Bırakın Yaşasınlar

10,0/10  (1 Oy) · 
2 okunma  · 
1 beğeni  · 
412 gösterim
Kitaplarının 12 Eylül sonrasında Türkiye'de yayımlanmasına politik nedenlerle izin vermeyen J. Mario Simmel, belli bir yaştaki Türk okurunun hasret kaldığı, belli bir yaş altındaki okurların ise tanışma fırsatı bulamadıkları bir yazar. Soğuk Savaş dönemi casus romanlarının bu bir numaralı yazarı, yıllar sonra Everest Yayınları'nda Türk okurlarıyla bir kez daha buluşuyor.

Bırakın Yaşasınlar, Simmel'in yine Soğuk Savaş döneminde, nükleer silahlanma kâbusu altındaki dünyayı ele aldığı romanlarından biri. Nükleer silahlanmanın ve her an bir tehdit olarak kendini hissettiren olası bir dünya savaşının baskısını üstünde hisseden bir toplumun dünyasını anlatırken, bir yandan bir aşk öyküsünü, diğer yandan da Almanya'da o zamanlardan başlayarak yükselmekte olan yabancı düşmanlığını dile getiriyor.

Bırakın Yaşasınlar, düşen bir uçaktan kurtulan tek kişi olan Parisli avukatın yepyeni bir kimlik, yepyeni bir yaşam ararken, kendini eski dünyanın açmazlarıyla nasıl da çevrelenmiş bulduğunun öyküsü...

"Köşe başındaki dükkândan sigara almaya gideceğim diye evinden çıkıp da bir daha geri dönmeyen adamın hikâyesini mutlaka duymuşsundur, canım benim. Böyle evini terk edip kaybolan on binlerce insan var her yıl Amerika'da ve Avrupa'da... O güne dek yaşadıkları hayattan nefret ettikleri için her şeyin üzerine bir sünger çekiyorlar."
  • Baskı Tarihi:
    Eylül 2008
  • Sayfa Sayısı:
    574
  • ISBN:
    9789752895126
  • Orijinal Adı:
    Bitte Lasst Die Blumen Leben
  • Çeviri:
    Ahmet Arpad
  • Yayınevi:
    Everest Yayınları
  • Kitabın Türü:
KubraYSN 
21 Ağu 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

Hayatınızda şu an olduğunuz kişiye baktığınız da pek çok şeye sahip olmanıza rağmen kendinizden nefret ettiğiniz oldu mu hiç ? Peki ölümden döndüğünüz sırada size yeni biri olma fırsatı verilse güzel olmaz mıydı ? Bir insanın kendinden kaçış öyküsüdür bu .
Beni çok etkileyen kitaplardan biridir . Üniversiteye hazırlanırken herkes deli gibi test çözdüğü sırada ben bu kitabın sonuna geleyim diye elimden düşürmüyordum . Sonra acı bir şekilde kitabın 100 sayfasının eksik olduğunu fark ettim . Bugün bile kitabın sonunu öğrenmedim . Ama ben mutlu bittiğini varsayıyorum . Böylesi daha güzel .