Charles Sokağı 44 Numara

7,5/10  (4 Oy) · 
9 okunma  · 
2 beğeni  · 
594 gösterim
Charles Sokağı 44 numaradaki ev bin bir emekle yenilenerek eski görkemine kavuşur ama evin sakinleri olan iki sevgili ayrılırlar. Avukat sevgilisi Todd'dan ayrılan Francesca Thayer perişan haldedir. Gerek duygusal gerekse de mali açıdan zor duruma düşen Francesca eve üç pansiyoner alır.

Pansiyonerlerle birlikte ev bir anda bambaşka bir ruh kazanır. İlk pansiyoner Eileen Los Angeles'lı genç bir öğretmendir. İkincisi karısından ayrılmış, hafta sonları yedi yaşındaki oğluyla kalan grafiker Chris'tir, üçüncüsü ise ünlü bir aşçıbaşı ve yemek kitapları yazarı Marya'dır.

Ev arkadaşları ile uyum içinde yaşayan Francesca, artık Todd gibi hayatına yeni bir yön vermek zorundadır. Kendini boşlukta hissettiği bir an hayatındaki en önemli insanların kiracıları olduğunu fark eder.

Charles Sokağı 44 numarada bir yıl içinde akıl almaz olaylar yaşanır. Her birinin farklı sorunları ve uğraşıları vardır. Ne kadar kalpler kırılsa da neşeli kahkahalar da yükselir ve tabii ki umut asla yok olmaz.

Usta yazar Danielle Steel'in bu romanını elinizden bırakamayacaksınız.
  • Baskı Tarihi:
    Ekim 2012
  • Sayfa Sayısı:
    272
  • ISBN:
    9789752115613
  • Orijinal Adı:
    44 Charles Street
  • Çeviri:
    Zehra Tapunç
  • Yayınevi:
    Altın Kitaplar
  • Kitabın Türü:
Figen Şentürk 
20 Kas 15:46, Kitabı okudu, 3 günde, Beğendi, 8/10 puan

İki sevgilinin ilişkilerinin bitmesiyle ortak aldıkları evin ne olacağı sorunuyla baş başa kalmasıyla başlayan bir hikaye... Francesca evini çok sevmektedir ancak maddi bir çıkmazda olduğu için evin tamamını almadığından dolayı evi pansiyonerlere kiralamaya karar verir. Her biri farklı mesleklere ve yaşam tarzlarına sahip olan pansiyonerlerle yaşamaya çalışan bir kadının hikayesi anlatılır. Beni en çok etkileyen şiddet bağımlılığı olmuştu. Keyifle okunacak bir kitap olduğunu düşünüyorum.

Çalışkanarı Çiğdem Özdemir 
28 Ara 2014, Kitabı okudu, Beğendi, 8/10 puan

Tipik bir D.Stell klasiği idi. ben onun kitaplarını bizim akşam kuşağı dizilerine benzetirim. Sıradan insanlar, bolca dram, arada güzel sürprizler veee mutlu son. Yine de bu da diziler kadar bağımlılık yapıyor. Seviyorum okumayı

Kitaptan 1 Alıntı