Bilinmeyen Adanın Öyküsü

8,2/10  (126 Oy) · 
272 okunma  · 
93 beğeni  · 
1.971 gösterim
Yola çıkmayı hayal etmek bile,
bir hedefi gözetmek,
bir amaca ulaşmak,
bir kavuşmayı özlemek
kadar güzel, gerekli, büyüleyici ve heyecan verici olabilir...........
Bilinmeyen Adanın Öyküsü hayallerin, özlemlerin, amaçların ve. kavuşmaların öyküsüdür.

"(...) ben bilinmeyen adayı bulmak istiyorum, o adaya ayak bastığımda kim olduğumu öğrenmek istiyorum, Bilmiyor musun ki, Kendinden dışarı çıkıp kendine bakmadıkça kim olduğunu asla bilemezsin."........

José Saramago 1922'de Azinhaga, Ribatejo'da doğdu. Zorlu koşullar altında yetişen yazar, Lizbon'da eğitim gördü, fakat çocukluğunun büyük kısmını, yoksul bir köylü ailenin oğlu olması sebebiyle kırsal kesimde geçirdi. Makinistlik eğitimi gördü ama redaktörlük, çevirmenlik, editörlük, vb. işlerde çalıştı. 1979'da kendini tamamen yazmaya adadı.

Yazdığı şiirler, oyunlar, öyküler, denemeler ve romanlar José Saramago'yu Portekiz'de yaşayan bir efsane haline getirdi. Eserleri yirmiden fazla dile çevrildi; Türkçeye de çevrilen Bütün İsimler, Baltasar ve Blimunda, İncil'deki İkinci İsa, Körlük ve Umut Tarlaları gibi romanları ona dünyanın dört bir yanında milyonlarca okur kazandırdı.

Eserleriyle sayısız ödül kazanan yazar 1998'de Nobel Edebiyat Ödülü'ne layık görüldü.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Ocak 2009
  • Sayfa Sayısı:
    60
  • ISBN:
    9789944885263
  • Orijinal Adı:
    O Conto da Ilha Desconhecida
  • Çeviri:
    Emrah İmre
  • Yayınevi:
    İş Bankası Kültür Yayınları
  • Kitabın Türü:
Ahmet Samsa 
 26 Eki 2015, Kitabı okudu, 1 günde, Beğendi, 10/10 puan

Bir kez daha anlıyorum ki daha çok Saramago okuyacağım.
Masalsı anlatımıyla bir anda bitti ve muhteşemdi. Saramago'nun tarzını zaten çok seviyorum. Kitabın son cümlesini alıntılamamak için inanın zor tutuyorum kendimi.

Aslında denizci olmayan ama denizciliği, kimsenin bilmediği adayı bulmaya çıktığında öğrenebileceğini düşünen bir adamla sarayın kararlar kapısından çıkan ve bir daha o kapıdan girmeyeceğini söyleyen bir kadının öyküsü.

Gayet akıcı bir dilde yazılmış.Sonlarına kadar merakla okudum.Bilinmeyenin peşinde koşan ve armağan düşkünü kraldan çekinmeyen maceraperest bir insan.. Ve onunla birlikte o yolculuğa çıkmaya hazırlanan sarayın temizlikçisi.Sonu beklemediğim bir şekilde bitti.
Acaba gerçekten bilinmeyen, bilinemeyecek şeyler olmaya devam edecek mi?
Kitabın sonlarına doğru pek tatmin olmasam da okurken hiç sıkılmadığımı söyleyebilirim.

KeMâL 
22 Kas 2015, Kitabı okudu, 1 günde, 7/10 puan

Körlük adlı eserini yeni okuyup tarzını şaşırarak beğendiğim için hemen bir Saramago daha okuyayım dedim.Tavsiyeler üzerine Kabil'e başlayacaktım ama kısa olması cezbetti. Okuduğum en kısa kitaplardan bir tanesiydi. 60 sayfanın yarısı çizim. Yine isimler yok, konuşma çizgileri yok, paragraf yok. Masal tadında kısadan da kısa bir öykü. Sayfa azlığına bakmayın kurgulama muhteşem. Üstelik derin anlamlar içermekte. Yapılan alıntılara bakarak bunu daha iyi anlayabilirsiniz.

"... O adaya ayak bastığımda kim olduğumu öğrenmek istiyorum, Bilmiyor musun ki, kendinden dışarı çıkıp kendine bakmadıkça kim olduğunu bilemezsin..."

Tavsiye mi elbette ki ediyorum. Bu kadar kısa ve özlü kitabı mutlaka okuyun. Bu sefer Kabil’ e başladım. Saramago’ya devam….

Ebru Hacıalioğlu 
06 Kas 2015, Kitabı okudu, 1 günde, 8/10 puan

Ve nihayet bir Saramago okudum... Yazımda sadece nokta ve virgül kullanıyor olduğu yorumları zorlayıcı gözükmüştü ama ayrı bir keyfi var gibi geldi bana (bu yüzden kısa bir kitabı ile başladım). Diyalogları ayırmak için "Gri hücreleri" kullanmak gerekiyor ki bu çok hoşuma gitti. Masal/hikaye adına ne denir bilemedim bu kitabın ama bir çocuk kitabı gibi çok hoş geldi bana, görseller de daha masalsı bir havaya sokmuş zaten yazımı.

Hikaye insanlığın varlığından beri süre gelen soru aslında... Hayattaki amacımız ne? Var olmayan bir adaya olan umudumuz var mı ve onu arama yoluna düşebilecek cesaretimiz. Adanın bir metafor olduğunu anlamak zor değil elbette. Adayı arama yolunu seçersek karşımıza yeni adalar çıkabilir mi? Yeni adalar bizi hangi yeni adalara götürebilir elbette... En önemli soru ise yeni adaları görmeye, tanımaya ve daha da yeni adalara yolculuk etme cesaretimiz var mı? Her zaman daha iyisini umut etmek kanımca denemeye değer... İyi okumalar.

Sevda 
 18 Nis 12:57, Kitabı okudu, Beğendi

Bilinmeyen Ada Öyküsü 1998 Nobel Edebiyat Ödülünü almış bir kitaptır.

Kitabın konusu bilinmeyen bir ada ve bu bilinmeyen adayı bulacağına inanan bir adam ve onun inancı, maceraları.

Kitabın ana düşüncesi kendini bulmalısın tanımalısın.
İnsanın kendini bulması zorlu bir süreçtir. Kendini tanıması gerekir. Sorgulaması gerekir. Özüne inmesi gerekir.
Eseri bu cümlelerde özetler:

"... O adaya ayak bastığımda kim olduğumu öğrenmek istiyorum, Bilmiyor musun ki, kendinden dışarı çıkıp kendine bakmadıkça kim olduğunu bilemezsin."

Eserde sade, akıcı bir dil kullanılmıştır. Kitapta görsellerde bulunmaktadır. Eserde noktalama işareti virgül ve nokta kullanılmıştır. Eserde karakterler yaş, dil, isim vs. bunlar hakkında bilgi yoktur.

Derin anlamlar içeren, masal tadı bırakan bir kitap tavsiye ederim.

Beyza Yuksel 
26 Kas 2015, Kitabı okudu, 1 günde, 8/10 puan

Masal tadında kısacık bir kitap..
Kısa ama önemli bir kitap. Ders çıkarılması gereken bir kitap.
Bilinmeyen diyarlarda bilinmeyen bir zamanda geçen bu hikaye bilinmeyen bir adayı bulmaya yöneliktir.
Bilinmeyen adayı bulmak aslında adamın kendini bulmak istemesidir. Bu yüzden her şeyini, tüm hayatını bırakıp kraldan alacağı tekneyle bilinmeyen yerlere gider. Ki bu adam tekne kullanmayı bile bilmemektedir ve aslında teknenin tayfası bile yoktur. Bir kendisi bir de kralın yanındaki hizmetçi kadın vardır gemide. Kadın da bilinmezliğe bu adamla birlikte gitmeye karar verir. Ve sonunda bu ada bulundu mu bulunmadı mı bilemiyoruz ama buradaki asıl amaç insanın "ben" tutkusundan vazgeçmesi, insanın kendini aramak için kendinden uzaklaşması..

Cihan Yıldız 
28 Ara 2015, Kitabı okudu, 2 günde, Beğendi, 8/10 puan

"Kendini tanıman için kendinden dışarı çıkman gerek" düşüncesinin etrafına yazılmış hoş bir öykü.

Saramago'nun bir başka kitabı olan Kabil de olduğu gibi, Tanrı'yı eleştiren mesajlar vardı cümlelerin altında... Kabil'de Tanrı'nın yerini efendi almıştı, burada ise kral.

İnancımla pek örtüşmese de öykünün hakkını vermek gerek diye düşünüyorum. Güzeldi, tavsiye ediyorum.

Melih Karaman 
08 Şub 17:39, Kitabı okudu, 2 günde, 7/10 puan

Küçük prens tadında okuyunca farklı anlamlar çıkarabileceğiniz masal kitabı. Okumadan önce büyük beklentilerde olmamak gerekir, derin bir öykü değil oldukça kısa ve değişik.
Kara kedi yayınlarının kapak basımı ve içeriği müthiş. Kitap altmış sayfa ama resimler çıkarıldığında kırk sayfa belki de daha az alın okuyun bir şey kaybetmezsiniz.
Haa birde Küçük Prens tadında dedim ama aralarında benzerlik var yoksa Küçük Prens pirenin yanında deve gibi kalıyor.

Beyza Gördebil 
 22 Kas 11:01, Kitabı okudu, 2 günde, 9/10 puan

"Bilinmeyen Ada nihayet denize açılmış, kendini aramak amacıyla." Kendini aramak isteyenlerin öyküsü. Bulabilmek gibi bulamamak ihtimali de var hatta daha da fazla kaybolmak...

Emre Ö. 
18 Tem 2015, Kitabı okudu, Puan vermedi

Yaşlı Adam ve Deniz tadında..
Ernest Hemignway - Yaşlı Adam ve Deniz kitabının tadında bir eser. Bir kendini arayış öyküsü. Kitap zaten topu topu 20-25 sayfa kadar bir şey.Geri kalan sayfalar ise resimlerden oluşuyor. 20-25 dakika içerisinde okuyabilirsiniz. Ama sayfa sayısının az olmasına rağmen kitap üzerine düşündürüyor.
"Kendini tanıman için kendinden dışarı çıkman gerek" diyor Jose Saramago. Peki ama nasıl çıkmalı? Bu çıkış ruhun bedenden ayrılması gibi bir çıkış değil. Bütün tabulardan kurallardan sıyrılarak çıkmalı insan kendinden. Sadece öz kendi varlığını bırakmalı. Öyle ele almalı kendini. Bütün ahlaki, dini ve toplumsal normlardan sıyrıldığında ve bu çıplak benliğine baktığında ne görüyorsan gerçek "ben" işte o dur!

4 /

Kitaptan 30 Alıntı

Ebru Avcı 
24 Haz 2015, Kitabı okudu, 6/10 puan

....işte kader hep böyle davranır bizlere, hemen arkamızdadır, omzumuza dokunmak için elini çoktan ileri doğru uzatmıştır, bizlerse hala, geçti gitti, gösteri bitti, yine aynı hikaye, diye homurdanıp dururuz...

Bilinmeyen Adanın Öyküsü, José Saramago (Sayfa 23)Bilinmeyen Adanın Öyküsü, José Saramago (Sayfa 23)
Aysel 
08 Eyl 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 8/10 puan

"Belli ki adamın gözleri bilinmeyen adadan başka bir şeyi görmüyor, diye düşünmüş kadın, işte göz yanılması, insanın yanı başında duran insanı görmemesi böyle olur."

Bilinmeyen Adanın Öyküsü, José SaramagoBilinmeyen Adanın Öyküsü, José Saramago
Merve 
03 Ağu 2015, Kitabı okudu, Puan vermedi

Rüya hünerli bir sihirbazdır, varlıkların boyutlarını ve birbirlerine olan uzaklıklarını değiştirir, yan yana uyuyan kişileri ayırır birbirine uzaktaki kişileri kavuşturur.

Bilinmeyen Adanın Öyküsü, José SaramagoBilinmeyen Adanın Öyküsü, José Saramago

"Adayı görmek için adadan dışarı çıkmak gerektiğini, kendimizden çıkmadıkça kendimizi görmemizin mümkün olmadığını düşünüyorum,"

Bilinmeyen Adanın Öyküsü, José Saramago (Sayfa 36)Bilinmeyen Adanın Öyküsü, José Saramago (Sayfa 36)

Kendim bile bilmiyorken başkalarına nasıl bilinmeyen bir adadan bahsedebilirim ki
-Ama bilinmeyen adadan şüphen yok
Denizin karanlık olduğuna da şüphem yok.

Bilinmeyen Adanın Öyküsü, José Saramago (Sayfa 35)Bilinmeyen Adanın Öyküsü, José Saramago (Sayfa 35)

Mühim olan varış değil,
gidiştir mi demek istiyorsun yani, Kim
olduğunu bilmiyorsan kendin olabilmen
mümkün değildir.

Bilinmeyen Adanın Öyküsü, José SaramagoBilinmeyen Adanın Öyküsü, José Saramago
Esranur Maral 
02 Mar 20:14, Kitabı okudu, Puan vermedi

Sevmek sahiplenmenin en güzel biçimidir herhalde, sahiplenmek ise, sevmenin en kötü biçimi.

Bilinmeyen Adanın Öyküsü, José SaramagoBilinmeyen Adanın Öyküsü, José Saramago
3 /