Çatıdaki Pencere

7,8/10  (5 Oy) · 
16 okunma  · 
3 beğeni  · 
671 gösterim
"Ölmek, varolmuş olmak ve artık olmamaktır," derdi Jose Saramago. O öldü, artık yok, ama Çatıdaki Pencere Portekiz'de ve Brezilya'da, anadilinin vatanlarında basılır basılmaz insanlar yeni kitabı elden ele dolaştırdılar ve yepyeni bir heyecanla okuduklarını belirterek şaşkınlıklarını dile getirdiler. Saramago bir kitap daha yayımlamıştı, duyarlılıklarımıza nüfuz eden, hayret ve hayranlıkla kalakalmamıza neden olan taze ve aydınlık bir kitap; ve anladık, sonunda anladık ki bu artık kesinlikle varolmayan ama paylaşmaya devam etmek isteyen yazarın ardında bıraktığı bir armağandır. Bıktırana kadar şu cümle yinelendi: Bu kitap mücevher, Saramago nasıl oluyordu da o yaşında bu bilgeliğe sahip olabiliyordu, insanları böylesine incelikle, kusursuzca ve anlatıyı uzatmadan betimleyebiliyordu? Nasıl oluyordu da sıradan ve önemsiz ama bir o kadar da evrensel durumları dile getirebilecek, bu kadar dingin bir şiddetle köhne değer yargılarına karşı gelecek kapasiteye sahip olabiliyordu?"

Çatıdaki Pencere, Jose Saramago'nun yazarlığının erken döneminde yazdığı, ama ölümünden sonra yayımlanan romanı. Eşi Pilar del Rio'nun dediği gibi, Çatıdaki Pencere Saramago'ya giriş kapısıdır ve her okur için bir keşif olacaktır. Sanki mükemmel bir halka tamamlanıyormuş gibi. Sanki ölüm yokmuş gibi.
(Arka Kapak)

Çatıdaki Pencere: Saramago'nun Yazmaya ve Yayın Dünyasına Küsmesine Neden Olan Kitap.

José Saramago Çatıdaki Pencere'yi 1940-50 yılları arasında yazdı. 1953 yılında yayıncılara teslim edilen özgün metin Portekizli yayıncılar tarafından yayımlanmadığı gibi daktiloda yazılmış sayfalarla dolu dosya kaybedildi. Otuz bir yaşında genç bir adamken kendisinden esirgenen bu yanıt yüzünden Saramago tam yirmi yıl boyunca yazmaya ara verdi. 1989 yılında Saramago İsa'ya Göre İncil kitabını tamamlamakla uğraşırken söz konusu dosya yayınevinin taşınması sırasında bulundu. Yayınevinin bu tutumu yazarın artık yok edilmesi mümkün olmayan ve onlarca yıl süren ıstıraplı bir sessizliğe gömülmesine yol açmıştı. Saramago tam da bu nedenle "zaman içinde kaybolan ve bulunan kitap"ın kendisi hayattayken basılmasına karşı çıktı. Metni masasının üzerindeki binbir evrak arasında unutup gitmesi de bu eski acıya bağlanabilir. José Saramago Çatıdaki Pencere'yi okumadı, karısı Pilar metni deri ciltle kaplatmaya götürdüğünde hiç ilgilenmedi.

Aradan 50 yıldan fazla zaman geçti, Saramago 2010 yılında bu dünyadan ayrıldı. Onun ölümünden sonra kendisinden kalan belgeleri, notları elden geçiren eşi Pilar del Rio bu kitabı da ortaya çıkardı ve Saramago'nun yaşarken izin vermediği bir şeyi yaparak yayına hazırladı.

2007 yılının Mayıs ayında Türkiye'ye de gelen ve mütevazı kişiliği, sessiz duruşuyla toplantılara katılıp kitaplarını imzalayan Saramago din ve devlet kurumlarına karşı eleştirel yaklaşımı ve İsa'ya Göre İncil romanının ülkesinde yasaklanması nedeniyle hayatının son 18 yılını Kanarya adalarında geçirmişti.

Çatıdaki Pencere kişilerin romanıdır. Kırklı yılların Lizbon'unda geçer, İkinci Dünya Savaşı bitmiştir, ama romandaki her şeyi sarıp sarmalayan bir gölgeye, sessizliğe benzeyen Salazar diktatörlüğü sürmektedir. Ancak politik bir roman değildir Çatıdaki Pencere, Saramago'ya giriş kapısıdır ve her okur için bir keşif olacaktır.
-İlknur Özdemir-
  • Baskı Tarihi:
    Eylül 2012
  • Sayfa Sayısı:
    306
  • ISBN:
    9786055340629
  • Çeviri:
    Pınar Savaş
  • Yayınevi:
    Kırmızı Kedi Yayınevi
  • Kitabın Türü:

Jose Saramago 1940-1950 yılları arasında yazdığı Çatıdaki Pencere için ‘Zaman içinde kaybolan ve bulunan kitap’ diye söz etmiştir. Bunun nedeni 1953 yılında yayınevine teslim ettiği kitabı kaybolmuş ve 1989 yılında bulunmuştur. Hayattayken basılması önerisine ise karşı çıkmıştır. Nedenini de “Kimse kimseyi sevmek zorunda değildir, ama hepimiz birbirimize saygı göstermek zorundayız.” yaşam ölçütüyle açıklamıştır. Yayınevi tarafından kendisine herhangi bir açıklama yapılmayan yazarın gururu kırılmıştır.
Kitap Portekiz’de bir apartmanda yaşayan kişilerin yaşamlarını anlatıyor, her bölümde başka bir ailenin yaşamına eşlik ediyorsunuz, farklı hayatlar var. Portekiz’de kırklı yıllardaki bazı değer yargılarının ülkemizdekilerle örtüşmesi dikkatimi çekti. Ortalama bir kitaptı benim için.

seher 
23 Eki 2015, Kitabı okudu, 2 günde, Puan vermedi

Çatıdaki Pencere, José Saramago'nun yazarlığının ilk döneminde yazdığı ama ölümünden sonra yayımlanan romanıdır.Lizbon'da bir apartmanda ve bu apartmanın her bir dairesinde oturanların yaşam öyküleri anlatılıyor.Kitapta ana karakter yok.Olaylar birbiriyle bağlantılı değil.Umutsuzluk içinde kaybolan,yoksullukla mücadele eden, birbirini anlamayan,yalnızlıklar içindeki insanların hayat hikayesini okuyorsunuz.Aile, kadın erkek ilşkileri daha ön planda yer alıyor.En önemlisi de kitapta yaşamanın amacı sorgulanıyor.
Çatıdaki Pencere ‘Saramago’ya giriş kapısı’ olarak tanımlanıyor.İlk yazdığı kitap olarak diğer okuduğum kitaplarından farklı bir anlatım tarzı bulunsada okunmasını tavsiye ederim

EDA 
25 Kas 01:05, Kitabı okudu, 8 günde, Puan vermedi

Romanın karakterleri öylesine çanlı anlatılmış ki sanki siz çatı katındasınız ve diğer karakterler sizin altınızdaki dairelerde yaşıyorlar. Sanırsam yazarında yapmaya çalıştığı şey bu okuyucu çatı katına almak ve olan biteni canlıymış gibi yaşatarak anlatmak. Sizde denemelisiniz harika bir deneyim.

Kitaptan 26 Alıntı

Ama siz gençsiniz, akıllısınız, omuzlarınızın arasında bir kafa taşıyorsunuz… Gözlerinizi açın ve bakın, bunu yaptıktan sonra hâlâ anlamadıysanız, evinize kapanın ve dünya başınıza yıkılana kadar dışarı çıkmayın.

Çatıdaki Pencere, José SaramagoÇatıdaki Pencere, José Saramago
seher 
23 Eki 2015, Kitabı okudu, İnceledi, Puan vermedi

Anlayış bir sözcükten ibarettir. Kimse yerinde olmadığı birini anlayamaz. Kimse aynı anda hem kendisi hem de bir başkası olamaz.

Çatıdaki Pencere, José Saramago (Sayfa 154)Çatıdaki Pencere, José Saramago (Sayfa 154)

Pessoa’nın şiirerinde çok fazla gereksiz şey olduğunu düşünüyordu. “Bunda ne kötülük var?” diye düşündü Abel. “Şiir gereksiz olamaz mı? Olabilirdi kuşkusuz ve bunda kötülük yoktu. Peki, iyi mi? Gereksiz şiirin neyi iyi olabilirdi? Şiir de belki, akan bir çeşme gibi, dağda doğan su gibi, yalın ve doğal, kendinde gereksizdi. Susuzluk insanlarındı. İhtiyaç insanlarındı. Ve bunlar var olduğu için de su gereksiz olamıyordu. Şiir de böyle mi olmalıydı? Yalın ve doğal insan yoktu, kim olursa olsun hiçbir şair de yalın ve doğal değildi. Hele Pessoa, hiç. İnsanlığa susuzluk duyan hiç kimse susuzluğunu Fernando Pessoa’nın dizeleriyle gideremezdi, bu tuzlu su içmek gibi bir şey olurdu. Bunlara rağmen ne kadar hayranlık uyandıracak bir şiirdi, nasıl da muhteşemdi.

Çatıdaki Pencere, José SaramagoÇatıdaki Pencere, José Saramago
seher 
23 Eki 2015, Kitabı okudu, İnceledi, Puan vermedi

Herkes İnsan'ı kurtarmaya hevesli, ama kimse insanlar konusunda bir şeyler öğrenmeye niyetli değil.

Çatıdaki Pencere, José Saramago (Sayfa 301)Çatıdaki Pencere, José Saramago (Sayfa 301)
Gülçehre Aydın 
25 Eyl 22:20, Kitabı okudu, 8/10 puan

"Hayatla oyun oynadık ve oyun oynamanın bedelini ödedik."

Çatıdaki Pencere, José Saramago (Sayfa 57 - Kırmızıkedi)Çatıdaki Pencere, José Saramago (Sayfa 57 - Kırmızıkedi)
Gülçehre Aydın 
 25 Eyl 22:23, Kitabı okudu, 8/10 puan

"Kadınlar bir erkeğin beynine sığabilecek şeyleri hayal bile edemezler..."

Çatıdaki Pencere, José Saramago (Sayfa 78 - Kırmızıkedi)Çatıdaki Pencere, José Saramago (Sayfa 78 - Kırmızıkedi)

Çocukluk anılarımı anlatmaktan zevk alacak yaşta olduğum halde, ben de çocukluğumdan söz etmeyeceğim. Keder ve tasadan başka kayda değer bir şey yok. Kötü hayat, yetersiz giyim kuşam, çok dayak her şeyi özetler. Bu şekilde yaşayan öyle çok çocuk var ki, bunda şaşıracak bir şey de yok…

Çatıdaki Pencere, José SaramagoÇatıdaki Pencere, José Saramago
seher 
23 Eki 2015, Kitabı okudu, İnceledi, Puan vermedi

Bağlanmak istemiyordu çünkü bağlanmak, içinde yaşadığı faydasız yaşamı itiraf etmek anlamına gelecekti. Sonunda herkesin izlediği ve aslında kurtulmak istediği yola girecekse, şimdiye kadar çevresinden dolaşmakla ne kazanmıştı ki?

Çatıdaki Pencere, José Saramago (Sayfa 204)Çatıdaki Pencere, José Saramago (Sayfa 204)
3 /