Çıplak Ayaklıydı Gece

6,6/10  (42 Oy) · 
262 okunma  · 
32 beğeni  · 
1.392 gösterim
Ülkenin en kararlı, en özverili, en iyimser çocukları. Sert, acımasız, zalim günler. Zor günlere inat gülümsemelerini korumaya çalışan gençler. Kahramanlıklar, ihanetler, acılar ve aşklarla dolu romantik bir yaşam. Demokrasi ateşini, diktatörlüğün en karardık döneminde yakmaya çalışanların serüveni. 12 Eylül darbesine direnen insanların gerçek yaşamlarından çarpıcı öyküler. "Büyük bir çatışma çıkmıştı kentte. Biz, insanlar, çiçekler, karıncalar, kuşlar, balıklar ve yıldızlar öldürülmesin diye sokaklara renk renk yazılar yazıyor, duvarlara afişler asıyorduk. Hepimiz gençtik; yaşlı olanlarımız da vardı aramızda ama hepimiz gençtik. Onlar, insanları, çiçekleri, karıncaları, kuşları, balıkları ve yıldızları öldürmek için çıkmışlardı sokağa. Hepsi yaşlıydı; genç olanları da vardı aralarında ama hepsi yaşlıydı. Ve hepsi silahlıydı. Çeşit çeşit sustalılardan otomatik tabancalara kadar bir iyice kuşanmışlardı silahlarını. Bir köşe başında bekliyorlardı bizi. Bekledikleri yerde karşılaştık. Belki daha elverişli bir köşe başı ve daha uygun bir zaman bulunabilirdi ama bu karşılaşma kaçınılmazdı. Çatışma uzun sürdü. Karanlık bir dönemin bitişinden karanlık bir dönemin başlangıcına kadar. Yenilmiştik. Yenileceğimiz belli değildi ama çok da şaşırmadık. Şimdi kaçıyorduk işte. Yakalanmamak için, yeniden dövüşebilmek için kaçıyorduk. Belki de bastığımız bu ham toprak İstanbul'un karanlık, suskun sokaklarıydı. Bırakıp geride karımızı, çocuğumuzu, basılacak evimizi terk ediyorduk..."
(Tanıtım Bülteninden)
Umut Çalışan 
08 Tem 2015, Kitabı okudu, 4/10 puan

Kitabın bana en büyük faydası ÖSYM kurullarının paragraf sorularında kullandığı paragraf sorularını nereden bulduğunu öğretmesi oldu. Özellikle ilk bir kaç sayfada her an bir yerde biri çıkıp “Yukarıdaki paragrafta yazarın içinde bulunduğu hangi ruh haline yer verilmemiştir?” diye soracakmış gibi geliyor. Buyurun bakınız; S:17 “Artık bu evi sevmiyorum; bu geniş salonu, aynalı dar antreyi, loş mutfağı, yazları fırın gibi sıcak, kışları buzdolabı gibi soğuk olan bu küçük odayı; bu küçük odada uyumayı, uyanmayı, yerdeki sarıçiçeklerle kaplı halıyı, açık kahverengi mobilyaları, dantelli tül perdeleri sevmiyorum. Duvardaki resimler bir şey anlatmıyor bana. Seramik saksılardaki çiçekler sevinç taşımıyor, kitaplar somurttukça somurtuyor karşımda”

Yine ilk beş öykünün başına küçük birer alıntı serpiştirilmiş, en ilgimi çeken, hayranlığımı cezbeden “Ölümün Hükmü Yok” isimli öykünün başında yer alan, Dylan Thomas’ın yazdığı ve Bülent Ecevit’in çevirisini yaptığı şiir oldu. Eskiden ne güzel günlerimiz, şiir çevirisi yapacak kadar naif, kültürlü devlet adamlarımız varmış.

Öykülere dönecek olursak, diyaloglar her zaman ki gibi yapay. Az önce bahsettiğim öyküde iki işkenceci polis, gözleri bağlı mahkûmu sürükleyerek götürürken polislerde biri “Kahramanımıza bakın, nasıl da rüzgara tutulmuş yaprak gibi sallanıyor…” gibisinden bir cümle kuruyor mesela. Şu cümleyi kuran adam polislik mi yapar? Üzülme devrimci arkadaş, işkencecin en az senin kadar entelektüel. Amaçladığın devrim inceden işe yaramaya başlamış, hatta devrimin etkileri poliste bile görülmeye başlamış ama polis farkında değil. Yorumumun tamamı için: http://ucalisan.blogspot.com.tr/...ak-ayaklyd-gece.html

Özge Göksu 
20 Mar 09:20, Kitabı okudu, 3 günde, Beğendi, Puan vermedi

Tabiki de Ahmet Ümit in yazdığı en iyi kitap değil, hatta çok gerilerde kalan bir eser diyebiliriz, ama yaşanılanlar.. Her ne kadar derinlemesine bahsedilmese de, insanların içindeki korkuyu çok iyi anlattığını düşünüyorum. 12 Eylül sadece bu değil evet, ama bu kadarını bile yazabilmek tüm o insanlara saygıdır. Kim ne derse desin, yakın tarih geleceğimiz olacak...

Beyhude 
21 Eyl 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 4/10 puan

Kitap 9 başlık altında ( öykü diyemiyorum ) anlatımdan oluşmaktadır. Yazar bu anlatımların basında guzel siirler ve anlamlı cümleler paylaşmış . Anlatimlariyla iliskinlestirmis . Birazda 80 donemi sosyalist hareketi icinde verilen mücadeleleri kayıpları , bu insanların duygu ve düşünsel dunyalarını adanmisliklarini dile getirmiş. Bunca pervasizca her kesim tarafindan yıllarca saldırıya uğrayan sol kesimi yazarın birazda kendi deneyimlerini de dile getirerek aklamaya çalışmasını da görüyoruz . Bir solukta okunacak ve kisiyi sikmayan anlatimlar. Okunmalı mı? Okunmalı ! Ben beğendim .. Sol hareketin ve gormus oldugu baskinin insanlar uzerinde ki tahribati ve donemi insani boyutuyla anlatilmasi Merak edenlere Öngörü oluşması acısından hoş anlatımları olan bir kitap .

Orkun İçen 
29 Kas 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 5/10 puan

Sanıyorum ki bu kitap Ahmet Ümit'in ilk kitabı.Eser öyle Ahmet Ümit'in alıştığımız bir polisiye romanı değil.İçerisinde öyküler bulunuyor ve 12 Eylül olayları hakkında insanların hayatları hakkında bilgiler veriyor.Ancak bilgi veriyor dediğime bakmayın.Ahmet Ümit Olayların en derinine girmiyor.Sadece birazcık yüzeysel şekilde insan hayatlarını,tanık olanları anlatmaya çalışıyor.İlk kitabı olduğu için çok eleştirmemek gerekir diye düşünüyorum.İlk kitap olduğu için yine de güzel :)

Dila. 
08 Oca 10:14, Kitabı okudu, 9 günde, Puan vermedi

Öykülere bir şey diyemem ancak öykü isimlerinin özensiz ve düşüncesizce seçildiğini düşünüyorum. Özellikle P.z.v.nk isimli öykü kitabın en heyecanlı, gerilimi yüksek öyküsü. Normalde soluksuz okunur,sonu beklenir ancak öykünün ismi sonunu direkt anlatıyor. Oldukça sinir bozucu.

Nur Zorlu 
30 Ağu 2015, Kitabı okudu, 12 günde, 6/10 puan

Ahmet Ümit'in ilk öykü kitabı yanılmıyorsam eğer.Yazar,12 eylül dönemindeki anı ve tanıklıklardan yola çıkarak 14 öykü anlatmış.İlk eseri olmasına rağmen güzel bir kitap..

yasinkayar 
27 Eyl 2015, Kitabı okudu, 3 günde, Beğendi, 4/10 puan

Bölüm bölüm hikayelerden oluşuyor.Yani Ahmet ÜMİT'in yazdığı diğer romanlar yanında biraz sönük kalmış.Öyle cinayet romanı filan değil.

Kitaptan 9 Alıntı

Melis Esim 
04 May 18:35, Kitabı okudu, Puan vermedi

muhalefet
Bizi güzel kılan yanımız, muhalif olmamızdı. Kaybeden taraf olmamız. Bana kalırsa, devrimciler hep muhalefette kalmalı, hep aykırı olmalı. İktidar; kirletiyor. Biz dünyanın dönüşümünü, iktidara gelmeden gerçekleştirmeliydik.

Çıplak Ayaklıydı Gece, Ahmet ÜmitÇıplak Ayaklıydı Gece, Ahmet Ümit
Berrak Ordu 
19 Ara 2014, Kitabı okudu, 6/10 puan

'' Yüreğinizin tüm dünyayı içine alacak kadar büyüdüğünü ve aynı anda bir toz zerresi kadar küçüldüğünü hissettiniz mi hiç? Mutluluk bu kadar mı uzak? ''

Çıplak Ayaklıydı Gece, Ahmet Ümit (Sayfa 18)Çıplak Ayaklıydı Gece, Ahmet Ümit (Sayfa 18)
Melis Esim 
04 May 18:41, Kitabı okudu, Puan vermedi

Uzaklarda bir yerlerde hiç yaşanmamış güzel günler, serüven duygusunu akılla birleştirebilecek insanları bekliyor. Don Kişot, Che ve sen, bence bu insanlığın öncülerindensiniz. Sizi düşündüğümde, yüzümü gölgeleyen endişe bulutları kayboluyor, sevinçle doluyorum. İnsanlık biraz daha güzel görünüyor gözüme. Seni tanımış olmak hayatımdaki en büyük ayrıcalıklardan biridir. Çünkü sen, yaşamı güzel kılan o ender insanlardan birisin.

Çıplak Ayaklıydı Gece, Ahmet ÜmitÇıplak Ayaklıydı Gece, Ahmet Ümit
Esra B. 
16 Mar 2015, Kitabı okudu, Puan vermedi

Devrimciler hep muhalefette kalmalı, hep aykırı olmalı. Iktidar, kirletiyor. İktidar bize göre birşey değil. Biz dünyanın dönüşümünü, iktidara gelmeden gerçekleştirmeliydik.

Çıplak Ayaklıydı Gece, Ahmet Ümit (Sayfa 4)Çıplak Ayaklıydı Gece, Ahmet Ümit (Sayfa 4)
Berrak Ordu 
21 Ara 2014, Kitabı okudu, 6/10 puan

'' Derler ki : emekle, bilgiyle, sevgiyle yaratılmış ne varsa, tümünde onların düşünce aydınlığı, alın teri, kanı vardır. Yine derler ki : bizi mutluluğa götürecek yolu ışıtan yüreklerindeki ateş solmaya başlayınca, onlar mum gibi eriyip tükenmez, gökyüzüne çekilip, sevgili dünyalarını oradan aydınlatmaya devam ederlermiş. Sen çırılçıplak bir gecede başını gökyüzüne çevirip de yeni yeni yıldızlar görürsen, bil ki onlar insanlar için kendilerini yakmış olan canlardır. ''

Çıplak Ayaklıydı Gece, Ahmet Ümit (Sayfa 71)Çıplak Ayaklıydı Gece, Ahmet Ümit (Sayfa 71)
Greenalmond 
19 Kas 2014, Kitabı okudu, Puan vermedi

...
Ölüme kalmayacaktır bu dünya.
Haykırmaz olsa da kulaklarında martılar
Gümbürdemez olsa da dalgalar kıyılarda;
Çiçeklerin fışkırdığı yerde bir çiçek bile
Kaldırmaz olsa başını çarpan yağmura;
Deli de olsalar ölü de çiviler gibi
Başverecektir kişilikleri, kırçiçeğinden sürer gibi;
Çıkacaklardır güneşe tükeninceye dek güneş,
Ölüme kalmayacaktır bu dünya.

Çıplak Ayaklıydı Gece, Ahmet Ümit (Dylan Thomas)Çıplak Ayaklıydı Gece, Ahmet Ümit (Dylan Thomas)
Esra B. 
16 Mar 2015, Kitabı okudu, Puan vermedi

Yüreğinizin tüm dünyayı içine alacak kadar büyüdüğünü ve aynı zamanda bir Toz zerresi kadar küçüldüğünü hissettiniz mi hiç?

Çıplak Ayaklıydı Gece, Ahmet Ümit (Sayfa 20)Çıplak Ayaklıydı Gece, Ahmet Ümit (Sayfa 20)
Özge Göksu 
19 Mar 17:01, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, Puan vermedi

'Kaç arkadaş bıraktık,
Bu kentin kırmızı toplarına?
Kaç gülüş söndü yeryüzünde?'

Çıplak Ayaklıydı Gece, Ahmet ÜmitÇıplak Ayaklıydı Gece, Ahmet Ümit

Biliyor musunuz, ben devrimin hep tren istasyonlarından, daha doğrusu raylardan başlayacağına inanırdım.

Çıplak Ayaklıydı Gece, Ahmet Ümit (Sayfa 40)Çıplak Ayaklıydı Gece, Ahmet Ümit (Sayfa 40)