Bunları Kimseye Anlatamamıştım Herkesin Bildiği ' Sen ' le İçinde Yaşadığın ' Sen ' Aynı mı?

6,4/10  (8 Oy) · 
18 okunma  · 
3 beğeni  · 
555 gösterim
Dışarıdan insanlar sana hayran
Sen kendi içinde kendine düşman

Seni istediğin gibi değil, başkalarının
Beklediği gibi yaşamak çok yorar.

Kendisiyle savaş halinde olan insan etrafında
Kimseyle barışık olamıyor.

Kendisiyle barışık olan insan etrafında
Savaşacak kimse bulamıyor.

Başkalarını mutlu etmeye çalışırken
İçindeki kendini ihmal etme olur mu?
(Tanıtım Bülteninden)
TUNAHAN ÇALIK 
12 Oca 19:36, Kitabı okudu, 3 günde, 4/10 puan

bir öğretmenin öğrencilerine gerek mektup yazarak gerekse birebir konuşarak psikolojik destek ve rehberlik etmesi üzerine karşılıklı sorunların ve çözümlerin sunulduğu bir kitaptır.öğrencilerine pes etmemeyi hayattan asla vazgeçmemeyi direnmeyi mücadeleyi sevgiyi aşılayan hayata daima pozitif bir öğretmenimizin bu mektuplaşmaları katap' a çevrilmiş halidir. bunları kimseye anlatamamıştım.
kitap hakkındadi yorumum ise : başlarda değişik öğrenciler değişik hayat sıkıntıları değişik mücaddeleler lakin sonlara yaklaşıldıkça kişiler değişik sorunlar aynı biraz sıkıcı hale gelmeye başlıyor ama okumakta fayda var.

Emre Şeyda 
15 May 16:19, Kitabı okudu, 3 günde, 5/10 puan

Çok güzel başlayan bir kitaptı aslında öğrencilerle olan mektuplaşmalar ve çözümlemeleri üzerine yoğunlaşan bir kitap vardı karşımda. Kitaptaki ilk olay gerçekten vahimdi ama mektuplaşmaların sonucunda kitaba karşı bir önyargı oluştu bende. Kitap öğrencilerin mektupları ve verilen cevaplar üzerine kurulu ama şöyle bir durum var. Yazar cevap veriyor ve ders alınacak şeyler söylüyor buraya kadar çok iyi ama hiç birisinde alınan sonucu göremiyoruz. Yani yapılan mektuplaşmaların sonucunda ne oldu? Öğrenci sorunlarını aştı mı? vb. soruların hiç birisine bir cevap bulamıyoruz bu da yazarın verdiği cevapların güvenilir olup olmadığı ile ilgili kafamda bir dolu soru oluşturdu maalesef. Hatta ve hatta ilk mektup olan Ayşe'nin mektubutam bir yıkım oldu benim için. Bunu da okursanız eğer anlayacaksınız zira Spoilera girecektir.

Yazar sadece yazanların ismini değiştirdiğini ve kendisinin imla ve benzeri düzeltmeleri yaptığını belirtiyor ama mektupların dili birbirine çok benziyor. Düzeltmelerin biraz fazla yapıldığını düşünmeden edemedim açıkçası. Bununla birlikte kendi gönderdiği mektupları değiştirdiğini de (en azından başlarını) tespit ettim. Bu da öğrencilerin ismini değiştirmesiyle alakalı. Öğrencilerine gönderdiği mektuplarının paragraf başlarından o öğrencinin ismini yazıyor. İsimler değişince ilk paragrafların başları da muhakkak değişek ki bu da mecbur olan bir şey.

Son olarak keşke mektuplaşmaların sonucunu görebilseydik diyorum bu şekilde çok daha başarılı ve tespitlerini kuvvetlendirici olurdu. Şu anda tek olan mektuplardaki hüzünler benim için. Örencilere çok üzüldüm ve inşallah sorunları çözülmüştür diyorum (bunu diyorum çünkü sorunları çözülmüş mü çözülmemiş mi hiç bir bilgi yok sadece ilk Mektuptaki Ayşe ile ilgili acı bir bilgi var)

Çok eskiği olmasına rağmen gene de başarılı sayabilirim bir nebze. O da öğrencilerin yaşadıklarından dolayı aldığım hüzündendir.

Kitaptan 1 Alıntı