Çin Sarayında Bir Bakire

7,3/10  (3 Oy) · 
15 okunma  · 
2 beğeni  · 
725 gösterim
Nobel ödüllü Pearl Buck'un ünlü romanı "Çin Sarayında Bir Bakire", saraydaki iktidar mücadelesinin, entrikanın akıllara durgunluk veren yüzünü sürükleyici üslupla ortaya koyuyor.
İhtirasına gem vuramayan bir bakire... Sarayda söz sahibi olmak, kralın önüne geçmek için yapamayacağı yok...
Esas aşkını bile geri plana itiyor, ama içindeki aşk ateşini söndüremeden, entrikasını sürdürüyor.

Hedefine ulaşmak için birinci basamak saraya girmek... Önce saraya, sonra kralın yatağına giriyor. Entrikayla kralı yönlendirirken, halkını hiçe sayıyor... Bir taraftan da aşkından vazgeçemiyor, onu yanı başında görebilmek için payeler veriyor.

Aşk, entrika, esrarengiz ilişkiler...

"Çin Sarayında Bir Bakire", sizi bir başka dünyada gezdiriyor.
  • Baskı Tarihi:
    Kasım 2012
  • Sayfa Sayısı:
    320
  • ISBN:
    9786054308866
  • Çeviri:
    A. Erkin Köylügil
  • Yayınevi:
    Tutku Yayınevi
  • Kitabın Türü:
ihtiyar 
26 Eyl 2015, Kitabı okudu, 3 günde, 6/10 puan

Nerden başlasam, ne söylesem bilemiyorum. Kitabı okurken masal dinliyorum gibi geldi, bazen çocuk kitabımı bu dedim, konusundan ziyade anlatım tarzı çocuk kitabı diye düşünmeme sebep oldu. Tam çözebilmiş değilim sanki biri uzun uzun masal anlattı bana. Saray, imparatorluk ve kadın; bu üçlü olunca aklıma Hürrem Sultan geldi, İmparatoriçe Yehonala entrikalar içinden başarıya ulaşmış ve entrikaların kitabını yazacak kadar entrikalara hakim olmuş ve yönlendirmiş bir karakter. Sıradan bir kadının, cariyelikten, imparatoriçeliğe uzanan öyküsü (kadınlar gerçekten, çok büyük ???)... Okurken romanı, uzun sezonlar geçiren dizilere benzettim, o anlarda sıkıldım...Lakin kitap içinde yobazlık, hurafe inanışlar, bir imparatorluğun çöküşü (tarihsel olarak olayların araştırmasını yapmadım, anlatılan şeyler doğruysa Çin'in Avrupalılar tarafından işgali ve İmparatorluğun modernleşmeye kapalı kalması) ilginçti...

Çeviri ile ilgili şaşırdığım anlarda oldu; "Daha sonra genç kız, tüyden kalemi eline alıp da ipek kağıda cızırdata cızırdata yazı yazmaya başladığı zaman…", "Allahım, beni annemle karımın bu şekilde birbirlerini yediğini görmek için mi yaşattın..." gibi cümlelerde sanki çeviriden çok bir Türk yazarın kaleme aldığı kitabı okur gibi hissettim. Bir de yayınevi hiç titiz çalışmamış, ilk defa bir kitapta bu kadar çok yazım hatası gördüm....(Okuduğum Avrupa Yakası Yayınları)

Yazarı merak ettiğimde, Amerikalı, uzun süre Çin'de yaşamış ve Pulitzer Ödülü, Nobel Ödülü almış, bir sürü eser yazmış olduğunu öğrendim, çokta güzel bir kadınmış...

Kitaptan 2 Alıntı

ihtiyar 
 25 Eyl 2015, Kitabı okudu, İnceledi, 6/10 puan

Kitaplar kendileriyle meşgul olanların hakkını katiyen yemiyordu. Her okunan satır, insanı iyiliğe götüren bir bilgi halinde zihne kazınıyor ve zamanın nasıl geçtiği hissedilmiyordu.

Çin Sarayında Bir Bakire, Pearl S. Buck (Sayfa 34)Çin Sarayında Bir Bakire, Pearl S. Buck (Sayfa 34)
ihtiyar 
24 Eyl 2015, Kitabı okudu, İnceledi, 6/10 puan

Bahar rüzgarları mağrur rüzgarlardır; soğuk, kudretli ve zalim rüzgarlar... Fazla hiddetlenirlerse bütün bir şehri yok edebilirler. İyi tarafları da vardır: Kirli ve dar sokakları, insan ruhunu, her şeyi tertemiz ederler.

Çin Sarayında Bir Bakire, Pearl S. Buck (Sayfa 5)Çin Sarayında Bir Bakire, Pearl S. Buck (Sayfa 5)