Boğaziçi'ndeki Mücevher - Dolmabahçe Sarayı

9,0/10  (2 Oy) · 
16 okunma  · 
2 beğeni  · 
796 gösterim
Bir saltanat sarayı. Osmanoğulları'nın miras bıraktığı görkemli mimari yapılardan biri. Bir saltanatın en görünür olduğu geçit alan. Sadece o değil. Kültür ve medeniyet yaşantısının renkten renge büründüğü "saray".

İçinde yaşayanların "mekânın poetikası"nı da çattıklarını görürüz orada, incelikle. Bütün eşya, mekân, ışık, ses gündelik hayatın sosyolojisi içinde insana ve eşyaya koşar. Çevresini aydınlattığı kadar kendi masalını da söyler.

İskender Pala, her sabah Boğaziçi'nin iki yakasından birinde Beylerbeyi'yle selamlaşan, İstanbul şiirinin en lirik mısrası gibi insanları yıllardır gözleyen bir saraydan, Dolmabahçe Sarayı'ndan sesleniyor. Dolmabahçe Sarayı'nın, yani "Boğaziçi'ndeki Mücevher"in kitabım, eşyaları konuşturarak, onların ağzından hikâye ediyor ve her gün önünden binlerce insanın geçip gittiği mekânın ruhuna ortak olmaya çağırıyor.
Okuyarak yaşamak, yaşarken yol almak için, bir kılavuz, kitaptan daha ötesi.

"Bazen bir çocuk, bazen bir cariye, bazen bir ruh veya mana. Onlar bir zamanlar sarayın kahramanıydılar ve şimdi sizinle konuşmak üzere hayata döndüler. İstiyoruz ki bu kitabın bölümleri size rehberlik edebilsin ve cümleler, yolculuklarınızı anlamlı kılsın, sonunda sizi bir sarayla buluştursun."
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Ekim 2011
  • Sayfa Sayısı:
    115
  • ISBN:
    9786054322732
  • Yayınevi:
    Kapı Yayınları
  • Kitabın Türü:

Kitaptan 1 Alıntı

Betül Oktay 
23 May 2015, Kitabı okudu, 10/10 puan

Çırağan Sarayı'nda bazen de Beylerbeyi Sarayı'nda oturan, ama ikisini de benimsemeyen sultan, "Lala," demiş sadrazamına, "Acaba Boğaziçi sahillerinde münasip bir mahallede bir saray yaptırtsak da, Al-i Osman'ın çoktandır parlamayan kandiline bir ışık olsa; ona bakanlar şevketimizi ve yüceliğimizi görseler, satvetimize imrenseler!"

Boğaziçi'ndeki Mücevher - Dolmabahçe Sarayı, İskender Pala (Sayfa 2)Boğaziçi'ndeki Mücevher - Dolmabahçe Sarayı, İskender Pala (Sayfa 2)