Boleyn Mirası The Tudor Court Serisi 3

8,3/10  (27 Oy) · 
225 okunma  · 
21 beğeni  · 
1.240 gösterim
Tudor Sarayı'nda hayat mücadelesi veren üç genç kadının hikayesi... Cleves'li Anne, Katherine Howard, Jane Rochford

Boleyn Mirası, konumları, servet, beğeni ve gücün yanı sıra yalan, ihanet ve terör getiren üç kadına odaklanıyor. Darağaçları tarafından yönetilen bir sarayın etrafına gerilmiş ipekten bir ip gibi ince ince dokunmuş bir roman bu. Philippa Gregory, bir kez daha çoktan tarihe karışmış bir dünyaya hayat veriyor. Taş basamakların üzerinde hışırdayan ipek eteklerin fısıltısı, alelacele yazılan bir notun satırlarını aydınlatan mum ışığının sarı gölgesi, yeni inşa edilmiş darağacı sehpasının altındaki Yeşil Avlu'da toplanan kalabalığın sesleri.
  • Baskı Tarihi:
    2009
  • Sayfa Sayısı:
    648
  • ISBN:
    9789773311117
  • Orijinal Adı:
    The Boleyn İnberitance
  • Çeviri:
    Demet Altınyeleklioğlu
  • Yayınevi:
    Artemis Yayıncılık
  • Kitabın Türü:
niluferinkitapligi 
 25 Ara 2016, Kitabı okudu, 3 günde, 7/10 puan

Serinin 5.kitabında,İngiltere'de VIII.Henry dönemindeki üç kadının hayatına mercek tutuyor yazar.Anne,Jane ve Katherine.Üçünün en büyük ortak noktası,hayatının da zulmünün de hem sonunda hem zirvesinde olan Henry'nin hastalıklı bencilliğine kurban edilişleri.Üçünün en büyük farklılığı,ölüme yürüdüklerini bilirken sahip oldukları masumiyet dereceleri.Olaya bir anlığına İngiltere ve Tudor dönemi olarak bakmazsak;kadının varlığının hiçbir anlam ifade etmemesi ya da tam zıt bir çarpıklıkla erkeğe adanmaktan ibaret olması;aslında tarihin tekerrür girdabından hiç kurtulmadığının da bir raporu gibi.Yine aynı tarihte yaşamış uluslara bakıldığında;Türklerde "Kadın" kavramının hele hele o dönemlerde beyliğin,obanın ya da imparatorluğun temel taşı olarak görüldüğünü düşünürsek;medeniyetin aslında ülke yüzölçümü ya da haşmeti ile değil,kadını toplumda nereye koyduğuyla birebir alakalı olduğunu da bir kere daha görürüz.O zaman engizisyon mahkemelerinde Hristiyan olmayanlar,hatta Katolik olmayan Hristiyanlar bile yakılırken;Türkler fethettiği topraklarda yönetimine giren uluslara verdiği inanç özgürlükleri ile ün salmıştı.Şimdi aynı coğrafyalarda aynı kalmış hem çok şey var,hem hiçbirşey yok sanki.Sırada serinin son kitabı var.