Büyü Dükkanı

8,2/10  (17 Oy) · 
70 okunma  · 
15 beğeni  · 
905 gösterim
Hayatta en çok istediğiniz şey, hayattan alabileceğiniz en iyi şey midir?
Epsilon Yayınevi, sizin de kendi gerçeğinizle karşılaşabileceğiniz Büyü Dükkânı'nda sizi bu soruya hazırlıklı olmaya çağırıyor!
Büyü Dükkânı, hayatta istenebilecek her şeyin var olduğu, mucizevi alışverişlerin gerçekleştiği bir mekândır. Ünü ülkenin dört bir tarafına yayılmış olan bu dükkâna gelen müşterilerin tek bir hedefi vardır: Kendilerine her şeyin vaat edildiği bu yerden, hayatta en çok istedikleri şeyi almadan ayrılmamak... Kimisi geçmiş yıllarını geri almak, kimi büyük bir aşk yaşamak, kimi de korkularından kurtulmak için oradadır. İsteklerine biçilen bedeli ödemeye çoktan hazırdırlar. Ancak Büyü Dükkânı'ndaki alışverişler kolay değildir. Çünkü usta satıcının bir kuralı vardır: Müşterisini dükkândan alabileceği en iyi şeyle göndermek... Yaşlı adam ile müşterileri arasında geçen sıkı pazarlıklar, hayata dair önemli sorgulamalar içermektedir.
Berfun Berçin 
09 Eki 19:33, Kitabı okudu, 1 günde, Beğendi, 10/10 puan

Kitap içeriği hakkında bilgi içerir.Kitabın dili ve anlatımı güzeldi.Sorgulatan bir kitaptı.Bir anlık heveslerimiz için vazgeçmemiz gereken özelliklerimizden vazgeçiyoruz,sırf sahip sahip olmak için.Büyü Dükkanı insanlardan çok ama çok uzakta ve varmak için tepeler aşmanız gereken ulaşılması oldukça zor bir yerde yer alıyor.Dükkan sahibi ise yalnız yaşayan yaşlı adamdır. Öyle bir yer hayal edin ki içinden hayata dair isteyebileceğiniz her şeyi bulabilmek mümkün:zenginlik, güzellik, daha iyi ve daha uzun yaşam, aşk,zeka,yakışıklılık ve birçok şey.Buranın iki kusuru var;büyü dükkanında para geçmiyor ve alınan şey için bir bedeli ödemeniz gerekiyor.Kolay bir alışveriş gibi görünse de aslında değil.Sıkı bir pazarlık söz konusu var,kitapta.Yaşlı adamın kıvrak zekasına hayran kaldım.Tavsiye ederim.Keyifli okumalar.

Psikologların yazdığı kitaplar her zaman ilgimi çekmiştir. Bu kitaplar içerisinde hayal kırıklığı yaratanlar da oldu, tadı damadımda kalanlar da. Büyü kitabı tadı damağında kalanlardan biri. Sıcak, samimi, sade bir üslup, duru bir anlatım ve etkileyecilik. Hepsi mevcut Büyü dükkanında. Kahramanların gerginligini, sinirini, acısını ya da mutluluğunu hissesidiyorsunuz. İnce bir kitap, bir günde bitebilir. Ama ben sindire sindire, kendimi kahramanların yerine koyarak okumayı tercih ederim. O an hayattan istediğini "şey" gerçekten sahip olmak istediğin "şey" mi ? Ya da hayattan alabileceğin en iyi "sey" o mu gerçekten. Okumaya değer. Başucu kitaplarım çoğalıyor.

nurdan kaya 
13 Kas 16:06, Kitabı okudu, -736677 günde, Beğendi, 10/10 puan

bir gün içerisinde okuduğum ve hiç unutmadığım bir kitap.En az 10 tane aldım sevdiğim arkadaşlarıma hediye ettim. Her arkadaşıma bu ktaptan mutlaka bahsettim. Bazen kendimi yaşlı satıcı bazende dükkana giden müşteri gibi hissettiğim ve bazende böyle bir dükkan nerede olabilir diye düşündüm oldu.

Döngüsel 
26 May 23:21, Kitabı okudu, 2 günde, Beğendi, 10/10 puan

Merhabalar,

Yeşim Türköz'den Büyü Dükkanı. Yazar hakkında bilgi vermeyeceğim, zira hem kitabın giriş kısmında hem de netten rahatlıkla ulaşabileceğiniz çok sayıda bilgi mevcut. Kitabı bana, benim için çokça değerli biri ödünç olarak verdi. Kitaplığındaki kitapları incelerken, belki inceliği nedeniyle fark edemediğim ama elime tutuşturulduğu anda yoğun bir çekim gücü ile kendisine çekildiğimi çok net hatırlıyorum. Hatta aldığım onca kitap arasında "ilk okuyacağım bu olacak" diye özellikle içimi kıpır kıpır etmesinin nedenini, sayfalar ilerledikçe çok daha iyi anladım. Bir süre bekledi rafta, alıştım varlığına. Hoyratça açmadım sayfalarını, bir süre elime aldım, kapağındaki resme baktım, kaldırdım. Yine elime aldım, arka kapağı okudum, yine kaldırdım. Böyle böyle birkaç hafta geçti. Elimdeki kitabın bitmesini bekledim biraz da. Yoksa bu kadar süre rafta tutmazdım onu.

Evet, bu heyecanlı bekleme sonunda, kavuştuk birbirimize.

Kitap incecik, keşke daha çok hikaye olsa içinde dedim, keşke daha çok müşteriyle karşılaşsam, keşke bilge yaşlı amcadan daha çok ders alsam... Ben bunları düşünürken, böyle açgözlü davranmam ne kadar doğru acaba? Gerçekten istediğim bu mu ki, diye kendime sormadım değil. Okurken soruyorsunuz da çünkü. Sorduruyor, müşterinin yerine koydurtup; "acaba burada ben ne isterdim, ben hangisini seçerdim, yapabilir miydim?" soruları ile kitaba dahil oluyorsunuz çok büyük bir hevesle.

Bir yerlerde edebi bir dille yazılma kaygısı taşımadığını okuduğumu hatırlıyorum. Öyle bir düşünce ile yazılmamış dahi olsa, betimlemeler mükemmeldi. Kimileri çok uzatır, kimileri gereksiz ayrıntılar ile boğar, Yeşim Türköz ise kitabın isminin hakkını vermek ister gibi adeta oynamış kelimeler ile.

Okurken yaşadığım kitaplardan biri oldu. Bayıldım.

Keyifli okumalar efenim.:)

A.Cmert 
30 Ara 2015, Kitabı okudu, 5 günde, Beğendi, 10/10 puan

Büyü Dükkanı bana yaradılışımda olan fakat kullanırken nasıl harcadığımı düşünmeye tenezzül etmediğim duygularımın varlığını hatırlattı.

üniversiteli bir gencin durağında duran büyülü satırların, ışığını söndürüp arkasına yaslanarak beklemeye başlayan kalemine selamlar...

Kitaptan 16 Alıntı

Neslihan Cayirci 
10 Nis 2015, Kitabı okudu, 7/10 puan

Herhalde karşılığında bir bedel ödemek zorunda kalmadan alabileceğiniz ender şeylerden biridir öğüt.

Büyü Dükkanı, Yeşim Türköz (Sayfa 96)Büyü Dükkanı, Yeşim Türköz (Sayfa 96)
Neslihan Cayirci 
10 Nis 2015, Kitabı okudu, 7/10 puan

Geçmiş ve geleceği birbirinden ayıran tek çizgi, içinde bulunduğumuz andı ve biz, çizginin kendisinden çok, onun birbirinden ayırdıklarıyla ilgileniyorduk. Belki de hep o çizginin üzerinde durduğumuz için, o bizden bir parça gibi oluyordu. Oysa geçmiş, uğurladıgımız bir misafir, gelecek ise henüz tanımadığımız bir yabancıya benziyordu. İkisi de bizden değildi. Bizden olmayanlar ise bizim dikkatimizi her zaman daha fazla çekmişlerdi.

Büyü Dükkanı, Yeşim Türköz (Sayfa 112)Büyü Dükkanı, Yeşim Türköz (Sayfa 112)
Serenay şenol 
21 Ara 2014, Kitabı okudu, Puan vermedi

Yoktan var oluyorudunuz birdenbire.Ancak bir kere var olduktan sonra,yokluğu yaşayamadığınız için,var olmanın değerini kavramak güç olabiliyordu kimi zaman.Belki de en iyi kavrayışa,yokluğa yeniden yaklaşırken ulaşıyordunuz.İki yokluk arasındaki bir çizgiydi yaşam ve en temel mutluluk,bu çizginin üzerindeydi

Büyü Dükkanı, Yeşim Türköz (Sayfa 58)Büyü Dükkanı, Yeşim Türköz (Sayfa 58)

Lucretius'un öne sürdüğü gibi, öldükten sonra insan, geride kendi varlığına özlem duyup acı çekecek bir benlik bırakmayacaktı. Ölmekten korkmadığını fark etti.

Büyü Dükkanı, Yeşim TürközBüyü Dükkanı, Yeşim Türköz

"Belki de dünya bu kadar kendinden emin dönmese, yaşam bu kadar karmaşık olma hakkını bulamayacaktı kendinde."

Büyü Dükkanı, Yeşim Türköz (Sayfa 51)Büyü Dükkanı, Yeşim Türköz (Sayfa 51)
Döngüsel 
26 May 23:24, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 10/10 puan

"Yaz gecelerinin en güzel tarafı, kış gecelerinin ıssızlığından uzak olmasıydı. Bu mevsimde güneş ve ay birbirlerine daha bir dost oluyorlardı sanki. Kış gecelerinde sıcak bir yerlere sığınma ihtiyacı hissederken, yaz geceleri size, dünyaya açılma cesareti veriyordu."

Büyü Dükkanı, Yeşim Türköz (Sayfa 111 - Epsilon)Büyü Dükkanı, Yeşim Türköz (Sayfa 111 - Epsilon)
Neslihan Cayirci 
09 Nis 2015, Kitabı okudu, 7/10 puan

İlkbahar tıpkı bir kadın gibiydi ona göre. Önce, çok izlediğiniz ve karşı koyamadığınız bir sıcaklıkla sarıyordu sizi. Tam buna alışıp kendinizi bırakmışken, aniden terk edip gidiyor ve sizi tek başınıza bırakıyordu. Düşüyor, titriyordunuz. Sonra bir gün, hicbir şey olmamış gibi yeniden çıkageliyordu. Bu kez, korkudan daha tedbirli davranıyordunuz. Hemen bırakamıyordunuz kendinizi kollarına. Bir melek gibi verici, ama şeytanla işbirliği yaparcasına güvenilmez ve bunların bir araya gelişiyle son derece cazibeli bir mevsimdir ilkbahar.

Büyü Dükkanı, Yeşim Türköz (Sayfa 57)Büyü Dükkanı, Yeşim Türköz (Sayfa 57)
Döngüsel 
26 May 23:20, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 10/10 puan

"Böyle durumlarda çareyi birkaç saniye için gözlerini kapatmakta ve derin bir nefes almakta bulurdu. Nefesinin, kuvvetli bir rüzgar gibi kafasının içini temizlediğini hayal ederdi. Aldığı nefesi bıraktığında ise sanki rüzgar çekiliyor ve zihni sükunete kavuşuyordu."

Büyü Dükkanı, Yeşim Türköz (Sayfa 26 - Epsilon)Büyü Dükkanı, Yeşim Türköz (Sayfa 26 - Epsilon)
2 /