Çiçekler Susayınca

8,3/10  (38 Oy) · 
248 okunma  · 
35 beğeni  · 
1.215 gösterim
Cıvıl cıvıl çocukluk çağından gençliğin umut dolu günlerine doğru uzanan hayat çizgisinde nice insanlar kaybolup gitmiştir.
Pırıl pırıl sevecen bakan gözleriyle herkesi güzel gören nice genç kızlar ve delikanlılar kötülerin tuzaklarına ve çirkin emellerine kurban gitmiştir.

O kalpleri güzelliklerle dolu çocukların mutlu olmaya hakları yok muydu?

Neden ağlayarak karanlıklara karışıp gittiler?
Bu dünyada mutlu olmanın yolu yok mu?
İşte gerçek hayatın içinden alınan bir kesit. Roman kahramanlarımız da bu soruları kendilerine ve çevrelerine sordular. Siz de yaşadığımız bu üdnyada geçek saadeti arıyorsanız bu muhteşem romanı okumalısınız. Çünkü bugüne kadar binlerce kiş bu eseri okudu ve sorularının cevabını buldu.
Siz de memnun olacaksınız.
(Arka Kapak)
  • Baskı Tarihi:
    Mayıs 2016
  • Sayfa Sayısı:
    349
  • ISBN:
    9789757544197
  • Yayınevi:
    Timaş Yayınları
  • Kitabın Türü:

Hayalleri ellerinden alınan bir genç kız. Cezaevinde yeniden filizlenen bir hayat. Yavrusundan ırak bir anne ve sevgi tatmamış bir evlat. Çiçekler susarsa ve en önemlisi susayınca ne olur? Göz yaşlarınızı tutamayacağınız mükemmel bir roman...

Melek kaçan 
21 Kas 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Günbay , kitabında insanların acılarını ;kadın _erkek diye ayırmadan yarattığı karekterlerle en çıplak haliğle okuyucularına sunuyor ;Hani bazen hayat en acımasız anda karşına en acımasız insanları çıkarır ve en acınacak duruma getirir ya seni ışte bu Kitap hep o anı hatırlatır bana ...

Hatice A. 
19 Kas 2016 · Kitabı okudu · 1 günde · Puan vermedi

Ahmet Günbay Yıldızın hemen hemen karakter ve içerik olarak aynı olayları ve kurguları ele alıyor. Bu yüzden devam etmedim diğer kitaplarını okumaya. Ha ,sorarsanız tabi ''Nasıldı diye?''.. O an ki ruh halimle beğenmiştim kitabı. Okunulabilir elbet.

Ayşe 
11 May 2015 · Kitabı okudu · 4/10 puan

Kitabı Türkçe öğretmenimin tavsiyesiyle okumuştum ama sıkılmıştım okurken.Bana hitap eden bir kitap değildi.Yaşananlar olağan dramatik hayattan olduğu için sıkıcı gelmişti sanırım.

Kitaptan 22 Alıntı

Kadriye Kaya 
03 Kas 2014 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Salondaki fısıltılar kulaklarda uğultu bırakırken, halkın gözbe-beğinde heyecan kıvılcımları kaynaşıyordu. Çünkü insanoğlunun iskeleti çamurla, kanı merakla yoğrulmuştu. Maznunun kadın oluşu, halkın heyecanını bir kat daha artırmıştı… Koridor, insan selinin boğucu nefesi ile dolup taşarken, mendiller yüzlerdeki teri emdi…

Sanki az sonra, bilmem kaçıncı perona, içi hasret yüklü bir tren gelecek ve özleyişler son bulacaktı… Bekleyenlerde bir kıpırdanış oldu ama gelen, tren değildi. Alev alev yanan gözler, iki jandarmanın arasında yürüyen maznunun üzerinde mıhlandı… Fısıltılar iyice yoğunlaştı. Görenler, görmeyenlerin dikkatini aynı noktaya çekebilmenin telâşı içindeydi:

Çiçekler Susayınca, Ahmed Günbay YıldızÇiçekler Susayınca, Ahmed Günbay Yıldız

"O, son çırpınışlarını okyanusun orta yerinde harcarken, onu ummanların derinliğine terk edenler, bir gün aynı mücadeleyi vereceklerinden habersizce, bu boğuluşa alkış tutabilir."

Çiçekler Susayınca, Ahmed Günbay YıldızÇiçekler Susayınca, Ahmed Günbay Yıldız

"Bir defa ele geçen ömrün baharı, insan hayatında, bazen billur billur akan bir suya benzer… İnsan o akışta resmini görebilir…"

Çiçekler Susayınca, Ahmed Günbay YıldızÇiçekler Susayınca, Ahmed Günbay Yıldız

Bana göre de insanlar bir bakıma çiceklere benzerler... Çicekler ki susadıkça solar, yapraklarını dökerler... İlim de çicekleri kurutmayan suya benzer, okudukça, ögrendikçe yeşerirler.

Çiçekler Susayınca, Ahmed Günbay Yıldız (Sayfa 77)Çiçekler Susayınca, Ahmed Günbay Yıldız (Sayfa 77)

- Nefret, cehaletin gözlere çektiği kapkara bir perdedir, sevgi ise, gönülden gönüle yansıyan bir aynadır. İnsanları sevmek lâzım Yâdigar, sevmek. Sana da hak vermiyor değilim. Cemiyette nefret kazanmış insanların yuvası var, fakat bunlarla beraber çok iyi insanların olduğunu inkâr etmemek gerekir. Çeşitli kitaplar okuduktan sonra bunları daha da iyi anlayacaksın.

Çiçekler Susayınca, Ahmed Günbay Yıldız (Sayfa 77)Çiçekler Susayınca, Ahmed Günbay Yıldız (Sayfa 77)
Sümeyye 
04 Haz 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

"Okşayan eli ısıranlar, tekmeleyen ayağı öperler."

Çiçekler Susayınca, Ahmed Günbay Yıldız (Sayfa 310)Çiçekler Susayınca, Ahmed Günbay Yıldız (Sayfa 310)

Allah her mevsime ayrı ayrı güzellik vermiş. Fakat ilkbahar bir başka.... Sanki dört mevsimin sultanı gibi...
Çimenlerle, çiceklerle, sellerle gelir. Dikenlerle, gonca gonca güllerle gelir... Tel duvak geline benzer, naz ile, saz ile, söz ile gelir...
Güneş ışıkları nemli toprağa sedef döküldükçe, buharlar bulut bulut göklere yükselir; havanın burcu burcu toprak kokmasına doyum olmaz... Bülbül gülün karşısına geçip, içinde toplanan ayrılık bestelerini okumaya başladığında, insan ilahi bir musikinin âhengi ve gülün sihirli kokusu ile mest olur.
Bu ilahî tabloyu cümleleştirebilmek için, lügatler bile âcizlik çeker... İşte böyle bir güzelliğe inkılap eden mevsimler, gözlerde ve gönüllerde asırlaşır. Özlem çiğ gibi büyür... İlkbahar, Allah'ın kullarına olan en büyük lütuflarından birisidir.

Çiçekler Susayınca, Ahmed Günbay Yıldız (Sayfa 10)Çiçekler Susayınca, Ahmed Günbay Yıldız (Sayfa 10)
3 /