Cinayeti Gördüm

9,1/10  (10 Oy) · 
35 okunma  · 
10 beğeni  · 
3.035 gösterim
Bu kitapta, fantastik kısa öykünün büyük ustalarından Julio Cortazar'ın en güzel öykülerinden bir seçki sunuyoruz. Seksek adlı başyapıtıyla geleneksel roman yapısını altüst eden Cortazar, bu öykülerinde gerçekliğin görünen yanından çok, görünen ardındakine yöneliyor. Cortazar'ın öyküleri, Taocu Çin Klasiği Zhuangzi'deki bir öyküyü anımsatır: Rüyasında kelebek olduğunu gören bir adam, uyandığında, rüyasında kelebek olduğunu görmüş bir adam mı, yoksa rüyasında insan olduğunu görmüş bir kelebek mi olduğunu anlayamaz. Cortazar'ın belki de en ünlü öyküsü olan "Şeytanın Salyaları", 1966'da Michelangelo Antonioni tarafından "Blow-Up" adıyla beyazperdeye uyarlanmış, film ülkemizde "Cinayeti Gördüm" adıyla gösterilmişti. Yaşamın bir yanılsama olduğunu anlatan bu öykü, Nihal Yeğinobalı'nın dilimize kazandırdığı bu kitaba da adını verdi.
  • Baskı Tarihi:
    Nisan 2015
  • Sayfa Sayısı:
    184
  • ISBN:
    9789750707957
  • Orijinal Adı:
    Bestiario, Final Del Juego, Las Armas Secretas
  • Çeviri:
    Nihal Yeğinobalı
  • Yayınevi:
    Can Yayınları
  • Kitabın Türü:
Pelin Tunç 
14 Oca 17:53, Kitabı okudu, 4 günde, 8/10 puan

Kitap 13 öyküden oluşuyor. Dili ağır olmakla birlikte bütün hikayelerini beğendiğimi söyleyemeyeceğim. Bazı hikayelerinde çeviri hatası mı var diye düşündüğüm kısımları oldu. Hikayelerin içeriğinde bir son beklerseniz hayal kırıklığına uğrarsınız. Çoğu hikaye gerçek hayattan kopukluk ve absürtlükleriyle yoğun diline yayılmış. Paris'te Bir Genç Hanıma Mektuplar öyküsünde tavşan kusan adam, bu söylemimden kısa bir örnek diyebilirim. Hikayeleri içinde en sevdiklerim Cinayeti Gördüm, Bir Sarı Çiçek, ve Ele Geçirilen Ev.

Cinayeti Gördüm öyküsünde, bir fotoğrafçının, genç erkek ve orta yaşlı kadını gözlemine dayalı, her bir küçük ayrıntısıyla somut çıkarımlarını hayal dünyasıyla bezeyerek, olasılılığı yüksek hikayeleştirmesini etkilenerek okudum. Sonuç olarak, Fotoğraf sanatçılarıyla ilgili bu zamana kadar hiçbir öngörümün dahi olmadığını anlamış bulundum :). Gölge ve ışığın düşme açısıyla kişilerden yayılan duygu yoğunluğunun harekete dökülmüş anlarını söküp alırcasına makineyle çekmek kesinlikle sanat işi. Birde fotoğrafçının keskin sezgileri, her an tetikte oluşu, ellerini mükemmel şekilde kontrol etmesine hiç girmeyeceğim bile... :)

Bir Sarı Çiçek öyküsüne gelecek olursam, varoluşsal buhranı olan yaşlı bir adamın, farkında olmadan efsanevi bir sebebe dayanarak hayata tutunması işlenmiş. Tesadüfen otobüste karşılaştığı bir çocuğun, kendisinin küçük bir prototibi olduğunu ve kendisinin ölmeden çocuğun doğmasından dolayı (yaşlı adamın mantığınca) zamanın akışında aksaklık olduğunu, çocuğun hayatıyla benzerliklerini de katarak yaşama dair algısının ne derece bozulduğu gözler önüne serilmiştir.

Kitabın henüz izlemediğim Cinayeti Gördüm filmi de var. Kanatimce yoğun olmadığınız zamanda kitabı okumanızı tavsiye ederim :)

Kitaptan 19 Alıntı

Pelin Tunç 
14 Oca 15:22, Kitabı okudu, İnceledi, 8/10 puan

Yaşam, yukarı doğru bir çıkıştır ve soncul bir tıkırtıyla noktalanır, aynı zamanda yaşam alçak, beyaz bir tavandır, kişiyi lavanta çiçeği kokan, ılık bir kuytuyla sarmalar.

Cinayeti Gördüm, Julio Cortazar (Sayfa 173)Cinayeti Gördüm, Julio Cortazar (Sayfa 173)
arden 
27 Mar 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 9/10 puan

Çiçek güzeldi, gelecekte insanlar için her zaman çiçekler olacaktı. Birden damdan düşercesine hiçi anladım, hiçliği demek istiyorum, hiç. Ben bunun huzur olduğunu sanmıştım, bir zincirin son halkası. Oysa ölecektim. Luc zaten ölmüştü, bizler için bir daha hiç çiçek olmayacaktı, bir daha hiçbir şey olmayacaktı, hiç ama hiçbir şey, hiçlik de buydu işte.Bir daha hiç çiçek olmaması.

Cinayeti Gördüm, Julio CortazarCinayeti Gördüm, Julio Cortazar
arden 
22 Mar 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 9/10 puan

Saatler geçiyor, bir iki dakika geçiyor, zaman kamçılarla, saçılan tükürüklerle dolu olan bir şey.

Cinayeti Gördüm, Julio CortazarCinayeti Gördüm, Julio Cortazar

İnsan elinde fotoğraf makinesiyle dolaşırken hangi konuda olursa olsun gözünden hiçbir şey kaçırmamakla sanki yükümlüdür.

Cinayeti Gördüm, Julio CortazarCinayeti Gördüm, Julio Cortazar

Tuhaf gelen tek bir şey vardı: Her zamanki gibi düşünmeyi sürdürmek, her şeyi bilmek. Bunu algılamak, diri diri gömülmüş bir adamın, gözlerini yazgısına açtığı o ilk andaki dehşetine benziyordu.

Cinayeti Gördüm, Julio CortazarCinayeti Gördüm, Julio Cortazar
arden 
21 Mar 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 9/10 puan

O ilk gün uzun uzun fotoğrafa bakıp o sahneyi anımsadı: Elden gitmiş olan gerçekle anının iç karartan karşılaştırılması, bütün resimler gibi donmuş bir anı ki hiçbir şeyi eksik değildi, sahnenin asıl toparlayıcısı olan hiçlik bile; hele hele hiçlik hiç eksik değildi.

Cinayeti Gördüm, Julio CortazarCinayeti Gördüm, Julio Cortazar
arden 
28 Mar 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 9/10 puan

Anlaşmak olanaksızdı gene de o açıkça biliyordu her şeyi. Ya da ben onun içindeydim. Ya da hepimiz birden insanca düşünüyorduk.

Cinayeti Gördüm, Julio CortazarCinayeti Gördüm, Julio Cortazar

...düşebileceği bir yanılgıyı önceden kestirebilirse dönüp yeniden bakmak kişinin elindedir. Her şeyi, üstlerindeki gereksiz kılıkları soyarak çırılçıplak bırakmak için, bakmakla bakılan gerçek arasında bir seçim yapmak yeterlidir, belki de. Bütün bunların çok zor olması da cabası.

Cinayeti Gördüm, Julio CortazarCinayeti Gördüm, Julio Cortazar
2 /