Beyaz Zambaklar Ülkesinde Atatürk'ün Askeri Okulların Müfredatına Konulmasını Emrettiği Kitap

8,7/10  (413 Oy) · 
1.323 okunma  · 
359 beğeni  · 
8.546 gösterim
Beyaz Zambaklar Ülkesinde, Mustafa Kemal Atatürk zamanında Türkçeye ilk kez çevrildi. Atatürk, kitabı okuduğunda bu destansı başarıya tek kelimeyle hayran olmuştu. Derhal kitabın ülkedeki okulların, özellikle askeri okulların müfredatına dahil edilmesini emretti. Türk askerleri ülkelerindeki “yaşamı yenilemek” için mutlaka bu kitabı okumalıydılar. O vakitler, kitap o kadar çok ilgi gördü ki, Kuran-ı Kerim’den sonra en çok okunan kitap haline geldi.rnrnBu kitap tüm yoksulluğa, imkansızlıklara ve elverişsiz doğa koşullarına rağmen, bir avuç aydının önderliğinde; askerlerden din adamlarına, profesörlerden öğretmenlere, doktorlardan işadamlarına kadar, her meslekten insanın omuz omuza bir dayanışma sergileyerek, Finlandiya’yı, ülkelerini geri kalmışlıktan kurtarmak için nasıl büyük bir mücadele verdiklerini, tüm insanlığa örnek olacak biçimde gözler önüne sermektedir.
  • Baskı Tarihi:
    Ekim 2007
  • Sayfa Sayısı:
    240
  • ISBN:
    9789944983990
  • Çeviri:
    Sübhane Mirzayeva
  • Yayınevi:
    Koridor Yayıncılık
  • Kitabın Türü:
şeyma özaslan 
16 Haz 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

Kitap malumunuz Finlandiya'nın diriliş hikayesini anlatır. Ekonomi, sağlık, kültür, eğitim gibi bir çok alanda öncesi sonrası ve aradaki geçişi yansıtması, somut bir örnek eylemiş kitabı. Dirilme ve diriltme ruhunu istemeseniz inanmasanız dahi aşılıyor size. Okuyanların bence düşünmesi gereken bir husus, bu diriliş bizim topraklarımızda bizim koşullarımızda nasıl yaşatılabilir olmalı.

Ve lütfen biri size bana okuyacağım bir kitap önerir misin deyince, Beyaz Zambaklar Ülkesinde'yi eline tutuşturuverin. Bir yerde bi liseli görürseniz çantasına gizlice de olsa koyun. Sevgilinize hediye olarak alın. Ne bileyim okuyun okutturun işte :)

Anıl 
 02 Eyl 11:34, Kitabı okudu, 4 günde, 9/10 puan

Beyaz Zambaklar Ülkesinde, kitabı alışım, okuduğum yerler ve içerik anlamında bende oldukça farklı bir yere sahip oldu. Kitabın incelemesine başlamadan önce benle olan hikâyesinden bahsetmek istiyorum. Arkadaşımla beraber hafta sonunda ne yapmalı diye çokça düşündük ve en nihayetinde Çorlulu Ali Paşa Medresesi’nde Nargile içmeye karar verdik. Kararımız sonrası Beyazıt yolculuğu başlamış, sonrasında nefesi sahaflarda almıştık. Yerlere serili olan kitaplar arasından listemde olan Beyaz Zambaklar Ülkesinde ve Sineklerin Tanrısı gözüme çarptı. Çok fazla zamanımız olmadığından bu iki kitabı alıp mekâna geçtik ve kitabın başlangıcını orada yaptım. Sonrasında başka bir arkadaşım ertesi gün Bursa’ya gitmeyi teklif etti ve bende kabul ettim. Pazartesi günü İstanbul trafiğinin en yoğun olduğu vakit yola çıktık ve tam dört buçuk saat sonra ancak Nilüfere varabildik. Geceyi dinlenerek geçirdikten sonra sabahtan merkeze gidip Bursa’nın tarihle iç içe olan merkezini gezdik. Gün batımına doğru tekrardan Nilüfere geçtik. Arkadaşım bir arkadaşı ile görüşmek için beni arabada yalnız bıraktı ve o an geldi. Hava tam manasıyla kararmamış olmasına rağmen sokak lambaları ışık vermeye başlamıştı. Arabanın içerisinde, koltuğu hafiften arkaya dayadım ve kitabımı açıp tek tük insanların sessizliğini bozamadığı sokakta, sokak lambalarının loş ışığıyla tekrardan okumaya koyuldum. (Sanıyorum kitabın dili olsa bu şekilde okunduğu için bana teşekkür ederdi. :) )

Gelelim kitabın incelemesine. Kitapta Finlerin yükseliş hikâyesine tanık oluyoruz. Deyim yerindeyse gerçek bir diriliş hareketi diyebiliriz. Kitabın sayfaları arasında dolaşırken okurun aklında dönüp dolaşan ve tam manasıyla net bir cevap veremediği o soru beliriyor. Neden? Neden biz yapamıyoruz? Dediğim gibi bu sorunun bir sürü cevabı olabilir ve ancak tüm bu cevaplar birleştiğinde ancak bir diriliş, bir yükseliş hareketi meydana gelebilir. İşte bende bu incelemede bunun cevaplarını yansıtmaya çalışacağım.

Bana göre, bir toplumun yükselişi için en gerekli unsur, eğitim ve eğitim ile gelen farkındalıktır. Toplumun tabanına inmek ise en çok önem arz eden durumdur. Finler, İsveç’in himayesi altında yozlaşmış ve çürümüş bir millet iken Rusya’nın himayesine geçmesi (tabii Rusya’nın himayesine geçerken kendi bağımsız iradesi ile yönetilebilme ayrıcalığı alarak geçiyor.) ile diriliş hareketi başlıyor. Öncelikle tarihten dersler çıkartabilen bilinçli bireylerin gayretleri son derece önem arz ettiği mesajı veriliyor.

Ülke genelinde bir vatansever bilgenin(Snelman) çıkardığı bir kıvılcım ile başlıyor Finlerin diriliş hareketi. Hedeflenen yükseliş için toplumun her kademesine farkındalık konferansları veriliyor ve bununla beraber ülkenin dört bir yanına halk kütüphaneleri açılıyor. Dikkat çekmek istediğim bir diğer konu ise halkın cahiliyeti sadece okuma yazma bilmeyen en alt tabakadan ibaret olmadığı, doktorların, avukatların, memurların yani bir anlamda eğitim görmüş bireylerinde bu kapsama girdiği kitap içerisinde çarpıcı örneklerle gözler önüne seriliyor. Bir memurun mesai saatlerinde halkın ihtiyaçlarını karşılama anlamında eksik kaldığı, mesai saatleri dışında da kâğıt oyunları ve alkol gibi insanı uyuşturan, yaşama amacını donduran uğraşlarla meşgul olduğu çürümüş toplumun birer çarkları olarak varlıklarını sürdürdükleri gibi örnekler. Devlet kademelerinde tüm bu çürümüşlüğün yanında birde ahlaksızlar boy gösterince halk için ülke yaşanılmaz bir yer haline geliyor. Bu anlamda kitapta yer alan “Ahlaki Oksijen” kavramı ile alakalı bir alıntı yapmak istiyorum. “Metternich zamanında rüşvet alıp vererek, hafif ve kolay kazançlar elde etmek, saygın bir işmiş gibi yaygınlaşmıştı. Toplum içerisinde ahlaki oksijen kalmamıştı.”

Kitap bir ülke için, bireyler için neredeyse tüm gerekli konulara değinmiştir. Üzerine konuşulacak o kadar çok konu var ki ama okunmayacağı, amacına ulaşamayacağı için incelememi yine kitapta yer alan dindarlık üzerine yapılan inanılmaz tespitle sonlandırıyorum. Herkesin ama herkesin okuması üzerine düşünmesi ve bu düşünceleri amaç edinmesi gereken bir kitap. Keyifli ve bol kazanımlı okumalar.

“Evrene zarar verirsen, insanlara ya da hayvanlara kötülük edersen, ailenin bir ferdine kötülük etmiş sayılırsın. İşte buna dindarlık denir.”

ayşenben 
02 Haz 12:55, Kitabı okudu, 7 günde, Beğendi, 10/10 puan

Aslında biz bu kitapta anlatılanları yaşadık, yani atalarımız, dedelerimiz, ninelerimiz yaşadı. Ne zaman? Cumhuriyet Döneminde. Geldi Mavi Gözlü Dev'imiz önce düşmanı kovdu, sonra üstümüzdeki kapkara bulutları kovdu Türk Milleti baştan yarattı.
Şimdi bu kitabı sevmemizin nedeni de işte yine o kaplanan kapkara bulutlar. Halk yine fakir, halk yine cahil. Okumadan, bilmeden, açlıkla terbiye ediliyor.
Şimdi bizim yine Mavi Gözlü bir Dev'e ihtiyacımız var.
İsterse bir halk neler yapabilir hem kendi tarihimizden hem kitaptan görüyoruz.
Bir insanın kendini yetiştirmesi, gerek ahlaki gerek teknik konuda çok zorken bunu toplumun her alanına yaymak ve bunu başarmak.
Aslında fazla lafa da gerek yoktu.
MUHTAÇ OLDUĞUN KUDRET, DAMARLARINDAKİ ASİL KANDA MEVCUTTUR!

sevinç eroğlu keskin 
20 Haz 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

Gerçek vatansever, gerçek vatan milliyetçiliği, gerçek aydın ve hatta gerçek insan nasıl olmalı sorusuna net cevap veren, bir ütopya nasıl gerçekleştirilebilir sorusuna yol haritası sunan muhteşem bir eser. Her birey okumalı. Ve bence milletvekilliği yemininden önce her adaya kitabın yorumu yaptırılmalı, sorular sorulup kavrayıp, benimsediği anlaşılınca yemine geçilip, milletvekilliği onaylanmalı diyorum. Ayrıca farklı bi bakış acısı olarak, Cem YIlmaz'ın " eğitim şart" söyleminin kanıtıdır bu kitap. Özellikle genç arkadaşlar mutlaka okumalı. Atamızın tavsiye ettiği bi kitap oluşundan yola çıkarak bir nevi vasiyeti telakki edip okunmalı. Kısaca OKUNMALI.

handan sarıcaoglu 
22 Eyl 09:13, Kitabı okudu, 2 günde, Beğendi, 8/10 puan

İlgiyle hevesle başladığım bir kitaptı ve gerçekten hakkını verdi. Kitap bana Cumhuriyet Dönemini anımsattı.milletin yoksulluğu sefaletinin bir adamla değişmesi tıpkı finlandiyanın değişimi gibi.. kitap bence bir cesaret örneği ders çıkarılması gereken bir kitap.Ulu Önder Atatürkün de kitabı tavsiye ediyor olması bende daha büyük bir şevk yarattı.okunması gereken kitaplardan biri .nacizane tavsiyem okuyun.

Merve 
07 Ağu 2014, Kitabı okudu, 10/10 puan

Kitabı okuduğum sırada önce kendimi eleştirdim sonra yaşadığım hayatı, çevremdeki insanları eleştirdim sonra yine kendimi eleştirdim. Ve zaten bildiğim fakat bu kitapla anladığım şu cümleyi anımsadım: Dünyayı değiştirmeye kendinle başlamalısın! Sadece Finlandiya'nın dirilişini anlatan bir kitap okumayacaksınız gereksiz ayrıntı gibi görünen fakat kapıyı açacak anahtarın bu ayrıntılarda gizli olduğunu gösteren bir kitap okuyacaksınız.Keyifli okumalar.

Zeynep 
13 Tem 21:47, Kitabı okudu, 4 günde, Beğendi, 9/10 puan

Öncelikle bu kitabi bu zamana kadar nasıl okumamış olduğuma hem şaşırdım hem de üzüldüm. Herkesin mutlaka okumalı diye düşündüğüm nadir kitaplardan. Şuan toplumumuzun içersinde bulunduğu rehavet ve teknolojinin getirdiği tembellikle beraber bizim de, zamanın Fin halkının modern teknolojik köylüleri olduğumuzu düşünüyorum. Fin devletinin Snelman ı varsa, aslında bizimde halkımızın içerisinde bir bilinç oluşturmaya çalışan, toplumumuzu da aydınlatma çabası içerine giren muhteşem karakterler ve kendini bu yola adamış insanlar yok değiller; ama maalesef kıymetinin bilinmediğini düşünüyorum. Aydın kişi istediği kadar iyi olsa da; mutlaka önüne taş koymaya çalışanlar oluyor. Ya bir siyasi kimliğe bürümeye çalışılıyor ya da dini bir sembole sığdırmaya çalışılınıyor. Halbu ki kendini bu işe adamış insanların ne siyasinin ne de dinin alakası olabilecegini düşünüyorum. Araştırmadan her söze inanan bir toplum olmuşuz ya da fanatik olarak körü körüne bir şeylere bağlanır olmuşuz. Asıl özün "Biz" olduğundan uzaklaşmışız. Kitap bu nokta da, her ne kadar çağa çok ayak uyduramasa da; örnek teşkil etme açısından ve toplumu ışığa çıkaracak güç örneği bakımından güzel bir kitap.

Bekir İstanbul 
19 Şub 21:38, Kitabı okudu, 4 günde, 9/10 puan

Bir ülke bataklıktan refaha nasıl yükselir? Finlandiya yıllarca İsveç ve Rusya esareti arasında ezilmiş, kendi kültür ve medeniyetini geliştirememiştir fakat fırsatını bulunca ülke aydınları önderliğinde kalkınma atılımı geliştirmiş, medeni refah bir toplum olmuştur. Bir ülkede askeriye, spor, çocuk eğitimi, kütüphaneler, ticaret anlayışı, köylüler nasıl olursa ülke kalkınır mevzusu güzel anlatılmış. İnsani erdemler örnekleriyle çok güzel sunulmuş. Okunması ve dersler çıkarılması gereken bir kitap. Sonuçta Atatürk boşuna tavsiye etmemiş yani.

İnsanın sorumluluklarının farkına varmasını sağlayan bir kitap. Beraber ülke nasıl kalkındırılır en güzel örneklerden. Herkesin okuması gereken bir kitap...

Sevilay küçük 
15 Kas 18:22, Kitabı okudu, 10 günde, 10/10 puan

Bir ülke bataklıktan nasıl kurtulabılır ? Nasıl bagımsızlıgını ele alabılır ? nasıl aydın olupta etrafındakı insanları geliştirip kültürlü bilgili ve aydın bir insan yapabılır ? Finlandiyanın kurtuluşunu çok güzel bir şekılde sunmuş yazar önümüze.Tüm zorluklara sefalete elverışsiz kosullara karsı yınede bıkmadan usanmadan direnen omuz omuza verıp halkı ayaklandıran halkı aydınlatan ülkelerını kültürlü eğitimli sağlıklı vb.yönden geliştirmek ilerletmek için verılen mucadeleyi somut bir şekılde anlatmıs.Günümüzde siyasetcılerın milletvekıllerın öğretmenlerin öğrencilerin okuması gereken kısacası herkesın mutlaka okuması gereken bir kitap. Tarıh Kitapları pek sevmem ve okumam. Ama bu kitap çok ayrı bişey oldu benım için başucumda duracak bir kitap .Hangi dönemde yasarsak yasalım her döneme hitap edecek bir eser.Eskimeyen ve eskımeyecek olan bir başyapıt.Ben cok keyifle okudum aslında 1 2 gun içinde bitecek bir kitap ama ben 10 günde okudum.Malum sınav haftası :)

Kitaptan 271 Alıntı

"Milyonlarca halk bedenen, ruhen, fikren ve ahlaken çürüyor da, hiç kimse bu kokuşmuşluğu görmüyor. Herkesin karakteri bozulmuş veya herkes bu yozlaşmışlığa alışmış da bunu doğal bir durum sanıyor sanki. Ama bu böyle mi olmalıdır?"

Beyaz Zambaklar Ülkesinde, Grigory PetrovBeyaz Zambaklar Ülkesinde, Grigory Petrov

''Baylar! Körebe oynamaktan ne zaman vazgeçeceksiniz? Vatanseverliği, halk sevgisini, kültürel gelişime sağladığınız katkıyı bağırarak anlatıyorsunuz. Kendiniz halk ve vatan için, kültür adına ne yaptınız,söyler misiniz? Bazıları utanmadan, inatla ve haince bir arsızlıkla bu ''değerli vatanı'' talan ediyor, ''sevgili halkını'' soyup soğana çeviriyor. Diğerleri bürolarda, yayınevlerinde aylak aylak vakit öldürüyor, okul ve üniversitelerde memur olarak çalışıyor. Ve bütün bunlar olurken ''sevgili halkı'' temsil eden milyonlarca insan maddi manevi çöküşe sürükleniyor, sakat kalıyor, içip kendini kaybediyor, kalpleri kin ve öfke doluyor. Halkın temel değerleri giderek yok oluyor.''

Beyaz Zambaklar Ülkesinde, Grigory PetrovBeyaz Zambaklar Ülkesinde, Grigory Petrov

Özür diliyorum ama sizlerle açık konuşmak istiyorum: Her meslekte olduğu gibi,öğretmenler arasında da mesleğine layık olmayan çok kişi var.Bunlar öğretmenlik etmeyi aşağılık bir iş kabul eden gündelikçilerdir.Böylelerine bir dost nasihati veriyorum: Öğretmenliği bırakıp kendilerine başka bir iş arasınlar.Tüccar olsunlar,başka işler bulsunlar ama canlı bir ruha ve bilgiye sahip fedakar insanların bulunması gereken yerleri işgal etmesinler.''

Beyaz Zambaklar Ülkesinde, Grigory PetrovBeyaz Zambaklar Ülkesinde, Grigory Petrov

''Her halkın içinden hem büyük şahsiyetler hem de aşağılık insanlar çıkabilmektedir. Bunlardan hangisinin iktidara geleceğini belirleyen temel etken halk kitlelerine hakim olan ruh halidir.''

''Burada hepimizin hayatı ve çalışmaları sorgulanmaktadır aslında. Kendi ülkemizde ne işle meşgulüz, halkımızın kaderinde nasıl bir rol üstleniyoruz?''

Beyaz Zambaklar Ülkesinde, Grigory Petrov (Sayfa 61)Beyaz Zambaklar Ülkesinde, Grigory Petrov (Sayfa 61)

''Düşünceler anlamsız, mantıksız, safsatalarla dolu olursa, o düşünceler hastalıklıdır. Bir de toplumsal yaşayış akıldan, mantıktan uzak, faydasız, zararlı birtakım görenek ve geleneklerle dolu olursa yaşam felce uğrar, ilerleyemez,gelişemez.''

Beyaz Zambaklar Ülkesinde, Grigory PetrovBeyaz Zambaklar Ülkesinde, Grigory Petrov
Onur Erol 
22 Tem 11:11, Kitabı okudu, Beğendi, Puan vermedi

Tanrım, beni dostlarımdan koru, düşmanlarımla kendim baş ederim.

Beyaz Zambaklar Ülkesinde, Grigory Petrov (Sayfa 19 - Koridor)Beyaz Zambaklar Ülkesinde, Grigory Petrov (Sayfa 19 - Koridor)
Murat Sezgin 
12 Nis 14:59, Kitabı okudu, 9/10 puan

İnsanların sizinle sohbet ettikleri zaman mutlu olmaları için çabalayın.

Beyaz Zambaklar Ülkesinde, Grigory Petrov (Sayfa 60 - Algı Yayınevi)Beyaz Zambaklar Ülkesinde, Grigory Petrov (Sayfa 60 - Algı Yayınevi)

Eski bir söz vardır: "Yeni toplumlar yeni şarkılar üretirler."
Zaman geçtikçe yeni nesiller geliyor. Yeni anlayışlar, yeni hedefler ve yeni istekler oluşuyor. Ve bu yeni nesilleri eski, köhnemiş kurallarla yönetemezsiniz.

Beyaz Zambaklar Ülkesinde, Grigory PetrovBeyaz Zambaklar Ülkesinde, Grigory Petrov
ayşenben 
30 May 10:26, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 10/10 puan

Her halkın içinden hem büyük şahsiyetler hem de aşağılık insanlar çıkabilmektedir.

Beyaz Zambaklar Ülkesinde, Grigory Petrov (Sayfa 61)Beyaz Zambaklar Ülkesinde, Grigory Petrov (Sayfa 61)
28 /