Çocukluğum

8,6/10  (95 Oy) · 
472 okunma  · 
90 beğeni  · 
3.679 gösterim
Gorki`nin Çocukluğum, Ekmeğimi Kazanırken ve Benim Üniversitelerim`den oluşan üçlemesi, Rus dilinde yazılmış en güzel otobiyografilerden biridir. Çocukluğum`da babasını küçük yaşta yitirdikten sonra taşındığı dedesinin evinde geçirdiği yılları anlatır. Miras kavgaları, doğumlar, ölümler, küçük Aleksey`in tanık olduğu ve bizzat maruz kaldığı akıl almaz şiddet, bu evde gündelik hayatın akışı içinde sıradan olaylardır.



"Herkesin herkese düşman" olduğu bu aile, 19. yüzyıl Rusya`sında hüküm süren acımasız ve hoyrat hayatın bir "küçük evreni"dir aslında. Neyse ki idealizmi ve tertemiz kalbiyle adeta bir halk filozofu olan ninesi hep Aleksey`in yanındadır. Bir de her biri hayatında iz bırakan çok sayıda capcanlı karakter vardır… Onlar sayesinde hayat zor olduğu kadar gizemli ve renklidir de. Hem Gorki`nin "kendi ülkelerinde bir yabancı gibi yaşayan, gerçekteyse o toplumun en iyileri olan" insanlardan ilkiyle tanışması da yine çocukluğuna rastlar…
  • Baskı Tarihi:
    Temmuz 2014
  • Sayfa Sayısı:
    282
  • ISBN:
    9786053321910
  • Orijinal Adı:
    Детство
  • Çeviri:
    Mazlum Beyhan
  • Yayınevi:
    İş Bankası Kültür Yayınları
  • Kitabın Türü:
Anıl 
 14 Haz 16:01, Kitabı okudu, 11 günde, 10/10 puan

Acıyla yoğrulmuş bir çocukluğun hikâyesidir Aleksey’in yüreğinde taşıdıkları. Çocukluğum, beş yaşında Aleksey’in babasının ölümü ile başlar ve yine annesinin ölümü ile biter. Doğrusu Aleksey’in iki ölüm arasında yaşadıkları, o iki ölümden daha acıdır. Bu nedenledir ki Maksim, Rusça’da acı anlamına gelen ‘Gorki’ takma adını sonraları kullanmaya başlamıştır.

Maksim Gorki’nin çocukluk yıllarından kalma anılarında büyük bir yer eden büyükannesi ve hikâyeleri, kitap boyunca karşımıza çıkmaktadır. Hikâyeler genellikle dini ve temsili olmakla beraber kendi içerisinde, insanı derin düşüncelere boğan etkileyici anlamları barındırmaktadır. Bu hikâyelere gelindiğinde vites düşürmek gerekebilir.

Kitabın başlarında, okuyucuyu çok fazla karakter karşılıyor öyle ki bir süre sonra kim kimdi karıştırmaya başlıyorsunuz. Bu anlamda, karakterlerle ilintili kısa kısa notlar almak gerekebiliyor, tabi bu ayrıntı kitap adına bir dezavantaj olmaktan daha ziyade, okurken tedbir alınması gereken keyifli bir durum olarak görülebilir.

Maksim Gorki’nin başarılı gözlemleriyle yansıttığı güçlü betimlemeleri, kitabın ilk sayfasından son sayfasına kadar karşımıza çıkmaktadır. Kimi zaman çok ağır betimlemeleri, okuru zorlasa da yazarın tarzına alıştıktan sonra, çok büyük keyif vermeye başlıyor ve bir süre sonra yanı başınızda bir yangın, soğuk bir kış gecesi, eski püskü sokaklar ve evleri, gökyüzü ve bunun gibi bir sürü betimleme zihninizde net bir biçimde can buluyor.

İpek Kelekçi 
02 Kas 21:44, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

*Ve nihayet Maksim Gorki ile tanıştım. Gorki ile tanıştığıma çok memnun oldum ama keşke çocukluğunda rast gelmeseydim ona, henüz okumadım ama Ana veyahutta Fırtınanın Habercisi ya da bir başka eseri de olabilirdi onunla tanışmama vesile olan. Elbetteki kitap olağanüstü güzellikteydi ama Maksim Gorki'nin kendi çocukluğunu anlattığı bu kitap oldukça hüzünlüydü. Ve ben fazlasıyla etkisinde kaldım. Lekseye atılan her tokadı yüzümde, atılan her tekmeyi bedenimde, söylenen her kırıcı sözü yüreğimde hissettim. Ve sanırım ilk defa bir kitap kahramanından( büyükbabadan) bu derece nefret ettim.

*Yine üç beş kitap okuyan, klasiklerin tadına varmamış ve her defasında klasikleri sıkıcılıkla itham eden bir kaç kişinin "Bu kitap çok sıkıcı. Bitirmek için okudum yoksa yarım bırakırdım"gibi eleştirileri üzerine önyargıyla yaklaştım kitaba. Meğer tam 11 aydır kitaplığımın sağ üst köşesinde bir hazine barındırıyormuşum da haberim yokmuş. Bu nasıl bir kitap, nasıl bir anlatım? Hayran kalmamak elde değil.

*Beş yaşında babasını kaybeden Leksey; annesi ve büyükannesi ile birlikte büyükbabasının evine taşınır. Burada hayata tutunmaya çalışır. Fakat tüm çocukluğu, disiplinli biri olan büyükbabasından şiddet görerek geçer. Hayata hazırladığı Lekseyi her fırsatta döver büyükbabası. Sonunda annesini de kaybeden Leksey beklenti ile büyükbabasının gözlerine bakar. Fakat aldığı yanıt yürek burkan cinsten. Ve şimdi Leksey ekmeğini kazanma peşinde.

* Çocukluğuma, Maksim Gorki ye geç kalmayın. Mutlaka okuyun, okutun.

DersaadeT 
30 Ağu 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 8/10 puan

Hey gidi günler nasılda geçtin...
Ortaokulda sevdiğim bi öğretmenimin tavsiyesiyle okuduğum bi kitaptı. Beni cidden derinden etkilemişti.
Çocukluğum Maksim Gorki'nin hayat hikayesini anlattığı üç kitaptan biriydi. Tabi benim o yaşlarda okuduğum kitap sanırım sadeleşmisin sadeleşmişiydi :)
Aleksey oldukça zor şartlarda hayatına adım atan küçücük bi çocuk...
Gözlemleriyle beni derinden etkilemişti Aleksey. Çevresindeki ilişkileri derin bi gözlem gücüyle aktarmayı başarmıştı Gorki Aleksey karakteriyle.
5 yaşındayken babasını kaybeder babasını kaybettiği gün kardeşi ölü doğar. 5 yaşında küçücük yüreğine derin acılar dolar Aleksey'in... Annesi bi süre sonra hayata gözlerine yumar ve dedesi de ona bakmaz. 8 yaşında öksüz kalır Aleksey. 8 yaşında koca adam olmak zorunda kalmıştır o küçücük yüreğiyle...

Ünlü yazar Gorki' nin, babası ölmüştür. Bununla birlikte yazarın hayatının normal akışı değişir. Yazar kitabında dedesi, ninesi, dayıları, kuzenleriyle olan yaşamını ve daha sonraki gelişmeleri kısacası çocukluğunun önemli kesitlerini anlatıyor. İyi okumalar.

Umut Çalışan 
01 Eki 2015, Kitabı okudu, 13 günde, Beğendi, 10/10 puan

Çocukluğum, adından da anlaşılacağı üzere Gorki’nin doğumundan itibaren başından geçenleri anlatyor. Görüldüğü kadarıyla kendine Gorki ismini boşuna almamış. Doğduktan kısa bir süre sonra babasız kalan Leksey, annesi ile birlikte büyükbabasının evine taşınmak zorunda kalıyor. Sonrası kavga, gürültü ve keder dolu. Yazar büyükannesinden büyük bir sevgi ile bahsediyor. Bunu kitabın neredeyse her satırında görmek mümkün. Bilinçaltıma bunun bir klasik olduğunun işlemiş olmasından mıdır bilmiyorum, en başından sona kadar her cümle, her paragraf ayrı güzellikte. Tüm kelimeler kulaklarımda, sanki akustiğin güzel olduğu bir mekanda tok sesli birisi şiir okuyormuş gibi yankılanıyor. Gerçi bu Gorki’ye özel değil, okuduğum tüm Rus yazarlarda benzer etkiyi görmek mümkün. Nasıl becerebiliyorlar bilmiyorum ama yanan sobanın sıcağı, tutuşan odunların çıtırtısı, kar kokusu, atların homurtusu, yaz güneşi, hepsi gerçek. Sanki kitabı okumuyor da gerçek bir hayatta, sizi fark etmeyen karakterlerin arasında olan biteni yaşıyorsunuz. http://ucalisan.blogspot.com.tr/...um-maksim-gorki.html

Yasin YALÇIN 
01 Kas 23:24, Kitabı okudu, 5 günde, Beğendi, 9/10 puan

Çocukluğum... Gorki'nin çocukluğu... Bu okuduğum dördüncü Gorki kitabı ve artık Gorki'nin üslubuna alıştım. Ekmeğimi Kazanırken üçlemesinin ilk kitabıdır bu kitap. Ben ilk önce üçüncü kitabı olan Benim Üniversitelerim'i okumuştum. Üslubunu koruyor ama bu kitapta anlatılanlar orada anlatılanlardan biraz daha farklı şeyler içeriyor.

Gorki acı manasına gelir ve bu otobiyografi niteliğindeki kitabı okuduğunuzda bu ismin neden seçildiğini ve ne kadar haklı bir seçim olduğunu anlıyorsunuz. Babasının ölümü ardından hayatında gerçekleşenleri kronolojik bir sırayla aktarıyor. Önce annesiyle birlikte büyük babasının evine taşınıyor ve orada her şeye sevgiyle bakan bir büyük anne, babalarından nefret eden evlatlar ve evlatlarından nefret eden bir baba buluyor. Rus toplumunun bir küçük modeli olan bu ailede neler olmuyor ki? Ve bu nefret dolu ailenin içinde Rus edebiyatının belki de en sert yazarı yetişiyor.

Yazar gerek doğa, gerekse karakter tasvirleriyle büyülüyor bizi. Üslubu hakkında fark ettiğim en önemli nokta ise şu: Gorki acıyı bize öyle normal bir şekilde aksettiriyor ki, sanki bu dünyanın en normal şeyi. Dayak, yeme, içme gibi günlük hayatın bir parçası. Dayak yerken çektiği acıya dair en ufak bir şey anlatmıyor ve büyük babasının dayağından hemen sonra onunla barışıyor, hiçbir şey olmamış gibi hayatına devam edebiliyor. Kitaptaki tüm karakterler bunu yapıyor. Bir karakter dayak yerken ne şekilde durursa daha az acı çekeceğini anlatıyor küçük Leksey'e.

Gorki büyürken etrafında bulunan ve onun kişiliğinde büyük gelişimlere neden olan karakterler de bir güörünüyor, bir kayboluyorlar. Babalarının mirasına konmak isteyen dayıları, büyük babasının yanında çalışan yarı kör usta, garip deneyler yapan, kendi halkına yabancı bir kimyager, arabacı Piotr, çocukluk arkadaşları... Hepsi bu büyük yazarın hayatına ufak dokunuşlar yapıyorlar ve sonunda Gorki ekmeğini kazanmak için büyük bir adammış gibi yola çıkıyor.

Eğer Ekmeğimi Kazanırken'i de bulursam mutlaka okuyacağım. Bu arada benden size tavsiye bu üçlemenin kitaplarını art arda okumayın. Yoksa bütün hayatınız kararıp anlamsızlaşabilir :) Keyifli okumalar....

Veysi Yavuz 
19 Ağu 2014, Kitabı okudu, Beğendi, 8/10 puan

Maksim Gorki'nin kendi çocukluğunu anlattığı ve hayatın tüm zorluklarını görüp,hayatın acımasızlığına merhaba demesidir.Takma adı olan Gorki Rusça'da acı anlamına gelmesi onun gerçektende acının en derinliklerinde yaşadığını Çocukluğum kitabında görebiliriz.Eserinde kendi gerçek ismini kullanan Gorki yaşamın tüm acımasızlığına rağmen direnmeyi sonuna kadar götüren dirençli bir çocukla karşılaşırız.Aleksey ve anneannesi arasında geçen diyaloglar ve anneannesinin mit destanları gibi öyküleri karşımıza çıkar.Aleksey bu öyküleri kendi gerçek hayatına yansıtır.Ama hayatın aslolan gerçek hikayesinin çok farklı olduğunu okula başlamasıyla farkeder.Annesinin onu sürekli yalnızlığıyla başbaşa bırakmasıda başka acı bir durum.Dedesinin cimriliği ve öfkesi Aleksey'in üzerine çullanması hepsinin acı duygusunu kendisinde derin bir yara olarak almıştır.Sizi sürükleyecek olan bu roman Gorki'nin şaheserlerinden biridir benim kanaatimce.Gorki takma adını neden seçtiğinin de en güzel şekilde anlatacak güzide kitaplarından biri.

Yeliz Dikmen 
22 Eki 16:06, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

bu kitabı yıllar önce okudum bu aralar bir daha okudum o zaman ağlamıştım yine ağladım ben güzel buluyorum bende iyi bir kitap benim ilk kitaplarımdan bir tanesidir rus yazarları severim tabi bizim yazarlarımızı geçemezler tabi:)

harfendazbey 
29 Ağu 18:38, Kitabı okudu, 8 günde, Beğendi, 9/10 puan

Babasının ölümüyle başlattığı ve annesinin ölümüyle bitirdiği bu kitap aslında Maksim Gorki'nin ne kadar zor bir hayat yaşadığını gözler önüne seriyor. Yazarın üslubu, geçmişte yaşadığı olaylara o gün ki gibi bakabilmesi ve o bakış açısını yansıttığı basit ama okuyucuya tat veren cümleleri beni çok etkiledi. Anneannesi ve dedesiyle olan ilişkilerinin zıtlığı, sahip olduğu çocuk saflığı ile beraber kurnazlığı ile birbirine ters düşen kavramların nasıl beraber bir denge yarattığını görüyoruz. Bu kitabı okuduktan sonra bir kez daha anladım ki benim Rus yazarım Gorki'dir. :)

M.Ali BARAN 
27 Eki 2015, Kitabı okudu, 10 günde, Beğendi, 8/10 puan

Maksim Gorki, kendi çocukluğunu anlatırken yaşadığı bütün o acı anılarını sıradan bir üslupla abartmadan okuyucu ya aktarıyor. Öyle güzel bir üslupla yazılmış ki sanki kitabı okumuyorsunuz, çocukla beraber yaşıyorsunuz. Babasının ölümüyle başlar ve anneannesinin yanına yerleşmeleriyle devam eder. yazar keskin bir gözlemci, betimlemeleri de çok güzel, kesinlikle okunması gereken bir eser

2 /

Kitaptan 57 Alıntı

Sadettin TANIK 
25 Haz 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 9/10 puan

Biliyor musunuz, çok yalnızım; dünyada hiç kimsem yok! İnsan susar, susar, ama bir gün gelir, ruhunda biriken şeyleri ansızın boşaltmaya başlar... O zaman da, ağaçla da konuşmaya razı olur.

Çocukluğum, Maksim GorkiÇocukluğum, Maksim Gorki
Sadettin TANIK 
25 Haz 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 9/10 puan

...bu anlamsız, karanlık ve ölü dünya içinde yalnızlığımın bilinci, kül altında bir ateş gibi gıcırdıyordu.

Çocukluğum, Maksim GorkiÇocukluğum, Maksim Gorki
Sadettin TANIK 
25 Haz 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 9/10 puan

O günleri bugün iyiliksever bir perinin ustaca anlattığı acımasız bir masalmış gibi anımsıyorum.

Çocukluğum, Maksim GorkiÇocukluğum, Maksim Gorki
Sadettin TANIK 
25 Haz 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 9/10 puan

Sanki kalbimin üst derisi soyulmuş gibi, bana ya da başkalarına yapılan en küçük bir aşağılama veya haksızlığa karşı son derece duyarlı olmuştum.

Çocukluğum, Maksim GorkiÇocukluğum, Maksim Gorki
Sadettin TANIK 
25 Haz 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 9/10 puan

Sanki ağır bir şey üzerime çullanmış beni eziyordu. Sanki karanlık ve derin bir çukurun içinde yaşıyordum. Hissiz, duygusuz ve körleşmiş gibiydim. Yarı ölüye dönmüştüm.

Çocukluğum, Maksim GorkiÇocukluğum, Maksim Gorki
Sadettin TANIK 
25 Haz 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 9/10 puan

Karanlık yayıladursun, sessizlik istediği kadar derinleşsin, siz yine görünmeyen ufuklardan duygulu tellerin akını duyarsınız. Ya bir kuştur uykuda öter, ya bir kirpidir hızla geçer ya da bir insan sesidir tatlı tatlı yükselir. Bütün bu hışırtıların en küçüğü bile, titreşen sessizliğin aşk kucağında, gündüzünkinden bambaşka ve yepyeni bir durulukta yankılanır.

Çocukluğum, Maksim GorkiÇocukluğum, Maksim Gorki
Anıl 
06 Haz 16:34, Kitabı okudu, İnceledi, 10/10 puan

Aç gözlü esir, toplayamazsın
Bütün dünyanın gümüşünü, altınını
Örtemezsin, ey hain ruh,
Dünyanın hazineleriyle çıplak vücudunu.

Çocukluğum, Maksim Gorki (Sayfa 96 - Olympos Yayınları)Çocukluğum, Maksim Gorki (Sayfa 96 - Olympos Yayınları)