Bir Ses Böler Geceyi

6,4/10  (89 Oy) · 
422 okunma  · 
51 beğeni  · 
1.569 gösterim
Dolunayın ışığında bir köy mezarlığı... Mezarlığın duvarına çarpan bir cip. Gecenin karanlığında uçuşan düşler. Issız köyün ortasında kocaman bir cemevi. Konuğunu yitirmiş bir mezar. Cem töreninde arınmayı bekleyen bir ölü. Bu olanların sessiz tanığı, bir araştırma görevlisi. Yıkılan idealleriyle, sürüp giden yaşamı arasında sıkışıp kalmış bir adam. Alevi inancına farklı bir bakış. Mistik bir gerilim romanı...

"Gözüne kestirdiği dal parçasını çekerken çalılığın arkasında bir karartı fark etti. Feneri oraya doğru tuttu. Yanılmamıştı, az ilerde yeşil renkli bir mezar taşı mahzun bir edayla onu süzüyordu. Bu defa korkmadı, hatta içinde, 'Bu mezar neden mezarlığın dışında?' diye merak bile uyandı. Bir-iki adım daha yaklaştı. Ama bu mezar bozulmuştu, iki yanında toprak birikintileri yığılıydı. Yeni bir ürperti dalgası sardı bedenini. Mezarın içini görmemesine karşın, upuzun yatan ölünün yer yer etleri dökülmüş yüzü geldi gözlerinin önüne. Öte yandan aklı hâlâ mantıklı bir açıklamanın peşindeydi. Belki de bu mezar henüz ölmemiş biri için kazılmıştı. Neden olmasın? insanların ölmeden önce de mezarlarını hazırladıklarını biliyordu; iyi de, kazmakla hazırlamak arasında büyük fark vardı. Belki yeri alınır, hazırlıklar yapılırdı ama ölmeden mezar kazdırılır mıydı? Belki de bu mezarı aç kalmış vahşi bir hayvan açmıştı. Eğer öyleyse mezardaki ölüyü paramparça etmiş demekti. Doğrusu, böyle bir görüntüyle karşılaşmak istemezdi. Yine de merakı ağır bastı; cesaretini toplayıp el fenerini mezarın içine doğrulttu. Mezar gerçekten de boştu."

(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Temmuz 2010
  • Sayfa Sayısı:
    144
  • ISBN:
    9789752897427
  • Yayınevi:
    Everest Yayınları
  • Kitabın Türü:
mithrandir21 | Uğur D. 
01 Eyl 09:17, Kitabı okudu, 4 günde, 9/10 puan

Kitap genel olarak iki koldan ilerliyor. Bir kol 1980 darbesi ve öncesinde bir solcunun başından geçen olayları ve davasını kısa kısa bölümlerle anlatıyor; diğer kolda ise Alevi vatandaşlarımızın bir hadisesini anlatıyor. Ahmet Ümit bu iki kolu anlatırken hem hafiften mesajlar veriyor hem de bu iki yön hakkında ufak da olsa bilgiler veriyor. Solcuların bir kısmının davalarına ne gözle baktığını, ne gözle davalarından kolayca vazgeçen insanları gösterirken, bir taraftan da Alevi vatandaşlarımızın hem gelenekleri hakkında bilgileri verip hem de her toplumun içinde olan yanlışlar gibi bu kesiminde içinde olan kişiye özgü yanlışları romansallaştırarak gösteriyor. Kitap içinde üçüncü bir kol var ki o da kitabın esas kurgusu zaten.

Kitap basit bir dille, basit bir betimlemelerle başladı diyebilirim, Ahmet Ümit’in ilk kitaplarından olduğu için bu şekilde ilerlediğini düşündüm ama çok da fazla sürmeden dil daha bir oturarak, betimlemelerin edebi yönü daha bir artarak kitap kendi içinde yazımı birden değişip kendini okutmaya başladı. Sonunda da olaylar daha bir tuhaflaşarak özellikle son 30 sayfada okuru içine tamamen çekip okuttarabiliyor..

Çok güzel aman aman bir kitap, kesin okumanız lazım diyemem ama okuyunca da beğeneceğiniz, keyif alacağınız, keşke okumasaydım demeyeceğiniz bir kitap.

ihtiyar 
31 Ağu 2015, Kitabı okudu, 7/10 puan

Alevî kültürünü çeşitli özellikleriyle satırlara yansıtan Ahmet Ümit, bu topraklarda inanç, mezhep, ırk farkı olmadan birlikte yaşayabildiğimizi gösteriyor.

yasinkayar 
28 Eyl 2015, Kitabı okudu, 4 günde, Beğendi, 5/10 puan

Okurken sıradan fazla heyecan duyulmayan bir hikaye gibi.Ama sonlara doğru olaylar biraz tuhaflaşmaya daha heyecanlı hale gelmeye başlıyor hele ki son sayfalara inanamayabilirsiniz gibi.Yine genel olarak orta seviyede bir kitap.

Burcu Sezgin 
23 Ağu 2013, Kitabı okudu, Puan vermedi

Ahmet ümitin öteki kitaplarina kiyasla biraz yavan kalsa da ilginc bir kitapti

Beyhude 
21 Eyl 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 5/10 puan

Süha isimli eski solculardan olan kahramanımızın ,bir seyahati sırasında Alevi koylerinden birine yolunun düşmesi ve tesadüfen Cem töreninde ki hesaplaşmanin icinde bulmasi kendisini ve bu töreni seyrederken , kendi anılarına yaptıgı yolculugu kendi iç hesaplaşmalarını da okuduğumuz bir roman . Surukleyicilik kısmı İsmaily in (kendini öldüren sofu genc ) onun dedeler ve sofular tarafından ve koy halki tarafindan suclanirken ; ölümünün arkasından ailesi ve sevdikleri tarafından aklanilmaya çalışılmasını konu alan bir roman .

Yazar burda alevilik mezhebinin temel ilkeleri hakkında bilgilendirme yapıyor . Ve alevilik mezhebinin yozlasan kısımlarına değiniyor. ilginç bir yaklaşımla aleviliki anlatan yazarımız , 80 donemi ilegal bir sol örgüt üyesi olan süha'nin yasanmisliklarini anlatırken ; sosyalist hareketin pratiginde bulunan insanlarin yozlasmasi hakkinda da kucuk dokunuslarda bulunuyor. Bu iki durumu benzestiriyor olması oldukça alakasız ve anlamlandırma eksiği olarak görüyorum . Genel anlamıyla Yazardan konusu iyi olmasina karsin ; daha iyi yaklaşımlar beklerken oldukça tek pencereden bakan bir yaklaşım sezinlendim. Sorgulama noktalarını yazar tabiki göstermiş ; Ancak derinlik bütünlük ve sonuc eksikliksizligi icinde yorumlamaya bırakılan bir son vardı ! Sonu kendiside baglayamamis yazarımız . Okunmalı mı ? Tabi ki okunmalı !

EMRE YAMAN 
25 Ağu 2015, Kitabı okudu, 5/10 puan

Öncelikle şunu söyleyeyim kitap polisiye bir kitap değilmiş. Büyük bir beklenti içinde olduğum için hayal kırıklığına uğrattı. Kitap sağ - sol ilişkileri gibi başladı sonra alevi inancına giriş yaptı. Nasıl bir bağlantı kurulacağını beklerken açık bir mezar ve mezardan alınan tabutun çevresinde geçen alevi inancına bağlı olaylar ile kitap bitti. İstanbul Hatırası yanında bu kitap bende çok vasat kaldı. Dil çok sade ve anlaşılabilir. Ancak konusu dikkatimi çekti diyemem. Yazarı çok seviyorum ama üzülerek söyleyeyim bu kitabını okumasanızda olur.

Sevda Sevda 
23 Tem 20:01, Kitabı okudu, 4 günde, 4/10 puan

Kitabın konusu sürükledi beni ama sanki yarıda kaldı sonu böyle bitmemeliydi. Çok kötü diyemicem bir kitap; ama bütün olaylar tek bir gecede yaşanması ve sonunda nokta koyabileceğim bir serüven olmaması güzel olmadı.

Cemre Kara 
23 Ağu 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 7/10 puan

Ya süper bir konuydu yazar bilgisini görgüsünü döktürmüş yine her zamanki gibi ancak üzülerek söylemeliyim ki sadece Son kısmını kast ediyorum kötüydü sanki yarım bırakılmış gibi.

Hakan Komut 
19 Eki 2015, Kitabı okudu, 42 günde, 3/10 puan

AHMET ÜMİT ROMANLARINDAN OKUDUĞUM EN KÖTÜSÜ DESEM YALAN OLMAZ. FARKLI BİR KONU.KONU KIRSAL BİR BÖLGEDE ALEVİ BİR AİLENİN SORUNLARI. MAALESEF AHMET ÜMİT ROMANLARIN PEK YAKIŞMADI.

Fatos 
 01 Şub 19:07, Kitabı okudu, 6/10 puan

Ahmet Ümit'in diğer kitaplarından çok farklı bir konuyu ele alıyor. Gerilim ktabı değildir. Bilgi amaçlı ve Alevi Mezhebine değinmektedir. Okunabilir, zaman kaybı yaşatmaz.

2 /

Kitaptan 10 Alıntı

Sivas Katliamı
Hem Alevi olduklarını söyleyeceklerdi de ne olacaktı. "Ya sütü bozuğun biri başımıza bir iş açarsa!.. Üstelik biz Alevi değil Bektaşi'yiz..." Süha önceleri bu sinik tutumu yadırgamış, daha sonra Kahramanmaraş'ta, Çorum'da mezhepleri ayrı diye Alevilerin çoluk çocuk demeden öldürüldüğünü görünce, babasının çekingenliğinin boş bir kuruntu olmadığını anlamıştı.

Bir Ses Böler Geceyi, Ahmet Ümit (Sayfa 15)Bir Ses Böler Geceyi, Ahmet Ümit (Sayfa 15)

İnsan her şeye alışır diyorlar ya, öyle değil aslında. Başka çaren olmadığı için katlanıyorsun ama alışmıyorsun.

Bir Ses Böler Geceyi, Ahmet Ümit (Sayfa 42 - everest yayınları)Bir Ses Böler Geceyi, Ahmet Ümit (Sayfa 42 - everest yayınları)
Deniz ATAÇ 
27 Nis 2015, Kitabı okudu, 5/10 puan

Öğrenmenin zararı olmaz derler ama dikkat etmek lazım, amaçsız bilgi maymuna çevirir insanı. Bir de bakmışsın, farkına varmadan bilgiçlik taslamaya, sağa sola tafra yapmaya başlamışsın. Oysa tafra atmak cahillerin harcıdır.

Bir Ses Böler Geceyi, Ahmet Ümit (Sayfa 138)Bir Ses Böler Geceyi, Ahmet Ümit (Sayfa 138)
Şükran Güngör 
01 Eki 2015, Kitabı okudu, Puan vermedi

"Pir odur ki şeriat gemisine binip tarikat denizinde yüzsün, marifet dalgıcı olsun da hakikat incisi çıkarsın."

Bir Ses Böler Geceyi, Ahmet Ümit (Sayfa 82)Bir Ses Böler Geceyi, Ahmet Ümit (Sayfa 82)
Deniz ATAÇ 
27 Nis 2015, Kitabı okudu, 5/10 puan

Önce bilgi yükünü taşımayı öğrenmeli insan. Kolay iş sanma. Çünkü taştan daha ağırdır bilgi. Bu yükü taşımak sabır ister, metanet ister. Taşımayı bilmeyenler daha ilk engebeden kaldırır atarlar sırtlarındaki yükü. Taşımayı bilenler ise en dik yokuşlara bile tırmanırlar. Çünkü onlar taşıdıkları yükün bu dünyada insanlara, ahirette Tanrı'ya lazım olduğunu bilirler. Zirveye ulaştıklarında ise tek kazançları kamil insan olmaktır.

Bir Ses Böler Geceyi, Ahmet Ümit (Sayfa 138)Bir Ses Böler Geceyi, Ahmet Ümit (Sayfa 138)

Öyle bir şey söyle ki bana tam çıkacakken su kapıyı çarpmamla, söylemen bir olsun. Yüzüme kapansın kapı tamda gidecekken.
Neden kaldığımı bileyim bende.

Bir Ses Böler Geceyi, Ahmet ÜmitBir Ses Böler Geceyi, Ahmet Ümit
Deniz ATAÇ 
27 Nis 2015, Kitabı okudu, 5/10 puan

Bilgi, Hakk'ın bize sunduğu bu dünyayı, canlıları korumak içindir.

Bir Ses Böler Geceyi, Ahmet Ümit (Sayfa 138)Bir Ses Böler Geceyi, Ahmet Ümit (Sayfa 138)
Cemre Kara 
23 Ağu 2015, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 7/10 puan

İnsan her şeye alışır diyorlar ya, öyle değil aslında. Başka çaren olmadığı için katlanıyorsun ama alışmıyorsun. Zaman geçirecek yeni uğraşlar ediniyorsun kendine.

Bir Ses Böler Geceyi, Ahmet Ümit (Sayfa 70)Bir Ses Böler Geceyi, Ahmet Ümit (Sayfa 70)