Bunun Adı Findel 4, 5, 6. sınıflar

9,3/10  (6 Oy) · 
12 okunma  · 
7 beğeni  · 
673 gösterim
Okul öykülerinin usta yazarından, dilin yaşayan ve gelişen özelliği üzerine.

1999-2000 Pennsylvania Genç Okuyucunun Seçimi Ödülü (ABD)
1999 Pasifik Kütüphaneleri Birliği Genç Okuyucuların Seçimi (ABD
1999 Teksas Çocukların Tacı Ödülü (ABD)
1998-1999 Massachusetts Çocuk Kitabı Ödülü (ABD)
1998-1999 Kuzey Carolina Çocukların Seçimi Ödülü (ABD)
1998 Rhode Island Çocuk Kitabı Ödülü (ABD)

Beşinci sınıfın en acar çocuklarından Nick, olmadık sorularla ders kaynatmada ustadır. Ancak, çetin ceviz dilbilgisi öğretmeni onun oyununa gelmez ve sözcüklerin nereden kaynaklandığı üzerine bir rapor hazırlamasını ister. Öğrendiklerinden çok etkilenen Nick bunları sınamak için parlak bir fikir bulur: Kalem yerine findel demeye başlar. Hiçbir anlamı olmayan sözcük önce okulda, sonra kasabada hızla yayılır, televizyonlara konu olur. Nick'in masum oyunu hiç ummadığı sonuçlara yol açacaktır...

Çocuklar için yazdığı elliyi aşkın kitapla dünya çocuk edebiyatında önemli bir yere sahip olan Andrew Clements, özellikle okul yaşamına ilişkin temalar ve öğrenci-öğretmen iletişimi üzerine kurguladığı romanlarıyla tanınıyor. Yazarın Türkçe'deki bu ilk romanı; hep yaşayan, değişen ve gelişen bir olgu olan dil konusunu işliyor. Yazar, anadilin ihtiyaç duyulan kavramları tanımlamak için yeni sözcüklerle zenginleşebileceğini zekice bir kurguyla anlatırken, kuralların anlamını da gerçekçi bir gözle yeniden sorguluyor. Çocukta dil konusuna yeniden farkındalık yaratacak, onu araştırma yapmaya, proje geliştirmeye ve öğrendiği her yeni şeye eleştirel gözle bakmaya özendirecek, çok ödüllü bir roman.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Ekim 2007
  • Sayfa Sayısı:
    112
  • ISBN:
    9789756227992
  • Orijinal Adı:
    Frindle
  • Çeviri:
    Mine Kazmaoğlu
  • Yayınevi:
    Günışığı Kitaplığı
  • Kitabın Türü:

Kitaptan 1 Alıntı

Rabia 
20 Tem 2015, Kitabı okudu, Puan vermedi

Nick Allen, Lincoln İlkokuluna giden beşinci sınıf öğrencisidir. O, “tamamen kendine özgü” ve “bir dolu dikri olan ve onları kullanmayı iyi bilen” bir çocuktu. Üçüncü ve dördüncü sınıfta yaptıkları ile bunu kanıtlamıştı. Herkes bilirdi ki beşinci sınıf farklıydı çünkü beşinci sınıf ortaokula hazırlık yapılan bir sınıftı. Ayrıca beşinci sınıfta ciddi bir şöhret sahibi dil bilgisi ve edebiyat öğretmeni Bayan Granger vardı. Dünyadaki bütün dil bilgisi ve edebiyat öğretmenleri gibi Bayan Granger, öğrencilerine sözlük kullandırmaya ve öğrencilerinin yazımını ve noktalamalarını düzeltmeye bayılırdı. Her hafta öğrencilerine otuz beşer tane kelime verir bunun yanında her gün “günün sözcüğünü” belirler, öğrencilerinin de bu sözcükleri defterlerine yazmalarını ve bu sözcüklerin anlamlarını öğrenmelerini isterdi.

Beşinci sınıfın ilk dersleri her zamanki gibi geçiyordu. Son ders Nick’in edebiyat ve dil bilgisi dersiydi. Dersin otuz yedi dakikası geçmişti. Her şey Bayan Granger’in istediği gibiydi. Dersi kaynatmada ve öğretmenlerin kafasını bulandırmada usta olan Nick son üç dakikaya bir şeyler sığdırmak istiyordu. Çünkü öğretmeni bu son üç dakikada ödev verecekti.

Nick, bunu engellemek için öğretmenine bir soru sormak istiyordu. Nihayetinde “Öğretmenim, sınıfta bir sürü sözlüğünüz var, hele şu koskocaman… Bu kadar sözcüğü nerden bulmuşlar? Başka başka sözcüklerden mi kopyalamışlar? Yani, çok kalın bir kitap gerçekten.” dedi. Öğretmeni bu soruyu tatlı bir gülümseme ile karşıladı ve Nick’e bu sorunun cevabını kendisi bulmasını istediğini ve bunu da sözlü bir raporla sınıfa sunmasını istedi. Nick, yıkılmıştı. Eve geldi ve raporunu hazırlamak için ansiklopedileri, büyük sözlükleri tek tek inceledi.

Yarın ders saati geldiğinde raporunu neredeyse bir ders saatini dolduracak şekilde sundu. Sözcüklerin oluşumunda insanların etkili olduğunu, herkes çevresinde gördüğü bir varlığa çok eskilerden beri bir isim verdiği için bu kararlaştırılmış kurala herkesin uyduğunu öğrendi.

Nick, o gün Janet’le eve dönerken her zamanki gibi birbirleriyle şakalaşarak yürüyorlardı. Nick, bir ara daldı ve o sırada Janet’e çarptı. Janet’in yere kalemi düştü. Nick yerden kalemi aldı ve Janet’e uzattı. “Al şu findelini!” dedi. O andan sonra findel sözcüğü ilk önce Nick’in arkadaşları arasında sonra kasabaya yayılmaya başladı. Bu durumdan hoşnut olmayan Bayan Granger, kaleme findel diyenleri cezaya çarptırdı ama bunlar nafileydi. Bayan Granger, olaylar olurken bir gün Nick’i odasına çağırdı ve ona bir zarf gösterdi ve bütün bu olaylar bittikten sonra bu zarfın içindekileri okuyabileceğini söyledi ve ona zarfın üzerini imzalattı.

Findel sözcüğü yayılırken okulda cezaya kalan öğrenci sayısı da artıyordu. Bunun üzerine okul müdürü Nick’in anne ve babası ile konuşmaya geldi. Bu konuşmadan da Nick galip geldi. Nick, Bayan Granger ile bir savaş halinde olduğunu hissediyordu ve annesi ve babası onun yanında olmuşlardı. Ardından olayı duyan Westfield gazetesi muhabiri Judy Morgan olayı çok ilginç buldu ve Nick’in okul müdürüyle, Bayan Granger’le ve dışarıda karşılaştığı birkaç öğrenciyle -o öğrencilerden birisi de Nick’ti.- görüştükten sonra gazetesinde iyi bir haber yazdı. Bu olay kasabada çok ses getirdi. Daha sonra olay yerel bir televizyon muhabiri olan Alice Lunderson aracılığıyla ulusal medyaya kadar ulaştı. Findel sözcüğünün bu kadar popüler olabileceğini önceden kestiren Bud Lawrence findel markalı kalemler, defterler, şapkalar, tişörtler üretti. Bud, Nick’in babasına bu markadan çok para kazanacağını ve bunda da Nick’in en büyük etkisi olduğunu belirtti. Hatta bu zamana kadar kazandığı paradan Nick’e düşeni babasına verdi. Babası da gerekli evrakları imzalayıp doğruca bankaya Nick adına bir hesap açtı.

Findel sözcüğü artık Nick’in değildi. Amerika’da ilkokula, ortaokula, liseye hatta üniversiteye giden herkes ve bunların yanında büyükler findel sözcüğünü kullanmaya başladı. Findel sözcüğü milletin ortak sözcüğü haline geldi. Findel markalı ürünler de çokça satıldı ve Nick’in banka hesabı çok çok kabardı. Hatta Nick’in doğduğu kasabanın adının altına “Findel’in Doğduğu Yer” bile yazıldı.

Nick, bunca olaydan sonra yapacağı her şeyin büyüyeceğini düşünerek parlak fikirlerinden vazgeçmeye başladı. Sessizleşti. Sınıfta var ile yok arasındaydı. Kabuğuna çekildi. Okulun son günü Nick, mektubu hatırladı ve Bayan Granger’den mektubu almaya gitti ama Bayan Granger, daha her şeyin bitmediğini belirterek mektubu vermedi. Ona ayrıca iyi bir öğrenci olduğunu, onunla her zaman gurur duyduğunu söyledi.

Aradan uzun yıllar geçti. Nick, bu yıllar içinde okulda yeni ve yaratıcı şeyler yine yaptı. Yirmi bir yaşına geldiğinde Nick, zengin olduğunu öğrendi. Bu paradan annesine, babasına ve abisine yardımda bulundu. Yine o sene Nick, kapısında bir paket buldu. Pakette bir sözlük , bir not ve beşinci sınıfta üzerini imzaladığı not bulunuyordu. Yeni basım sözlükte Nick’in sözcüğü olan “findel” sözcüğü vardı. Mektubu bitirdiğinde ise aslında Bayan Granger’in o sözcüğün gelişmesinde, büyümesinde ve herkese yayılmasında kötü tarafı oynayarak büyük bit etkisi olduğunu anladı. Nick, bunun üzerine bir milyon dolarlık bir bağışla öğretmeninin adı olan Lorelei Granger Öğrenci Vakfı açtı. Nick’in öğretmenine gönderdiği kalem için de şöyle bir not yazılıydı: “Bu nesne Bayan Lorelei Granger’a aittir ve kendisi onu istediği gibi adlandırabilir.”

Bunun Adı Findel, Andrew Clements (kitaptan)Bunun Adı Findel, Andrew Clements (kitaptan)