Çizgili Hayat Kılavuzu Kahramanlar, Dergiler ve Türler

6,0/10  (1 Oy) · 
1 okunma  · 
0 beğeni  · 
479 gösterim
Gençliği ya da çocukluğu doksanlı yıllardan önceye denk düşen herkesin bir şekilde bulaştığı bir iptiladir çizgi roman. İlk "hayat bilgisi" derslerinin çıkarıldığı, gizli gizli okunan, tutkulusunun büyüdükten sonra da vazgeçemediği bir "başka" dünya... Hatta birçoğumuzun hayat başlangıcının en önemli kılavuzu... Puxa Vida! Levent Cantek'in derlediği bu kitabın öyküsü de bu etkinin altında başlıyor: Yazarların büyük bir çoğunluğu, e-mail aracılığıyla çizgi roman tartışan bir grubun üyeleri iken, çokca gevezelik edip, çizgili hayat kılavuzlarını paylaşırken, tartışmalar birden hararetleniyor ve "boşa kürek sallamamak" için, enerjiyi belli bir amaca yönlendirmeye karar veriyor ve bu kitaba yol veriyorlar! Vay Canına! Daha çok "kahramanlar, dergiler ve türler" çerçevesinde ilerleyen çalışma öncelikle Türkiye'de yayımlanan çizgi romanlar üzerine odaklanıyor. Kimler teşrif etmemiş ki!... Çelik Blek, Tommiks, Teks, Conan, Kinowa, Flash Gordon, Mister no, Zagor, Mandrake, Kızılmaske, Tom Braks, Tarzan, Red Kit, Tenten, Asteriks, Örümcek Adam, Ken Parker, Martin Mystere, Nathan Never, Dylan Dog, Julia, Corto Maltese, Necdet Şen, Yüzbaşı Volkan, Kara Murat-Karaoğlan-Malkoçoğlugiller ve daha neler neler... Bin Kunduz Aşkına! Kitabın en önemli zenginliği ise koleksiyoncular, akademisyenler, fan'lar, çizerler, "meraklılar"dan oluşan yazar grubunun yarattığı çeşitlilik... Üstelik çizgi romanı "aşkınlaştırmadan", "nostalji nesnesi" yapmadan, enformatik ve mesafeli olmaya çalışan yazılar, hepsi - arada kaçamaklar olsa da... Kahr... Bela! Kapağından içeriğine varıncaya kadar otuzu aşkın insanın ortak emeğinin ürünü olan Çizgili Hayat Kılavuzu, kütüphanelerde yer verilmeyen, küçümsenen, hatta "zehirli" bulunan bir anlatıya-sanata, sevenlerinin gönül borcunu ödemesi aslında... İçinde hayattan çalınmış bir yığın anı var!
(Arka Kapak)
  • Baskı Tarihi:
    2004
  • Sayfa Sayısı:
    503
  • ISBN:
    9789750500480
  • Yayınevi:
    İletişim Yayıncılık
  • Kitabın Türü:
Umut Çalışan 
20 Eyl 2015, Kitabı okudu, 71 günde, 6/10 puan

Her ne kadar kılavuz olarak isimlendirilmişse de, bir kılavuz değil. Çizgi roman konusunda bir kısım ciddi araştırmacıların yanı sıra profesyonel çizgi roman okurlarının makalelerinden, incelemelerinden, tanıtım yazılarından derlenmiş bir kitap. 1930’lar Türkiye’sinde başlayan çizgi romancılığın, günümüze (ilk baskı 2002) kadar olan gelişiminin yanı sıra başta ülkemizde yayınlanan çizgi romanlar olmak üzere dünya çizgi romancılığının kilometre taşları çizgi romanlara, yayınlara, türlere kadar her şeye değinilmiş. Yüzeysel birkaç okur yazısının dışında çoğu makale akademik seviyede.

Açılışı yazısını Levent Cantek hazırlamış. Zaten kitabı derleyen de o. Atıflar, kaynakça, anlatım dili, muhatap alınan okurun seviyesi… Resmen doktora tezi gibi. 1933 yılında yayınlanan neşriyata atıf var. Ancak dediğim gibi kullanılan dil, biz fani çizgi romancılar için aşırı ağır. “… ifade ve yorumlarla kaçış edebiyatı pejoratif bir anlamda kullanılacak…” diye bir cümle var. 36 yaşında adamım, yüzlerce kitap okudum; pejoratifin mecazi anlamına geldiğini bir çizgi roman derlemesinde mi öğrenecektim? Vay bana vaylar bana… Saygı duymakla birlikte, “bu kadar uğraşa ne gerek var ki” demekten de kendimi alamıyorum. Sonuçta beni bu dünyadan yarım saatliğine alıp götürecek bir Zagor ya da Tommiks’i analiz etmeye bu kadar zaman harcanmamalı diye düşünüyorum.

Yorumumun tamamı için: http://ucalisan.blogspot.com.tr/...i-hayat-klavuzu.html

Merve Adaoğlu 
09 Eki 2014, Kitabı yarım bıraktı, Puan vermedi

Ben bu kitaptan kendimle ilgili olan kısmı okudum ödevim için gerçekten çok faydalı bir kitap özellikle incelediği konular üzerine türküyede yeterli kaynak yokbu yüzden yazarı/ yazarları çok takdir ettim.

Kitaptan 1 Alıntı

Bizler eksikliklerimizi kapatmakla ilgilenmiyoruz. Bunun yerine başkalarından çalıyor ve bizimmiş gibi yapıyoruz. Daha doğrusu bir tür kolaj yapıyoruz hepimiz gündelik hayatta: Çal-yapıştır tekniği! Okumuyoruz, düşünmüyoruz, hissetmiyoruz, sevmiyoruz vs… Okuyor-muş, düşünüyor-muş, duyuyor-muş gibi yapıyoruz. Ellerimizde kadehler lüks salonlarda düzenlenen kokteyllerde, sırtımızda pahalı elbiseler, yüzümüzde yapıştırma bir gülümseme, “varmış gibi” yapıyoruz. Taklidin en kötüsü, en hamı. Var mıyız, yoksa var-mış gibi mi yapıyoruz? (Necdet Şen)

Çizgili Hayat Kılavuzu, Levent CantekÇizgili Hayat Kılavuzu, Levent Cantek