Çakıcı'nın İlk Kurşunu

8,0/10  (36 Oy) · 
100 okunma  · 
29 beğeni  · 
1.787 gösterim
"Ben hayatta herkese karşı lakaydımdır... Bu bende sevmek hissinin mefkudiyetinden değil çok fazla oluşundandır. Ben sevdiklerimi köpek gibi severim yavrum... Zelilane severim."rnŞiir, hikaye ve romanlarında, tanımlamakta güçlük çektiğimiz kimi duyguları ustalıkla anlatan; insanı, gücü, zayıflığı ve zaaflarıyla bir bütün olarak kavrayıp ödün vermez bir gerçekçilikle yansıtan Sabahattin Ali, "sandığındaki" belgeler arasından derlenen hikaye, şiir ve yazılarıyla ilk kez okur önünde!
  • Baskı Tarihi:
    2011
  • Sayfa Sayısı:
    148
  • ISBN:
    9789750803507
  • Yayınevi:
    Yapı Kredi Yayınları
  • Kitabın Türü:
Onur Erol 
30 Kas 18:39, Kitabı okudu, 2 günde, Beğendi, 7/10 puan

Sabahattin Ali'nin gizli kalmış eserlerinin bir kitapta buluşması gerçekten heyecan verici. 3 kısa 1 uzun hikayeden oluşan kitapta ve çeşitli güzel şiirlerine ve 3 perdelik kısa Opera'dan oluşan bu eseri oldukça doyurucu buldum. Sandıktan çıkan bu güzel hikayelerden kısa olanı "Barsak" yarım bırakılmış. Uzun hikaye olan ve kitabın ismini alan Çakıcı'nın İlk Kurşunu Efeleri anlatan güzel bir hikayeydi.

Aslı 
26 Ağu 2015, Kitabı okudu, 1 günde, Beğendi, 10/10 puan

Çakıcı'nın İlk Kurşunu Sabahattin Ali'nin ölümünden çok sonraları (2002 yılı) yayımlanmış bir kitap.Eşinin bir sandıkta sakladığı hikayeler,şiirler,resimler...
Kitap hikayelerle başlıyor. "O Arkadaşım" ve "Barsak"yarım kalmış. "Bir Hakikatin Hikayesi" ve kitaba adını veren "Çakıcı'nın İlk Kurşunu" yazarın sağlığında tamamladığı hikayeler.
Kitapta bulunan 11 şiirden 3 tanesi isimsiz.
ayrıca yazarın "Kağnı" adlı hikayesinin opera halini de kitapta bulabilirsiniz.
Şiirlerden sonra yazarın yazmayı planladığı hikaye ve romanların listesi yer alıyor.Bu listede adı geçen hiç bir eseri yazmaya ömrü yetmemiş Sabahattin Ali'nin.Bu listenin ardından yazılar geliyor. A.Metin takma adıyla Tan gazetesinde yazdığı her biri birbirinden çarpıcı köşe yazılarından bazıları yüzünden Falih Rıfkı Atay ile mahkemelik olmuş yazar.Son iki yazısını ise kendi adıyla iki farklı gazetede yazmış. "Asıl Büyük Tehlike Bügünkü Ehliyetsiz İktidarın Devamıdır" başlıklı yazısının tarihi 5 Şubat 1948, yani ölümünden bir kaç ay önce.(2 Nisan 1948)Yazının sert üslubu dikkat çekiyor.Kitabın sonuna yazara ait çizimler eklenmiş.
Yarım kalmış hikayeler,isimsiz şiirler beni çok duygulandırdı. Okunmalı.

Samet Dönmez 
06 Ara 00:04, Kitabı okudu, 11 günde, Beğendi, Puan vermedi

Sabahattin Ali'nin sandığından çıkan hiç yayınlamamış eserlerinin, resimlerinin, şiirlerinin olduğu kitap. Ali'yi tanımak ve anlamak yararlı bir eser ortaya çıkmış. Okunması gereken kitaplardan biridir. Özellikle Ali'nin kurbağa tasvirleri övgüye değer.

Banksy 
20 Kas 08:55, Kitabı okudu, 2 günde, 3/10 puan

Sabahattin Ali'nin diğer kitaplarına kıyasla beklentilerimin altında kalan bir kitap olduğunu söyleyebilirim. İçindeki olayları çok iyi anlatmış ve olaylara akıcılık kazandırmayı basarabilmiş. Kitabın dili ağır olmuş bazen anlamakta zorluk çektim. Kitapta konferans, tiyatro , hikaye ve bilgi verme amacı bulunan yazıların olması kitaba renk katmıştır. Keyifli okumalar

silaes 
11 Eyl 2015, Kitabı okudu, 4 günde, 7/10 puan

Sandık dibinde kalmış yazılar, derlenerek bu eserde birleştirilmiş. Çakıcının ilk kurşunu kısahikaye türünde. şiirleri Osmanlıca ve Latin harfli Türkçeyle basılmış. Makale yayınları da o günün siyasi ve sosyo-ekonomik durumunu anlamamızda yardımcı oluyor.

Sabahattin Ali gibi bir kalemin yarım kalmış hikayeleri, şiirleri... Sandığında kalanlar kısacası. Okurken o yarım kalınmışlığı hissedebilirsiniz. Yazmayı düşündüğü kitaplar öylece kalmıştır. Bunların bir listesi de bulunmaktadır. Aynı zamanda içerisinde kendi el yazısıyla yazılmış yazılar ve çizimleri de yer almaktadır.

Bizimmahalleninkitapcisi 
 04 Ara 16:35, Kitabı okudu, 8 günde, 9/10 puan

Zaman zaman bazı eserleri okumak isteyip bir türlü okumaya cesaret edemediğimiz anlar olur. Bazen dilinin ağır olabileceği düşüncesinden dem vururken bazen de verilmek istenen mesajı algılayamama endişesine kapılıp, tüm okuma isteğimizi kenara iterek gerisin geriye kaçıveririz bazı kitaplardan. Mesela kendimden örnek verecek olursam, her zaman dünya klasiklerini okumak istemiş, bir türlü bu cesareti kendimde bulamamışımdır. Sadece dünya klasikleri değil, bir dönem Türk edebiyatına dair eserlerde de aynı cesaretsizliği yaşamışlığım vardır. Uzun yıllar dilinin ağır geleceği ve bu edebi dilin altında ezileceğim hissine kapılıp o ilk adımı atma cesaretini gösterememiştim. Günlerden bir gün Sabahattin Ali'nin o muazzam kalemiyle tanışmam, Türk edebiyatına dair endişelerimin, cesaretsizliğimin, ön yargılarımın kırılmasına vesile olurken bir nevi benim için dönüm noktası oldu diyebilirim. Sabahattin Ali, edebi fakat bir o kadar sade diliyle, açık fakat bir o kadar çarpıcı anlatımıyla sadece kitaplığımın en güzel köşesinde değil, aynı zamanda gönlümün de en güzel köşesinde kendine bir yer edinmeyi başardı. Usta kaleminden satırlara dökülen her bir eserini okurken hayranlığımın bir kez daha arttığı, okumadığım da kalemini özlemekten kendimi alamadığım nadide isimlerden biri olmasının yanı sıra kısacık ömrüne sığdırdıklarıyla, vermiş olduğu eserleriyle de edebiyatımızın kilometre taşlarından biridir. Eserlerinde bireyin iç dünyasını, ruh halini irdelerken, toplum içerisindeki yerini de başarılı bir şekilde kaleme alması üstelik bunu yerli yerindeki tesbitleriyle taçlandırması, eserlerinde işlediği konularda toplum içerisindeki keskin ayrımları dile getirmesi dolayısıyla sadece yaşadığı dönemde değil bugün de güncelliğini koruyarak adeta zamana meydan okuması, kaleminin ne denli kuvvetli olduğunun en somut örneğidir.

Büyük bir keyifle, yavaş yavaş eserlerini tamamlama yolunda çıkmış olduğum yolculukta Eylül ayını Çakıcı'nın İlk Kurşunu ile karşıladım. Çakıcı'nın İlk Kurşunu , birçok türde vermiş olduğu eserlerinin yanı sıra derlenmiş eserlerinden de farklı bir eser. Bu eseri diğerlerinden farklı kılan nokta eserin, yıllar boyu eşi ve kızı tarafından Sabahattin Ali'den kalan evrakların saklandığı sandıktan derlenmiş olmasıdır. Çoğu saptanamamış, gün yüzüne çıkmamış bu evraklar sevgili Filiz Ali'nin isteği ile oluşturulan ekibin üç yıllık ( yazıların Arapça olması nedeniyle Türkçe'ye çevrilmesi zaman almış) çalışmasının bir ürünü olarak bizlerle buluşmuş. Kitaba daha yakından göz atacak olursak kitap, iki tamamlanmış biri tamamlanmamış üç kısa öykü, bir uzun öykü, on tane şiir, Kağnı isimli öyküsünün opera formunda yeniden yazımı, yazmayı planladığı eserlerinin listesi, gazetelerde yayımlanmış makaleleri ve bir de bunlara ek olarak yine sandığından çıkan birkaç desenden oluşturulmuş. Sandığın aralanan kapağından bizlerle buluşan bu güzel eser, içerisinde barındırdıklarıyla okura sunulan harika bir şölen, tadı damaklarda kalan harika bir deneyim diyebilirim. Sabahattin Ali'nin kendi kaleminden çizimlerin güzelliğine hayran olmanın yanında şiirler bölümünde orijinal el yazısına da yer verilmiş olması çok hoştu. Makaleler bölümü yerli yerinde tespitleriyle yine hayran kalıp, çoğu yer de hak vermekten kendimi alamadığım, okurken çok beğendiğim bölümlerden biri oldu.

Sayfalarından satır aralarına kadar, öykülerin etkisinden sıyrılıp dizelerin büyüsüne kapılacağınız, makaleleriyle bugüne kadar öykülerinde, şiirlerinde, romanlarında Sabahattin Ali'nin düşünce yapısına, kendisine dair ipuçları edinme deneyimine daha net, daha keskin bir şekilde yenilerini ekleme olanağı bulacağınız, ama en önemlisi de tüm bunları olanca orijinalliğiyle tadacağınız Çakıcı'nın İlk Kurşunu'nu tüm Sabahattin Ali severlere tavsiye ediyorum :)

Halil Yavuz KAYA 
11 Mar 2015, Kitabı okudu, Beğendi, Puan vermedi

Elimdeki kitap YKY yayınlarından.
Bu kitap da hikayelerin yanı sıra dikkati çeken başkaca hususlar var.
Sabahattin Ali nin, vefatın dan sonra sandığın da bulunan bazı dökümanların olması örneğin. Ve bunları okuması üç yıl süren bir komisyon değerlendirmeye almış, Elinizde bulunsun isterseniz. harika belgeseller bunlar. Şiirleri- Kendi çizimlerinden desen çalışmaları, Bir başka YKY yayınları içindeki Kağnı hikayesinin operet halinde düşünmesi, Yazmayı düşündüğü hikaye ve romanlarının listesi, Verdiği konferans metinleri.
Bunlardan daha ilginci ise; yayımlamadı, ama sözü edilen komisyonca basılan kendinin yaşamış olacağı büyük mutlakiyet kazanan bir aşk dıramatizmidir.
Çakıcı Hikayesi ise bir dönemi güzel, sade öz bir dille anlatmış. Ben beğendim. umarım sizlerde beğenirsiniz.

Mehmet Yılmaz 
06 Tem 2015, Puan vermedi

Öldürülmesinden yıllar sonra ortaya çıkan ve Sabahattin Ali okurları için güzel bir sürpriz olan bazı hikaye, yazı ve çizimlerinin yer aldığı kitap. Yazarı ilk defa okuyacaksanız eğer bu kitapla başlamamalısınız.

Suzan Özalp 
01 Nis 09:32, Kitabı okudu, 4 günde, Beğendi, 10/10 puan

Sandık içinde kalmış yarım hikayeler , isimsiz şiirler , yazılması planlanan öyküler ve resimler... Bu kitap benim için o kadar değerli ki derleyenlerin eline emeğine sağlık.

2 /

Kitaptan 45 Alıntı

Kadın bir erkeğe varmaz, kadın bir erkeğe verilmez ve bir erkek bir kızı almaz, (almak, vermek) bu tabirler kadını kıymetten düşüren, ona ahkar (en hakir) mahiyeti veren şeylerdir ve her şeyden evvel bu zihniyeti kadınlarımız kafalarından çıkartmalıdır. Bilmelidirler ki iki cins birbirleriyle hayatlarını birleştirirken yuvaya getirdikleri aynı kıymette şeylerdir ve koca mal sahibi değil, ortak, hayat ortağı demektir.

Çakıcı'nın İlk Kurşunu, Sabahattin AliÇakıcı'nın İlk Kurşunu, Sabahattin Ali
Aslı 
26 Ağu 2015, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 10/10 puan

Ben hayatta herkese karşı lakaydimdir... Bu bende sevmek hissinin mefkudiyetinden değil çok fazla olusundandir. Ben sevdiklerimi köpek gibi severim yavrum... Zelilane severim.

Çakıcı'nın İlk Kurşunu, Sabahattin Ali (Sayfa 18)Çakıcı'nın İlk Kurşunu, Sabahattin Ali (Sayfa 18)

Hiç kimse hiç kimseyi yükseltmez, herkes kendi kendini yükseltme mecburiyetindedir. Mademki erkeğin kadından fazla bir şeysi yoktur, mademki kadının zaaflarını erkek, erkeğin zaaflarını kadın ikmal etmekte ve bu iki cins hayat yolunu yürüyebilmek için birbine muhtaç bulunmaktadır, şu halde birinin diğerini yoldan alıkoymaması için aynı kuvvetlere malik bulunmaları icap eder.

Çakıcı'nın İlk Kurşunu, Sabahattin Ali (Sayfa 117)Çakıcı'nın İlk Kurşunu, Sabahattin Ali (Sayfa 117)
şule uzundere 
10 Tem 21:28, Kitabı okudu, İnceledi, Puan vermedi

Ben onun uzak bir işaretiyle derhal hayatımı veririm.
Acaba o…
Bana elini verecek mi?
“Hayır…”

Çakıcı'nın İlk Kurşunu, Sabahattin AliÇakıcı'nın İlk Kurşunu, Sabahattin Ali
Arzu Budak 
05 Mar 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 8/10 puan

Kadın bir erkeğe varmaz, kadın bir erkeğe verilmez ve bir erkek bir kızı almaz, (almak, vermek) bu tabirler kadını kıymetten düşüren, ona ahkâr (en hakir) mahiyeti veren şeylerdir ve her şeyden evvel bu zihniyeti kadınlarımız kafalarından çıkarmalıdır; bilmelidirler ki iki cins birbirleriyle hayatlarını birleştirirken yuvaya getirdikleri aynı kıymette şeylerdir ve koca mal sahibi değil, ortak, hayat ortağı demektir. Bu hukuk müsavatı kadınlarımızın şuurunda yer ettikten sonra onların kuvvetli ve hakiki bir insan olmak için dimağî ve fikrî sahada da yükselmek isteyecekleri tabiîdir.

Çakıcı'nın İlk Kurşunu, Sabahattin Ali (Sayfa 118)Çakıcı'nın İlk Kurşunu, Sabahattin Ali (Sayfa 118)
Celal Uslu 
14 Nis 2015, Kitabı okudu, Puan vermedi

Sana da tekrar ediyorum : Kafalarımızı birleştirelim, bu şekilde kâinatla daha güzel alay edeceğiz...
Çünkü dünya... alay etmekten başka bir şeye yaramaz...

Çakıcı'nın İlk Kurşunu, Sabahattin Ali (Sayfa 20)Çakıcı'nın İlk Kurşunu, Sabahattin Ali (Sayfa 20)
Arzu Budak 
05 Mar 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 8/10 puan

Ben sevdiklerimi köpek gibi severim yavrum... Zelilâne severim... Muhabbetimi kendilerine verdiğim kimseler onu yüzüme fırlatsalar bile severim... Bunun için, bu derekeye düşmemek için kalbimi muayyen dereceye kadar herkese açmış, fakat içeri girmek isteyenlere kapılarını kapatmışımdır... Ama bazan çok kuvvetli ve kurnaz kimseler ya zorla, yahut da ben farkında olmadan oraya girmiş, yerleşmiş bulunuyorlar... Onları çıkarmak benim gibi bir zayıfın yapamayacağı şeydir... Bu şekilde sevdiklerim hayatta üç dört kişiden ibarettir. Hazin bir itiraf ama içlerinden hiçbirinden de vefa görmedim...

Çakıcı'nın İlk Kurşunu, Sabahattin AliÇakıcı'nın İlk Kurşunu, Sabahattin Ali
Onur Erol 
29 Kas 12:25, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 7/10 puan

Git padişahına anlat; zeybek kızını değil, beslediği köpeğini bile satmaz. Zeybek için evlat, fakir de olsa canından daha kıymetlidir.

Çakıcı'nın İlk Kurşunu, Sabahattin AliÇakıcı'nın İlk Kurşunu, Sabahattin Ali
Celal Uslu 
16 Nis 2015, Kitabı okudu, Puan vermedi

... İngiliz lordları içecek şarap bulamazken, bizimkiler kokteyl partilerde sel gibi viski dağıttılar ; halk veremden kırılırken, İngiliz Kralı bir Aksaraylı hemşerimiz kadar gıda almıyor diye sıkılmadan yalan söylediler ; köylümüzün dörtte üçü inlerde, kovuklarda, kerpiç kulübelerde hayvanlarıyla birliklte yaşarken, yabancıların geçtiği tren yolu boylarına göstermelik modern köyler yaptılar. Millet kilosu iki buçuk liradan pirinç bulamazken, devlet kesesinden besledikleri bir lokantada yabancılara iki liraya lüks yemekler dedirdiler.

Çakıcı'nın İlk Kurşunu, Sabahattin Ali (Sayfa 137)Çakıcı'nın İlk Kurşunu, Sabahattin Ali (Sayfa 137)
5 /