Cenneti Öldürmek Bütün İnsanlar Aynı Dilde Acı Çeker; Aynı Dilde Gülümsedikleri Gibi

7,6/10  (5 Oy) · 
11 okunma  · 
5 beğeni  · 
1.017 gösterim
Bütün insanlar aynı dilde acı çeker; aynı dilde gülümsedikleri gibi... Meili, köy öğretmeni Kongzi ile evlenirken başına gelecekleri hayal bile edemeyerek yeni bir yaşama adım atar. Çin'de nüfusu kontrol etmek amacıyla uygulamaya konulan Tek Çocuk Politikası ilk çocukları kız olan Meili ile Kongzi'yi köylerini terk edip karanlık bir yolculuğa çıkmaya zorlar. Soyunu devam ettirmekte ısrar eden Kongzi'nin, erkek çocukları olması için yaptığı baskılar ve aile planlama yetkililerinin hamile kadınlara karşı kısırlaştırma ve kürtaj tehditleri onları kaçak bir hayat yaşamak zorunda bırakır. Her şeyi arkalarında bırakıp yaşayacakları bir cennetin var olduğuna inanan aile tahmin edemeyecekleri bir karanlığın ortasına düşer.

Kendisi gibi birçok kadının da aynı kaderi paylaştığına tanık olan Meili, gelecek umutlarını Cennet adını verdiği doğacak oğluna bağlar. Peki, Cennet'in doğumu tüm yaşanan acıları unutturabilecek güçte midir? Uzakdoğu'nun en kalabalık ve bilinmezlikleriyle örtülü ülkesi Çin'de geçen Cenneti Öldürmek, anne olmak için büyük zorlukları göze alan bir kadının gözünden hayatta kalma mücadelesini ele alıyor.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Ocak 2014
  • Sayfa Sayısı:
    464
  • ISBN:
    9786053482222
  • Çeviri:
    Gözde Soykan
  • Yayınevi:
    Martı Yayınları
  • Kitabın Türü:
Mevlüt 
15 May 14:10, Kitabı okudu, 8 günde

Öğretmen Kongzi ile evlenen Meili güzel bir hayatı olacağının hayallerini kurarken, ilk çocukları Nannan'dan sonra zaman geçtikçe bunun olmayacağını yavaş yavaş anlamaya başlar. Kongzi soyunun devam etmesi için erkek çocuk istemektedir. Fakat Çin’de tek çocuk politikası yüzünden ikinci bir çocuk sahibi olmak demek devlete başkaldırmak demektir. Meili ikinci kez hamile kaldıktan sonra Aile planlama memurlarından kaçmak için yaşadıkları yerden ayrılırlar ve hikâyemiz buradan devam eder. Kitabın final kısmı pek de istediğim gibi bitmedi. Konfüçyüs’ün adını ve sözlerini de kitabımızda sıklıkla duyuyoruz.
Çin’de tek çocuk politikasını konu edinen bu kitap da duygusal bir yoğunluk vardı. Sade ve akıcı bir dili olmasına rağmen çok hızlı ilerleyemedim. Ara ara elimden bırakarak okudum. Gerçekten de bu kitabı okumak için sağlam bir yürek lazım. Cinsellik konusunda benim hoşuma gitmeyecek şekilde bir anlatımı vardı. Ana karakterimiz Meili üzerinden ilerleyen hikâyede sürekli acı olaylar ile karşılaşmaktayız. Kadın karakterimize sürekli acıdım ama kendisini takdirde ediyorum. Çünkü yaşadığı o kadar olaya rağmen yaşamaktan vazgeçmiyor. Erkek karakterimizin ise sözde öğretmen, bilgili, kültürlü olmasına rağmen baştan sona kadar sevemedim. Nefret ettim diyebilirim. Eşini sadece soyunu devam ettirmek için üreme aracı olarak kullanmasından, onu anlamaya çalışmamasından dolayı olabilir.
Normal şartlarda okumayı düşünmediğim ama benim için çok değerli bir insanın hediyesi olduğu için okuduğum ve okurken pişman olmadığım bir kitap. Okumasaydım Çin'in bu durumlarından haberim olmayacaktı. Kitap sayesinde Çin hakkında biraz bilgi sahibi oluyoruz. Elektronik atıkların zararlarını görebiliyoruz. Soya sosu, bebek mamaları hakkında anlattığı kısımlar gerçek değildir demek isterdim ama biraz araştırdığımda gerçek olduğunu öğrendim. Ne yazık ki bana göre o kadar iğrenç insanlar ki bebekleri kürtajdan sonra yemek niyetine yiyorlar.
Bu konu hakkında yazılacak çok şey var ama bu kadarı yeter. Okuyacaklara şimdiden Keyifli okumalar dilerim.

Kitap Böcüğü 
 14 Ara 2015, Kitabı okudu, 12 günde, 8/10 puan

Kitap Çin'de uygulamaya konulan "tek çocuk politikası" ile ilgili kadınların yaşadığı zorlukları konu almaktadır. Meili, köy öğretmeni Kongzi ile evlenir ve güzel bir yaşam sürmeyi umut ederek ilk çocukları Nannan'ı dünyaya getirir. Kongzi soyunun devam etmesi için bir erkek varis istemektedir ve bunun içinde Meili'ye sürekli baskı uygulamaktadır. Aile planlama memurları ise kaçak doğumlar için kadınları sürekli denetim altında tutmak ve doğum izni ücretini ödemeyen herkesin hamileliğini sonlandırmakla yükümlüdür. Meili ve kocası kaçak hayatı yaşayarak bir erkek çocuk sahibi olmaya çalışırlar. Ancak bu kadar basit olmayacaktır. Yaşanan olayları kimi zaman midem bulanarak okudum. Kadınlara yapılan işkenceler, baskılar, tecavüzler insanın kanını donduran cinsten. Kız doğan bebeklerin restoranlara satılması, hamileliğin son dönemlerinde bile bebeklerin canice öldürülmeleri, dilenmeleri için sakat bırakılmaları...
Kadın olmak zordur bu hayatta. Nerede ne şekilde yaşadığınızın, hangi ülkede olduğunuzun bir önemi yoktur.
Eğer bir kadınsanız, cehennem peşinizden gelir...
Muhakkak okunması gereken bir kitap.

Okumuş olduğum bu kitap Çin'de uygulanan tek çocuk politikasını konu ediniyor. Yazar olayları kadın karakter Meili üzerinden anlatıyor. İlkokul öğretmeni Kongzi ile evlenen Meili, hayatlarının güzel geçeceğine kendini inandırmış, ilk çocukları Nannan'ı dünyaya getirmiştir. Ne var ki soyunu devam ettirmek isteyen kocasının baskıları sonucunda erkek çocuk dünyaya getirmek için Tek Çocuk Politikası'dan kaçarlar ve kendilerini güvende hissedebilecekleri tek yer olan denizde bir teknede yaşamaya başlarlar. Peki deniz tahmin ettikleri kadar güvenli olacak mıdır?

Bir kadının üstünden bu dünyada kadınların çekip çekebilebileceği acıları, uğradıkları tecavüzleri, baskıları, şiddeti bir erkek yazardan okumak beni şaşırttı, çok başarılıydı. Bunun dışında yazarı bazı bölümlerde fazla açıksözlü buldum. Kitabın bazı yerlerde iğrendim, bazen de "Yeter artık" diyerek kitabı kapattım. İlk çocuktan sonra kız doğan bebeklerin lokantalara satılması, bebeklerin kollarının bacaklarının kırılması, kaç aylık olursa olsun bebeklerin acımasızca kürtaj edilmelerini deyim yerindeyse yüreğiniz dayanırsa okuyun. Bence mutlaka okunmalı. Keyifli okumalar.

Elif Öksüz 
05 Ağu 2014, Kitabı okudu, Puan vermedi

İçinizin kararmasını istiyorsanız bu kitabı okuyun. Okudukça "Bu kadarı da olmaz" diyorsunuz ama oluyor!

İnci geçkil 
28 Ara 2015, Kitabı yarım bıraktı, Beğendi, 6/10 puan

Güzel bir kitap yarım kaldı En kısa zamanda bitireceğim

Kitaptan 14 Alıntı

Hatıra
Bazı hatıralar uçup gitmiyordu; zorla geri geliyorlar, rüzgara karşı uçuyorlar ve zihnin içinde inatçı bir şekilde dolanıyorlardı.

Cenneti Öldürmek, Ma Jian (Sayfa 454 - Martı)Cenneti Öldürmek, Ma Jian (Sayfa 454 - Martı)

Mutlu kalabilmek için sadece sevginin yeterli olmadığını biliyordu; insan hayatını kazanmalı, bir şeyler başarmak için çabalamalı, bir amaç bulmalıydı.

Cenneti Öldürmek, Ma JianCenneti Öldürmek, Ma Jian

Seçim şansının kısıtlı olduğu durumlarda mutluluğun sadece yeni yollar izlemekten geçtiğini fark etmişti.

Cenneti Öldürmek, Ma Jian (Sayfa 125)Cenneti Öldürmek, Ma Jian (Sayfa 125)

Acı
Hayat acılarla dolu bir denizdir. Yine de başını çevir... kıyıyı göreceksin.

Cenneti Öldürmek, Ma Jian (Sayfa 440)Cenneti Öldürmek, Ma Jian (Sayfa 440)

Ne kadar ulaşılamaz olursa olsun kendi amaçlarının peşinden gittiği sürece, mutlu bir hayatın mümkün olduğundan emindi.

Cenneti Öldürmek, Ma Jian (Sayfa 64)Cenneti Öldürmek, Ma Jian (Sayfa 64)

Kitap okumayan çocuklar, hangi hazinelere sahip olduklarını bilemezler. Bu hazinelerin ne kadar değerli olduğunu bilselerdi, tüm gece uyumayıp mum ışığında okurlardı.

Cenneti Öldürmek, Ma Jian (Sayfa 346)Cenneti Öldürmek, Ma Jian (Sayfa 346)

"Anne çiçeklerin gözleri yok, o zaman neden ölüyorlar?"
"Çünkü çiçekler bu dünya için fazla güzel."

Cenneti Öldürmek, Ma JianCenneti Öldürmek, Ma Jian
2 /