gezinen yıldızlara bakıp düşünmüyorlardı, aptal oldukları için öğrenecekleri şeyin önce neye yarayacağını soruyorlardı, aptal oldukları için ayrıntılara değil özetlere meraklıydılar, aptal oldukları için birbirlerine benziyorlardı.

Beyaz Kale, Orhan Pamuk (Sayfa 46)Beyaz Kale, Orhan Pamuk (Sayfa 46)
Mine Can 
05 Ağu 2015, Puan vermedi

Özgürleşebilmek için aramızdaki benzerliğin yanlış hatırlanan bir anı, unutulması gereken tatsız bir yanılsama olduğuna kendimi inandırmam, buna alışmam gerektiğine karar verdim.

Beyaz Kale, Orhan Pamuk (Sayfa 98)Beyaz Kale, Orhan Pamuk (Sayfa 98)
Kemal Basmacı 
20 Eyl 13:26, Kitabı okudu, İnceledi, 10/10 puan

Hayatın bir bekleyiş değil de, tat alınabilecek bir şey olabileceğini bu dört yılda öğrendim.

Beyaz Kale, Orhan Pamuk (Sayfa 131)Beyaz Kale, Orhan Pamuk (Sayfa 131)
nejla güldalı 
28 Eyl 11:31, Kitabı okudu, İnceledi, Puan vermedi

Belki de, insanların kendilerini, okudukları kitaplarla değil, işittikleri sözler ve başkalarına duydukları hayranlıklar la değiştirdiği bir ülkede yaşadığımız için, kâhinimin, bilimi 'Batı'dan gelen birisinden öğrenmesine karar verdim.

Beyaz Kale, Orhan Pamuk (Sayfa 187 - iletişim yayınları)Beyaz Kale, Orhan Pamuk (Sayfa 187 - iletişim yayınları)
Mine Can 
05 Ağu 2015, Puan vermedi

İyi bir hikayenin başı masal gibi çocuksu olmalı, ortası korkulu rüya gibi korkutucu olmalı, sonu da ayrılıkla biten bir aşk hikayesi gibi acıklı olmalıydı.

Beyaz Kale, Orhan Pamuk (Sayfa 105)Beyaz Kale, Orhan Pamuk (Sayfa 105)
2 /

Kitapla ilgili 1 Haber