Çöplüğün Generali

8,3/10  (17 Oy) · 
38 okunma  · 
8 beğeni  · 
828 gösterim
Oya Baydar'ın yeni romanı Çöplüğün Generali, hayali bir ülkede geçiyor. Okurumuza bir hayli tanıdık gelecek bu ülkede, günün birinde, çöplüklerde, boş arazilerde gömülüp bırakılmış bombalar, mermiler bulunmaya başlar. Bu durum giderek bir yazarın dikkatini çeker ve yazar bu konunun çevresinde bir roman yazmaya koyulur. Ne var ki romanını tamamlayamadan kaybolacaktır. Bundan sonrası, Çöplüğün Generali'nin sayfalarında.

Son zamanlarda okuduğunuz en çarpıcı, en şaşırtıcı romanlardan biri olacak Çöplüğün Generali. Son sayfasına kadar nefes nefese okuyacağınız kitap sizi, politika, şiddet, bilim, ordu ve sivillerin dünyası, toplumsal bellek, unutmak-hatırlamak konuları üzerinde bir kere daha düşünmeye zorluyor. Oya Baydar, insan haklarına, barışa, insani olan her şeye yöneltilmiş evrensel şiddete son derece zarif bir yapıtla karşı çıkıyor.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Mart 2009
  • Sayfa Sayısı:
    264
  • ISBN:
    9789750710889
  • Yayınevi:
    Can Yayınları
  • Kitabın Türü:
Aykut 
 08 Eyl 20:03, Kitabı okudu, 4 günde, Beğendi, 9/10 puan

Oya Baydar'ın yarı ütopik bu romanı aslında bir uyarı niteliğinde. Geleceğe, şimdiye, geçmişe ve bizlere dair. Roman her ne kadar yarı ütopik olsa da çok uzak bir gelecekte değil yaşananlar. Bu tür romanlarda okurun tarafında genellikle oluşan yanlış bir kanı vardır: Kitapta anlatılanlar yalnızca geleceğe çağrıdır. Hayır, bu çağrılar yalnızca geleceği değil, şimdiyi hatta geçmişi bile insana sorgulatma potansiyeline sahiptir. Romanın kendisi de zaten bunu insana gösteren bir yapıya sahip. Kitapta genel olarak "gören körler", "duyan sağırlar" anlatılmakta. Yakın bir gelecekte ve ülkede çöplüklerde, boş arazilerde gömülmüş bomba, silah ve mermiler bulunur. Bu durum bir yazarın dikkatini çeker, tüm bunları içeren bir roman yazmaya başlar. Romanını tamamlayamadan ortadan kaybolur. Yazarın kaybolmasından yaklaşık yarım asır sonra geçen hikayede yazarın yazdığı şeyler ve kimi olaylar kahramanımızın dikkatini çekmeye başlar. Sonrasında gelişecek olan olaylar birçok kişiyi etkisi altına alacaktır. Konusu dışında, anımsattıkları ile öne çıkan Çöplüğün Generali, insanı düşünmeye ve sorgulamaya itiyor. İnsanların bilip de suskun kalması, farklılık oluşturacağından korktuğu için "farkındalık" geliştirememesi gözler önüne serilmiş. Farklılık rahatsız edicidir, çünkü ortada bir "alışılmış" vardır. Sırf "alışılmış" olduğu için yanlışları doğru kabul etme gibi bir çılgınlığı da anlatmış bize Baydar. Farkındalık konusu toplumsal hayat da dahil birçok konuda geçerli. Şayet bu, insanların farklılığı yanlış kabul etmesinden; nadir olan bir şeyi yok sayma eğilimlerinden kaynaklanıyor. "Farklı" olarak tanımlayabileceğimiz birçok insanı da toplumdan dışlamamız da bu yüzden olsa gerek diye düşünüyorum. Sırf bizden biri olmadığı, bize benzemediği için dışlanan kişilerden bahsediyorum. Bu davranışımız dahi bizim ne denli "ben" duygusuyla beslendiğimizi ve kendimizi ne denli üstün gördüğümüzü kanıtlıyor. "Farklılık" dediğimiz kavramın yalnızca bizim etrafımızda olabileceğini (başkalarına göre biz de elbette farklı olabiliriz) sanmamız da cabası. İşte bu zayıflığımız yüzünden, kitapta da bahsedildiği üzere, tekdüze insan kitleleri oluşturmak çok kolay. Tüm insani duygularımızın teker teker unutturulması ve insanların birer "görmedim", "duymadım"cılara dönüştürülmesi mükemmel bir şekilde resmedilmiş. Ayrıca çok önemli bir detayı da yansıtmış okurlara Baydar. İnsanların birbirine bir şekilde bağlı olduğunu (çeşitli olayların tetiklenmesi bakımından), dolayısıyla bir insan bile "gördüm!", "duydum!" veya "hatırlıyorum!" dese bu sayede bunun ister istemez diğer insanları da etkileyeceğini anlatmış bizlere. Bir haksızlık ile karşı karşıya geldiğimizde dediğinden şaşmayan bir kitle vardır: "Sen mi kurtaracaksın insanlığı"cılar mesela. Ne kadar yanlış! Bir kişi bile farkındalık kazansa bunun bile insanlığa bir faydası olduğunu görmek istemezler. Çünkü farkındalık insanın rahatının bozulmasıdır. Hani cahil insan en mutlu insandır derler ya aynı o mantık. Bu açıdan insanlara bulaşmış olan "unutma virüsünü" okura çok başarılı bir şekilde anlatmış Baydar. Ayrıca hikayenin içinde okurun dikkat ettiği takdirde yüzünü gülümsetecek ölçüde başarılı ironiler de bulunmakta. Çöplüğün Generali gerek okura anımsattıkları ile, gerekse de başarılı kurgusu ile okunmaya değer bir eser. Hepsinden önemlisi de "farkındalık" kazandıran bir yapıt Çöplüğün Generali.

eso.okur 
21 Nis 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 7/10 puan

Kitabı okuyup bitirdikten sonra kitaba çok abartılı ve yazarın anlattığı kadar gerçekle bağdaşamayacak kadar kirli bir dünya olduğunu hayatıma yakıştıramadım. O gün akşam televizyonu açtım ve ölenler, bombalar, patlamalar, terör, zulüm her yerde kol geziyordu. Bugüne kadar bu kadar berbat bir dünyada yaşadığımın farkına varmamıştım. Aydınlandım ! Puanımı hemen değiştiriyorum. Yazara haksızlık etmek istemiyorum. Anlattığı kadar yerden kurşunların bitmediği bir dünyada yaşıyoruz maalesef. Bir laf vardır ya "Bilginin hangi kitapta olduğunu bilemezsiniz" diye. Ben bilgiyi farkındalık olarak değiştiriyorum. Bilinçlerinizin aydınlanması dileğiyle. Barışla kalın.

M.Ali BARAN 
03 Kas 2015, Kitabı okudu, 3 günde, 6/10 puan

Yazar Oya BAYDAR’ın okuduğum ilk romanı. Çöplüğün generali ismini duyunca bana çok cazip gelmişti fakat okumaya başlayınca kitaptan istediğim tadı alamadım. Yazar romanın da, adı belli olmayan hayali bir ülkede ve adı belli olmayan roman karakterleri üzerinden ülkede yaşanan bir takım siyasi olayları kurgulayarak okuyucuya anlatmaya çalışmış. çöplükte ve arazideki bombalar mühimmatlar bir yerde gömülü cesetler, faili meçhul cinayetler günümüze uyarladığımızda yabancısı olmadığımız şeyler zaten. Sadece unutkanlık yapan virüs olayı ilgimi çekti, günümüze nasıl uyarlarım diye düşündüm. Aklıma “Stockholm Sendromu.” geldi. Yani ‘’Mahkûmun cellâdına âşık olma hali’’ ülkemizde şu anda bu durum mevcut zaten...

ByRam Bilici 
11 Nis 2015, Kitabı okudu, 7/10 puan

düşündürten, sorgulatan ve ayrıca Oya Baydar'a rastlanmayan bir kitap. Diğer eserlerine göre daha farklı ve Oya Baydar bu kitabı farklı bir yazar gibi yazmış..

Mehmet Türktekin 
04 Eyl 2015, Kitabı okudu, 5 günde, Beğendi, 8/10 puan

Kitapta bahsi geçen bombalar ve mermileri ister gerçek ister birer metafor olarak ele alalım, fark etmez. Oya Baydar'ın yarattığı hayali ülkenin günümüz Türkiye'si ile olan benzerliklerini ve bizi nasıl bir toplumsal tehlikenin beklediğini okuyoruz. Kolektif bellek yitimi ile ilgili güzel bir roman.

mehmet aysu 
29 Kas 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 9/10 puan

Birbirinden farkli karakterlerin aynı olay üzerindeki yaklasımlarındaki aytıntılar çok başarılı şekilde ele alınmış

Kitaptan 11 Alıntı

Aykut 
07 Eyl 01:44, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 9/10 puan

Ne garip! Gerçeğin kendisi kurgulardan daha az inandırıcı olabiliyor.

Çöplüğün Generali, Oya Baydar (Sayfa 76 - Can Yayınları)Çöplüğün Generali, Oya Baydar (Sayfa 76 - Can Yayınları)
Aykut 
07 Eyl 01:10, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 9/10 puan

İktidar merkezli bu dünyanın kendi doğruları, kendi ahlakı, kendi haklılıkları vardı. O dünyaya bir kez adım atıp parçası oldunuz mu, arkası kendiliğinden geliyordu. Hele de seçilmişler arasına katılıp yükseklere ulaştıran merdivenin basamaklarını tırmanmaya başladığınızda, her basamakta biraz daha derinlere doğru itildiğinizi, o derinliklerden çıkmanın da o kadar kolay olmadığını anlıyordunuz.

Çöplüğün Generali, Oya Baydar (Sayfa 69 - Can Yayınları)Çöplüğün Generali, Oya Baydar (Sayfa 69 - Can Yayınları)
Aykut 
05 Eyl 13:55, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 9/10 puan

Üç maymun vebasını yenmenin tek yolunun korkuyu aşmak, düzene sorgusuz boyun eğiş karşılığında kazanılan huzur, refah ve güvenliği yitirmeyi göze alıp hastalığın üstüne üstüne gitmek, öğrendiğimiz gerçekleri herkese duyurmak, unutmanın önüne geçmek olduğunu artık biliyorum. Virüs ancak böyle etkisizleştirilebilir.

Çöplüğün Generali, Oya Baydar (Sayfa 9 - Can Yayınları)Çöplüğün Generali, Oya Baydar (Sayfa 9 - Can Yayınları)

Hani çocukluk kabuslarında, elinizde bir topluiğne ya da bir kibrit çöpüyle sonsuz bir duvarın tuğlalarını ya da uçsuz bucaksız bir sahildeki bütün çakıltaşlarını tek tek kaldırmak zorundasınızdır da, koyu yapışkan bir karanlıkta nefessiz kalır, boğulursunuz. Küçükken yüksek ateşle dalgın yatarken hep bu kabusu görür, kan ter içinde ağlayarak uyanırdım. İşte öyle bir çaresizlik duygusuydu ruhumu kuşatan.

Çöplüğün Generali, Oya BaydarÇöplüğün Generali, Oya Baydar

Görmemiş, duymamış olacağız ve konuşmayacağız; çünkü çaresiziz, çünkü korkacağız. Konuşmadığımız için kahrolacağız ve unutacağız. Bildiklerimizle, gördüklerimizle yaşamayı sürdüremeyeceğimiz için unutacağız. Sonra unutma virüsü herkese buluşacak, hastalık gitgide yayılacak, salgına dönüşecek.

Çöplüğün Generali, Oya BaydarÇöplüğün Generali, Oya Baydar
Mehmet Türktekin 
04 Eyl 2015, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 8/10 puan

Mutlu ve güvenli yeni hayatın bedeli: Öğrenirsen, bilirsen sorular sormaya başlarsın, sorgulama süreci bir kez başladı mı huzurun bozulur. Hatırlarsan araştırırsın, araştırırsan güvenliğin tehlikeye girer, en azından huzurun kaçar.

Çöplüğün Generali, Oya Baydar (Sayfa 232)Çöplüğün Generali, Oya Baydar (Sayfa 232)

Belki de hepimiz, her şeyi seziyoruz, biliyoruz. Ama gözümüzü, kulağımızı kapatıyoruz. Görmüyoruz, duymuyoruz; çünkü görüp duyarsak bir şeyler yapmamız gerekecek. Ve konuşmuyoruz; çünkü korkuyoruz. Canavarın kuyruğuna yapışmıyoruz. Aman bırakın; sakin uyandırmayın canavarı, diye bağırıyoruz dışarıdan. Canavarı yakalamaya çalışır gibi yapanların kim olduğunu, neye hizmet ettiklerini de bilmiyoruz. Belki de canavarın ta kendisidir kendi kuyruğuyla oynayıp bizimle alay eden.

Çöplüğün Generali, Oya BaydarÇöplüğün Generali, Oya Baydar

'Hatırlamak neye yarar?' diye yineliyorum kızgınlıkla. Kızmakta haksız olduğumu biliyorum. Sorumlu olan o değildi, o da kurbandı herkes gibi. Biliyorum ama hırslanmaktan da kendimi alamıyorum, çünkü çaresizim.
'Hatırlamak, başkalarına hatırlatmaya, başkalarını uyarmaya, direnmeye yarar,' diyor fısıltıyla.
...
Bilmek, hatırlamak başkalarına hatırlatmaya, uyarmaya, direnmeye yarar, diye tekrarlıyorum. Yok yerlerin, yok zamanların farkında olan birilerinin yaşaması iyidir.

Çöplüğün Generali, Oya BaydarÇöplüğün Generali, Oya Baydar

Karşıdan seyirci gibi izliyoruz, yazıp çiziyoruz, sonra kanıksıyoruz sonra da unutuyoruz. Toplumsal belleği yok bu ülkenin.

Çöplüğün Generali, Oya BaydarÇöplüğün Generali, Oya Baydar
2 /