Böğürtlen Zamanı

8,0/10  (3 Oy) · 
17 okunma  · 
6 beğeni  · 
988 gösterim
"Böğürtlen Zamanı" kitabını okurken Mitka Grıbceva'nın "Seni Halk Adına ölüme Mahkum Ediyorum" kitabını, faşizme karşı direnen partizanlardan Ognyana'nın yaşadığı ölümcül sahnelerle dolu sayfalarını anımsıyorum.

Ancak "Böğürtlen Zamanı" kitabının kahramanı Şervan'ın yaşadıklarını okurken merak duygusu daha bir artırıyor. Böylece Şervan'ın yaşadıklarıyla Ognyana'nın yaşadıklarını karşılaştırmak basit kalıyor. Şöyle ki; Bingöl'ün kuzeyi.. Şeytan Dağları... Temmuz 1995. Bir grup gerilla ve kara aşamasındaki öncüleri... Tercih edilen yol, askerlerle karşılaşmayı ve çatışmayı gerektiren bir noktaya götürüyor. Derken, silahlar durmadan konuşuyor ve bu sırada yaralanan Şervan, bir süre sonra grubundan kopuyor. İşte Şervan'ın hikayesi, o kopuşun ardından başlıyor. Şervan'ın, grubuna yeniden ulaşması serüveni, romanın olay örgüsünü oluşturuyor.

Romanın sağlam bir kurgusu var. Olayın başlangıcı, gelişimi ve sonuçlanması belli bir zaman kapsıyor. Zaman, romanın ruhuysa, yazarı o ruhu yakalamış. "Bögürtlen Zamanı", bir yol romanı aynı zamanda. Bir yazarın dediği gibi, "Bir roman bir yol boyunca gezdirilen aynadır." "Böğürtlen Zamanı"nın yazarı Murat Türk, Şervan'ın günlerce yürüdüğü yol boyunca bize ayna tutyor romanında.

Vedat Çetin
  • Baskı Tarihi:
    Aralık 2012
  • Sayfa Sayısı:
    207
  • ISBN:
    9789944222426
  • Yayınevi:
    Aram Yayınları
  • Kitabın Türü:
Eylem Aktaş 
23 Ağu 2015, Kitabı okudu, 8/10 puan

Gerilla yaşamından bir kesit. Gerilla yaşamının kutsallıgıni, zorlu koşullarini ve gerillalarin birbirileriyle olan yoldaşlık ilişkilerini anlatan güzel bir kitap...

Gülşen 
 29 Nis 18:22, Beğendi, Puan vermedi

Kitap, çatışmada yaralanan Şervan'ın grubu yavaşlattığını düşünerek güvenli bir yerde kalmak istemesiyle başlar. Grup sonra ki gün gelip alacaktı ama iki gün geçmesine rağmen kimse gelmez bunun üstüne Şervan kendi başının çaresine bakmaya karar verir. Arkadaşlarını bulmak için yola çıkar. Bu arada başına gelen zorlukları, korkuları ve içinde taşıdığı umudu bizlere aktarmaya çalışmış.
Yazar akıcı, güzel bir dil kullanmış. Bir de okuyucuya duyguları hissettirerek işlemiş. Tavsiye ederim. Güzel bir kitap.

Kitaptan 7 Alıntı

Gülşen 
29 Nis 18:01, İnceledi, Beğendi, Puan vermedi

İnsanın, hayatta güç alabileceği manevi kaynaklarının olması ne güzel. Çok şeye ihtiyaç duymuyor insan zor anlarda. Bir bakış, bir gülüş, bir söz; sadece bir an ve yüreğe işleyen o anın büyülü sonsuzluğu! Ama insanca ve içten. O bir an yetiyor her şeye.

Böğürtlen Zamanı, Murat TürkBöğürtlen Zamanı, Murat Türk
Baranje 
08 May 17:09, Kitabı okudu, Beğendi, 8/10 puan

''Boşaltılan köylerde kalan hayvanların açlıktan ve yalnızlıktan ölene kadar yaşadıkları o birkaç aylık süreci bir an olsun görmek lazım.Ben çok rastladım bu hayvanlara.O kedilerin ve köpeklerin gözlerindeki son ışıkta sadece iki duyguya rastlarsınız:Aynı pırıltının içinde insanın yüreğini kuşatan masumiyetin ürpertisi ve yalnızlığın ruha dokunan şiddeti...bu öyle bir resim ki hiç bir yürek dayanamıyor.Savaşın yıkıcı sonuçlarını en etkili anlatan şey yıkık bir köy ya da bir insanın parçalanmış yüzünden daha çok,yıkılan köylerde aç ve yalnız kalan bu hayvanların ölümü anlatan yüzleridir.Çünkü bu hayvanlar insanlardan daha çaresizdir.İnsanlar ölüyor ya da terk ediyor;ama bu hayvanlar her şeye rağmen bekliyorlar.Ölüme doğru yol aldıkları o sonsuz bekleyiş sürerken yüzleri öyle bir hal alıyor ki,işte o yüzleri,umudun,masumiyetin ve vahşetin aynı ifadede toplandığı o sarsıcı yüzleri görmek lazım.''

Böğürtlen Zamanı, Murat Türk (Sayfa 147)Böğürtlen Zamanı, Murat Türk (Sayfa 147)
Gülşen 
29 Nis 16:37, İnceledi, Beğendi, Puan vermedi

Bütün bu gelgitler bana şunu öğretmişti: İnsanın zayıf düştüğü anlar, insanın en güçlü olduğu anlardan biridir. İnsan bazen gücünün doruğunda da ağlayabilir.

Böğürtlen Zamanı, Murat TürkBöğürtlen Zamanı, Murat Türk
Baranje 
08 May 17:58, Kitabı okudu, Beğendi, 8/10 puan

''Bundan sonra kendimi hiçbir şeye şartlandırmamaya karar verdim.Dört yıllık gerilla pratiğimde çıkardığım en hayati dersti bu.Yaşamak istiyorsam bunu kararlıca uygulamalıydım.Basit fakat zor ilkeydi bu;ama hayati olduğu da kesindi.Tuhaf ve ironik olan şey ise,yaşamımın en hayati dersini,sırtımı bir mezar taşına dayayarak çıkarmış olmamdı.''

Böğürtlen Zamanı, Murat Türk (Sayfa 182)Böğürtlen Zamanı, Murat Türk (Sayfa 182)
Baranje 
08 May 16:49, Kitabı okudu, Beğendi, 8/10 puan

''Eşyalarımı toplayıp yeleğimin ceplerine yerleştirdim.Diğer odaya geçerken iki kapı arasındaki duvara asılı boy aynasının önünde bir an duraksadım:Sivil giyinimli,saçları dağınık,hafif sakallı ,yüzü solgun 'yabancı' biriyle göz göze geldim;bakıştık bir an,sonra aynı anda yürüyüp kaybettik birbirimizi.''

Böğürtlen Zamanı, Murat Türk (Sayfa 85)Böğürtlen Zamanı, Murat Türk (Sayfa 85)
Baranje 
08 May 16:41, Kitabı okudu, Beğendi, 8/10 puan

''Yalnız ve zorda kaldığın anlarda Mazlum'u düşün!O daracık hücresinde yüreğinde yarattığı iradeyi...''

Böğürtlen Zamanı, Murat Türk (Sayfa 61 - Aram Yayınevi)Böğürtlen Zamanı, Murat Türk (Sayfa 61 - Aram Yayınevi)
Hüseyin kervancı 
25 May 17:17, Kitabı okudu, Puan vermedi

En güvenilir insanın dahi kendisine göre gizli hesapları olabilir. Saflığını ilkelere bağlamamış bencillerden ve iç hesaplarından arınamamış kişilerden gelirdi en ağır darbeler. Hele bu savaş ortamındaysa, ölüm kaçınılmaz bir son olurdu.

Böğürtlen Zamanı, Murat TürkBöğürtlen Zamanı, Murat Türk