Beyoğlu'nda Gezersin

7,0/10  (1 Oy) · 
4 okunma  · 
0 beğeni  · 
398 gösterim
Beyoğlu’nda Gezersin, Nazlı Eray’ın çarpıcı dünyasını eşsiz bir coğrafyayla önünüze seriyor. Kimler, neler yok ki bu dünyanın içinde:

Nakşibendi Şeyhi Küçük Hüseyin Efendi, Beyoğlu’nun kraliçesi Madam Tamara, “Mazi Kalbimde Bir Yaradır” programının yapımcısı Ulvi, elinde geçmişteki bir kadının hatıra defteri ile Beyoğlu’nda dolaşan çılgın âşık Bozacı Naki, “Deli Saati”ni sunan ünlü Doktor ve gece karanlığını yırtıp hafifleten reçeteleri…

1958 Beyoğlu cinayetinin hâlâ çözülmemiş esrarı, sanki bu dünyayı gerçek hayattan ayıran yemyeşil sessizliği ve yılların eğip sararttığı mezar taşları ile Eyüp sırtları, şehit tayyareci
Fethi Bey’e Rumeli Han’ın dökülmüş bir muhallebiyi andıran mermer merdivenlerinde rastlamak, geçmişin içine sıkışmış Markiz Pastanesi ve roman boyunca fırtına gibi esen İstiklal Caddesi…

Nazlı Eray’ın ilk kez bundan 7 yıl önce yayımlanan romanı Beyoğlu’nda Gezersin hala tazeliğini koruyor ve onu henüz keşfetmemiş okurları bekliyor.
  • Baskı Tarihi:
    Temmuz 2012
  • Sayfa Sayısı:
    232
  • ISBN:
    9786050907209
  • Yayınevi:
    Doğan Kitap
  • Kitabın Türü:
İlay Yüksel 
23 Şub 09:23, Kitabı okudu, 8 günde, 7/10 puan

İlk kez okudum Nazlı Eray'ı... Bu türü temsil eden bir başka türk yazarımız var mıdır bilmiyorum ancak artık benim için "Nazlı Eray Tarzı" diye bir şey olduğu kesin. Post-modern dönemin özelliklerini almış eser, "fantastik gerçekçi" romanın bence en iyi örneklerinden biri.

Hayalle gerçeğin; şimdiyle eskinin, zaman ve yer kavramının birbirine girdiği romanda, Nakşibendi Şeyhi Küçük Hüseyin Efendi, 1950'lerde güzeller güzeli Madam Tamara, Mazi Kalbimde Bir Yaradır programının yapımcısı Ulvi, ilk hava şehitlerimizden Fethi Bey, elinde geçmişteki bir kadının hatıra defteri ile Beyoğlunda dolaşan çılgın âşık Bozacı Naki, psikolojik problemlerin konuşulduğu, hastaların telefonla bağlanıp, bilgi aldığı “Deli Saati” adlı programı sunan ünlü Doktor gibi farklı zaman diliminde yaşamış karakterler yer alıyor.

Yazar ya da romanın baş kahramanı 1950’li yıllarda yaşamış, ve bir otel odasında öldürülmüş olan Beyoğlu’nun en güzel kadınlarından Madam Tamara’nın gizemli ölümünü bir zaman tünelinde, gerçeklikten kopmadan, farklı zamanlarda yaşamış kişilerle birlikte çözmeye çalışıyor.

Okuduğum en ilginç romanlardan biri olan "Beyoğlu'nda Gezersin" zaman zaman şaşırtıcı, zaman zaman ürpertici ayrıntılarla dolu... Öyle ki, kitap bittiktan sonra Beyoğlu'na, romanda Madam Tamara'nın sıkça gittiği Markiz pastanesine gittiğimde, önceside defalarca gitmiş olmama rağmen ilk kez gitmişim hissine kapıldım, tam anlamıyla tüylerim diken diken oldu. Okuyucuya bu hissi verebilen tüm yazarların kalemine sağlık;)