Bilmemek

7,3/10  (15 Oy) · 
43 okunma  · 
10 beğeni  · 
1.032 gösterim
1968. Prag'da Sovyet tankları. Prag Baharı'nın sonu gelmiştir. Yurdundan ayrılan pek çok göçmenden biri de Irena'dır. Kocasıyla birlikte Paris'e yerleşen Irena, onun ölümüyle yalnız kalır. Kendine yurt edindiği bu yerde duygularını, özlemlerini anlayacak, 'bilecek' kimse yoktur. Yıllar sonra, soğuk savaşın bitimiyle birlikte, eski yurdunu sık sık ziyaret etmeye başlar. Bu yolculuklarından birinde havaalanında yine eski bir göçmen olan Josef'le karşılaşır. Josef, onun bir türlü kopamadığı, ama yabancılaştığı geçmişinden bir sayfadır. Bütünüyle farklı nedenlerle çıktıkları Prag yolculuğu, Irena ile Josef'in yurtsuzluklarına, özlemlerine yeni halkalar ekleyecektir. Bilmemek, hatırlama üzerine, yalnızlık, yabancılaşma, yurtsuzluk, bellek ve unutuş üzerine bir roman. Yoğunluk, derinlik, duyarlık ve yorum açısından Milan Kundera'nın en önemli yapıtlarından olduğu kesin. İnsanlığın en güncel sorunlarından biri haline gelen 'göçmen olma' durumunu psikolojik ve siyasal kalıplar içinde tutkuyla inceleyen Milan Kundera, romanına kendi kişisel tarihini de ilk kez bu kadar açıkça katmış. 20'nci yüzyıla damgasını vuran yazarlardan olan Milan Kundera'nın bu son romanı, yaşadığı ve yazdığı ülke olan Fransa'dan önce Türkiye'de ve Türkçe yayınlanıyor.
(Arka Kapak)
  • Baskı Tarihi:
    2014
  • Sayfa Sayısı:
    133
  • ISBN:
    9789750701221
  • Orijinal Adı:
    L'ignorance
  • Çeviri:
    Aysel Bora
  • Yayınevi:
    Can Yayınları
  • Kitabın Türü:
Nurhan Işkın 
11 Şub 02:05, Kitabı okudu, 2 günde, 7/10 puan

Eser, İrena'nın, Bohemya'dan sığınmacı olarak Paris'e yerleşmesini konu alıyor. Yıllar sonra, gittiği ülkesinde kendi kültürüne ne kadar yabancılaştığını bizzat yaşayarak deneyimliyor...

Josef ile bir Prag yolculuğu esnasında karşılaşan Irena onun geçmişinden biri olduğunu bilse de Josef için bir yabancıdan farksızdır...

İrena, annesi ile yaşadığı çekişmeler ve sıla hasreti ile yaşamaya çalışırken, Josef'i hayatının içinde isteyerek ona kendini hatırlatmayı başaracak mıdır?

Josef'in eline geçen lise günlüğü kendi ile ne kadar yabancılaştığını anlamasına katkı sağlasa da geçmişini merak etmekten ve hatırlayamadığı ergenlik dönemini okumaktan da geri kalmayacaktır...

Eser biraz karışık, ilk sayfalarda tarihi bilgiler verilmiş sonrasında ise iki karakter ağzından yazıldığı için biraz sıkılarak okudum...

Özge Uzun 
12 Nis 2015, Kitabı okudu, 9/10 puan

Şaşırtıcı bir sonu olan kitaplardandı. Yazarın kendine has tarzı insanın kitaptan ayrı bir edebi haz almasını sağlıyor. Ancak birinci kişi ağzından yazılsa daha az karışık ve daha sürükleyici olacağını düşünüyorum. Tabi birinci kişi ağzından yazılmadığı için çok daha fazla şey öğrendim.

mustafa tamer akder 
09 Mar 2015, Kitabı okudu, 9/10 puan

Genel olarak yazarın edebi dilinden etkilendim. Arada felsefi düşünceleri serpiştirmesi çok hoşuma gitti. Konu kısmı bana yabancı (Bırakın başka bir ülkede yaşamayı , başka bir şehirde bile yaşamadım. :D) olduğu için karakterlerin duyguları güzel yansıtması bu konuda empati yapmamı sağladı. Kurgu konusunda geçişlerde biraz sıkıntı yaşam da sonradan hepsini toparlayabiliyorsunuz.
Özel olarak gurbet konusunu iki cinsiyet üzerinden işlemiş yazar. Kendine özüne yabancılaşmanın ne demek olduğunu çok güzel yansıtmış. Beni etkileyen olay ana dilin ne demek olduğunu ve ne kadar önemli olduğunu hissediyorsunuz. Milan Kundera ile en az bir kitap ile tanışması gerektiğini düşünüyorum.

Uğur Erdoğan 
11 Mar 2015, Kitabı okudu, 8/10 puan

Ülkelerinden göç etmek zorunda kalan iki insanın hikayesini anlatıyor.Tekrar geriye döndüklerinde artık ülkeleri eskisi gibi değildir.Belki de onlar için hiçbir yer artık evimiz diyebileceği yer değildir.İnsanların kendi kimliklerinden uzaklaştıktan sonra yaşadıklarını etkili bir şekilde yansıtıyor.
Yazarın okuduğum ilk kitabı.Kitapta ana konunun yanında değişik düşüncelerle ilgili bilgiler de veriyor.Göç ettikten sonra boşluğa düşen insanların yaşamlarını merak ediyorsanız okumanızı tavsiye ederim.

Pelin Tunç 
27 Haz 00:07, Kitabı okudu, 1 günde, Beğendi, 8/10 puan

Hepimiz bir an için bulunduğumuz andan farklı, uçsuz bucaksız yerlerde olduğumuzu hayal etmişizdir. Bunun birçok sebebi vardır illaki. Fakat en temel sebebi o an için yaşadığımız çevrede mutlu ve huzurlu olmayışımızdır. Böylelikle kısa süreli hayal ile andan koparak fizyolojik ve psikolojik olarak rahatlarız. Bu duruma savunma mekanizması da diyebiliriz. Bazen huzursuzluk daha ağır basar, ülke geneli huzursuzluk ve güvenlik koşulunun sağlanamaması yurdu terk etmeye zorlar. Kısacası geleceğim konu günümüzünde esaslı sorunu mülteci olmak ! Hele kopuk ilişkilerden oluşma aile faktörü varsa ülkeyi ilk terk edenler arasında onlar olur.
Kitabın iki baş karakteri de bu sınıflamaya giriyor. Esas sebebi 1968 yılında Çekoslovakya'yı işgal eden Sovyet Rusya'dan kaçmak olarak gösterilse de Milan Kundera araya girerek karakterleri derinlemesine inceler ve gerçeği gözler önüne serer.
Ruhu esir olmuş insanların tek çıkış yolu mülteci olmak. Bu da geçmişi bilmemekten geçer. Yine bir savunma mekanizması olan Bastırmak.

Zülfü Livaneli'nin Bir Kedi, Bir Adam, Bir Ölüm'ünü hatırlattı bana. Okumanızı tavsiye ederim.

Çiğdem Aksoy 
14 Mar 2015, Kitabı okudu, 4/10 puan

Ilk sayfaları fazlasıyla sıkıcı geldi bırakmamak için zor tuttum kendimi.. bir kaç sayfa da bağlanmaya çalışıyorsunuz kitaba ama bir başka sayfa yanıtlıyor sizi.
açıkcası pek beğenmedim.

Kitaptan 20 Alıntı

Tutkunun, tanım olarak aşırılık olduğunu bildiğinden tutkusuna hayrandı.

Bilmemek, Milan Kundera (Sayfa 75)Bilmemek, Milan Kundera (Sayfa 75)
Çiğdem Aksoy 
13 Mar 2015, Kitabı okudu, İnceledi, 4/10 puan

Belleğinin kendisinden nefret ettiğini, onu sadece kötülediğini çok iyi biliyordu; bu yüzden ona inanmamaya ve kendi hayatına karşı daha hoşgörülü olmaya zorlamıştı kendini. Boşuna çaba: Geriye bakmaktan hiç hazzetmiyordu ve bunu mümkün olduğu kadar az yapıyordu.

Bilmemek, Milan Kundera (Sayfa 55)Bilmemek, Milan Kundera (Sayfa 55)
Çiğdem Aksoy 
13 Mar 2015, Kitabı okudu, İnceledi, 4/10 puan

Ardımızda bıraktığımız zaman daha geniştir, bizi geri dönmeye çağıran ses daha karşı konulmazdır. Bu deyişte keskin bir hava var, ama yanlış. İnsan yaşlanır, sonu yaklaşır, her an gitgide kıymetlenir ve anılarla kaybedecek zaman yoktur.

Bilmemek, Milan Kundera (Sayfa 56)Bilmemek, Milan Kundera (Sayfa 56)

Güzel olduğunu biliyor, ezelden beri biliyor ve bu onun tek mutluluğu.

Bilmemek, Milan Kundera (Sayfa 120)Bilmemek, Milan Kundera (Sayfa 120)
KubraYSN 
05 Eyl 2015, Kitabı okudu, 6/10 puan

Nasıl olur da bir düşteki mahrem deneyim kolektif olarak yaşanabilirdi? Öyleyse, ruhun tekliği neredeydi?

Bilmemek, Milan Kundera (Sayfa 17)Bilmemek, Milan Kundera (Sayfa 17)
ŞENAY İNCİ 
15 Eyl 16:12, Kitabı okudu, Beğendi, Puan vermedi

Ne? Ne dedi kendi kendine ? "Polis bariyeri Tanrı'ya şükür oldukça sıkı" mı? Gerçekten, "Tanrı'ya şükür"dedi mi? Herkesin yurdunu yitirdiği için acıdığı bir sığınmacı , kendi kendine ,"Tanrı'ya şükür" mü dedi?

Bilmemek, Milan Kundera (Sayfa 21)Bilmemek, Milan Kundera (Sayfa 21)
KubraYSN 
05 Eyl 2015, Kitabı okudu, 6/10 puan

Şimdiki zamanın bizi hangi geleceğe götürdüğünü bilmezsek, şimdiki zamanın iyi ya da kötü olduğunu, onu benimsememizi, kuşku duymamızı ya da nefretimizi hak edip etmediğini nasıl söyleyebiliriz?

Bilmemek, Milan Kundera (Sayfa 99)Bilmemek, Milan Kundera (Sayfa 99)
2 /