Büyülenme

9,0/10  (2 Oy) · 
3 okunma  · 
2 beğeni  · 
552 gösterim
"Broch`un Büyülenme adlı romanı yirminci yüzyılın en önemli romanlarından biridir, hattâ belki de Thomas Mann`ın Doktor Faustus`undan daha başarılı olduğu söylenebilir. Her iki eser de Hitlerizmin psikolojik köklerini açığa çıkarmaktadır."
-George Steiner-

"Nasıl ki dünya edebiyatında, modern düzyazı alanında İngiltere`yi Joyce, Fransa`yı Proust temsil ediyorsa Hermann Broch da yeni Alman düzyazısını temsil eder."
-Rudolf Brunngraber-

1935 yılında, Hitler`in iktidarı ele geçirmesinden yaklaşık iki yıl sonra kaleme alınan Büyülenme adlı romanda Broch, Avrupa`da faşist sistemlerin nasıl egemen olabildiği sorusuna cevap arar; faşizmin egemen olmasına yol açan psişik, politik ve kitle psikolojisiyle ilgili nedenleri ve mekanizmaları ele alır. Roman, Alpler`de bir köyde geçer. Günün birinde bu köye Marius Ratti adlı bir yabancı gelir ve çok geçmeden her sosyal kesimden, her yaştan insanı gizli umut ve isteklerinin gerçekleşeceğine inandırır. Bunu, çıkar karşıtlıklarından yararlanarak, gençleri militarize ederek, azınlıkları baskı altına alarak, gelecekte köyün komşu köyler üzerinde maddi üstünlüğü ele geçireceğini vaat ederek gerçekleştirir ve kitlesel histeri yaratarak iktidarı ele geçirir.

Büyülenme, otuzlu yılların en önemli antifaşist eserleri arasında sayılmaktadır.

(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Haziran 2013
  • Sayfa Sayısı:
    384
  • ISBN:
    9786053752943
  • Orijinal Adı:
    Die Verzauberung
  • Çeviri:
    Süheyla Kaya
  • Yayınevi:
    İthaki Yayınları
  • Kitabın Türü:

Kitaptan 6 Alıntı

missprufrock 
27 May 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 9/10 puan

Deniz kıyısında yaşayanların aklından, denizin dahil olmadığı tek bir düşünce geçmez, yüksek dağların eteğine yerleşenler için de durum aynıdır: Beyninde yer eden her şey, her ses, her renk, her kuş sesi, her güneş ışığı, kıvrımlarını güneş ışığının tutuşturduğu, binbir renkle boyanan, kayalıklarına seslerin çarptığı hareketsiz dağın büyük sessiz kütlesinin yankısından başka bir şey değildir; öyleyse ruhunun derinliklerinde hep yeniden kuş sesi, renk, güneş ışığı ve gece olan insanın da, o muazzam sessizliğin sonsuz yankısı olması gerekmez mi? Sessizliğin çaldığı, tınlayan ve yankılanan bir enstrüman olması gerekmez mi?

Büyülenme, Hermann BrochBüyülenme, Hermann Broch
missprufrock 
04 Haz 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 9/10 puan

Ben'in son batışını aramak insanın ayrıcalığıdır ve insan için sevmek, kaderi kabul etmektir, onun için sevmek, en gizli olanın farkına varmak, bilenebilir olmayan geleceğin ve unutulmuşluğa gömülmüş geçmişin gizliliğini bir bütün olarak kabul etmektir. İnsan için kendi unutulmuş geçmişi ve karanlık geleceği olarak sevilen gerçek varlık, içinde taşıdığı kendisi için ulaşılmaz olmasına rağmen, sevgiyi paylaşmak için, en gizli olanı açarak, en derin çukura gömülmüş Öz-Ben'i severek ve sevilmeye hazır olarak açıklamak istediği gizliliğin kabuğundan başka bir şey değildir. Aşk, en gizli olanı keşfetmeye çalışır ve en gizli olanı sunarken, nefret gizli ilan hiçbir şeyle ilgilenmez, hiçbir şeyin özüyle ilgilenmez, geçmişle, gelecekle, kaderin gizlilikleriyle ilgilenmez, o sadece gerçek olandan, yüzeyden, görünür biçimde var olandan nefret eder. Sevgi, yorulmak nedir bilmeden, tekrar tekrar en gizli olana ulaşmaya çalışırken, nefret, sadece en görünür olanı, öyle bir istisnasızlıkla görür ki, bütün korkunçluğuna ve acımasızlığına rağmen nefret eden iblis, gülünç ve acemi bir etki yaratmaktan kendini kurtaramaz. Nefret eden, büyüteç adamıdır, birinden nefret ederken, onun yüzeyini, nefret ettiği o başın üzerinde rüzgarın hareket ettirdiği saç telinden, ayak tabanına kadar her şeyini bilir. Bilgi almak istiyorsanız nefret edene başvurun, fakat bilmek istiyorsanız sevene.

Büyülenme, Hermann BrochBüyülenme, Hermann Broch
missprufrock 
04 Haz 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 9/10 puan

Gerçek kurtarıcı, kendisi gelmeden önce, her zaman sahtelerini gönderir ki, onun adına işleri halletsinler...önce yanında taşıdığı korkuyla birlikte nefret gelmek zorunda, daha sonra sevgi gelecek.

Büyülenme, Hermann BrochBüyülenme, Hermann Broch
missprufrock 
30 May 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 9/10 puan

Nice ölüm döşeğinin kıyısında oturmuş benim gibiler, farklı bir ölmek olduğunu, birçok şeyi eşitleyen bu büyük yalnızlıkta yine de bir ayrıcalığın varlığını, yani çok büyük ve güzel olan gerçek ölümü; bitiş olmasına rağmen son anlamına gelmeyen, hattâ ölümün düşmanı doktorların bile boyun eğdiği, ölüm için değil, bitiş için geçerli bir savaştan vazgeçtiği bir ölüm olduğunu sezerler.

Büyülenme, Hermann BrochBüyülenme, Hermann Broch
missprufrock 
04 Haz 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 9/10 puan

Dünyayı kurtarmak...evet her şey bunun etrafında dönüyor...Her ne kadar erkekler bilmek isteseler, kadınlar bilgi sahibi olsalar, bilgilerini korumayı amaçlasalar da, öyle ya da böyle Doktor Bey, mesele her zaman ölümdür...ve bilgiye giden, bilgiyi gösterebilmeyi, bilgide ölebilmeyi çok isteyen bir insan geliyorsa...işte o zaman, bilmek aynı zamanda sevmektir.

Büyülenme, Hermann BrochBüyülenme, Hermann Broch
missprufrock 
30 May 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 9/10 puan

Siz kentliler bir türlü yaşlanmıyorsunuz. Dünyaya yaşlı geliyorsunuz, dünyadan gidene kadar da öyle kalıyorsunuz.

Büyülenme, Hermann BrochBüyülenme, Hermann Broch