Dalkavuklar Gecesi Z Vitamini

8,6/10  (42 Oy) · 
101 okunma  · 
30 beğeni  · 
1.981 gösterim
Dalkavuklar Gecesi (1941) ve Z Vitamini (1959), yazarın yaşadığı devri, o devirdekili yetkilileri -birincisinde antik çağda muhayyel bir devlete taşıyarak, ötekinde kendi zamanından 50 yıl sonrasına taşıyarak- hicvettiği iki kısa satirik/allegorik romanıdır. Şahıslarının çoğu o dönemdeki kişilerdir ve müthiş bir tenkit salvosuna tutulmuşlardır. Bu iki kısa romanın önemi, "Milli Şefl'lik" devri ve tek parti diktatoryasının hüküm sürdüğü, ülkede kimsenin gıkını çıkaramadığı yıllarda, devrin ricalini hedef alması ve amansızca eleştirilmiştir. Muhtevasındaki tenkitlerin dozu biraz fazla kaçmış veya insafsızca görünse de bu romanların o devirde yazılmış olması başlıbaşına bir yiğitliktir ve Atsız Hoca'nın tavizsiz kişiliğinin belgesidir. Biz de bir yiğitlik belgesi olduğu için yayınlıyoruz.
(Arka Kapak)
  • Baskı Tarihi:
    Ekim 2010
  • Sayfa Sayısı:
    136
  • ISBN:
    9789754378047
  • Yayınevi:
    Ötüken Neşriyat
  • Kitabın Türü:
Rıfat ÇELEBİ 
 21 saat önce · Kitabı okudu · 1 günde · Puan vermedi

Atsız'ın katılmadığım görüşleri ve önyargılarıma rağmen okuduğum ilk kitabı  iki bölümden oluşuyor. Dalkavuklar Gecesi'nde kendini bilgin sanan dalkavukların olayları nasıl güce göre şekillendirerek çarpıttıkları, hain ilan edilmek pahasına dalkavukluktan uzak gerçekleri söyleyenin nasıl dokuz köyden kovulduğunu,dalkavukların kahramanlardan daha çok prim yaptığı devletin nasıl yozlaştığını gözler önüne seriyor. Dalkavuklar Gecesi kahramanların yaktığı ışığı bastıracak, tüm gerçeklerin üzerini örtecek güçte bir karanlık.
Z vitamininde ise ilk önce dikkatimi çeken nokta şu idi:1959 yılında yazdığı satirik hikayenin "1999 yılının son günü..."şeklinde başlamasıydı. Bu bakımdan yaşadığı dönemde gördüğü çarpıklıkların ilerleyen zamanlarda hangi boyutlara ulaşabileceğini yordayan bir eser, bu yüzden bazı abartı unsurlar içeriyor. Bu şekliyle eser muhteşem bir deha, mizah,hiciv ve cesaret örneği... Olaylara gelecek olursak etrafı bir avuç dalkavukla çevrili Beşeri Şef'in bir milleti özünden uzaklaştırıp çağdaş bir medeniyet yaratmak (!) yolundaki köklü devrimlerini anlatıyor.Atsız, özü inkar edip gayrımilli unsurlara sıkıca bağlanarak,fayda gözetmeksizin onları şeklen taklide girişerek ve bunu dayatarak; bir ülkenin nasıl modernleştirildiğini çarpıcı bir şekilde gözler önüne seriyor. Ölümsüz olmak adına kullandıkları Z vitamini ise kanımca onların yarı tanrı olma yolundaki gayretlerini temsil ediyor. Bu ülkenin asıl sahiplerinin ayaklanmasıyla Şef İnönü tarihin tozlu sayfalarına kara bir leke olarak geçiyor. Kitabın sonunda özet olabilecek şu kıssa düşüyor aklıma: Nemrut'a nasıl kendini tanrı ilan edecek noktaya geldiğini sorduklarında demiş ki : "Söylediklerime kimse itiraz etmedi..."  Evet insanları bu noktaya getiren Z vitamini değil, söylediklerine kimsenin itiraz etmemesidir. Söylediklerimize itiraz edecek dostlarımız hiç eksilmesin etrafımızdan. Ben eminim bu yoruma itiraz edecek kitap dostları vardır etrafta.İyi okumalar sevgili kitap dostları...

Ahmet Yavilioğlu 
 18 Eki 2016 · Kitabı okudu · 1 günde · 10/10 puan

İki kısımlı bir roman.İlk kısımda Hittitler devrinden alegorik bir anlatımla eleştrilerde bulunuyor.İkinci kısımda ise İsmet İnönü ve yalakalarının dalkavuk hareketlerini alegorik ve mizahi bir üslupla eleştiriyor.Resmi tarihe göndermeler yapılıyor ve dildeki sözde Türkçeleşmenin dili nasıl katlettiğini ve Atatürk llke inklaplarının nasıl paspaslanmaya çalışıldığını alaycı bir biçimde anlatılıyor.Kitabı okurken yer yer gülebilirsiniz hatta kahkaha atabilirsiniz.O yüzden kantinde falan okumayan mazallah sizi deli sanabilirler :) Keyifli okumalar...

Murat ÇALIK 
13 Eyl 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Yaşadığı dönemin yöneticilerini muhteşem bir üslup ve ironiyle eleştirdiği bir kitap. 40'lı yılları bize öykü dilinde anlatmış Hüseyin Nihâl Atsız. Özellikle "Dalkavuklar Gecesi"ndeki Kral Şubbiluliyuma'nın gerçek ismi verilmese bile İsmet İnönü olduğu açıkça görülüyor.

Fatih Boyalı 
29 Eyl 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 7/10 puan

Ötüken Neşriyatın basımında Z Vitamini adlı hikaye ile birlikte basılan bir kitaptır. Her iki hikayede öne çıkarılan mevzu romancılık değil arka planda verilmek istenen derstir. Özellikle Z Vitamini adlı hikayede, isimler de verilerek, doğrudan İsmet İnönü devrinin eleştirisi yapılmaktadır ve Atsız Bey tenkit hususunda oldukça sivri dillidir. Dalkavuklar Gecesi adlı hikayede ise yine aynı dönem, biraz daha sembolist ifadelerle, biraz daha edebi şekilde eleştirilmektedir. Bu eleştiriler, hedef aldıkları kişiler itibariyle güncelliğini yitirmiş olsalar da yazıldığı dönem göz önüne alındığında, insan Atsız Beyi tebrik etmekten, ululamaktan kendini alamıyor açıkçası.

Sefa Mehmet 
13 Tem 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Bu kitap iki kısımdan oluşmaktadır. Yani içerisinde birbirinden bağımsız iki farklı hikaye barındırmaktadır. İlk hikaye dalkavuklar gecesi hitit uygarlığı zamanında geçmektir. Şarap denen içeceğin uygarlığa yarattığı zararları ve hükümdarın gözlerini nasıl kapattığını anlatır. İkinci eser ise İsmet İnönü'ye karşı yazılan bir eserdir. Kesinlikle zevk alarak okunabilecek bir eserdir.

Muhammet Çelik 
 15 Oca 2016 · Kitabı okudu · 8 günde · Beğendi · 10/10 puan

Dalkavuklar Gecesi ve Z Vitamini Atsız Ata’ın iki kısa eseridir. Bunlar konu kahramanları itibaren alakalı olmasından dolayı aynı kitapta olması manidar bir durumdur. Atsız tarihe olan hakimiyetini ilk hikaye olan Dalkavuklar gecesinde göstermiş gelecek için de aynı hakimiyete sahip olduğunu da ikinci hikayesi Z Vitamininde göstermiştir. Tarihten yani 3000-4000 yıl öncesi ile ilgili bir şeyler yazmak gelecekten yani 30-40 yıl sonrası ile ilgili bir şeyler yazmaktan daha kolaydır. Atsız bu iki hikayesinde ikisinde de gayet iyi bir şekilde yapmıştır.

Öncelikle ilk hikayeden bahsedersek; İlk hikaye Hititler döneminde gecen bir dalkavukluk hikayesidir. Atsız Ata burada tarihe olan hakimiyetini, kullandığı tarihi motifler ile (Kahraman isimleri, yer adları, adetler Vb.) ispatlamıştır. Hikaye bilinmeyen daha doğrusu zehir sanılan bir içeceğin aslında şarap çıkması ile kral ve etrafındaki yalakaların nasıl zıvanadan çıktığını anlatmaktadır. Özellikle kralın etrafındaki yabancıların (Ermeni, Rum, Yahudi pardon karıştırdım Asurlu, Mısırlı, Lidyalı) bu durumdan nasıl faydalandığını anlatmaktadır. Bu şahıysan hallerinin bozulmaması için Ülkesini Vatanını milletinin seven insanları nasıl kraldan uzaklaştırdığını, yargısız infaza mahrum kaldıklarını hatta yeri geldiğinde yine bu şahısların Krala yaranmak için nasılda kralın atalarını ve dinini sömürdüğü anlatılmaktadır. Aralarda Kralı kötü gidişat için uyarmaya çalışanlar, kralın etrafındaki yalakalar tarafından egale edilişleri de anlatılmaktadır. Hikayenin sonunda ise halk da kralın yalakalarına inanıp gerçek vatanı milletini sevenlerden uzaklaşır. Sonunda şarap halka da iner şarabın etkisi ile her yerde ahlaksızlık ve kaos hüküm sürer.

İkinci hikayeyi okurken tüylerim diken diken oldu. Zira Atsız gelecek için ütopik bir hikaye yazmıştır. Yeri geldiğinde abartmalarda koymuş. Fakat yazılanları birçoğu günümüzde bize dayatılanlarla nerdeyse aynı. Örneğin hikayede geçen “beşeristan” kelimesi bugün bize dayatılan “Türkiyeli” kelimesi ile anlam olarak nerdeyse aynı. Yine kitapta anlatılan Kıbrıs’ı vermemiz, Rum Patriğine verilen haklar, Ayasofya’nın kilise oluşu ve “nurlu ufuklar” adlı misyoner çalışmaları Günümüzde yaşadıklarımızla nerdeyse birebir. Atsız kitapta bazı hayali kahramanlar yaratmış. Bu hayali kahramanlar milli şefin etrafında yalaka takımı. Bunların isimleri ise günümüzde hiç de yabancı olmadığımız isimler olması ayrı bir vahim durum.

Kitapta mucizevi bir Z Vitamininden bahis edilmekte. Bu Z Vitamini sayesinde insanlar ölmemektedir. Amerika da üretilen bu ilacın yaklaşık yarısı Türkiye’ye gelmektedir. Türkiye’ye geleninde büyük bir kısmını İsmet İnönü içmektedir. Bu ilaç tek eksi yönü insanları çocuklaştırmasıdır. Ne yazık ki bu tesiri sadece Sağlık Bakanı bilmekte oda yalakalık yarışında geri kalmamak için kimseye söylememektedir. Bu durumda devrimle gittikçe çocuklaşmaktadır. Dahili ve harici düşmanlarımız Milli Şefi bir çocuk gibi kandırabilmektedirler. Bu sayede istedikleri tavizleri almaktadırlar. Hikayenin sonunda ise Halk İhtilali olmaktadır. İnönü Bu ihtilalden kaçarken Z vitamini alamamakta bu nedenle normal haline dönmektedir. Etrafında yabancı kökenliler kaçarak Türk olanlar da Halkın tarafına geçerek İnönü’yü tek bırakmaktadırlar. Sonuçta İnönü kaçarken Kurtuluş savaşı yıllarında şanlı muhabereler verdiği İnönü meydanına iner burada şehitler onu kabul etmezler zira İnönü, hatıralarına sahip çıkmamış yabancılara peşkeş çekmiştir. Bu şekilde acı bir şekilde ölür.

Kitap son derece mükemmel bir kurgu ile bitmekte. Ve biterken anlattıkları nedeniyle korku ütopyası türünden kopmaktadır. Eğlenceli bir kitap olduğunu bastırarak eklemek istiyorum. Okumanızı tavsiye ediyorum.

Mehmet Y. 
06 Tem 2015 · Kitabı okudu · 9/10 puan

Bazen öyle kitaplar oluyor ki, "ben bunu nasıl olmuş da yıllar önce okumamışım?" diyorum.
Hüseyin Nihal Atsız fikirlerinin bir bölümüne katılmasam da özellikle lise yıllarımda çokça okuduğum bir yazardı. Bozkurtların Ölümü, Bozkurtlar Diriliyor, Ruh Adam, Deli Kurt gibi romanlarının dışında bazı diğer kitaplarını da okumuştum. Ancak ne olmuşsa, nasıl olmuşsa Dalkavuklar Gecesi ve Z Vitamini'ni atlamışım.

Her ikisi de mükemmel birer dönem taşlaması olan birer uzun hikaye. Birinde 3.000 yıl öncesine diğerinde ise 40 yıl sonrasına giderek çok cesur eleştiriler yapıyor Atsız. Her ikisini de çok beğendiğimi söylerken Tek Parti dönemine Türkçü-Milliyetçi çevrelerin bakışını merak edenlerin mutlaka okuması gerektiğini ifade etmek isterim.

Nurettin D 
05 Ağu 2015 · Kitabı okudu · 7/10 puan

Nihal Atsız bildiğim en cesur adamlardan biri. Özellikle dalkavuklar gecesi dönemin diktatör rejimini eleştiren bir cesaret simgesi.Lakin Nihal Atsızın bir eksiği vardı: Ölçüsü İslam değildi. Fikirlerine çok katılmasam da cesaretine söz söyleyemem.

Dalkavuklar Gecesi ve Z Vitamini müthiş bir zekanın örneğidir.
Atsız’ın hiciv yeteneği şöyle dursun, dehalığı karşısında saygıyla eğilmek gerekir. Hem açık yüreklilikle herkesi eleştirmiş, hem durum değerlendirmesi yapmış hem de edebiyata çok kıymetli bir hiciv örneği kazandırmıştır. Siyasi isimler kitabın orasında burasında gizli değil açıktır, Neşet dememiştir de tersini yazıp Teşen demiştir. Ya da fiziki özellikleriyle belirtmiştir bu insanları. Z Vitaminin de ise bizzat isim vere vere haklamıştır tabir-i caizse deyyusları : )

Okurken güldüren, anlam kazandıran, düşündüren kaç yazar vardır ki ? Bu eşsiz edebiyat ustası karşısında, kalem cambazları diz çöküp tövbe etmeye devam etmelidir. Ki biz, kitapta bahsi geçenlerin, Tarih Baba’nın o bembeyaz defterini kirlettiklerini unutmuyor ve onları asla affetmiyoruz.

Alperhan Sürmen 
15 Oca 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Atsız Ata'nın keskin bir dil ile korkusuzca hicvettiği harika bir eser. Farklı benzetmeler kurarak anlatımı kapalılaştırmış, ancak anlayan kişiye çok net bir şekilde mesaj vermeye çalışmış. Bir solukta bitecek, çerez tadında, herkesin okuması gereken bir eser.

2 /

Kitaptan 16 Alıntı

Vatan suçlulardan alınan rüşvet değildir. Vatan ataların kılıcıyla alınan ve kanla korunan topraklardır.

Dalkavuklar Gecesi, Hüseyin Nihal Atsız (Sayfa 46 - Ötüken)Dalkavuklar Gecesi, Hüseyin Nihal Atsız (Sayfa 46 - Ötüken)
Kübra uçaroğlu 
07 Ara 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Hangi kahramanlar gecesi.kahramanlar öldüler. Bu gece dalkavuklar gecesidir.

Dalkavuklar Gecesi, Hüseyin Nihal AtsızDalkavuklar Gecesi, Hüseyin Nihal Atsız
Rıfat ÇELEBİ 
21 Oca 12:47 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

İşte bütün insanlar fena... Bir sende ümidim var. Senden başka herkesi kesmeli...

Dalkavuklar Gecesi, Hüseyin Nihal Atsız (Sayfa 44)Dalkavuklar Gecesi, Hüseyin Nihal Atsız (Sayfa 44)
Rıfat ÇELEBİ 
21 Oca 12:03 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Bir insan yüz eşekten, bir akıllı yüz aptaldan, bir bilgin yüz bilgisizden üstündür.

Dalkavuklar Gecesi, Hüseyin Nihal Atsız (Sayfa 40)Dalkavuklar Gecesi, Hüseyin Nihal Atsız (Sayfa 40)

– Niçin menediyorsunuz? Siz kimsiniz?
Aynı ses daha sert bir haykırışla cevap verdi:
– Biz İnönü Şehitleriyiz!… Sen kimsin?
– Ben de sizin kumandanınız İsmet İnönü'yüm!
Karşıki diziden bir kişi bir adım ilerliyerek yıldırım sesiyle bağırdı:
– Ben, İnönü'nün meçhul şehit neferiyim! Seni tanımıyorum! Kumandan olsaydın yetimlerimi düşünür onları kendi haline bırakamazdın! Kanımızı şarap gibi içerek rahat saraylarda yaşayan sen mi bize kumanda etmiştin? Gelme!… Gelemezsin!

Dalkavuklar Gecesi, Hüseyin Nihal AtsızDalkavuklar Gecesi, Hüseyin Nihal Atsız

‘’ Hangi kahramanlar gecesi? Kahramanlar öldüler. Bu gece dalkavuklar gecesidir. Bu şölene konmak için sabaha kadar yaşasın diye bağırdık. Tabii siz de içeride şebek gibi takla attınız. Yaşasın kıral!..

Dalkavuklar Gecesi, Hüseyin Nihal AtsızDalkavuklar Gecesi, Hüseyin Nihal Atsız
Rıfat ÇELEBİ 
21 saat önce · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Memlekette Allah adını yasak ederken bizim Allah Allah diye can verdiğimizi, en büyük hakkımız olan yaşamak hakkından vazgeçerken Tanrı'nın ulu adını andığımızı düşündün mü?

Dalkavuklar Gecesi, Hüseyin Nihal Atsız (Sayfa 133)Dalkavuklar Gecesi, Hüseyin Nihal Atsız (Sayfa 133)

“Bak, senin için neler diyorlar” dedi.
- Neler diyorlar Kıral Hazretleri?
- Senin için geri düşünceli, yasaya aykırı iş görür diyorlar.
- Yalan söylüyorlar Kıral Hazretleri! Yalnız vazifemle uğraşırım. Eğlenmem. Kimsenin karısına
göz koymam. Ahlaksızlık etmem. Şarap içmem. Bunun için beni çekemiyenler böyle
söylüyorlardır.

Dalkavuklar Gecesi, Hüseyin Nihal Atsız (Sayfa 21)Dalkavuklar Gecesi, Hüseyin Nihal Atsız (Sayfa 21)
Rıfat ÇELEBİ 
21 Oca 12:45 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Gözünü dört aç da iyi bir adam ol. Yoksa Subbiluliyuma, şarabın adını değiştirdiği gibi ikinci bir çılgın da suyun, havanın adını değiştirmeğe kalkar, elma ağacının meyvesi yerine yaprakları yenilsin diye buyruk verirse halin nice olur?

Dalkavuklar Gecesi, Hüseyin Nihal Atsız (Sayfa 44)Dalkavuklar Gecesi, Hüseyin Nihal Atsız (Sayfa 44)
2 /