Bir Savaş Vardı

8,4/10  (5 Oy) · 
14 okunma  · 
6 beğeni  · 
768 gösterim
Yıl 1943. İkinci Dünya Savaşı'nın ortaları. Avrupa, Asya ve Pasifik alevler içinde. ABD'de, ününün zirvesindeki roman yazarı John Steinbeck, savaşa giden askerlerin ardından suçluluk hissiyle bakmaktan, olayların merkezinden uzak kalmaktan bıkmıştır. Uzun çabalardan sonra istediği fırsat önüne çıkar: New York Herald Tribune muhabiri olarak savaşı izleyecek, gazeteye izlenimlerini yazacaktır. Bu görev onu Atlantik'in ötesine taşıyacak, bombardıman altındaki Londra'dan İngiltere'nin dört bir köşesine, Manş'ın ve Akdeniz'in sularından Cezayir, Sicilya ve Güney İtalya'ya kadar sürükleyecektir. 

İlgisini çekenler haritalar, omzu kalabalık komutanlar, stratejiler, taktikler değildir. İster asker, ister sivil olsun sıradan insanların öyküsüdür kaleme aldıkları. Steinbeck, işte bu yaklaşımı sayesinde, yazdıklarında evrensel olanı yakalamayı başarıyor ve savaştan 70 yıl sonra bile keyifle okunuyor.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Mart 2015
  • Sayfa Sayısı:
    238
  • ISBN:
    9789755707228
  • Orijinal Adı:
    Once There Was a War
  • Çeviri:
    Elif Ersavcı
  • Yayınevi:
    Sel Yayıncılık
  • Kitabın Türü:
murat çelik 
07 Kas 00:45, Kitabı okudu, 1 günde, Puan vermedi

Savaşlar her zaman kötüdür,acıdır ve açgözlü doymaz insanlar tarafından çıkarılır ve savaşta tüm zorluğu en çok ülke sınırları içinde yaşayan hiçbir suçu olmayan halklar çeker.
Nobel edebiyat ödüllü yazar Steinbeck romanlarında savaşlara,komünizme,insanların birlik ve beraberliğine,iktidarlara karşı yapılan haklı mücadelelere sıkça yer verir.
Bir savaş vardı adlı eserinde,ikinci dünya savaşında harap olan ülkelerin şehirlerin özellikle İngiltere,İtalya,Afrika,Cezayir'deki halkın ve amerikan,İngiliz asker müttefiğinin savaştaki zorluklarını anlatan bir eser.Amerikan askerlerinin gemi yolculuğuyla başlayıp İngiltere'ye uzanan yolculuğu ve Amerika'nın burayı üst olarak kullanması ile başlar hikaye.Ancak asıl anlatılan savaş değildir savaştaki askerlerin görünmeyen,bilinmeyen yanları ve savaş ülkelerinde yaşayan halkın psikolojisi anlatılır.
Savaştaki askerler için en büyük psikolojik sorun aileleridir.Sakat kalmış veyahut savaş uzadığı için ailesiyle hiç iletişim kuramayan askerlerin aile özlemleri ve ailesinin geçim durumları,sağlıkları eşleri,anneleri,babaları,çocukları fazlaca endişe konusudur.
O dönem ülkeleri için savaşa katılan ve geçimini temizlik işçiliğyle ve sıradan işlerle sağlayan ingiliz kadınlarının savaşta top,tüfek kullandıktan sonra savaş bitiminde tekrar eski işlerine nasıl döneceği sorusu kitap içinde geçen ironik diyaloglardan birisidir.

Onur Erol 
28 Kas 23:36, Kitabı okudu, 8 günde, Beğendi, 8/10 puan

John Steinbeck'in her kitabı çok güzel gerçekten. II. Dünya Savaşı'nda olan biteni bir savaş muhabirinin gözünden anlatıyor Steinbeck. Belgesel tadında bir roman. Savaşın içindeki hiçbir detayı atlamadan o kadar güzel anlatıyor ki, adeta savaşı yaşıyorsunuz. Destroyerlerden üniformalı keçiye, pembe pijamalı adamdan, tavşan ayaklarından, bozuk paralara, askerlerin psikolojileri, davranış biçimleri, savaşın içinde nasıl bir hayat yaşanıyorsa bunu gözler önüne sermiş.. Kitapta yok yok. O kadar dolu bir kitap.

Yazar savaşın ne kadar kötü bir şey olduğunu, insanların hayatlarını ve sağlıklarını nasıl etkilediğini ve daha bir sürü ayrıntısıyla anlatmış durmuş. Önemli bir kitap ve hiç bir yerinde sıkılmadan okudum diyebilirim. Steinbeck'in her kitabı okunur..

Halil Yavuz KAYA 
 19 Mar 23:38, Kitabı okudu, Beğendi, 7/10 puan

J.Steinbeck, Bu kitabı ile adeta, bir savaşın Muhtelif aşamalarında bir muhabir gibi değil de kimselerin göremediği, hissedemediği şeyleri, makale potasında savaş hikayeleri pişirmiş. Kendi değimi ile "bir kaç bin kelimeden ibaret " hikayecikler onlar. İngiltere de, Akdeniz in yada okyanusun sularında, Cezair de, Sicilya da gözlemleyip kaleme aldığı ve New York Heald Tribune Gazetesinin köşe yazılarında neşredilen şeyler onlar.
Yazdıklarının hepsinin de yaşanmış şeyler olduğunu ifade ediyor. Ama yaşanıp da yazmadığı gerçeklerinde ne kadar çok olduğunu da belirtiyor yazar. Yazmadıklarının ise "Savaş Çabalası" olarak nitelendiriyor.
Haziran 1943 den Aralık 1943 e kadar yazılmış sıradan şeyler olduğununu da ben ifade edeyim...
Bu arada bazı bilgilendirme makaleleri de çok yerinde. Örneğin LİLLİ MARLİN ve BOB HOPE GİBİ.
Alkolik Keçi gibi bazıları da insanı tebessüm ettiren çinsinden...

Kitaptan 63 Alıntı

murat çelik 
06 Kas 16:46, Kitabı okudu, İnceledi, Puan vermedi

Bir asker,yapayalnız bir insan değildir ki.Arkasinda bir ailesi vardır;colugu çocuğu vardır.

Bir Savaş Vardı, John SteinbeckBir Savaş Vardı, John Steinbeck
Onur Erol 
28 Kas 15:42, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 8/10 puan

İkinci kaptan, “Dünyada en yalnız şey şimdi budur,” dedi. “Denizde yüzen bir ceset. Bundan daha yalnızı olamaz.”

Bir Savaş Vardı, John SteinbeckBir Savaş Vardı, John Steinbeck

İstediği şeyleri Dört Özgürlük tanımlıyor; fakat bir düzen, bir zemin, bir yol gösterilmedikçe askerin inandığı tek özgürlük Anatole Franc'ın tanımladığı özgürlük olacak: Zenginlerle fakirlerin eşit derecedeki köprü altında yatabilme özgürlükleri.

Bir Savaş Vardı, John Steinbeck (Sayfa 98)Bir Savaş Vardı, John Steinbeck (Sayfa 98)

Sıradan insanlar son yirmi beş yılda çok şey öğrendi ve eski sihirli kelimelere kanmıyorlar artık. Kelimelerden olma altın bir geleceğe inanmıyorlar. İstedikleri özgürlük yoksulluğun zincirlerinden kurtulmak.

Bir Savaş Vardı, John Steinbeck (Sayfa 96)Bir Savaş Vardı, John Steinbeck (Sayfa 96)
murat çelik 
06 Kas 15:45, Kitabı okudu, İnceledi, Puan vermedi

Askerler,kendilerini birbirlerine benzeten,uzun mantar sıralarına benzeten başlıklarını giymisler.Tufekleri dizlerine dayalı.Kimlikleri,kişilikleri yok.Hepsi ordunun birer birimi sadece.Basliklarina yazılmış rakamlar,robotların ustlerindeki sıra numaralari sanki.

Bir Savaş Vardı, John SteinbeckBir Savaş Vardı, John Steinbeck

Sonra sinemada oturup öne eğiliyorlar heyecanla. War Correspondent (savaş muhabiri) adında vasat bir film izledikleri; her türlü çatışmanın altı bin mil uzağında, muhtemelen insanların savaşı hiç görmediği bir yerde çekilmiş.
Film yalnızca yakışıklılığı, zekası, cesareti ve laf oyunlarıyla Nazi Almanyası'nın bütün güçlerini bozguna uğratan bir savaş muhabiriyle ilgili. Muhabir Gestapo'yu ve Alman ordusunu muma çeviriyor. Tam Flynn'lik.
Peki, üstlerine bombalarla kurşunlar yağdırılan, göklerdeki düşmanları vuran, sonra da çorap yamayan bu kızlar, savaşın ne olduğunu bilmeyen bu dandik savaş filmini küçümsüyorlar mı? Aksine, koltuklarının kenarlarına tünemiş heyecanla izliyorlar. Gestapo'nun kıt beyinli adamları kahramana sessiz sessiz yaklaştığında kızlar çığlık çığlığa bağırıyor onu uyarmak için. Perdede gördükleri şey onlara bu akşamüstü yaşadıklarından daha gerçekçi geliyor. İyi, güzel ve gerçek olan tek kişilik bir Dunkirk Savaşı'ndan taranmış saçları ve tertemiz takım elbisesiyle çıkan bu kahraman.

Bir Savaş Vardı, John Steinbeck (Sayfa 77)Bir Savaş Vardı, John Steinbeck (Sayfa 77)

Kitapla ilgili 1 Haber

John Steinbeck'ten yazmaya dair altı tavsiye
John Steinbeck'ten yazmaya dair altı tavsiye John Steinbeck bir aktör ve yazar olan Robert Wallstene’e 1962 yılında bir mektup yazarak kendi yazarlık yöntemini özetleyen altı ipucu vermiş. Hem Nobel hem de Pulitzer ödüllü bir yazar Steinbeck, bu açıdan bakınca yazmak ve yazarlık hakkındaki düşünceleri ayrı bir önem kazanıyor şüphesiz. Genç yazarlara yol gösterici bir nitelik taşıyan bu altı tavsiyeye bir göz atalım öyleyse..