Bitmeyen Aşk

6,8/10  (6 Oy) · 
33 okunma  · 
2 beğeni  · 
651 gösterim
Nedir aşk? Bir mucize mi, aklın kişiye bir oyunu mu?.. Nasıl bir afyondur ki insan, mantığın kalelerini bir anda yerle bir edip âşık olunanın ardından sersem ve serseri bir yaprak gibi savrulur? Bir kara büyü müdür?... Yoksa yalnızca bir ihtiyaç mı?

Nilgün'e göre, Sinan'a göre ve tarafsız, üçüncü bir göz olarak, yazara göre aşk bambaşka... Türün alışıldık örneklerine hiç benzemiyor Bitmeyen Aşk. Hem şiddetli duygu fırtınalarını hem de yarattığı sarsıntıların insan yaşamını nasıl yapılandırdığını bir potada eritiyor. Türk edebiyatının usta kalemi Pınar Kür, bu ruh durumunu bütün boyutlarıyla ele alırken, okuru da bir dördüncü göz olarak işin içine katıyor.

İnce işlenmiş ayrıntılarla kurgulanan Bitmeyen Aşk, okuru duygu-mantık ekseninde olağanüstü bir gezintiye çıkarıyor.
(Arka Kapak)
  • Baskı Tarihi:
    Mart 2003
  • Sayfa Sayısı:
    475
  • ISBN:
    9789752895485
  • Yayınevi:
    Everest Yayınları
  • Kitabın Türü:
Zeynep Aydemir 
28 Eyl 2015, Kitabı okudu, 6 günde, 4/10 puan

Elimde kitap kalmayınca halamdan yürüttüğüm bu kitaptan çok fazla beklenti içinde değildim. Bir Türk yazar ve aşk temalı kitap...
Okudukça değişik bir grafik çıktı ortaya.
Nilgün ve Sinan'ın aşklarını anlatışları (daha doğrusu yazarın anlatışı) gerçekten ilgimi çekti ve kitabın beklentimin ötesinde iyi bir kitap olacağını anladım. Bir Nilgün anlatıyor, bir Sinan. Tek anlayamadığım nokta yazarın araya girmesi ve -sözde- analiz yapmadan olayları kendi gözünden anlatmasıydı. Saçma geldi. Nitekim 300. sayfada "...Şimdi, burada, 'ben' dememeye özen gösteren, ama olur olmaz yerde 'yazar' diye lafa dalan biri var" diye yazmış. İnsanın kendini bilmesi ayrı bir meziyet tabii ama keşke "...Yoksa burada bıraksın kitabı..." cümlesinden sonra bıraksaydım kitabı. Kitabın başında pik veren grafik sonraki sayfalarda inanılmaz bir düşüşe geçti. Zaten aşkın anlamsızlığından yakınan ben bir de saçma bir aşkın içinde bulunca kendimi hayal kırıklığına uğradım. Aslında uğramamam lazımdı çünkü bir Türk yazar ve aşk temalı kitap...
Sinan'ın anlatımları beni fena halde boğdu. Şükrettim böyle bir sevgilim olmadığına. Nilgün'ün yerlerde sürünen kalbi beni kendi cinsim adına utandırdı, şükrettim hiç bir sevgilime böyle davranmadığıma.
Neyse;
İlk sayfalarda inanılmaz bir yükselişle ilerleyen grafik, yazarın araya girdiği bölümlerde durağanlaşıyor ya da düşüşe geçiyor, kitabın sonunda ise yeri delip magmaya doğru yol alıyor.
Yorum sizin...

Kitaptan 2 Alıntı