Cesedin Şifresi

7,5/10  (2 Oy) · 
6 okunma  · 
2 beğeni  · 
370 gösterim
Cesedin Şifresi
Cerrah Hugh de Singleton'ın ikinci günlüğü
( Huzursuz Kemiklerin serisinin ikinci kitabı )

"Ustaca örülmüş bu hikâyeyi o okumaktan çok keyif aldım. Geçtiği dönem çok iyi betimlenmiş. Kesinlikle tavsiye ediyorum."
-Davis Bunn-

Bampton Kalesi'nin çit bekçisi Alan, yat borusundan sonra sokağa çıkanları denetlemek için dışarı çıkar. Sonraki sabah eve dönmeyince, eşi Matilda, artık kale mübaşiri olan Hugh de Singleton'a başvurur.

İki gün sonra, bekçinin cesedi St Andrew Şapeli'ne giden yoldaki çalıdan çitlerin arasında bulunur. Boğazı parçalanmış; yüzü, elleri ve kolları derin çiziklerle yarılmıştır.

Herkes, yaralara bir kurdun neden olduğu konusunda görüş birliğine varsa da, Üstat Hugh'un kafasını karıştıran bir soru vardır ortada: Neden cesedin etrafında o kadar az kan bulunmaktadır?
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Ekim 2012
  • Sayfa Sayısı:
    376
  • ISBN:
    9786055358143
  • Orijinal Adı:
    A Corpse At St Andrew's Chapel
  • Çeviri:
    Gökçe Çiçek
  • Yayınevi:
    Ephesus Yayınları
  • Kitabın Türü:
Librarian 
24 Mar 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 9/10 puan

Cesedin Şifresi "Cerrah Hugh de Singleton" günlüklerinin ikincisi. İlk günlük olan "Huzursuz Kemikler"e yaptığım yorumda seriye ilişkin genel değerlendirmemi (geçtiği dönem, hikaye diziliminin temeli...vs) yapmıştım. Bu romanında da ilk romanında okuyucusuna sunduğu lezzeti aynı kıvamda yakalamıştı yazarımız. Dönem, mekan ve bunlara ilişkin detaylar o denli ince bir şekilde tasvir edilmişti ki okurken olduğunuz andan anında kopup ortaçağ dönemine geçiş yapıyorsunuz. Çok basit görünen bir cinayeti, imkansızlar içinde akla gelmeyecek ipuçlarını takip ederek bitmek bilmez bir enerji ile soruşturan Üstadımız yine azminin karşılığını fazlası ile alıyor. Hugh de Singleton'ın ilk günlüğünde hayranlığımı kazanan hayata, insana ve dine dair saf, temiz ve on ikiden vurarak yaptığı yorumlar bu kitabında da beni etkilemeye devam etti. Cinayet romanlarına bambaşka bir tat katmış olan yazarın bu romanını da şiddetle tavsiye ediyorum.