Bir Süre Yere Paralel Gittikten Sonra

7,7/10  (37 Oy) · 
111 okunma  · 
25 beğeni  · 
1.277 gösterim
"Bir şey sunulmuştu bana, bir hediye, bir meyve. Ama ben o meyveden tadamadım, gök erik gibi kaldı avcumda dünya. Şimdi ben uykusuzum, yalınayağım, kendimle meşgulüm. Kapımın önünde boş peynir tenekeleri, yağmur suyu biriktiriyorum. Kendi kendime, sanatçı tecrübe edinemeyen insandır, diyorum, bu dünyada hiçbir tecrübesi olmayan insandır ama şimdi sen karala bunun üstünü, yırt sen bunu, olmadı çünkü, olmadı işte. Nafile."
Bir intiharın çevresinde, insanlar...
O kızın intiharıyla birbirlerine yaklaşan...
Kendi içlerine ve geçmişe dalan...
Onu kaybetmenin acısıyla başka sevdiklerine eğilen...
Nasıl da mühimdir aşk sakarlıkları, sevgi ihmalleri; nasıl hayat kurtarır eşin-dostun bakım, onarımı...
Barış Bıçakçı'dan, yine usul usul edebiyat.

"Barış Bıçakçı'nın dingin, gösterişsiz, suskusundan güç alan öykülerinin son zamanlarda okuduğum en güzel öyküler arasında olduğunu söyleyebilirim. Ne anlattığı sanki önemli değilmiş, ama anlatım biçimi ve diliyle de sıradanmış gibi görünüyorsa size, okuma alışkanlıklarınızı adam akıllı gözden geçirmeniz gerekir."
-Semih Gümüş-
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Mayıs 2008
  • Sayfa Sayısı:
    136
  • ISBN:
    9789750505850
  • Yayınevi:
    İletişim Yayınevi
  • Kitabın Türü:
Şule ALTAN 
20 Nis 2015, Kitabı okudu, 7/10 puan

Yazarı daha önce hiç okumamış ve duymamıştım.Kitabın konusu ilginç.İntihar eden bir kız ve geride kalanların hikayeleri.Kısa bir kitap ama dolu dolu işlenmiş.Tek kusuru karakter karışıklığıydı.Farklı farklı karakter kafamı karıştırdı.Farklı bir tat almak isterseniz okuyabilirsiniz.

Melek Macit 
27 Ağu 22:30, Kitabı okudu, Beğendi, 7/10 puan

Benim için Barış Bıçakçı'nın anlatımı bi yandan saf bi yandan da dikkat gerektiren bi anlatım. Çünkü bu yazarın kitaplarını öyle alelade bi şekilde okuyamazsınız okusanız da pek çok detayı, inceliği kaçırmış olursunuz. Bu kitapta da çok güçlü detaylar vardı.
Başak'ın neden intihar ettiğini sizin bulmanız gerekiyor çünkü kitaptaki karakterlerde dahil olmak üzere bunu bilen kimse yok. Herkes içindeki Başak'ı düşünerek farklı sonuçlar çıkarabilir.
Başak'ın söylediği her cümlede her kelimede biraz intihar gizli. "Hep bir şarkının ellerinde olduğu" için, "insanların arasına karışamadığı" için, "kendine bir çıkış yolu bulamadığı", "içindeki boşluğu dolduramadığı" için yaşama tutunamaz Başak.
Herşeyin haricinde Ahmet'in cüzdanından çıkarıp Umut'a verdiği notta ne yazdığını merak ediyorum.
Bir de babamız nerede oyunun gerçek versiyonunu. Belki de Türkan Hanım'ın dediği gibi erkeklerin "uzun süren şeylere dayanamadığından" dolayı gitti babaları..
Uzun süre akıllardan çıkmayacak bi kitap değil belki ama ne zaman "pır diye havalanan serçeler" görülse akla Başak'ı getirecektir.

Cihan Mert 
17 Kas 2014, Kitabı okudu, 10/10 puan

Okuduktan sonra üzerinde düşündüren, kısacık sayfalara bol bol çizik attıran bir kitap.

Aslı T. 
10 Haz 02:14, Kitabı okudu, Puan vermedi

Yazarın kalemini sevdim; kitaptan çok etkilenmesem de okunabilecek bir öykü. Kitapta bir genç kızın intiharı çevresinde gelişen olaylar konu edilmiş. Yakınını kaybetme ve kaybedilenin oluşturduğu boşluğu hissettirmesi açısından etkileyici bir anlatıma sahipti kitap.

Kitaptan 19 Alıntı

“Hayat devam eder. Bazı çiçekler susuzluğa ve unutulmaya dayanır. Hayat her zaman devam eder, bunu herkes bilir.”

Bir Süre Yere Paralel Gittikten Sonra, Barış BıçakçıBir Süre Yere Paralel Gittikten Sonra, Barış Bıçakçı

“…Hayatın saçma sapan bir şekilde bitebileceğinden korktum hep. İçimde böyle bir korku varken de hayatın tam da bu şekilde, yani saçma sapan bir şekilde sürdüğünü anlamadım. Asıl bundan korkmam gerektiğini anlamadım.”

Bir Süre Yere Paralel Gittikten Sonra, Barış BıçakçıBir Süre Yere Paralel Gittikten Sonra, Barış Bıçakçı

Bir insanı okuduğumuz kitaptaki bir kahramana benzettiğimizde bunu o insanı yargılamak için değil, anlamak için yaparız. Çünkü edebiyat da doğa gibi her türlü bilgeliğin kucağı...

Bir Süre Yere Paralel Gittikten Sonra, Barış Bıçakçı (Sayfa 116)Bir Süre Yere Paralel Gittikten Sonra, Barış Bıçakçı (Sayfa 116)

Hayatında ilk kez kitaplardan biraz ürktü sanki. Farklı kalınlıkta, boyda ve renkteydiler ama gizli, ortak bir niyetleri vardı ve bu niyetleri anlaşılmasın diye sırtlarını dönmüş yan yana duruyorlardı.

Bir Süre Yere Paralel Gittikten Sonra, Barış Bıçakçı (Sayfa 129)Bir Süre Yere Paralel Gittikten Sonra, Barış Bıçakçı (Sayfa 129)
Cihan Mert 
17 Kas 2014, Kitabı okudu, İnceledi, 10/10 puan

"Ama" demişti Umut biraz hüzünlenerek, "olur da birimizden biri unutur gelmezse, diğeri muhtemelen kendisini bu koca dünyada yapayalnız hissedecek, sevilmediğini düşünecek ve şu Kasap Gani tabelasını Kasap Cani olarak okuyacak! Yalnızca kederden ağlayacağı, gözleri yaşlı olacağı, bu yüzden tabelayı iyi seçemeyeceği için değil, aynı zamanda unutmak bir cinayet olacağı için.

Bir Süre Yere Paralel Gittikten Sonra, Barış BıçakçıBir Süre Yere Paralel Gittikten Sonra, Barış Bıçakçı
a leaf 
30 Eyl 2015, Kitabı okudu, Puan vermedi

O an öyle güzeldi ki, o anla yetinmek insanoğlunun başarabileceği bir şey değildi.

Bir Süre Yere Paralel Gittikten Sonra, Barış Bıçakçı (Sayfa 44)Bir Süre Yere Paralel Gittikten Sonra, Barış Bıçakçı (Sayfa 44)
Sedat Aktaş 
11 Tem 2015, Kitabı okudu, Puan vermedi

"Bu şehirde de geceleri duvarlara yazı yazarken bir şey gelip insanın bileğinden tutuyor,
tabii bu yüzden bazı harfler atlanıyor, sözcükler yanlış yazılıyor. sonuçta bu şehirde de çoğunluk aynı kanıyı paylaşıyor: anarşistler imla bilmiyor.
Yine de, her şeye her şeye rağmen, bu şehirde de birileri, insanlık tarihinin en başında yazılması, yazı yok muydu, çizilmesi, bağırılması gerekeni bir duvara yazıveriyor:
ne tanrı ne efendi!"

Bir Süre Yere Paralel Gittikten Sonra, Barış BıçakçıBir Süre Yere Paralel Gittikten Sonra, Barış Bıçakçı
2 /