Canım Aliye, Ruhum Filiz

8,5/10  (81 Oy) · 
231 okunma  · 
75 beğeni  · 
2.402 gösterim
Büyük sıkıntıların yaşandığı çalkantılı dönemlerde bile ailesinin sorumluluğunu taşıyan bir yazarın eş ve baba olarak portresini çizen bu mektuplar, Sabahattin Ali'yi yakından tanımamızı sağlıyor.

"Bundan sonra hiç kimse sana benim kadar yakın olmayacak. Beraber Almanca öğreneceğiz, ben İngilizce öğrenmek istiyorum, beraber İngilizce dersi alacağız, ben kitaplar tercüme edeceğim, bunları beraber okuyacağız, neşeli ve kederli olacağız, ne olursa olsun, bütün bunlar hep beraber, hep ikimizin iştirakiyle olacak ve başka hiç kimse karışmayacak."

Tarihsiz bir mektuptan...
"Sen nasılsın? Keyfin yolunda mı? Sevgilim, Filiz'im nasıl? Onun bir fotoğrafçıda, hiç olmazsa vesikalık bir resmini çıkartıp gönder. Kendinin de bir resmini yolla. İkinizi de fevkalade göreceğim geldi."
-24. VIII. 1944 tarihli mektuptan-
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Ocak 2014
  • Sayfa Sayısı:
    160
  • ISBN:
    9789750826672
  • Yayınevi:
    Yapı Kredi Yayınları
  • Kitabın Türü:
Tuğçe 
29 Eki 2015, Kitabı okudu, 3 günde, Beğendi, Puan vermedi

Başta güzel bir aşkla, mutlulukla, umutla başlayan mektuplar git gide yerini hasrete, geçim sıkıntısına bırakmış. Hapishanede gecen günler, ayrı kalınan zamanlar hep bir umut var. Bir yandan da ailesini zor durumda bırakmak istemeyen sevgisini kaybetmeyen bir Sabahattin Ali var karşımızda. Keşke kızının ve eşinin yazdıklarını da okuyabilseydik. Yan sayfalarda her mektubun aslının bulunması ise ayrı bir güzellik. Kitabın bitiminde kapağındaki resme odaklandım, ölümünü düşündüm. Gözlerim doldu. Kısacası çok sevdim, ara ara tekrar okuyup sevgiye, hüzne doyulacak bir kitap.

Enes Sezer İslamoğlu 
 17 Kas 03:13, Kitabı okudu, 10/10 puan

Kitap içerik olarak Sabahattin Ali'nin eşi ile kızına yazdığı mektuplardan oluşmaktadır. Eşi ile nişanlılık dönemlerinden başlayan mektupları bulabilirsiniz. Daha sonra tabi ki yazarın ve ailesinin yaşadığı hayata dair bilgiler edinebileceğiniz fikir sahibi olabileceğiniz mektuplar yer alıyor. Çektikleri zorluklar, sıkıntılar hayatlarına ortak oluyorsunuz kısa bir süre...

Ah nasılda sevmiş karısını, nasıl da saygısını kaybetmeden sevgisini göstermiş. Şimdiki nesile ibretlik diye okutulacak mektuplardır aslında...

Hasan KILIÇ 
18 Nis 19:58, Kitabı okudu, Beğendi, Puan vermedi

Sebahattin Ali.... Canı Aliye... Ruhu Filiz... Sadece aşk mektupları değil aslında kitapta olanlar... Bir dönemin tarihi... Zor memurluk ve hapis yılları... Bir yandan da geçim derdi... Sebahattin Ali'nin en büyük şamsı olarak nitelendirdiği büyük aşkı Aliye ile nişanlanma, evlilik ve sonrasındaki safahaı anlatan ve dönemdeki olayları da genel hatlarıyla gözler önüne seren, bazı yerlerinde bizzar Sebahattin Ali'nin kendi yazısını görebileceğiniz hoş bir eser...

BİROL COŞKUN 
18 Eyl 2015, Kitabı okudu, 9/10 puan

Sabahattin Ali hayranları eğer yazarın özel hayatını merak ediyorlarsa "Canım Aliye, Ruhum Filiz" ile Sabahattin Ali'nin eşi ve kızı ile mektuplaşmalarını mutlaka okumalı. Ayrılık, hasret, zorluklar, suçlanmalar, parasızlık... bilmediğimiz bir çok yönüyle Sabahattin Ali .

ozge 
10 Kas 2015, Kitabı okudu, 2 günde, Beğendi, 9/10 puan

Sabahattin Ali'nin eşi ve kızına yazdığı mektuplardan oluşuyor. Mektupların karşılıkları da olsaymış çok daha iyi olurmuş. Satırlar o kadar içten ve duygusalki bir solukta okunuyor. Her sayfada yazarın kendi elinden orjinal metinlere de yer verilmiş. Nişanlılık döneminde özlem ve aşk ile yazılan mektuplar evlilik ile birlikte yerini özlem ve geçim derdine bırakıyor. Galiba baki kalan tek duygu özlem. Evlilik aşkı öldürüyor. Geçen günlerde sitede mektup türündeki eserler özel hayata müdehale midir tarzında bir tartışma olmuştu. Kitap özel mektuplardan oluşuyor okurken aklıma bu tartışma geldi. Ancak satırlar o kadar içten ve duygusaldıki Sabahattin Ali'nin eserlerindeki naiflik ve duygusallığı daha iyi anlıyorsunuz. Yazarı geç keşfettim ama kesinlikle diğer eserlerini de okumak istiyorum.

Filiz Varlık 
21 Eki 15:52, Kitabı okudu, 4 günde, Puan vermedi

Sıkıntılı dönemlerinde bile ailesini hiç yalnız bırakmayan bir adam; Sabahattin Ali... Sevdiğine ve kızına olan bağlılığı, zor zamanlarında bile bitmeyen umuduyla bir çırpıda okunabilecek bir eser. Kitabın yan sayfalarında mektupların orijinal hallerinin verilmesi güzel olmuş fakat keşke Aliye'nin ve Filiz'inde mektuplarına da yer verilseymiş daha güzel olabilirmiş. Ama yine de Sabahattin Ali ve yine okunmaya değer

Pelin Tunç 
21 Eyl 2015, Kitabı okudu, 8/10 puan

Sabahattin Ali'nin hayatındaki iki özel insana yazdığı tek taraflı mektuplarına şahit olmak ayrıcalık kesinlikle. Bu kitabı okuyunca Sabahattin Ali'yi farklı bakış açısı içerisinde sevmeye başlıyorsunuz.

Samet Dönmez 
17 Eki 00:40, Kitabı okudu, 1 günde, 8/10 puan

Sabahattin Ali'yi daha iyi anlamak için onun romanları ve öyküleri yetmez. Onu anlamak için mektuplarını hatta eleştirilerini okumak gerekir. 1935 ile 1948 yılları arasında Sabahattin Ali'nin kızı ve eşine yazdığı mektupların derlenmiş hali olan kitapta göze çarpan ilk eksik tek taraflı mektuplar oluyor. Keşke Aliye Ali ve Filiz Ali'nin cevaplarını görebiliyor olsaydık olayları daha iyi kavramış olurduk.

Merve Çalıkuşu 
20 Eki 2015, Kitabı okudu, Beğendi, Puan vermedi

Yazarın kendi hayatına ışık tutan muhteşem bir kitap.Kitabın başlarında Sabahattin Ali'nin eşi Aliye Ali'ye yazdığı mektupları okuyup ne güzel bir çift dedirten,kitapta keşke Aliye Ali'nin ve Filiz Ali'nin de mektuplari bulunsaymış dedirten,bana Sabahattin Ali'nin yazarlık yönüyle birlikte insani yönünü de sevdiren kitap.

Sinem 
31 Ağu 19:09, Kitabı okudu, Beğendi, 7/10 puan

Sabahattin Ali'nin nişanlıyken yazmaya başlayıp hayatının sonuna kadar eşine ve kızına gönderdiği mektuplardan oluşuyor kitabımız. Hayatlarının birleştirmelerinin coşkusu yer alıyor kitapta ama zaman ilerledikçe bu mektuplarda geçim sıkıntısı hapishanenin zor şartları, sırt çeviren dostlar yer alıyor. Birde kendi penceresinden bakıyoruz Sabahattin Alinin yaşamına. Eşine duyduğu büyük bir aşk ve kızına duyduğu sevgi tüm mektuplara hakim. Ben karşı mektupları da görmeyi gerçekten çok isterdim. Ve mektupların esas halinin de olması çok daha güzelleştirmişti kitabı. İlk mektuplar arapçayken diğer mektuplar latin alfabesine geçti. Bu da edebiyatçımızın başka bir yönü. Ölümü de düşünüldüğünde, bu kadar yaşama tutunan biri olduğu için insanı biraz daha üzüyor. Geriye bize söyleyecek tek bir şey alıyor: #SabahattinAliKitaplarıÖlümsüzdür

3 /

Kitaptan 49 Alıntı

ayşenur uzun 
16 Eki 2014, Kitabı okudu, 9/10 puan

“Etrafın seni sıktığı zaman kitap oku… Ben şimdiye kadar her şeyden çok kitaplarımı severdim. Bundan sonra her şeyden çok seni seveceğim ve kitapları beraber seveceğiz. İnsan muhitin bayağı, manasız, soğuk tesirlerinden kurtulmak istediği zaman yalnız okumak fayda verir. Bana en felaketli günlerimde kitaplarım arkadaş oldu fakat bu yetmiyor. Şiirlerimde de gördün ki, kitaplara rağmen çok ıstırap çektim çünkü candan bir insanım yoktu. Sen benim yarım kalan tarafımı ikmâl edeceksin.”

Canım Aliye, Ruhum Filiz, Sabahattin AliCanım Aliye, Ruhum Filiz, Sabahattin Ali
amon_ra 
 14 Mar 16:00, Kitabı okudu, Beğendi, 9/10 puan

Etrafin seni sıktıgı zaman kitap oku... Ben simdiye kadar her seyden cok kitaplarimi severdim... insan muhitin bayagi, manasiz, soguk tesirlerinden kurtulmak istedigi zaman yalniz okumak fayda verir. Bana en felaketli gunlerimde kitaplarim arkadas olmustu.

Canım Aliye, Ruhum Filiz, Sabahattin Ali (Sayfa 17 - yky)Canım Aliye, Ruhum Filiz, Sabahattin Ali (Sayfa 17 - yky)
BİROL COŞKUN 
21 Mar 2015, Kitabı okudu, İnceledi, 9/10 puan

Mehtaplı gecelerde yalnız başıma gezmek kadar hoşuma giden şey yoktur. Yalnız bilmem dikkat ettin mi, mehtap insana daima bir arkadaş aratır.

Canım Aliye, Ruhum Filiz, Sabahattin Ali (Sayfa 29)Canım Aliye, Ruhum Filiz, Sabahattin Ali (Sayfa 29)
BİROL COŞKUN 
21 Mar 2015, Kitabı okudu, İnceledi, 9/10 puan

Şunu esas olarak kabul etmeliyiz ki insanların hemen ekserisi yalnız kendilerini düşünürler. Dünyadaki bütün felaketlerin, uygunsuzlukların, bayağılıkların sebebi işte bu her şeyden evvel kendini düşünmek illetidir.

Canım Aliye, Ruhum Filiz, Sabahattin AliCanım Aliye, Ruhum Filiz, Sabahattin Ali
Ahmet Samsa 
08 May 14:23, Kitabı okudu, Puan vermedi

Yalnızlık
Düşün, dünyada yalnızlık kadar feci şey var mıdır? Tabi yalnızlıktan kafa yalnızlığını kastediyorum, yoksa dünya bir sürü kuru kalabalıkla dolu...

Canım Aliye, Ruhum Filiz, Sabahattin Ali (Sayfa 49)Canım Aliye, Ruhum Filiz, Sabahattin Ali (Sayfa 49)
BİROL COŞKUN 
21 Mar 2015, Kitabı okudu, İnceledi, 9/10 puan

Ben zaten kızdığımı nadiren belli ederim. Teessürümü de hiç göstermem. Herkes keyfi yerinde, daima gülen biri sanır. İşte bunun için yazılarım çok dertlidir.

Canım Aliye, Ruhum Filiz, Sabahattin AliCanım Aliye, Ruhum Filiz, Sabahattin Ali
yücelözmen 
16 Haz 23:11, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 9/10 puan

"Sinirlerimi merak etme. Bilirsin ki demir gibidir ama demir gibi kalmaları için ara sıra, kimse görmeden, sizin yanınızda sinirlenebilmeliyim. İhtiyarlığımda çekilmez bir adam olacağım hakkındaki iltifatına teşekkür ederim. Ama bu tahminin doğru çıkmayacak sanırım. Çünkü ihtiyarlayacağımı kim söyledi? Hep genç kalacağım."

Canım Aliye, Ruhum Filiz, Sabahattin Ali (Sayfa 129)Canım Aliye, Ruhum Filiz, Sabahattin Ali (Sayfa 129)
Rıfat ÇELEBİ 
16 Şub 2015, Kitabı okudu, Puan vermedi

İnsanların hemen ekserisi yalnız kendilerini düşünürler. Dünyadaki bütün felaketlerin, uygunsuzlukların, bayağılıkların sebebi işte bu her şeyden evvel kendini düşünmek illetidir. İlk bakışta insana bir kurnazlık ve akıllılık gibi görünen bu hal hakikatte aptallıktır. Çünkü dünyada bir insanın başka bir insanın yardım ve alakasına muhtaç olmadan yaşaması mümkün olamayacağına,hatta en kötü hayvanlarda bile birbirlerine yardım hissi mevcut bulunduğuna göre, sadece kendini düşünmek ve başkalarının da böyle yapmasını istemek kendi kendisinin kuyusunu kazmaktır. İnsan başkalarını yardım ettiği, başkalarını sevdiği kadar yükselir. Dünyada hayatın bir tek manası varsa o da sevmektir. Hatta mukabele edilmesini bile beklemeden sadece sevmek. Başka bir insanı bahtiyar edebilmek, kendini bahtiyar edebilmekten daha güç fakat daha insancadır. Bugün böyle düşünenlere saf, hatta enayi derler. Fakat ne derlerse desinler, biz kalbimizin ve kafamızın doğru bulduğu şeyleri etrafın ne dediğine bakmadan yapmalıyız. Hayatta en büyük vazife ve saadet olarak şunu almak lazımdır: bize yakın ve uzak bütün insanlara yardım etmek,bütün insanların iyiliğine çalışmak...

Canım Aliye, Ruhum Filiz, Sabahattin Ali (Sayfa 11)Canım Aliye, Ruhum Filiz, Sabahattin Ali (Sayfa 11)
Büşra Ekmen 
30 Ara 2014, Kitabı okudu, Beğendi, Puan vermedi

Ben dünyada bu kadar güzel gülen, güldüğü zaman bu kadar güzel olan insan görmedim.

Canım Aliye, Ruhum Filiz, Sabahattin Ali (Sayfa 39)Canım Aliye, Ruhum Filiz, Sabahattin Ali (Sayfa 39)
yücelözmen 
16 Haz 23:04, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 9/10 puan

Düşün, dünyada yalnızlık kadar feci şey var mıdır? Tabii yalnızlıktan kafa yalnızlığını kastediyorum, yoksa dünya bir sürü kuru kalabalıkla dolu...Ama bizim manevi hayatımızda, maddi hayatımızda bize eş, arkadaş olabilecek insan ne kadar azdır.

Canım Aliye, Ruhum Filiz, Sabahattin Ali (Sayfa 49)Canım Aliye, Ruhum Filiz, Sabahattin Ali (Sayfa 49)
5 /

Kitapla ilgili 1 Haber




Burası çok ıssız